MAC ATTACK

Mektupları getirdim efem cevaplamak için 3 saat 02 dakikanız var. Matbaa bekliyor. - Ha ne mektuplar mı? Ha şu mektuplar, o zaman başka, başlayalım bakalım. ICH BIN IMMER BEİ DİR Sayın danışman MAC, Her mektup aynı başlıyor, ama her mektup farklı bir anlam taşıyor. Bu sana bilmem kaçıncı mektubum. Yayınlamamanı anlıyorum. Ben yine de azimliyim ve başarıcam. Her mektup yazacam, sonra da umutla beklicem. Şimdi sorulara geçiyorum: 1) Yeni Jagged Alliance'da (Deadiy Games) savaş sırasında save etme var mı? 2) Nerde bu Red Alert?

3) Sayfaları renklendir (makyaj yap). 4) Yeni X-Com 3 nasıl birşey, bilgin var mı? 5) Yeni çıkacak MMX'ler nedir? Bilgin var mı? Mehmet'Unforgiven'Evrenosoğlu MAC: Çok az vaktim var, ne kadar var kız intel? 2 saat 25 dakika. Ulan mektupları getirmen yarım saat mi sürdü? Ef'em ben mektupları hemencik getirdim de sizi gardrobun üstünden indirmek uzun sürdü. Ha benim hatamsa sorun yok, o zaman olur. Çocuklar bu sana 1715. mektubum iddialarınıza karşı bu ay bir database kurdum, giriyorum adınızı artık ne zaman mektup yamışsınız, kaç tane yazmışsınız şırrak diye görüyorum. Lafım sana değil Mehmet de, genel uyarı olarak söylüyorum. Intel, kaç tane yazmış Mehmet? Dediği gibi bilmem kaçtane yazmış ef'em. Ulan bu nasıl database? 2 saat 23 dakika ef'em. Ha tamam tamam cevaplıcam. 1) Var. Ama öbür taraftan da turn limit var. Yani bir görevi kaç turn'de bitirmen gerektiği önceden belirli, eskiden olduğu gibi pusu kurup saatlerce bekliyemiyorsun. Acemilerden falan çok tepki gelmiş (benim hoşuma gitmişti aslında, gerilimi arttırıyor, insanın kuyruğu sıkışıyor (2 saat 22 dakika), oyunun zevki artıyor) onun için Sir-Tech bir patch çıkarmış, beceremeyenler turn limit'i kapatabiliyorlarmış. 2 )Burda bu Red Alert. Allies'dan 13 mission oynadım (ulan oynıcama yazımı yazsaydım şimdi bu kadar sıkışmazdım), daha kesin bir fikir sahibi olmuş değilim. Şöyle diim, Covert Operations'dan kolay, C&C'dan pek bir farkı yok, Win95 altında çok güzel (SVGA) oluyor, bir de Warcraft2'de olup C&C'da olmayan herşeyi eklemek için kendilerini yırtmışlar. Nasıl olsa herkes alacak, onun için alın almayın demiyorum (almayın onun yerine Daggerfall alın). 3) Bakınız soru 4. 4) Ben soru 4, ne bakıyonuz lan. Haberler sayfasını yaptım gönderdim, X-Com 3 resimleri yetişmedi, ama senin hatırın için buralara bir yere koyacam (unutmazsam), Emin'de hatırın için o #4 sayfayı renkli çıkış alacak, böylece (Emin'in dediği gibi) bir tabuyu daha yıkmış olacaz (Macbeth'de ilk renkli resim, Allah izin verirse gramofon'da alacaz yakında). X-Com 3 hakkında şu anda ortada dolanan en önemli (ve kötü) haber optional realtime combat diye bişey. Yani isteyen Crusader gibi level'ları ekşın halinde oynayabileceklermiş. Kızdım tabi (bakınız soru1), ama belli etmedim. Research'i ve senaryoyu daha dallı budaklı yapacaz dediler, gönlümü aldılar. 5) Şeeey hiçbir bilgim yoktu, ama şimdi bunu itiraf edip rezil olmak istemediğimden önce yenisini falan bırakıp 'neymiş bu MMX” sorusu üzerine yoğunlaştım. Intel'in (Intel aile büyüğü) yeni para tuzağıymış, CPU'lara ekleneceklermiş (multimedia extension lafından geliyo) ve çıplak CPU ile (yani extra kart almadan) multimedia işlemleri (ses, görüntü falan) ” yapılmasını sağlayacaklarmış. Bunu öğrendikten sonra ben ve yardımcım Intel Inside, araştırmalarımızı yenileri neymiş konusuna kaydırdık ve gördük ki 57 tane yeni MMX varmış ve bunlar yeni jenerasyon Pentlum'lara konulacakmış (yani bizim takacağımız bişey yok ortada, zenginin malı). Tabi o sırada aklımıza 'neymiş bu 57 MMX' sorusu geldi (sen de onu sormuşsun zaten ya) ama ne yazık ki bu sırrı çözemedik. Intel site'ında yazmıyor, Emin bilmiyor, Engin de yılbaşı/fuhuş izninde. Bu sorunu çözdüğümde MAC Attack'e ya: JEDEN TAG VON |

