Macbeth
Retro bilgisayaruvardaki çizikler giderek artıyor. Öyle bir hale De: ki artık duvar yok, sadece çizikler var. Çizikler ve onların arasında akıp giden hayat. Taa başında asla bitmez gibi görünen hayat. Bazen uyandırıldığında 'böyle olunacağına keşke denilen hayat. 'Ölsem de kurtulsam' denilen hayat. Çizikler azken konuşmak ne kolay. Duvar boşken, umutlar da vücut da gençken konuşmak... Olmaz olsun, bitsin, batsın demek... Sonra zaman geçtikçe, çizgiler çoğalıp gölgeleri üstümüze düştükçe, biten her gün bir rahatlama, bir sonraki korku getirdikçe, ölüm sabırlı bekleyişine başlayınca... İşte o zaman... Bütün hayat boyunca düşünülmeyen, akla gelse de uzaklaştırılmaya çalışılan, yokmuş gibi davranılan herşey işte o zaman insanın başına üşüşür bir anda. Pişmanlıklar, ucuz sevinçler, çoktan unutulmuş acılar, gelenler, dönmemek üzere bilinmeyene gidenler, derin konuşmalar, ya da sıradan gündelik şeyler. Herşey bir olur, zavallı ölümü bekleyenin üstüne çullanırlar. Bebekler şirinlikleri için' sevilmemeye, daha yaşayacak çok zamanları olduğu için kıskanılmaya başlanır. Her durgun an, göçüp gitmenin bilinmezliğinin şüphesiyle dolar, cevapsız sorular kafada döner durur. Ne olacak, nasıl olacak ve hepsinden önemlisi ne kadar yakında olacak. Ne zaman değil, ne kadar yakında olacak. En iyimser tahminler bile gizli bir korkunun izleriyle bitmez endişelere dönüşür. İnsan oturur, ve bekler. Korkar ve bekler. Bekler çünkü kaçışı yoktur, korkar çünkü elindekileri kaybetmenin korkusu basit ruhunu aşacak kadar derindir. Dokunduğu en basit cisimler bile ona yakında kaybedeceklerini hatırlatır, bir anda o cisme sarılıp asla bırakmama isteğiyle yanıp tutuşur. Duvardaki çizikler birleşir, arasından kurtulunamaz bir parmaklık oluştururlar, zavallıyı hapsederler. Her davranış, her hareket, her görüntü sıradanlıktan çıkar, derin bir mana almaya başlar. Bir gülümseme, bir selam, uçan bir kuş, geçen bir gemi, esen rüzgar, hatta bir nefes bile kimliğini değiştirir, bir burukluk, bir şüpheyle vazgeçilmez, paha biçilmez hale gelir. Bazen de bir anda herşeyi boşvermek gelir içten. Kabullenme, umursamama iyi birer fikir gibi görünür ama fazla uzun sürmez bu, çünkü vücut zayıftır, irade ise acınacak kadar aciz. Umursanmayacak, göze alınmayacak | şey insanın kendi hayatı olduğu zaman mantık, hiçbir bilinç olacakları gözardı ,, etmeyi başaramaz ki. Yıllar önce kurtulsam diye düşünülen hayat bir anda en kıymetli şey Haline gelir. Hayatın renkleri parlaklaşmaya, ölümün karanlığı giderek daha fazla korkutmaya başlar. Önce bütün güçle sarılır bitmesin diye. Sonra acı dayanılmaz olduğunda eller kavramaya çalışır. Son anlar akıp giderken tırnaklar saplanmaya çalışılır bitmesin diye. Ama yolun sonunda herkes yenilir, çünkü hayat kadar ölüm de Inteeeel'le ben bu ay memlekete tatile gittik, götürmeyecektim salağı ama çok yalvardı (yalvarmadım-Intel) (yalvardın-MAC) dayanamadım. Geldik memlekete, yeri öptük sonra gümrükteki adam bizi öpmeye kalktı. Intel sakladığım valizi elimden aldı (çok rahatsız bir valizdi-İntel) (kes, nankör-MAC). Kontrol yapacaktı, Ben 'yok abi birşey içinde' dedim (yalan, ben vardım-Intel) (olmaz olaydın-MAC), inanmadı. Eliyle şöyle bir tarttı (sanki kaçak mallar ağır olmak zorundaymış gibi), hafif gelince geçmeme izin verdi. Allah'tan Intel Inside'ı fazla beslemiyorum (açılım-Intel) yoksa gümrük vergisi şeklinde size okul, yol, hastane olarak geri dönecekti (keşke-Intei) (Bir daha parantez açıp yazıma karışırsan çakacam sana-MAC). Neyse sonra Kamer'e vardık, tabi ben yeni yeri görmemiştim (siz de görmemiş