Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 48
utsuzum dedim ona, çok şaşırmış gibi bana baktı, kafasını o garip açıda eğerek, daha hayattan ne gördün ki dedi bana, çok kızdım hayatımın böyle iki kelimede aşşağalanmasına, ne yani daha ne gelecek başıma, şimdiye kadar olanlar bana yetti artık dedim, öylesine baktı bana, sanki benim bilmediğim bir şeyler biliyormuş gibi, husursuz etti beni, güldü sonra, sen gölgesini arayan adamın hikayesini bilir misin dedi, bilmesem de anlatacaksın nasıl olsa diye çıkıverdi ağzımdan, sustu, korktum onu kızdırdım diye ama belli etmedim, edemedim, bekledim öylece tekrar konuşana kadar, merak da ettim aslında, neyse ki fazla bekletmedi beni o adam dedi, o adam ömrü boyunca eziklik çekti neden herkesin gölgesi var benim yok diye, sonra tekrar baktı bana, sanki anladığıma emin olmak istermiş gibi, ben de bir surat yaptım ona, anladığımı ama umrumda olmadığını belirtmek için, takmadı bile, bu beni daha da sinirlendirdi ama o devam etti, o adam dedi, koca bir ömrü kendi gölgesinin eksikliğinin altında ezilerek geçirmiş dedi, şöyle akıllıca bir laf edip akışını bozayım dedim, ama aklıma birşey gelmedi, mecburen devam ettim dinlemeye adamın, gölgesi olmayan adamın hikayesini dinlemeye, adam bir süre insan içine çıkamaz olmuş dedi, kendinden başka kimse farketmese de gölgesi olmadığını, o utanç çekmiş hep, birgün canına tak edip gölgesini aramak için yollara düşmeye karar vermiş, dayanacak gücü kalmadığından, ama kolay değilmiş gölgesini bulmak, yolda başka gölgesini arayanlarla da karşılaşmış ama ne onlar ona yardım etmişler ne de o onlara sormayı kendine yedirebilmiş, bu benim arayışım kendim yaparım diye sürdürmüş aramasını, yıllar geçmiş aradan, adam gölgesini ararken gençliğini kaybetmiş, vucudu ona ihanet etmeye başlamış yavaş yavaş, ama onun aklı hiçbirşeyi görmiyecek kadar körleşmişmiş, araması benliğini ele geçirmiş, sonun da bulmuş gölgesini, kaybolan gölgeler nerde olursa orada, çıldırmış sevincinden, bağırmış çağırmış, zıplamış durduğu yerde, hemen almış gölgesini, takmış kendine, geri yürümeye başlamış, sık sık arkasına dönüp bakmış, hala gölgem orda mı diye kontrol etmiş uzun dönüş yolunda, bir süre sonra o kadar da bakmaz olmuş gölgesine, ama her karşılaştıklarına bir oyun sahneleyip gölgesini nasıl aradığını ve bulduğunu anlatmış, kendi umrunda olmasa bile, söyleyememiş arayışlarının sonucunun topu topu bir gölge olduğunu, herkes de başka bir oyun sergileyip onu kutlamışlar, anki umurlarındaymış gibi, sahte evsahibinin sahte konukları katılmışlar partiye, sonra akşam olmuş güneş batmış, gölge gitmiş, adam büyük salonun orta yerinde kalmış tek başına, durmuş öyle saatlerce, bakmış etrafına ve ağlamış, ağlamış gidenler için, ağlamış gelmeyenler için, kimse duymamış onun ağıdını, o da ordan bir bardak almış, kırmış hemen, sivri ucuyla bileklerine yazmış çaresizliğini, yavaş yavaş terketmiş hayatı onu güneşin doğuşuna kadar, kalmış yığıldığı yerde, güneş doğmuş yükselmiş, gölge geri gelmiş, ama sahibinin atık olmadığını görünce o da uzanmış yere kanların üstüne, eee dedim ben de, anlamanın verdiği rahatsızlıkla, eee no'olmuş sonra, o da bana her zamanki deli edici akışıyla