FRÜH BIS SPAT bel! Sevgili MAC, Şu anda sana 16. ve son mektubumu yazmaktayım. Aslında — son değil ama hep böyle yazanların mektuplarına yanıt vermişsin. Çünkü ilk yazdığım 15 mektuptan (sarı zarf) hiçbir ses seda yok. 1) Caesar2'de sürekli yangınlar çıkıyor, itfaiyeye benzeyen birşeyler kuruyorum,. Fakat bunlarda çalışan adamlar iş işten geçtikten sonra bana çölleşmiş bir arazi bırakmaktan başka bir işe yaramıyor. Yangınları önceden engelleyemez miyim? 2) Settlers2'de ben tam düşmana saldıracakken öbür yandan da başka bir düşman benim topraklarımı almış oluyor. Taktik verir misin? 3) Bir de yine Settlers2'de taşlarım çok çabuk tükeniyor. Nasıl engel olurum? (taşlık alanlar da tükendi) £ 4) Bilgisayarımda Windows95 kuruluydu. Bir süre iyi gibi gözüktü ama sonraları bazı dosyalar bozuldu (ben yapmadım). Ben de silip tekrar yükleme kararı aldım. Gerçekten sildim de. Ama bu sefer bilgisayarım açılmamaya başladı (ancak sistem disketiyle açılıyordu). Ben de bu yüzden belki bir hata yapmışımdır diye bütün sistem dosyalarını ve DOS'u silip yeniden yükledim. Ama bu sefer de bilgisayarım hiç açılmamaya başladı. Bütün sistem diskleriyle ayrı ayrı denedim ama “Starting...' diyor ve devamı gelmiyor. Kısacası, kurtar beni bu dertten. 5) C&C'ün Covert Operations'ı gerçek oyunla tamamen farksız mı (bölümlerler hariç)? Mesela grafik, ses falan? 6) Bir yazıda DVD'lerin 4.7 GB olacağı yazıyordu. Bir de dakikada 270 MB transfer edeceği yazıyordu. Şımdi transferin hızı sürücünün hızına bağlı olduğuna göre bu ne demek oluyor? M.M.A.E MAC: Sarı zarf işini bilemem (mektuplar bana zarfsız geliyor, ve evet Almanya'ya geliyor, ve evet biraz gecikiyor, ve evet benden önce biri okuyor (Emin), ve evet hepsi geliyor, ve evet ben hepsini okuyorum, ve evet faks çekebilirsiniz ve evet son mektup tehtidi bir işe yaramıyor ve evet database gerçekten bir işe yaramadı, entry not found dedi (hep başka başka kısaltmalar ya da isimler kullanırsanız bulamaz garibim tabi). 1) Caesar'da çok önemli ve göz ardı etmemen gereken bir su dağıtım göstergesi var. Bunu sık sık kullan (farkındaysan hangi tuşla çıktığını hatırlayamadım ama biliyorsundur herhalde), çünkü şehrin su durumu kötü olan yerlerinde yangın çıkma ihtimali daha fazla. Roma hamamı lafıyla bir alaksı olabilir (olmaya da bilir). 2) İki düşmanlı görevlerin bazılarında düşmanlar akıllıca değil de programlandıkları şekilde (kod kölesi) davranıyorlar. Yani sen birinin toprağına fazlaca yaklaşırsan, ya da saldırısan, oyun da senaryoya göre senin üstüne adam yolluyor. Tavsiye desem, şunları yapabilirsin: Yeterince güçlenmeden kimseye bulaşma, sonracıma iki düşmanlılarda gelişme alanını birbirinden (sonra saldıracağın) uzak tut. Bir de bir iki görev var ki, bunlar gerçekten iki düşmanla başa çıkmanı gerektiriyor (bakınız adalı görevlerden biri), bunlarda dişini sıkmak zoorundasın. 3) Her binanın belirli bir (malzeme olarak) fiyatı var. Mesela en küçük asker kulubesi 2 tahtaya mal oluyor ama en büyük kale için 4 tahta ve 7 taşa ihtiyacın var. Bu farkı göz ününde tutup sadece ihtiyacın olduğu binaları yaparsan taş tüketimin düşer. Bir de taş madenleri var (farkında mısın bilmiyorum, farkında diilmişsin gibi söylüyorum), jeolog adamın üstünde gri işaret olan bir yerler bulduğunda buraya taş madeni (taşlık mı deniyor acaba, yoksa o başka ayıp bişeymiydi?) kurabilirsin. Sonra yemek dağıtımında taş madenlerinin değerini arttır, böylece taş üretimin artar. Tüketimi azalttık, eee üretimi de çoğalttık, ekonominin düzelmesi lazım artık sayın vatandaşlarım. 4) Ben sana sen yaptın dedim mi güzelim (suçluluk kompleksin seni ele veriyor), herkese olur böyle şeyler (bana daha sık olur), şimdi artık herşeyi göçertmeyi başardığına göre (sen, evet sen) yapman gereken şu. Temiz bir sistem disketiyle f-disk yapıp yeniden HD'si formatla (virus'ten şüpheleniyorum) Sonra CD- Rom'unun drive'ını install edip 95'i yeniden install et. —, A, Ama şunu da unutma, Win95'ine bir daha birşeyler e olursa tekrar setup diyip sadece hatalı veya eksik file'ları install edebilirsin (daha pratik olduğunu VA kandil ışığı “Sl