olabilirsiniz ama güzel). Serkan'a iki rekat şükür dayağı attık (ben, Intel değil o hala valizdeydi), Levent'in gıcık sesini hatırladık (hatırlamak zorunda kaldık), Emin'in yeni 17 inch monitörüne imrendik (tamam, kıskandık), sonra başladık yemeye. Kaldığım 15 gün içinde Emin ve ben elele vererek dağı, taşı, Beşiktaş'ı ve Taksim'in yarısını yedik. Dürüm halinde Internet, ekmek arası Formula 1 Grand Prix 2 yedik. Muhabbet ederken yedik, gülerken yedik, Kral TV seyrettik yedik, Serkan'la dalga geçerken yedik, Engin'i taciz ederken yedik. Yedik de yedik. Sonra Emin komaya girdi, benim de bağırsaklarım düğümlendi, ama biz hala yemeye devam ettik (bana vermediler-intel) (ben sana çakacam demedim mi?-MAC) (Ahhh-intel) (Ooohh olsun-MAC). Size bu kısa sürede dergi için yaptığımız yararlı şeyleri anlatacaktım ama aklımda tek kalan neler (ve ne kadar çok) yediğimiz bir de derginin Pentium'unda Formula 1 oynamanın ne kadar güzel olduğu. Artık
Td. biliyorsunuz, anti-sportif benim, en ilgi duyduğum spor (ne kadar spor olduğu tartışılır) Formulat ve ben son birkaç yılı bu oyunun çıkmasını bekleyerek geçirdim (yani abartmıyayım, tek yaptığım iş oyunu beklemek değildi). 3-4 sene rötarla geldi gelmesine de Almanya'da biraz pahalı olduğundan alamamıştım. Memlekete varınca (yemek yedikten sonra) hemen oynamayı talep ettim. Emin de benim Formula1 manyaklığımı bildiğinden zaten bir kopya hazır etmiş. Başladık oynamaya (bir yandan da Algida yiyoruz, eriyip klavyeye akıyor (ben hala valizdeyim bu arada- İlk şok 93-94 sezonu olması. Koskoca bir firma (Microprose), takımların ve pilotların bu kadar önemli bir sporun oyunu nasıl iki sene öncesine göre çıkarır anlamadım (hala anlayabilmiş değilim, galiba FIA'yla olan anlaşma hakkında birşeylermiş) ama doğrusu beklediğim zamana değdi. İlk göze batan değişiklik texture'lar falan ama hem IndyCar'da olduklarından hem de zaten çoğumuz hi-res full-texture oynayamayacağımızdan (minumum Pentium 100 lazım) (ben 486'ıyım-Intel) (sanki bilmiyorum-MAC) buna kafayı yormaya değmez. Acemiler için bütün sürücü yardımları hala duruyor ve birincisinde genelde pasif olan diğer pilotlar birazcık olsun akıllanmışlar (ilk defa biri bana blok attığında şok oldum) ama herşeyden önemlisi kazalara yeni bir boyut eklenmiş. Hem birinci oyunda hem de IndyCar serisinde bütün kazalar iki boyutluydu yani 300 kilometreyle birine daldığınızda ya spin atardınız ya da paralanıp kalırdınız. Artık havaya da fırlayabiliyorsunuz! N'olcak demeyin, bu hem yarışa, hem de kazalara yeni bir boyut getiriyor. Şiganlara (öztürkçesi var mı bilmiyorum) arabanız sallanıyor, biriyle lastik teması yaptığınızda arabanız yerden kalkıyor. Özellikle çakıl tuzaklarında arabanızın sallanması muhteşem bir efekt. Daha takla atmayı beceremedim ama (denemelerim sürüyor) IndyCar Racing 1 çıkıp da, işin içine texture'lar karıştığından beri, yarış oyunlarındaki en büyük ilerme bu. Acı itiraf ama bu oyun iğrenç olsaydı herhalde ben yine saatlerce oynuyor olacaktım ama çok şükür beklediğimden iyi çıktı, yine saatlerce oynuyorum (sanki bilmiyorum-İntel) (senin dilin çok uzadı, bu sefer duble çakacam, hemen mektupları getir-MAC). WENN DU MICH WIRKLICH Sevgili MAC, Bu sana yazdığım ilk mektup. Ben senin 64 lerde de okurdum. Ama hiç mektup yazmadım. Ama o zamanlar (zart, zırt, doing!!!) Hiç böyle mektup yazılır mı ya? Gerçi yukarıdakiler doğru ama Güzin Ablaya mektup yazarmışcasına da olmaz ki. Burada sana kısa özgeçmişimi yazmayacağıma göre şimdi SORULAR !!! 1) Abi ya bu derginin fiyatı niye böyle astronomik bir hale geldi ? 