CRUSADER NO REGRET
Retro bilgisayar4 Tüm Game-Show'un lanetli dünyasından herkese merhaba. Evet, ben yani favori yazarınız geri döndü. Umarım geri dönüşüme sevinmişsinizdir. Yoksa Engin hanımefendisi (ben aslında diyeceğimi bilirim de, neyse, basın ahlâk yasası, küçük çocuklar...) kanınıza mı girdi? Evet ne yaptın ettin ama geri dönüşümü engelleyemedin sen ey gafil Engin Abla. Ama benim çok sevgili Game-Show okuyucularım, senin gerçek ve kirli, yo hayır pis yüzün ortaya çıktıkça ne demek istediğimi anlayacak. Geçen ve ondan önceki ayki hakaret, iftira ve suçlamalara bir cevap verdikten sonra artık ayın en kaliteli oyunlarından biri olan Crusader: No Regret isimli oyunumuza geçiyoruz. Açıkçası birincisinin açıklamasının yayınlanmasından dolayı ben de MEG'in isteği üzerine oyunun birincisiyle farklarını içeren bir yazı yazmaya karar verdim. Eğer birincinin açıklamasını isterseniz hangi sayıda olduğu abone ve eski sayılar sayfasında olacak. Oyunun birincisini oynayanlar bilir, LBA'dan bu yana gelmiş en kaliteli ve en iyi kontrol sisteminden birine sahip olan da bir isyancıyı yönetiyordunuz. Bir isyancı olarak kanının son damlasına kadar savaşmaya hazır olan
Silencer(biz)'ın yine oynayanların bileceği üzere oyunun sonunda hararetli bir savaştan sağ salim çıktığını ve bir life-pod içinde uzayda amaçsızca ilerlediği sahne oyunun son sahnesiydi. Açıkçası Origin yine kalitesini ortaya koydu ve ne olduysa ondan sonra oldu. Ben oyunu bitirdikten sonra içimden bir ses isyan kuvvetlerinin işinin burada bitmeyeceğini söylüyordu. Bu yüzden birkaç ay “Acaba yenisi ne zaman gelecek?” sorusuna cevap bulmayla uğraştım. Yeni oyun bundan birkaç gün önce sessiz sedasız, şatafatsız ve eski ününü ve kalitesini aynen koruyarak geldi ve benim tarafımdan yazılmak üzere drive'a takıldı. Oyunu yüklemek benim 486'da oldukça uzun sürdü ve 70 MB'a yakın bir yer olması gerektiğini anlamam çok uzun sürmedi. Neyse, her şeyin sonunda oyun yüklendi ve karşımda bir film (birincisindeki gibi). Ama gözle görülür bir kalite artışı ve tabii dolayısıyla kare atlama olayı baş gösterdi. Sonradan anladım ki oyun 64K renk desteğiyle ve üstelik DOS altında sorunsuz çalışarak diğer benzerlerine olan üstünlüğünü yeniden ispatladı. Yine SVGA(640x480) grafikler, yine müziklerle karşımdaydı. Üstelik parçalar baştan aşağı yeniydi ve daha net kullanılan bir panel de yerini eski oyun panelinin yerinde almıştı. Tabii ki bunlar oyundaki makyajlar. Bunların dışında gözüme çarpan ve önemli bulduğum bazı yeni eşyalardan bahsetmek istiyorum: Portable Bouncing Benny: Bunu yere bırakın, 'B' harfine basın ve çevresindekilerin yamulmasını keyifle izleyin. Mine Detonator: Bu kuvvetli bir patlayıcı. Detpac'ten daha iyi. VIR Imager: Bununla duvardaki kızılötesi ışınları ve mayınları bulabilirsiniz. Spider Mine: Bunu salın ve unutun. Kendi hedefine kendi gider, uysaldır, terliklerinizi ayağınıza kadar getirir. Disruptor: Bir çeşit tuzak bulucu olduğunu zannediyorum. Datapick: Klasik maymuncuğun teknoloji harikası torunu. Her kapıyı açar (para