AŤFAČK

SEREN POSETEN altında geçen acı uykusuz gecelerde öğrenmiş bulunuyorum) 5) O açıdan hiçbir fark olmadığı doğru (galiba), ben rip'ini oynadım, onun için ara animasyonlar falan, yorum yapamıcam, ama görevler çok daha zor. Bu da hoşuna gidebilir (gitmeyebilir de). 6) Dual side olanlar 8.5 GB olacaklarmış. Hız işine gelince standart DVD Drive'ler 12 hızlı CD'lerden dha hızlı olacakmış. Aman dikkat, herşey oturup tam kabul edilmiş bir format çıkmadan birşeyler alıp paranı çarçur etme (ya da et, senin paran, demokratik ülke). ICH BİN İN DEİNER NAHE Sevgili MAC abi, Evvela hepinize selamın aleyküm. Bu benim sana yazdığım ikinci mektup,. Bunu yayınlaman için yeni bir yöntem deniyeceğim, bu da: Parantez yöntemi. Şimdi sana iki tane (mektubumu yayınla) soru soracağım. Bu sorular aşırı (mektubumu yayınla) kolay, zamanının iki dakikasını alır. 1) Sana güvendim, MAC bu işten anlar dedim, Command (mektubumu yayınla) aldım. Demez ve almaz olaydım. Oyunu dostan install edince “divide overflow” gibi bir yazı çıkıyor ve keyboard kitleniyor (mektubumu yayınla). Windows'dan install edince “error insufficent disk space to run Command&Conauer' diyor ve keyboard kitleniyor. Napcaz şimdi? 2) Hani şu klasik bölümünde (mektubumu yayınla) yayınladığınız Jones vardı ya, onun bir bölümünde takılıyorum,. Balonla adaya geldikten sonra o kamera (mektubumu yayınla) gibi şeyi alıyorum. Sonra bir şekil bulup ordaki taşa basın deniyor fakat ben taş falan bulamadım. Nerderdir bu? 3) Bir arkadaşım LucasArts Archives diye altı tane CD aldı (mektubumu yayınla). Bunları yükleyip bir güzel oynamaya başladım. CD'lerden birin de 5 tane oyunun demosunun bir CD'ye yüklenmiş haliydi. Bu oyunlardan sıkıldığımdan (mektubumu yayınla) yukarı da bahsettiğim gibi C&C'ü aldım. C&C'yi yükledikten sonra bu demoların olduğu diskin içindeki dosyaların adı garip işaretlere dönüştü ve şimdi bu dosyaları silemiyorum. Neden? 14) Dedel rtına'yı açıklar mısınız (mektubumu yayınla)? Berkay “sürünmekten sürüngen haline gelmiş ilk insan' Bulut. MAC: Vazgeçin bu mektupların (hayatta yayınlamam) başına counter koymaktan ya. Kaç tane yazdığınız önemli mi? Ne yazdığınız önemli! Bakın buraya yazıyorum, şuraya yazıyorum, kaç tane yazmış-olmanızın mektunun yayınlanma şansıyla hiçbir alaksı yok. 1) Bana ne kızıyorsunuz kinli Bey? Ben güzel oyun dedim (yayınlamıcam işte), hemen şak diye çalışır dedim mi (dedim mi Intel?) Bu divide overflow şikayeti iyice Ki) artınca İntel ve ben bir araştırma daha (bu sefer yaptık. Westwood diyor ki (sen bu mektup 4

ON 2 ra Far, ge o, laz in işini unut), eski Mouse driver'larda bu sorun çıkıyormuş (e-mail atan arkadaşım, sen de bulmuşsun bunu zaten), yeni bir mouse driver kullanırsanız çalışırmış. Windows işine gelince, galiba RAM'ın yetmiyor, oyun virtual memory açmak istiyor ama HardDisk'inde o kadar yer yok diye açamıyor. Ama bence senin keyboard'un bozuk. 2) Indiana Jones soruları çözüme (yayınlayamam, prensip olarak) rağmen sürüyo, oradaki taşların hepsine look-at demen lazım. Bir tanesinin kamera için uygun olduğunu göreceksin. 3) Acaba onlar shortcut da, CD gitti yerine yenisi geldi (abi elimden gelse yayınlamam mı?) diye şimdi değiştiler mi acaba. En iyisi sen kesin çözüm olarak Scandisk yap bakalım, ondan sonra düzelir(yani düzelmesi lazım). Zaten napacan artık C&C oynayabileceksin (dediğim gibi güzel oyun), mouse driver'ı Kamer'den alabilirsin. 4) Türk oyunu diye tanıtım yapmaya karar vermiştik, yeterince istek gelirse (ve yeterince insan oyunu aldığında) yayınlayabiliriz (içimden bir ses bu mektubu yayınla diyor sanki). 21 Ekim 1979 tarihinde dünyaya gelmişti. Doğduğunda 3 kilo 700 gramdı. Bu yeni doğan bebeğe 2 dedesinin ismi olan Fuat Naci adı verildi. Baygın doğan bu çocuğu önce annesi bile eline almak istememişti. Annesi aradan vakit geçip herşey normale döndüğünde bu bebeğe alışıvermiş, hatta onu sevmeye başlamıştı. Aradan kayıp giden günlerde bu bebek evin neşe kaynağı oluvermişti (...) 18 yaşında sürekli alın bu dergi batmasın, en büyük MAC' diye bağırdığından tımarhaneye kapatıldı. İlk mektubunu o zamanlarda yazdı. İşte mektup: GANZ EGAL WOHIN DU GEHST Sevgili MAC, Sana bu mektubu büyük zorluklarla tımarhaneden kaçıp da yolluyorum. Çok acele yazmam gerekiyor, lütfen bunu yayınla. 1) Indy Fate of Atlantis'te su altındaki mağara da takıldım. Yazısında boncuk atın denmiş ama nereye atacaz, sonra ordaki spindle'a taşları koyup use ediyorum karanlık diyor bu Indy. Metal çubuğu aldım, o boncuk orichalium mu? 2) İki bilgisayar birbirine nasıl bağlanır. Tımarhanedeki bilgisayarları birbire bağlayıp hepsine deli virüsü bulaştıracam. Ayrıca 386 ve 486 CPU'su olan iki bilgisayar seri kablo ile birbirine bağlanıp War2, Fifa 96 falan oynanır mı? Detaylı anlatırsan teşekkür ederim. 3) Z bence mükemmel, neden beğenmedin şövalye MAC? 4) Fifa97 Pentium istiyor diyorlar, doğru mu? RoadRash sistem ihtiyaçlarını yazmamışsınız. Ne istiyor? 5) Win 3.1 kullanıyorum, 256 renk isteyen hiçbir oyun çalışmıyor. Ne yapmalıyım? 6) Win 95 alayım mı? (12 RAM, 486 DX4-100) 7) 486'tımı P100 yaptırırsam kaça patlar. Engin'e soruver lütfen.