2) Prisoner Of Ice'in açıklamısını yayınlarmısınız ? Veya yollarmısınız ? (Bu arada CD nin içinde belirli yerlerin save gameleri var ama benim gibi bunları her takıldığınızda kullanırsanız hikayeden hiçbir şey anlamazsınız.) 3) da Edwards Base'de yaratık komutanı yemeden önce taşın yerini söylüyor ama adamın odasındaki map de hiçbirşey yapamıyorum. HEEEELLLLLPPPPPP 4) Abi sence Ripper nasıl ? Yani oturup 3 saat demo izleyip, ondan sonrada yarım saat oyun mu oynuyorsun ? (ben böylelerine kıl oluyorum. Yani o kadar para ver oyun niyetine sana demo versinler) 5) Galiba Lost beğenmemişsin. Ama oyunu — İl şu günlerimizi verdiğimiz Dune'un yapımcılarıyla b aynı. Oyunun demosunu oynadım hiç fena değil, hele oyunun içindeki müzikler müthiş, 6) The Riddle Of Master Lu hakkında ne diyorsun ? Prisoner Of benziyor mu? (Yani oynanabilirlik | bakımından) 7) Civ 2'nin Cd'deki demoları güzel mi, almaya değer mi yoksa Cd-rip versiyonunu mu alayim ? Pİ 8) Gabriel Night'ın 3. gününde herşeyi yapıyorum ama gün bitmiyor. Y-A-R-D-I-M lütfen. | 9) Bana ne olursun birkaç Adventure oyunu tavsiye et. Az Cd li az demolu mümkünse render'lanmamış olsun. 10) Abi ya, hani sayfaların arasına müzik sözleri | yazacaktın? (Hani 1 ev, 1 yazlık, 2 de araba | verecektiniz) 11) Metallica 'Load' ve adamların yeni tipleri hakkında ne düşünüyorsun? j 12) İçinde 100 tane ziplenmiş oyun bulunan CD'lere | ne diyorsun.? Mesela içinde Fade to Black olan | CD'den oyunu açıyorsun, harddiskin 90'ı gidiyor | mu? 13) Abim için az CD'li, bol uçuşlu, eli yüzü düzgün | bir simulasyon tavsiye eder misin? | Emir 'M.A.D.' Uçkan MAC: Geçenlerde ben kendi özgeçmişimi yazdım | (Emitiin unutma ha sakın!), baktım kimi kayda değer | | bölümleri 64'ler ve sonraları Game-Show'dan ibaret. Acaba diyorum, ben 15-16 yaşındayken hayatımın dergilerde geçeceğini bilseydim de ona göre davransaydım (bari fizik çalışmazdım) daha mı iyi olurdu? Olur muydu? Ben kime mektup yazıp | soracam? Güzin Abla'ya mı? | 1) Emin telefonda 150 bin olacaz dediğinde bana da p çok gelmişti (ben neredeyse 1 senedir Almanya'dayım) ama Türkiye'ye gelip enflasyonun son sonuçlarını görünce rakamın benim sandığım kadar anormal olmadığını gördüm. Herşey ateş pahası olmuş azizim (ama Almanya'ya göre yine de ucuz, benim burda okuduğum dergi 10 Mark). Bir de şu faktör var, son zam öyle kaç para yapsak diye düşünülüp yapılmış bir zam değil. Ya bu kadar yapılacaktı ya da harbi harbi (biliyorum bıktınız) batacaktık. Yaptık, batmadık. Eğer gerçekten (bu ay bir okuyucunun bana yazdığı gibi) 4 kutu kola parası (eski MAC para birimi) sana çok çok fazla geliyorsa senin aboneliğini ben ödemeye hazırım (30 Mark ediyo). 2) Pahalı diye dergiyi her ay takip edemiyoruz galiba, ya da eski sayılar sayfasına pek ilgi göstermiyoruz. Prisoner of Ice'ı 8.sayıda açıklamışız (hayat akıp gidiyor, ben yazmıştım, okunmalı). Bak işte abone olursan alacağın 5 eski sayıdan biri 8.sayı olabilir. 3) Haritadaki deliğe iğneyi sokman lazım (doktorun odasındaki iğne). O zaman gizli İşe bölüm açılacak. Tabi izin belgesi, film ve denizaltıyı patlatma işlerini