baktı, boşver dedi, ne demek boşvo dedim, anlattın, bunu da söylemek zorundasın, hiçbirşeyin zorunda değilim dedi, boğmak istedim onu, bağırdım, çağırdım, dinlemedi beni, çıktı odadan, yürüdü gitti, baktım arkasından, onun da gölgesi yoktu.... - İntel kaç yapıyoruz yavrum bak bakiiim ben gözümü yoldan alamıyorum... - 1715 km ve yükseliyor ef'em Kahretsin daha hızlı gitmemiz lazım. Countdown'ı çalıştır bakiim - 8 saat 15 dakika ef'em - Kahretsin, kahretsin, kahretsin, warp moduna geç yavrum, bu yazının yetişmesi lazım - Warp modu ef'em - Mektupları ayıkla hemen, hayati önem taşıyanları getir, bu ay zordayız, dergi ayın birine çıkacak, çalmaz saat çalmadı, Emin yazıyı bekliyor anavatanda, Mac Atttack'i activate et... - Mac Attack activate edildi efendim - Şimdi de giy bikinini scuba diving yapacaz, hadi çabuk ol!?! Boşuna kaçma, burda böyle yapılır, atla hadi yoğurdun içine, shakeitbaby, shakeitriilgood - Ef'em no'oluyor size, medical sistemleri açiim mi? - Kes benekli kaya kertenkelesi, ritmimi bozma, bu dergi ayın birine değişecek, bas pedala johnny, ilerdeki köprü yıkılmış atlamamız lazım... - Medical alarm. Subject MAC: vücüt fonksiyonları durmuş, beyin fonksiyonları alıcılarımı aşıyor, stop system, ripilit, stop system Valla stop işaretini görmedim memur bey, o sırada dişlerimle ayakkabılarımı bağlıyordum, hattraaaa, hotbraaa, haydin eliza testine, ben bir virüsüm, yüzerim kuyruğum yook - Ef'em lütfen kendinize gelin, Emin Bey (sponsorum) e-mail atmış, seçmece sayfaları bozulmuş, baştan yapılması lazımmış, matbaa bekliyormuş - Kuyruğun nereeedeecee, sektör 15'te kaldı, alamam, alamam, alamam, alsam da satamam, bastım yan bastım, sonra geçti köprüden geliin, yok gelmeyin, ben gelecem, alacam tokmağı elime, doooong, bu insanlığın son şansı Tim, ve görevi sana vermeye karar verdik, çünkü sen, ben, biliiz, ikimiz bir dananın güller açan dalıyız, dallama, dallanma, burdan sağa dönüş yok ki, dönelim o zaman - Ef'em 3 saat 11 dakika, geri sayım sürüyor - Nüfus sayımı var evlerden çıkmayın, tataaa, birki üç dört beş, beş parmak dağlarında geyik avlayaaak berbabercenen, bir bir avlıyorlar bizi komutanım, ateş altındayız, aman altı yanmasın abi, çevir istersen... - Emin Bey telefonda yazı yetişecek mi diye soruyor ne diyiim ef'em? - Ne dersen de, de de, yetişmicek de me, me me me, echo echo, turan aylini seviyooo, 000 hoşgeldiniz arkadaşlar, oturmazmısınız, ben oturtilim size o zaman, şırrraaak, şırrrak, şık, şik, şikidim şıkıdım, aa hayatta bırakmam, hem siz çok güzel oynarmışsınız dediler, deliler, hangi deliler, kaçmış dediler, Â Kaş dediler...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 49
Mektupları getirdim efem cevaplamak için 3 saat 02 dakikanız var. Matbaa bekliyor. - Ha ne mektuplar mı? Ha şu mektuplar, o zaman başka, başlayalım bakalım. ICH BIN IMMER BEİ DİR Sayın danışman MAC, Her mektup aynı başlıyor, ama her mektup farklı bir anlam taşıyor. Bu sana bilmem kaçıncı mektubum. Yayınlamamanı anlıyorum. Ben yine de azimliyim ve başarıcam. Her mektup yazacam, sonra da umutla beklicem. Şimdi sorulara geçiyorum: 1) Yeni Jagged Alliance'da (Deadiy Games) savaş sırasında save etme var mı? 2) Nerde bu Red Alert?