3 Dergiye oyun açıklamak için illa disket'le mi yollıcaz. ue Yoksa kağıda tahtaya falan yazabilir miyiz? Windows'ta yazıp *.wri halinde göndersek olur mu? Hasta bakıcı geliyor en büyük MAC, GameShow alın, böyle bir dergiyi batırmayalım. Fuat Naci Kanık MAC: Haha ha aho ho h hoh hohoh ohh, ha ha a ha ahi ho haoaodhfd. Abi bu ne komik mektup ya, öldüm gülmekten. Şurda 1 saat 15 dakikam (araştırmalar uzun sürüyo) kalmış, gülmekten yazı yazamıyorum. 1) Boncukları sopanın içine atalcksın, ortalık aydınlanacak. 2) Detaylı dediniz kaybettiniz. 386'yla 486'yı bağlarsın da, simulasyon falan (CPU'yla haşırneşir) gibi bir oyun oynıcaksan o zaman bağlantıdaki yavaş bilgisayarı beklemek zorunda kalırsınız. Warcraft2 falan oynamadım böyle hiç (yazın oynıcaktım güya Emin'le sonra İnternet belası çıktı, ona daldık) ama Doom bağlantısı (serial olarak, network kartınız yoktur herhalde (olsa da benim yok, onun için bilmiyorum) kurmayı biliyorum. Bunu herhalde çok farklı değildir. Önce iki tane bilgisayarı bir araya getireceksin (en zor şey bu, belinize dikkat edin), sonra hepsinin fişlerine priz bulacaksınız (bu da çok zor iş), herşeyi heryere soktuktan sonra bu sefer 'ah ulan, bizim seri kablomuz yok ki!' diceksiniz (başta da söyleyebilirdim ama böyle daha eğlenceli), hemen bilgisayarcınıza (Kamer olabilir, orda var), koşacaksınız seri kabloyu alıp, taksi bulup merdivenleri bir solukta çıkıp geri döneceksiniz. Kabloları serial portlara sokacaksınız (erotik hikaye oldu) Doom yükliceksiniz, olmıcak, çünkü ben size bu işin sadece full version doom'da olduğunu söylemedim di mi? Hah işte şimdi söylüyorum, hemen aşşağı koşacaksınız, taksi yok, bir bisiklet çalıp Kamer'e (artık öğrendiniz) gideceksiniz. Orda Doom full versionu istiyorum diceksiniz, bozuk çıkan disklerin yerine kadıköy'den (Kamer'de de var, ama maksat eziyet) disk alacaksınız. Boğazı tekrar yüzerek geçtikten sonra Doom'u alıp bu sefer örümcek adam gibi binaların arasında ağ atarak eve döneceksiniz , (dılıt mantık hatası, yüzerken disketler bozulmuyor mu? Yok bozulmuyor, bunlar Verbatim) sonra setup programını yükliceksiniz. Burdan run serial game diceksiniz. Hepsi bu. 3) Valla Lordum bana o kadar da akıl kullandırıcı bir oyun gibi gelmedi. Ben bayrak olayında koptum. Hadi bina yapamıyor olduğumuzu sineye çektik ama bayrak peşinden koşturmaca (ki bayağı da oynadım) sıkıcı. Öyle robotlar konuşuyor falan diye sonuna kadar çekilmez bence. 4) Yani direkt olarak istemiyor da, olsa iyi olur. Hi-res oynayınca (süper) Intel Inside'ı yedek kulubesine almak zorunda kaldık (ben Emin'i yendiiim). Road Rash'de galiba 8 MB RAM istiyor, ve minumum Pentium'da hızlı çalışıyor. © 5) Ekranın kaç renge ayarlı ki? Ana Grup'tan Windows Kur'u seç, bak bakalım görüntünün orda ne yazıyor. Eğer VGA standart falan yazıyorsa grafik kartının driver'larını install etmen lazım. Sonra da Windows Oturumunu kapat (ölürüm bu lafa). 6) 12 MB RAM'la süper olmaz ama çok da kötü olmaz. Ben de Win95'e geçtiğimde 12 RAM'ım vardı, o kadar sorun çıkarmamıştı. Şımdi de Win3.1 girdiğimde 'ay ne primitif' diyorum (insanoğlu nankör). 7) Pentium 100 yapmak için, yaklaşık 250$'ı gözden çıkarmak lazım herhalde. 8) Disket olsa bize daha kolaylık olur. Bu ay bir yetenek yarışması başlatıyoruz. Eğer Istanbul'da oturuyorsanız (ne yazık ki bu gerekli) ve sonradan dergiye zaman ayırabileceğinize eminseniz (bu çok BAĞCI | daha önemli), bir adet RED ALERT 4 yazısı yazın, gölünüze göre (Doc ya da wri formatında). İstediğiniz gibi açıklayın, sizce nasıl daha ,.