# halletmediysen bu olmaz. 4) Yüz kere dediğim gibi sırf süs olan CD adventure'larından bana da gına geldi ama Ripper (oynadığım kadarıyla) bana biraz daha iyiymiş gibi geldi. En azından tamamen yanlız değilsin, konuşulacak birileri var ve onların konuşmalarındaki ince ipuçlarını yakalaman lazım (Mert öyle dedi). 5) Bak demo gibi oyunlara kızıyorsun, sonra bir demosundan Lost Eden'i beğeniyorsun. Çok acı tecrübeden söylüyorum, uzak dur. Görünüşüne ya da Müziklerine aldanıp paranı boşa harcama (o parayla abone olabilirsin), bir iki dakika sonra bütün süslemelerin bir manası olmadığını anlıyorsun. 6) Aslında son zamanlarda çıkan iyi adventure'lardan biri. İndy tipinden hoşalıyorsan (Prisoner of Ice'ı beğendiysen bunu da kesin beğenirsin) bence al. Hatta cisim kullanma işi açısından biraz daha zor olduğundan, daha bile hoşuna gidebilir. 7) Benim oynadığım kadarıyla (500-600 saat falan herhalde) oyunda çıkan tek demolar bir Wonder yaptığında oynayan kısa movie'ler. Rip'i kaç disket bilmiyorum ama eğer daha ucuza geliyorsa kesin onu al. Öyle kayda değer bir değişiklik yok. 8) Kulüp'e tekrar gittiğinde orda kimseyi bulamıyormusun? Nerden mi biliyorum? Bana da olmuştu, saatlerce debelenmiştim. Bugüne kadar neden olduğunu bulabilmiş değilim ama bir daha oynayıp denediğimde bu sefer geçmeyi başarmıştım. Kulüpteki arka odada herşeyi incelediğine (burdan şüpheleniyorum) ve polis odasındaki panodaki daire ve kağıda tam kliklediğine emin ol. 9) Son zamanlarda nedense (acaba para kazanmak için olabir mi?) bütün adventure'lar bol CD'li ve paso renderli geldiğinden fazla şansın yok aslında ama akla takılanlar The Dig ve Simon2 (The Dig sana daha uygun herhalde). 10) Beş altı aydır oyalanıyordum (her seferinde yazamadan sabah oluyor bir türlü yetiştiremedim) hep araya gidiyordu, ama bu sefer hazırlıklı davrandım. Faith No More'la başlamış bulunduk. Eğer özellikle istediğiniz birileri varsa yazın. 11) Türkiye'deki muhabbetten anladığım kadarıyla Load kimseyi memnun edememiş ama bence güzel, hatta çok güzel, hem de uzun. Şu ya da bu albümle karşılaştırmıcam ama bence buna şükredelim. Tiplerine gelince, olur böyle şeyler, aradan yıllar geçti, beni ırgalamaz, ben tutacağı Formula 1 pilotunu yakışıklılığına göre seçenlerden değilim (ama taş atmayı severim). 12) Aslında iyiler, en azından ne alacağına karar veriyorsun. Aslında CD olacak oyun var, olmayacak oyun var. Mesela Settlers2'yi CD'de almak bir nevi israf (günahtır), başında bir demo var (sonunda yok) hepsi bu. CD'ye para vermeden böyle şeylere bakmak (ya da bana sormak) lazım. 13) Çok da bir alternatif yok aslında, USNF var, ATF var bir de TopGun var. Bunların arasındaki seçim ne kadar ciddiyet aradığına bağlı. TopGun en eğlencelisi (ve en az ciddisi). GREİF DOCH EINFACH ZU —, Sevgili MAC, | Bu sana ikinci mektubum. İlkini yayınlamıştın umarım bunu da yayınlarsın. Ve soru 1. Süreniz 30 saniye , 1) Mad tv ile ilgili hile (cheat) biliyormusun? (şifre vermek tarzın değil ama bir kereden bir şey olmaz). 2) Edge 3D grafik kartı ne oluyor? Kaynatılıp suyu mu içilir? Yoksa kökü mü yenir (VESA ve PCI kartlarından farkı ne). 3) Cyberia 3 (bu yüzyıl içinde.) çıkacak mı? Cyberla |'i oynadım, Il'yi bitirdim (fazla kolay geldi 1) Nü merak etmek hakkım (yoksa değil mi?). 4) Ultima 8 in açıklamasını şıfdırırmısın ? (televizyon çocuğundan araklanmıştır) 5) Almanya'ya oyunlar bizden sonra mı ulaşıyor, yoksa Almanlar mı zevksiz ? (Bakınız yolun sonu Almanya Top 10 ) 6) Hex editörü nedir, nasıl kullanılır ? Oyunları cheatlemekten başka neye yarar ? 