3) Sayfaları renklendir (makyaj yap). 4) Yeni X-Com 3 nasıl birşey, bilgin var mı? 5) Yeni çıkacak MMX'ler nedir? Bilgin var mı? Mehmet'Unforgiven'Evrenosoğlu MAC: Çok az vaktim var, ne kadar var kız intel? 2 saat 25 dakika. Ulan mektupları getirmen yarım saat mi sürdü? Ef'em ben mektupları hemencik getirdim de sizi gardrobun üstünden indirmek uzun sürdü. Ha benim hatamsa sorun yok, o zaman olur. Çocuklar bu sana 1715. mektubum iddialarınıza karşı bu ay bir database kurdum, giriyorum adınızı artık ne zaman mektup yamışsınız, kaç tane yazmışsınız şırrak diye görüyorum. Lafım sana değil Mehmet de, genel uyarı olarak söylüyorum. Intel, kaç tane yazmış Mehmet? Dediği gibi bilmem kaçtane yazmış ef'em. Ulan bu nasıl database? 2 saat 23 dakika ef'em. Ha tamam tamam cevaplıcam. 1) Var. Ama öbür taraftan da turn limit var. Yani bir görevi kaç turn'de bitirmen gerektiği önceden belirli, eskiden olduğu gibi pusu kurup saatlerce bekliyemiyorsun. Acemilerden falan çok tepki gelmiş (benim hoşuma gitmişti aslında, gerilimi arttırıyor, insanın kuyruğu sıkışıyor (2 saat 22 dakika), oyunun zevki artıyor) onun için Sir-Tech bir patch çıkarmış, beceremeyenler turn limit'i kapatabiliyorlarmış. 2 )Burda bu Red Alert. Allies'dan 13 mission oynadım (ulan oynıcama yazımı yazsaydım şimdi bu kadar sıkışmazdım), daha kesin bir fikir sahibi olmuş değilim. Şöyle diim, Covert Operations'dan kolay, C&C'dan pek bir farkı yok, Win95 altında çok güzel (SVGA) oluyor, bir de Warcraft2'de olup C&C'da olmayan herşeyi eklemek için kendilerini yırtmışlar. Nasıl olsa herkes alacak, onun için alın almayın demiyorum (almayın onun yerine Daggerfall alın). 3) Bakınız soru 4. 4) Ben soru 4, ne bakıyonuz lan. Haberler sayfasını yaptım gönderdim, X-Com 3 resimleri yetişmedi, ama senin hatırın için buralara bir yere koyacam (unutmazsam), Emin'de hatırın için o #4 sayfayı renkli çıkış alacak, böylece (Emin'in dediği gibi) bir tabuyu daha yıkmış olacaz (Macbeth'de ilk renkli resim, Allah izin verirse gramofon'da alacaz yakında). X-Com 3 hakkında şu anda ortada dolanan en önemli (ve kötü) haber optional realtime combat diye bişey. Yani isteyen Crusader gibi level'ları ekşın halinde oynayabileceklermiş. Kızdım tabi (bakınız soru1), ama belli etmedim. Research'i ve senaryoyu daha dallı budaklı yapacaz dediler, gönlümü aldılar. 5) Şeeey hiçbir bilgim yoktu, ama şimdi bunu itiraf edip rezil olmak istemediğimden önce yenisini falan bırakıp 'neymiş bu MMX” sorusu üzerine yoğunlaştım. Intel'in (Intel aile büyüğü) yeni para tuzağıymış, CPU'lara ekleneceklermiş (multimedia extension lafından geliyo) ve çıplak CPU ile (yani extra kart almadan) multimedia işlemleri (ses, görüntü falan) ” yapılmasını sağlayacaklarmış. Bunu öğrendikten sonra ben ve yardımcım Intel Inside, araştırmalarımızı yenileri neymiş konusuna kaydırdık ve gördük ki 57 tane yeni MMX varmış ve bunlar yeni jenerasyon Pentlum'lara konulacakmış (yani bizim takacağımız bişey yok ortada, zenginin malı). Tabi o sırada aklımıza 'neymiş bu 57 MMX' sorusu geldi (sen de onu sormuşsun zaten ya) ama ne yazık ki bu sırrı çözemedik. Intel site'ında yazmıyor, Emin bilmiyor, Engin de yılbaşı/fuhuş izninde. Bu sorunu çözdüğümde MAC Attack'e ya: JEDEN TAG VON |