iyi oluryorsa öyle yazın (mavra, ciddi farkmaz) sonra bu yazıyı bize (e-mail ya da disk) olarak gönderin. Ha bir de mutlaka adınızı, yaşınızı, en çok oynadığınız oyun türünü, ve bu türde şimdiye kadar oynadığınız oyunları, telefon numaranızı (anneniz güzel börek yapıyorsa adresinizi de) yazın. Bakacaz, okucaz, belki de yakında yeni yeni yazarlarımız olacak. Herkes anlar diye RED ALERT'i seçtik, lütfen zahmet edip (boşuna olur manasında) başka bir oyun yazmayın. ICH BIN DAS SCHLECHTE GEFÜHL Mac, Sana bir dolu mektubu aynı anda gönderiyorum, bunları canım sıkıldıkça derste, aklıma takılan birşey olduğunda yazdım, Bunlardan birini yayınlarsın artık. Bu mektubu yayınlamanı tercih ederim, ama sana kalmış (bunu yayınla). 1) Shivers diye zor mu zor, müthiş mi müthiş bir oyun aldım. Oyunun yarısı falan bitti herhalde ama takıldım. Afrikalı büyücüler odasında tamtamlara nasıl vurmam lazım (yani nasıl bir kombinasyonla). 2) Aynı oyunda dönen kurukafalar nasıl çözülüyor? 3) Red Alert kaç CD? 4) Sence ilk başta C&C'ü mü aliim, yoksa Red Alert'i mi? 5) Seni kınıyorum, daha önceleri Zork serisini hiç duymamıştım, ama bir gün bir akadaşımda 7th Guest'i oynadım, ve en çok beğendiğim oyun türünün bu olduğuna karar verdim. Zork'a gelince oynadığım en zevkli adventure'lardan biri. Oraya buraya tıklayınca açılıyor demişsin. Bunun bazı yerlerde böyle olduğu doğru ama iskeletli elin nasıl açıldığını lab'de bulduğun scroll sayesinde çözüyorsun. Yani araştırmaya bağlı. 6) Bad Mojo'da bence güzel, ama ben de geçen sayılarının birinde yazan okuyucuyla aynı yerde takıldım, nasıl nasıl nasıl, çıldırmak üzereyim? 7) Bad Mojo'nun üzerinde 12 yaşından küçüklere içinde korku öğeleri bulunduğundan zararlıdır yazıyor. Ama ben 11 yaşındaki yeğenime fareyi giyotin altına yatırışımı gösterince kahkahayı basıyor, *“geberdi mal fare' diyor. Acaba o mu sadist, yoksa oyun mu komik. Bülent Kayran, Ankara MAC: Ben hepsinden cut, copy, paste yapıp bir adet Frankenstein yaratmayı tercih ettim (atheist muhabbeti beni açmıyor, o mektuba onun için cevap vermedim, manasız (sonuca varılamıyacağı için) bir muhabbet. 1) O la la. Beklediğim soru. Intel palmiye yapraklarından bana bir etek yap bakiim hemen. Hah ver. Sambaaaa, başlıyoruz, al kız intel şu davulu, sen çal ben oynıcam. Hayyyyddiili başlaaaaa ram ram — tata ta bom bom bom ba ram ram ta ta ta, daha kızlı kız, ram ta ta ta ta ta Allah #* yandan (oriental bir samba olamaz mı?) | ram tra tra tam tra tra tam RAM TA BOBA TA RAM BA (bu şifreyi saat 4 kulesindeki kuledeki kameradan öğreniyorsun, ben ordan öğrenmedim, benim kanımda varmış meğersem, hoppaaa tram tram ttam bom bom bom tram. gibi olmiim ama daha oyunun başındasın, yani pul parası biriktisen iyi olur)) 2) Burdaki kapı anca müzedeki bütün kafataslarını doğru renklerine çevirdiğinde açılıyor (yanmışsın sen çocuğum, kristal topum (futbolda pek kullanışlı değil, müneccim işlerine bakıyor), tez zamanda bana bir sürü mektup daha yazacan diyor, belalı oyun). 3) 2. 4) Bence C&C'ü al ve bütün Red Alert alacaklara, geçen uyarımı tekrarlıyorum, bir originally performed by Mistits | ( Last Caress ) -— © got somethin' to say | killed your baby today and it görev ruslar, bir görev Allies oynayın. Böylesi daha zevkli, valla billa, oyundan iki kat tat (gofret mi lan bu?) alırsınız.

Doesn't matte

KILL

As Chorus:

diyip genelleme yapmak. Bir kerem Zork serisi, Returri to Zork'tan önce kendi halinde, süper bir text adventure serisiydi. Sonradan böyle oldu. İkisini karıştırmamak lazım. Tamam bir hata yaptık, yanlış örnek verdik (benim şansıma tesadüfen o bilmece mantıklıymış), ama napiim abi, sevmiyorum bu oyunları. Yanlızsın, interekşın yok, bilmeceler soyut (zor olsun, ama mantıklı olsun), baydılar beni kısaca. Oynamıyorum, oynatmıyorum, ama sizin için yayınlıyoruz. 6) Bad Mojo işini burda çözelim, Mert'in yazısında bir karışıklık var (onun hatası), ben BE iş de geçen mektuptaki soruyu yanlış anlamışım Vek rma (benim hatam, bir mektupta iki hata kabul ettim, no'oluyo bana?) bıçağın sapında | (sırtında?) yürümeye çalışan arkadaşlar, işin — kesin çareyi açıklıyorum: Mert'e söyledim, oraya kadar bir daha oynayıp bana rapor Kk vericek, ben de gelecek ay açıklayacağım. İİ 7) Sen yeğenini bir de 10 sene sonra gör. Ona bakarsan bir sürü dergide de 18

Repeat verse 1

We're gonmn.

EE yaşından falan yazıyor, ama onlar almasa dergiler batar. Bazı şeyleri küçüklerin kaldıramayacağı (çok tehlikeli kelime oyunu, laf) doğru, ama bırak herkes kendi sınırını kendi denesin, zaten salak olanlar psikolojik dengelerini bozacak birşeyi burda olmazsa | j / başka yerde bulurlar (ama mesela karate

/ filmlerinden (Mersin'de Kamer diye bir sinema m a yok diye yapamıyordum). Bak senin mektup (hala duruyorsa tabi) olduğunu biliyor (kaçıncı Intel? 6. ef'em) 6. mektup ve daha muydunuz?) çıkarken anlaşılmaz bir şekilde ani bir depişme gidiyoruz (Allah sonumuzu hayır etsin demek de yarar var, 41 furyası/isteği başladığını da hatırlatmadan edemicem (ne dakika az bir süre, Emin beni kesecek). Buraya birşey yazmak f dediysem dedim işte, ben de anlamış değilim)). istiyorsanız mektubun bir köşesine MAC Attack diye bir kutu 4 r DAS DU HIN UND WIEDER KRIEGST açın | Sevgili Mac, oraya ayrı yazın