7) Başka soru bulamadım bir tane de sen sor. Baki “Falcon” Çakıcı MAC: İkide iki, sen bu mektup yazma işini çözmüşsün gibi görünüyor (ama 30 saniye biraz az, özellikle Ultima8'in çözümü için) 1) Ben bu bir kereden birşey olmaz yalanını daha önce de duymuştum (Engin Abla nasıl bu hale geldi sanıyorsunuz). Güzellerim, canlarım (ve sen salak Burak), strateji oyunlarında hile yapmayın, yaptırmayın, yapanları uyarın. Eğer ilk başta başarılı olamıyorsanız easy'de oynayın, bir büyüğünüze danışın ya da vazgeçin. Hadi diyelim illa hile yapmak durumundasınız, bari bana sormayın (beni sinirlendirmeye çalışıyorsanız başarıyorsunuz). MadTV'yi MaryAnn 4 kere bitirdi, eğer istiyorsan ona taktik sor. 2) Edge ve diğerlerin başımızın yeni belaları. Ouake ve ATF gibi oyunlar artık iyice abardığından normal grafik kartları kesmemeye başladı, yeni kartlar çıkıyor (daha modem parasını biriktiremedik ki). Bu kartların üç türlüsü olacak, birincisi yavru kartlar, ana grafik kartlarına ek olarak takılacak (gelecek zamanda yazıyorum ekonomik sebeplerden ama kartların çoğu piyasaya çıktı bile) sadece 3 boyut hızlandırma işine bakacak. İkinci tür kartlar başlı başına grafik kartları olacak ve hem normal Windows cart curt işlerine bakacak hem de 3D hızlandırma için ayrı chipler içerecek. Üçüncü ve er: pahalılarda multimedia solution dedikleri hem ses, hem MPEG, hem CD- Rom hem de grafik hızlandırcı chipleri tek kartta taşıyacak olanlar. Hangisini alacağın parana bağlı ama Edge3D Diamond'ın ürünü olduğundan tercih edilebilir. 3) Cyberia3 ile ilgili duyduğum en son şey (bu çıkacak manasına geliyor) high-res olacağı ve oyunun çözümüne gidecek çok yol olacağıydı (yani bir shoot'em up bölümünü geçemedin bir türlü diye takılmayacaksın). 4) İlk başta gördüğün köylü adamla konuş ve ona.... (80 saniyede bu kadar). 5) Biz de oyunların toplam ömrü 1-2 ayı geçmiyor ki. Sonra bilgisayarcıya gidip, az bir paraya yenisini çektirebiliyoruz. Almanya'da (ve başka | yerlerde) oyun fiyatları *
100-200 Mark arası değiştiğinden, insanlar iyi # olduğuna emin olmadan bir oyunu almak istemiyorlar. Dergilere, promosyonlara falan bakıyorlar (Game-Show'a da bakıyorlar ama anlamıyorlar), ona göre karar veriyorlar. Command&Conaer falan gibi bir oyun iyice isim yapınca herkes gönül rahatlığıyla onu almaya başlıyor, aylarca listelerden inmiyor, yoksa oyunlar hemen hemen aynı zamanda çıkıyor. 6) Hex editörü 16'lik düzende program ya da disk editlemek için yapılmış bir editör. Aslında ilk yapan adam sen strateji oyunlarında hile yap diye icad etmemiştir herhalde ama işte tarihte böyle şeyler oluyor (dinamit, nükleer fizik, silikon ve Macbeth örnekleri). 7) Mesela nedir abi bu hayatın manası, neden son pişmanlık fayda etmez, benim ne zaman modem'im olacak, bu yeni yetme 'oğlanlı' gruplar ne zaman tükenecek, Türkiye'de internet niye bu kadar yavaş, ölmek mi iyi, sakat kalmak mı (süre 3 saniye).
MICH KANN MAN KAUFEN Majesteleri Sir MAC, Şu zor günlerde tüm bilgisayar sahiplerini sizin yanınızda olmaya çağırıyorum. Herkes, ayda 4 kutu kola içmeyip bu dergiye sahip çıksın diyorum. Umuyorum ki Game-Show bizim ve sizin desteğinizle daha başarılı olacaktır. Seninleyiz Game-Show. İşte istekler/ sorular/ düşünceler: 1) Bilgisayarım bir 3865X-33 80MB HD 4MB RAM. Sizden her türde oyun tavsiyesi istiyorum. (Klasik istek!) 2) Screen Thief hakkında bilgi verir misin? 3) MAC ne derse o olur! Warcraft, Dune2'den daha güzel. 4) Kamer'den aldığım GTL mouse'u yüklerken ara sıra Microsoft mouse'u görmüyor. Acaba neden? (Sakın Arçelik kullanma kılavuzunda olduğu gibi “mouse kablosu takılı mı?” diye sorma.) 5) Öncelikle 8MB RAM almak istiyorum. Piyasa fiyatı nedir? 6) Birkaç eski sayı bende yok, almak istiyorum. Nasıl alabilirim? 7) Until it sleeps'in sözlerini yayınlar mısın? 8) Championship Manager2'den daha iyi bir menajerlik var mı? Red Baron MAC: Ben de tam nasıl olsa anlamazsın diye 4 kola örneğini copyrights'sız kullanmıştım, meğerse senin mektubu da yayın listesine almışım. Umarız kızmamışsındır. 