FRÜH BIS SPAT bel! Sevgili MAC, Şu anda sana 16. ve son mektubumu yazmaktayım. Aslında — son değil ama hep böyle yazanların mektuplarına yanıt vermişsin. Çünkü ilk yazdığım 15 mektuptan (sarı zarf) hiçbir ses seda yok. 1) Caesar2'de sürekli yangınlar çıkıyor, itfaiyeye benzeyen birşeyler kuruyorum,. Fakat bunlarda çalışan adamlar iş işten geçtikten sonra bana çölleşmiş bir arazi bırakmaktan başka bir işe yaramıyor. Yangınları önceden engelleyemez miyim? 2) Settlers2'de ben tam düşmana saldıracakken öbür yandan da başka bir düşman benim topraklarımı almış oluyor. Taktik verir misin? 3) Bir de yine Settlers2'de taşlarım çok çabuk tükeniyor. Nasıl engel olurum? (taşlık alanlar da tükendi) £ 4) Bilgisayarımda Windows95 kuruluydu. Bir süre iyi gibi gözüktü ama sonraları bazı dosyalar bozuldu (ben yapmadım). Ben de silip tekrar yükleme kararı aldım. Gerçekten sildim de. Ama bu sefer bilgisayarım açılmamaya başladı (ancak sistem disketiyle açılıyordu). Ben de bu yüzden belki bir hata yapmışımdır diye bütün sistem dosyalarını ve DOS'u silip yeniden yükledim. Ama bu sefer de bilgisayarım hiç açılmamaya başladı. Bütün sistem diskleriyle ayrı ayrı denedim ama “Starting...' diyor ve devamı gelmiyor. Kısacası, kurtar beni bu dertten. 5) C&C'ün Covert Operations'ı gerçek oyunla tamamen farksız mı (bölümlerler hariç)? Mesela grafik, ses falan? 6) Bir yazıda DVD'lerin 4.7 GB olacağı yazıyordu. Bir de dakikada 270 MB transfer edeceği yazıyordu. Şımdi transferin hızı sürücünün hızına bağlı olduğuna göre bu ne demek oluyor? M.M.A.E MAC: Sarı zarf işini bilemem (mektuplar bana zarfsız geliyor, ve evet Almanya'ya geliyor, ve evet biraz gecikiyor, ve evet benden önce biri okuyor (Emin), ve evet hepsi geliyor, ve evet ben hepsini okuyorum, ve evet faks çekebilirsiniz ve evet son mektup tehtidi bir işe yaramıyor ve evet database gerçekten bir işe yaramadı, entry not found dedi (hep başka başka kısaltmalar ya da isimler kullanırsanız bulamaz garibim tabi). 1) Caesar'da çok önemli ve göz ardı etmemen gereken bir su dağıtım göstergesi var. Bunu sık sık kullan (farkındaysan hangi tuşla çıktığını hatırlayamadım ama biliyorsundur herhalde), çünkü şehrin su durumu kötü olan yerlerinde yangın çıkma ihtimali daha fazla. Roma hamamı lafıyla bir alaksı olabilir (olmaya da bilir). 2) İki düşmanlı görevlerin bazılarında düşmanlar akıllıca değil de programlandıkları şekilde (kod kölesi) davranıyorlar. Yani sen birinin toprağına fazlaca yaklaşırsan, ya da saldırısan, oyun da senaryoya göre senin üstüne adam yolluyor. Tavsiye desem, şunları yapabilirsin: Yeterince güçlenmeden kimseye bulaşma, sonracıma iki düşmanlılarda gelişme alanını birbirinden (sonra saldıracağın) uzak tut. Bir de bir iki görev var ki, bunlar gerçekten iki düşmanla başa çıkmanı gerektiriyor (bakınız adalı görevlerden biri), bunlarda dişini sıkmak zoorundasın. 3) Her binanın belirli bir (malzeme olarak) fiyatı var. Mesela en küçük asker kulubesi 2 tahtaya mal oluyor ama en büyük kale için 4 tahta ve 7 taşa ihtiyacın var. Bu farkı göz ününde tutup sadece ihtiyacın olduğu binaları yaparsan taş tüketimin düşer. Bir de taş madenleri var (farkında mısın bilmiyorum, farkında diilmişsin gibi söylüyorum), jeolog adamın üstünde gri işaret olan bir yerler bulduğunda buraya taş madeni (taşlık mı deniyor acaba, yoksa o başka ayıp bişeymiydi?) kurabilirsin. Sonra yemek dağıtımında taş madenlerinin değerini arttır, böylece taş üretimin artar. Tüketimi azalttık, eee üretimi de çoğalttık, ekonominin düzelmesi lazım artık sayın vatandaşlarım. 4) Ben sana sen yaptın dedim mi güzelim (suçluluk kompleksin seni ele veriyor), herkese olur böyle şeyler (bana daha sık olur), şimdi artık herşeyi göçertmeyi başardığına göre (sen, evet sen) yapman gereken şu. Temiz bir sistem disketiyle f-disk yapıp yeniden HD'si formatla (virus'ten şüpheleniyorum) Sonra CD- Rom'unun drive'ını install edip 95'i yeniden install et. —, A, Ama şunu da unutma, Win95'ine bir daha birşeyler e olursa tekrar setup diyip sadece hatalı veya eksik file'ları install edebilirsin (daha pratik olduğunu VA kandil ışığı “Sl