Bu sana ilk mektubum, nasılsın iyi misin? Umarım iyisindir. Ben tam bir Game Show fanatiğiyim. GameShow'u gerçekten çok seviyorum. Şimdi sana GameShow'la nasıl tanıştığımı anlatayım (iyi dinle): (...) Bu ilk mektup olduğu için muhabbeti fazla tuttum (konuşmayı severim de). Zaten sen mektupta muhabbeti, seversin değil mi? 1) Oynadığım en güzel adventure'lardan biri olan Gabriel Knight'da takıldım. Hani Snake Mound var ya, odaya geldim, tabletler toplayıp sırasıyla duvara dizdim. Aynı zamanda yılan şeklinde asayı da buldum. Asayı üçüncü | tabletin deliğine soktum,. Mumyalar canlanmaya başladı nereye kaçarsam kaçayım beni yakalayıp kalbimi falan çıkarıyorlar. YARDIIIM. 2) Diskette ve CD'de en beğendiğim oyunları söylermisin (bütün oyun türlerinde)? 3) Syndicate Wars oraya geldi mi? Oynayıp gördüysen nasıl (yorum) 4) Verdiğiniz ankette ben ve çoğu kimse senin sayfa sayının artmasını istedik, sonuç? 5) Fuarda standınızda MegaRace2'yi, gördüm. (Birincisi bende var, ne yazık ki) almaya değer mi? Sen ne diyorsun (ilki çok dandikti)? 6) Senden iyi bir futbol oyunu önermeni istiyorum. 7) Pray for Death'in açıklamasında 486'da güzel çalışıyor demiş sayın yazarımız, almak istiyorum ama tırsaklığım üzerimde, alıp da yavaş çalışması da var (garanti ver). 8) Oynadığım en güzel turn-based strateji oyunlarından (bir de UFO var) Jagged Alliance'da beş sektör aldım ve param bitti. Ucuz adam almaktan başka ne yapabilirim? İyi tüyolar ver, çünkü bu oyuna bayılıyorum. ç9) Almanya'nın hangi şehrinde yaşıyorsun? Ahmet Simitçioğlu, Istanbul Hoş bir hikaye (dergiyi ödünç almış olman haricinde), bizim de hep dediğimiz gibi (kaç kere vi

As as iz 5) Ben de seni kınıyorum, yok öyle Zork serisi and it Doesn't matter much to me as she

These deaci Pm waiting for your breath 'Cause sweet Death wants Last Caress.

Repeat chorus 2 times Öne Last Caress today, hh Onhh Ohhh (repeat) ( ) -—- Here in this place lies the key to your death &. eme Here in this place is the means to you! ât, You did your best as someone could | bet you never knew you would Did you run away from it? | bet you thought you were really good burn in he

Green Hell in your

Gotta fuckin' pay and you must stay Green Hell Green Hell Cannot forget about the best âü ca You did your best as someone could | bet you never knew you would And did you run away from me il were really good the key to your death *, eme Here in this place sister won't tam da o dergilerden bahsederken, talihsiz bir You did your best as someone could | bet you'd never knew you would Did you run away from it? | bet you thought you were really good You've come to this as someone told | bet you'd never knew you would

Cm demişim Intel? Yüz kere demişsiniz ef'em), bizim de yüz kere (ben Intel'in yalancısıyım) dediğimiz gibi, lütfen, lütfen, arkadaşlarınızı GameShow'la tanıştırmaya çalışın (artık A4, rulo yapıp kafasına çakabilirsiniz mesela, daha yaratıcı yöntemleri yazamıyorum). Reklam yapamıyoruz, derginin yeni insanlara ulaşması için size güveniyoruz. 1) Zor bilmeceymiş di mi (zor ama güzel), buradaki odaların daire şeklinde olduğunu fark ettin herhalde, zombiler uyanınca (benim uyumama sadece 47 dakika kaldı), saat yönünde (yani şöyle oluyor, saatine bakıyorsun (umarım digital değildir), yelkovan ne tarafa doğru gidiyorsa o taraf (akrep de olur ama ona bakmak uzun sürer)), 7. odaya doğru kaçıyorsun. Orada başka öcüler var. Duvardan sarkan sarmaşığa kliklersen (galiba use'du), onları da geçiyorsun kurtuluyorsun. 2) FRP: Daggerfall, Adventure: Daggerfall, Simulasyon: Daggerfall, Ekşın: Daggerfall, şu sıralarda Daggerfall oynuyorum (hadi ya) (belki de 43 dakika sonra da 'noolcak büyücen mi' diyip Daggerfall oynuyor olurum). 3) Çok bir yorum yapacak kadar oynamadım, ama şunu da söyleyeyim, sayfaları yapmak için oyunu oynadığımda (Emin de Almanya'daydı o zaman) eğer aniden sarsaydı bir bahane bulup (valla bu sayfaya daha fazla resim lazım be Emin falan) daha çok oynardım. Sarmamış demek ki. 4) Sayfa sayısı artmadı da, sayfa büyüyünce benim yazı alanım arttı (birazını MAC Attack yaptım, uzun zamandır yapmak istiyordum, yer uch to me 's