1) Railroad Tycoon (strateji oluyor), Indy500 (araba yarışı olarak), Corel Draw 2 (aperatif), Day of the Tentacle (adventure gibi), Wolfstein3D (ekşın), UFO (bir daha strateji), Sensible (spor olsun diye), Epic (uzay da lazım), Jetfighter (bu da simulayon). Her tür oldu mu bilmiyorum, ama 386'cıların durumu bayağı iyi. 2) Screen Thief dergimizin direği, ingiliz anahtarı, her işin başı. Bir oyunu oynamadan hafıza yüklüyorsun, sonra oyun sırasında ALT- Control-T üçlüsüne basarak (çok ayrık “olduklarından basmak zor) ekranda olan olarak kaydediyor. Çoğu kartlarda hi-res ekranları çalmıyor, onun için resimler bozuk çıkıyorsa sebebi kartınızın uyumsuzluğu olabilir (çok eski Trident'lerde normal çalıyor). 3) Ben dedim diye olmasın ya. O zaman tadı kalmıyor. ğ Bir okuyucu yazıp demiş ki, aslında Warcraft'da shift'e basılarak dört birlik seçilebiliyormuş. ben bunu hatırlayamadım, ama varsa böyle birşey, yararı olsun diye yazıyorum. 4) Vay... Klasik 'Kamer'de bulabilirsin, Kamer'den | cevabıma misilleme ha, beni köşeye sıkıştırmaya mı çalışıyorsun yoksa? Aslında başarılı da — © oldun, bunun olabilmesi için aklıma gelen tek sebep mouse'un, kullandığın sistem ile uyumsuz olması. 5) Eskiden 8 MB Ram dedin mi anneler çocuklarını NN içeri sokar kapıları sürgülerlerdi. Şimdi zaman içinde RAM'ın fiyatı da anormal düştü. Hatta o kadar düştü ki, şu anda az RAM acısı çekmenin hemen hemen hiçbir manası kalmamıştır arkadaşlar. Ben geçen sene dolara almıştım (aklımı seviyim, ne güzel de stratejik karar veririm), şu anda 50 $ civarında. 6) Kamer'e kadar gelip mouse driver alıyorsun da, ne diye sesini çıkarıp eski sayı istiyorum demiyorsun? En kolay Kamer'den alırsın. 7) Ben nasıl olsa albümün içinden şarkı sözleri çıktı | diye (CD'de vardı) pas geçmiştim ama illa istiyorsanız gelecek ay Metallica çalarım size. | 8) Yok diyo herkes (ama onlar taraflı, bu oyuna Çİ hayatlarını harcıyorlar), ama galiba gerçekten yok. Ben USM oynuyordum (Championship taraftarları habire aşşağılıyorlar) bir de Premier manager serisi var. UND ES GIBT MICH | Merhabalar MAC, Yani, uzun lafın kısası (veya daha da uzunu) işte ikinci mektubum. İlkini yayınlayıp yayınlamadığın veya buna da “Hmm, idare eder, ama yayınlanacak kadar iyi değil” deyip diğer mektuplarla beraber tozlu bir rafa kaldırman hiç önemli değil. Önemli olan, en eski arkadaşım kadar iyi tanıdığımı | zannettiğim sana yazmış olmak ve sohbet edebilmek (her ne kadar tek taraflı da olsa (psikolojik baskı da yaparım)) (...) Gene de mektubumun yayınlanması ve benim sağlığım açısından faydalı olacağını düşündüğüm için bir iki soru kondurmayı da al etmedim. 1) Game-Show'un bi sayılarına (minus 5. sayı) | sahibim. Bu nedenle dergide yayınlanmamış ama son bir iki sene içinde zevkle oynadığın birkaç oyunu yazsan çok iyi olur. 2) Intel Inside bekar mı? Hani tanıdığım helal süt emmiş bir Cyrix var da, o bakımdan (çöpçatan servisimiz mevcuttur; aile salonumuz da mevcuttur... Ne alakaysa?). 3) Kendi aranızdaki kavgalara son verin, zaten kapitalist dış mihraklar bir an evvel göçmenizi bekliyor. Siz de durup dururken birbirinize dalaşmayın, onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz. (Ama şu gözlük olayı harbiden yıktı beni, abi insan gözlüğü gözünden nasıl çaldırır ya, hihoho, hi ho ho hayt yaa!) 4) Senin oralarda Amiga,durumu nasıl, bir hareketlilik var mı? 5) Bu C&C mükemmel bir
Right through my fi Where it's out of reach and it" Sometimes 1 thümlik Or | may be just paralyzed Because the plot thickens every day And the pieces of my puzzle keep crumblin' away beneath