hesabı). Inhibitor: Servo-mech'lerin infilakına sebep olur. Radiation Shield: Çernobil olayından sonra bende de bundan olsa diyen zavallı Çernobil halkının sesini duyar gibiyim. Evet bildiniz, Silencer buna ihtiyaç duyuyor, çünkü çevresinde zaman zaman 1000 Çernobil'i havaya uçuracak kadar radyasyon oluyor. Bunların dışında birkaç yeni silah (onları bulmak için çatlayacaksınız) ve birkaç yeni panel (terminal, kilitli duvar bilgisayarı gibi) var. Bunların ne işe yaradıklarını oyunu oynadıkça çok rahat anlayacaksınız. Tabii bunların dışında yeni düşmanlarla birlikte eski düşmanların da oyuna dahil olması tanıdık yüzler olması açısından iyi bir şey (gibi geliyor bana). Bazı duvar silahlarının ve kameraların bir çeşit elektrik kalkanıyla korundurulması ise sadece oyuna zorluk katmak açısından iyi olmuş (bunların kalkanının kalkması için yakınlarındaki reaktörleri patlatın). Oyunun menü ve kontrol sistemi yine birincisinde olduğu gibi ve geniş bir klavye örtüsünü oyunun yardım bölümünde (F2) bulabilirsiniz. Adamımız Silencer, bir-iki de yeni hareket öğrenmiş. Bunlardan birincisi ileri doğru atlama. Bu hareketle yerdeki (bolca karşılaşacaksınız) hareketli elektrik akımlarından kurtulmanız sağlanmış. Tıpkı bir komando gibi ileri doğru atlayıp adamlara birbirini vurdurmak aslında oldukça zevkli. Ama bunun için de iki keklik asker bulmanız lazım geliyor. Unutmadan hareketi yapmak için “CTRL+ileri ok tuşu” kombinasyonunu kullanmanız gerektiğini de
TANITIM ekleyeyim. Aranızdan bazılarının “Zıplama nereye gitti? Eskiden bu tuşlarla ileri atlar, yükseklere çıkardık.” dediğini duyar gibi oluyorum. Maalesef zıplama yalnızca “/” ve “J” harfine basınca mümkün oluyor. Bir de artık yerde sağa, sola, ileri ve geri strafe edebiliyorsunuz (tuşu). Bu bence en güzel yeniliklerden biri. Evet, oyunun oynanışı ve yenilikleri ile ilgili söyleyecek başka şey yok. Ama grafik kalitesinin yine maximum olduğunu, seslerin ve müziklerin çok iyi olduğunu, filmlerin ise mükemmel olduğunu bilin yeter. Tabii ki senarist aynı olunca yine bir şeyleri kurtarmaya çalışacağınız da işin acı tarafı. Bol macera üstü orta karar adventure ancak bu kadar iyi ve kaliteli bir şekilde birleştirilip önümüze oyun diye koyulabilirdi. Şu sıralar Time Commando ile birlikte alabileceğiniz en kaliteli oyun. Bence Crusader: No Remorse oynamayanlarınız varsa önce onu alın, oynayın, bitirin (hem birkaç aylık oyun olduğu için ucuza düşürebilirsiniz) sonrasında Crusader: No Regret'i alırsınız. Bu mecburi değil, yani ilkini oynamadan da ikincisinden aynı zevki alabilirsiniz ama ben yine de böyle yapın ki oyunun havasına iyice girebilin. Eskisinden zor ve eskisi kadar kaliteli oyunlar bulmanın oldukça zor olduğu oyun piyasasına düşmüş ender güzelliklerden biri olan Crusader: No Regret benim size alınca pişman olmayacağınızı garanti edebildiğim nadir oyunlardan biri. Benden bu kadar, gerisi size kalmış. Bir dahaki oyuna kadar hepinize BOL OYUNLU GÜNLER...
EİBurak “Silencer” Bayburtlu
LANDSCAPE (ARCADE)
CD - 25 MB HARD DISK 8 MB RAM SVGA
Minimum PC 486