” to say

5) Bakınız soru 3, aynı ay Emin'le oyuna resim çalacağız diye başladık, bir takıldık sonuna kadar oynadık. Gerçi 6 pist biraz az, ama zorlukları falan iyi ayarlanmış, bayağı eğlendik, bence (2CD olduğunu unutma, herhalde daha pahalıdır) almaya değer. 6) Sen de çok kararsızsın canım, futbol oyunu da sorulur mu, Fifa 97 gelmiş, bu iş bitmiş (Fifa 98'e kadar herhalde). 7) Yok öyle garanti ver. Sonra yanlış çıkarsa no'olacak, tazminat mı ödeyeceğim? Hapse mi gireceğim? Paranoyak olmakta yarar var (bak Berkay'ın mouse drive'ı eski çıkmış, suçu bende buluyor) — <& ama galiba iyi çalışıyor. e 8) İyi tüyo ver ne demek (zaman kısaldıkça ParanoyakMAC, benliğime hükmediyor), genelde kötü tüyo mu veriyorum ben? Valla 5 sektör alabildiğine göre işi bayağı çözmüşsün, acaba doğru 5 sektörü mü aldın (en çok ağaç ve rafineri olan?), hadi o olmadı arada bir rest günleri uyguluyor musun (gelir giderden fazla olduğunda az adamla göreve çıkıp, geri kalanlara siz dinlenin demek), ya da guard'lara çok mu para harcıyorsun? (ilk başlarda her sektöre lazım değil, sonradan önemli hale geliyorlar) Belkim de içki, kumar, hanım, bayan, sonra MAC iyi tüyo ver? 9) Şu anda karlar altında uyumakta olan Mannheim'da. (Harita'ya bakınca hemen Frankfurt'un güneyinde görünüyor, ama arabaya binince git git bulamıyorsun) DAS DU HIN UND WIEDER KRIEGST Sevgili MAC, Ben seni ilk defa GameShow aldığımdan beri yani 7. sayıdan beri takip ediyorum. İlk başlarda bana sıkıcı geliyordun fakat sonradan yazılarına bayılmaya başladım. Ben 16 yaşındayım ve 8 yaşından beri bilgisayarlarla içiçeyim. Bunu hava olsun diye değil sorularımı ona göre cevapla diye yazıyorum. 1) Ben FRP ve simulasyon dışında her türlü oyunu Bana önerebileceğin güzel ve ia

Sİ yeni CD veya disket oyun var mı?