Becaüse somewhere in between ray You see, somewhere in between Viy lüfe üs fallimg to pieces Somebody put me together Layimn' face dovvn on the ground Miy fingers in my ears to block the sound Wiy eyes shut tight to avcid the sight
Droplets of "yes" im am ocean From the bottom, it looks From the top, another downhill slope of mine But | know, the eguilibrium's there indecisicrn Clcuds my Mo öne listens Because I'm somewhere in between ray You see, I'm somewhere in between iViy lüfe is falling to pieces
Somebody put me together FAİTH NO MORE / THE REAL THING oyun, ama bilgisayar sanki birazcık son görevini oynarken atılan her Nuclear missile, construction yard'ımı ve üç tane binayı birden götürüyordu, ama şimdi NOD'larla oynuyorum ve bir nuclear strike , bir binayı bile yok edemiyor. Ne iş? Sinan “Ne bu soy isim arası gavurca sıfatlar ayağı, anlamıyorum” AKKOL MAC: Son anda (tam Almanya'ya dönerken) Kamer'e varmayı başararı mektubun yine son anda sayfaya girmeyi de başardı (Metin Akça'nın mektubu de böylece kalmış oldu, aranızda hesaplaşın), muhabbe' kısımlarını haliyle kesmek zorunda kaldım ama şöyle diyimm a) haklısın b) haklısın c) haksızsır 1) Tam 5 sayı eksiğin olması ne şans, böylece abone olursan 5 eski sayı alıp seti tamamlayabilirsin (bence yararlı bir uygulama, Emin Bey'i buradan tebrik etmet isterim). Geçeri zamanlarda aklımda kalan oyunlar mesela Jagged Alliance (unutamam ki), Death Gate, indyCar (1 oluyor), Civ2, Reunion (cok da güzel değil! ama aklımda kalmış işte), X-Com, Ouarantine, Settler 2) Bekar ama acı haber, zaptedemediğimden ne yazıl ki hadım ettirmek zorunda kaldım (iftiraaa-intel) (susmazsan hemen ettirecem-MAC) (lütfen yapma- Intel) (bak hala konuşuyor-MAC). 3) Bir kavga olduğu yok ki aslında. Serkan'ın SSS (süper saftirik salak) kişiliği insanı ister istemez onla dalga geçmeye itiyor. Mesela adama bu ayki kapağ gösteriyorsun, nasıl olmuş diye, geliyor bakıyor, ekranda kocaman bir Formula i arabası var, olmuş, hangi oyun bu' diyor sonra biz gülmekteri yerlere yatıyoruz, derginin işleri geri kalıyor. Eğer diyorsanız yazı içleri atışmalarınızı sınırlayırı, bu konuda haklı olabilirsiniz, tartışmalar sürüyo, > | 4) Var. Her akşam Klinikum Mannheim'daki (hastanemiz oluyor) morgeu adam geliyor, ölüler buzluğunun derecesini hazırlıyor. Almanya'da olmanın tek avantajı her ay çıkan bir iki tane iyi Amiga dergisi olması (yani bana değil, o dergileri alacak parası olanlara) ama bu dergiler bile artık kapaklarırındaki disk ve CD'lere eski oyunları koyuyorlar (yakın zamanda pek yeni birşey çıkmadı, bir FİGP2 çıktı bir de birkaç eski LucasArts adventure'ı) 5) Bu oyunlardaki haksızlıklara çoktan alışmış olman lazım. Başka türlü seni zora sokup oyunu zevkli hale getiremiyor galiba. Z için o kadar çok akıllı olacak, süper olacak diyorlardı, geldi, oynadım, tamam biraz daha akıllı, ama açıkçası benim beklediğimden kötü bir oyun çıktı (sektör işi yüzünden herşey köşe kapmacaya dönüyor). IM SONDERANGEBOT Sevgili MAC, 18. sayıda verdiğin taktiklerin sayesinde X-COM'u bitirdim; çok sağol! Bu arada adresime bir teşekkür mektubu yollamanız gerçekten çok ince bir davranıştı. Sorular biraz fazla ama n'apalım. Umarım sıkılmazsın. 1) Duyduğuma göre “Klasik” köşesine lazımmış. Bence Freddy Pharkas (Sierra) ve Sherlock Holmes (EA) gerçekten klasikleşmiş oyunlar. Sen ne dersin? 2) Screen Thief'le arakladığım resimler çok küçük oluyor. Bunları herhangi bir parametre kullanarak veya başka bir yolla büyütmenin yolu yok mu? 3) Amiga 4000, nasıl oluyor da hem PC hem de Amiga karakteri: taşıyabiliyor? (Yoksa ben mi yanlış biliyorum?) A 4000/ 5000 arasındaki farklar nelerdir? Şu anda piyasada var mı?