ue 2) Gabriel Knight'da Snake Mountain'da tabletler, yerleştiriyorum ve asayı deliğe sokuyorum ama zombiler... 3) Kopya CD almak akıllıca bir şey mi? Sonra bozuldukları doğru mu? Sen kullanıyor musun? 4) Ben bu oyun konsollarına kafayı takmış durumdayım abi. Bu oyunların (Tekken, Ridge Racer, Daytona) PC versiyonları neden yapılmıyor. 5) Peki çevrilenler (Virtua Fighter vs.) benim bilgisayarımda 3D kartı olmadan çalışır mı? 3D kartı olunca daha mı güzel olacak? O kadar paraya değer mi? 6) Almanya'da çıkan oyunların hepsi Almanca'ya çevrilmiş mi oluyor? Bu zor bir iş mi? Türkiye'de neden yapılmıyor? Can (N.C.K.) Kantarcı MAC: Yani kaba bir hesaba göre (Start/Run/calc.exe), ıhhhm 16-8, hah 8 senedir bilgisayarla uğraşıyorsun. Eh işte bende (Start/Run/calc.exe), şeeyy 97-89, ulan ne zor işmiş bu matematik, 6-7 senedir (bu Intel Inside valla salak) falan yazı yazıyorum. Genel font ve kadersiz çerçeve değişikliklerinden başka bende değişen bir şey yok. Acaba, sende değişen bir şeyler var da ondan mı sevmeye başladın? 1) Daggerfall ve US Navy Fighters. Gıcığına söylemiyorum, bence Daggerfall'a bir baksan (hepiniz bakın), belki fikrin (sabit fikirli olmamak lazım) değişebilir. Ama Civ2 ve NeedForSpeed kayda değer CD oyunları, bir de F1GP2 (aslında o da simulasyon ama oyun yere inince insan öyle düşünemiyor (sabit fikir)). Sonracıma bir de Daggerfall (sabit fikirlisin diyeni yakarım). 2) Aynı sorudan iki tane, bayağı dert olmuş galiba. Demin dediğim gibi ama sen saat yönünün tersine kaçmayı dene (eski yazıları beğenmeme intikamı). 3) Bütün CD'lere taciz uygularsan bir süre sonra göçüyorlar (ama no-name kopya CD'ler galiba gerçekten daha çabuk göçüyorlar). Ben kopya CD asla alma... (Intel bak bakiim etrafta şüpheli kimseler var mı? Yok mu, iyi) alırım tabi. Genelde çok bir problem yaşamadım. Ama şöyle de bir sorunum var, ben genelde CD'den önce CD-Rom'u bozuyorum. (Şahin, bana email atmaya devam edersen o ROM'u da bozacağım, çocuğum Netscape bozuluyor, senin e-mail gelince, nasıl yapıyorsun bu işi?). 4) Ben de takmış durumdayım, çok bir işime yarayacaklarından değil, ama başka bir yerlerde daha kaliteli oyunlar olması beni rahatsız ediyor (kıskanç mizaç). Genelde oyun sistemleri bir oyunla parlıyorlar (bakınız Nintendo-Mario Bros, Sega-Sonic) ve bu oyunları canları gibi koruyorlar. Yani sana kısacası bu oyunu oynamak istiyorsan bizim oyun makinamızı alacaksın diyorlar. Ama Allah'tan Sega son zamanlarda SegaPC diye bir alt şirket kurup (paraya doymuşlar galiba) oyunlarını PC'ye çevirtiyorlar (Nintendo bekleme, boşuna beklersin), Virtua Fighter geldi, Sega Rally, Daytona ve Sonic yolda. 5) Kartsız çalışır ama maksimum kalitede (en yüksek çözünürlük ve maksimum renk) çok yavaş olur. Tabi bu özelliklerle hızlı çalıştığında daha güzel olur ama bir VirtuaFighter için bu kadar para (100-300$) verilmez bence. Yakında bu kartları kullanan simulasyonlar (valla gıcığına söylemiyorum) çıktığında o zaman bir bakmakta yarar var. Ama bir de uyum sorunu var, her kart her oyunu hızlandırmıyor, onu da başka bir mektupta tartışırız (30 dakika). 6) Hepsi değil ama büyük firmaların (Sierra, EA falan) çevriliyor. Eğer oyun text ağırlıklıysa (yani mesajlarda falan) ve adamlar akıllılık edip önceden çevrilebilir halde (mesela Daggerfall'da bütün text'ler ayrı bir yerde açık duruyor) çevirmek o kadar zor olmasa gerek (ben bu kadar anlarım) ama Gabriel Knight2 gibi paso vıdı vıdı konuşan oyunlara bir daha adam tutup seslendirme yapmak lazım. Mesela Wing Commander4'ün Almanca'sı mavra kutusu, adam bana bizi korumalısın falan diyor, benim aklım (ister istemez, bilinçaltı, refleks), ohichkomme'li filmler gidiyor. Neden türkçe yapmadıkları Borununun senin 3. sorunla yakın bir bağlantısı var (bakalım çözebilecek misiniz?) ICH BIN DEİN GEWİSSEN BAĞCI İBevgili MAC, ameshow' un devamlı takipçisiyim.Dergiyi geç fark etmeme rağmen bütün sayılarını isteyerek elde ettim. Çünkü amacım kel açıklamasını okumak falan değil senin gibi yazarların muhabbetleriyle keyiflenmek.Zaten derginizin tutmasının bir sebebi (belki de tek sebebi) bu. Aslında bu mail'i sana atmamın nedeni Macbeth'in anlamını biraz çakmam oldu. 1)X-com terror oyununda şu beyni etkileyen bir silah var ya (su anda adını unuttum magnetic bilmemne gibi bir şeydi) bu silah taşınır mı, sabit midir yenilir mi içilir mi nasıl kurtulunur? Bilim adamlarım keşfetti ama üretme namına hiç bir şey yok. 2-) Ben strateji oyunlarına yeni tutuldum ve Warcraft'ı strateji hastalarının niye sevmediğini anladım. Gerçekten basit bir oyun ama benim gibi çömezler için çok zevkli oluyor. Bana warcraft gibi bir oyun söyler misin? 3-) Ufo'yu açıkladığınız sayıya sahip olmama rağmen hiç yardımcı olmuyor. Hadi terror sitelerini aşabildim de şu yaratıkların baselerini bir türlü halledemedim.Biraz tüyo lütfen az pişmiş olsun. 4-) Bildiğin ilginç internet adreslerini dergide yayınlar mısın. Özellikle beleş oyun dağıtanları. 5-) Ya şu salak araba yarışlarından ne anlıyorsunuz. Aynı yolu 300 kere rüzgar gibi geçen teneke yığınları neden ilginizi çekiyor. Hadi hız sürat merakınız var peki pilotları bu kadar övmenizin sebebi ne? Semih ATABEY MAC: Bir adet e-mail mektubuyla programımızı kapatıyoruz (20 dakika) sayın seyircilerimiz (Almanya'da bir tek TRT INT çıkıyor). Evveet şurdanburdan (e-mail adresinden vilayet anlaşılmıyor ki) Semih Bey'e dönüyoruz. Yok, Macbeth anlamı yanlış olmuş, zaten aslında MAC'in anlamını arıyor olman lazım (yanlış taraflardasın diye söylüyorum). 1) MC teknolojisi üç adımda gelişiyor, geçen ay research tree'yi bilmiyorum (ezberlemesi zor) diye yanıtlayamamıştım, bu ay öğrendim. MC Lab yaptın mı? İyi o zaman şimdi sıra MC Reader (bu sadece alien datalarını öğrenmek için), en sonunda MC Disruptor geliyor (13 dakika). Bunların hepsini yapabilmen için canlı bir Terörist (ne diyom ben ya) ve canlı bir Tasoth yakalamış olman lazım (rütbeleri konusunda emin değilim). Bunları yapıyorsan ve yine de bulamıyorsan bir de şunu dene, research'den önce base'inde bir tane MC Disruptor bulunsun (inci broş'a (yakışır bana) benzeyen şey). 2) Warcraft2'nin salaklığı canına tak ettiyse yavaş yavaş Command&Conquer'e geçmekte yarar var. 3) Yaratık base'leri hakkında geçen (11 dakika) sayıda detaylı bir disruptor/tank saldırısı taktiği verdim (eski sayılar için 260 02 25), ama olmadıysa bir e-mail daha at, şemalı falan anlatayım. 4) Bu ay internet köşesine başladık, daha içeriği konusunda tartışıyoruz (Count de la Internet Timur şu sıralarda Fransa'da gezide bulunduğundan (enter the new year in style?) tam tartışamadık), ama her ay orada birkaç adres olacak. Bu arada beleş oyun diye bir şey yoktur, eninde sonunda bir numara vardır ama eğer oyun demoları arıyorsan (ve sabırlıysan, çok büyük dosyalar) bence en iyisi http://www.pcgamer.com/, demonun kendisi yoksa bile en azından olduğu yere (6 dakika)link'ler var. 5) Baaak, 300 km dedin şüphelendim (4 dakika) şimdi, Formula- 1'den bahsediyor olma sakın? Sen Allah bilir laz kahvesine girip laz fıkrası anlatmaya da çalışıyorsundur. Buralarda Formula-1 ciddiye alınır, saygı görür, pilot muhabbeti genel (2 dakika) Formula-1 geyiğinin en zevkli dalıdır. İlgilenmek istiyorsan (ve gerçekten zevkli) sana bazı (1 dakika) link'ler Ef'em neden durdunuz efem, yazıyı kaydetmeyecek misiniz ef'em? Ef'em? Uyudunuz mu ef'em? Hehe köşe bana kaldı! Evet arkadaşlar, merhaba arkadaşlar, ben İntel Inside, artık buralarda beni... kahretsin autosave'i açmış... -<CUT> Murat'Captive ' ADANÇ Ihlamurdere Cad. Çelebioğlu Sok. Akel İşhanı No:2/5 Beşiktaş 80690 Istanbul (taksim'de sürterdik amaçsız)