4) PC'de, Amiga'daki Deluxe Paint gibi rahatça kullanabileceğim rograma ihtiyacım var. Sence Corel Draw bu işi görür mü? Başka bir program önerebilir misin? IFF formatını okuması çok önemli; bir yıl önce bir A S00 1m, vardı ve topladığım IFF arşivini hala saklıyorum! 5) Elinde “Chips and Technologies 64300/ 301 VGA” kartı için VESA sürücü disketi var mı? Çok zor durumdayım. (Bilgisayarı satın aldığım yerdeki izbandutlar, 'Yok hemşerim! N'apalım? diyerek beni savuşturuyorlar. Kamer'de var mıdır?) 6) Sam and Max'te bir yerde takılıyorum, şu garip mağarada! (Mystery Vortex.) 4. sayıda yazılana göre, aynadan içeri girdikten sonra soldaki kolu kullanmamız gerekiyor, ama ne yapsam nafile, kırmızı kapılardan hiçbirine giremiyorum. Ne yapmam gerek? 7) Fate of Atlantis'te bir yerde takılıyorum. (Aslında plak takılıyor...) Sophia'sız oynanılan senaryoda; Thera odasındaki görevli adam, balon bulunan sandığı vermek için bir fatura istiyor. Bunu hiçbir yerde bulamadım, acaba daha önceki bir yerlerden almayı mı unuttum? 8) Time Gate'te (Knight's Chase) bir yerde takılıyorum (Ya sabır! Baba be, sana kaç kere şu eski gramofonu almayalım demedim mi?). Rahibin elbisesini yürüttüğümüz yerden sonraki odadan &..—; (hani mürekkep hazırladığımız yer) çıkıp kitabı ve tahta kutuyu # kasaya koyuyorum (Sayı 15'e göre). Daha sonra meşaleyi yeniden iterek gizli geçidi kapatıyorum. İçeri bir rahip giriyor ve ben de tam arkasından yürüyorum (Sayı 15'e göre). Fakat, onun da arkasından gelen oklu zebani, beni ne yaparsam yapayım öldürüyor (sayı kaça göre?). Burayı nasıl geçebilirim? 9) Şimdi, (Ohh! Nihayet düzeldi!) X-COM'u bitirmiş biri olarak (o kadar küçümseme, 5. seviyede oynadım) soruyorum. Sence Deadline'ı almaya değer 10) Tie Fighter, Battle5'ten sonra bitiyor mu? Sağda solda gördüğüm mission diskleriri akıbeti nedir? 11) Putty Sgad ne zaman çıkacak? 12) Jagged Alliance ve X-COM'dan başka önerebileceğin turn sistemli strateji var mı? Ufo the Enemy Unknown'un sağlam versiyonunun nerden bulabilirim? 13) DX4- 133 CPU çıkmış diyorlar. Türkiye'de var mı? Şu anki DX2- 66 mainboard'a uyar mı? Fiyatı İÇİ aile bütçemizi aşar mı? Aşarsa babam bana kızar mı? Gevezeliği kesmezsem, bir daha Game-Show okuyamama olasılığım var mı? Benden bıktın mı? Başarılar mı? Murat CEYLAN, Etlik/ Ankara MAC: Adrese geri mektup yollama yeni uygulamamız (benim de yeni haberim olduğuna göre bayağı yeni). Az biraz okuyucumuz var, onlarla da kontağı kaybetmeyelim diye uğraşıyoruz. Eğer bu mektubu alacağınıza emin olmak istiyorsanız mutlaka zarfın üstüne adresinizi yazın. Ama bu sefer de mektubu yazdığınız adam adresinizi öğrenemiyor, onun için bir zahmet mektubun içine de adresinizi yazın. 1) Freddy Pharkas'ı oynamak için kitabı lazım olduğundan onu pas geçebiliriz ama bu Sherlock Holmes oyunu için bana habire soru geliyor (Muder de yazmış) ama ben oyunu daha görebilmiş değilim (bir Pack'den mi çıkıyormuş ne), eğer sen bitirebilildiysen yaz, gönder yayınlayalım. 2) Oyunun ekranı ne boydaysa resimler de o boyda oluyor. Biz de sık sık olduğu gibi küçük resimleri büyütünce pikselienme oluyor. Kötü dert ama çaresi yok. 3) Benim öyle birşeyden haberim yok (belki de benimki karaktersizdi) (nankör-İntel) (seni de satınca senin arkandan da konuşacam-MAC), ama hem Amiga hem PC diskleri okuyabiliyor. Bir de PC emülatör programlarıyla az biraz Pc programları çalıştırabiliyorsun (ama yavaş olarak). Bir aralar PowerPC tipi hem Amiga hem PC olan bir alet Eş, çıkacağı lafları dolandı dürdu ortada ama son yıllardaki ir bin tane Amiga projesi gibi bu da araya kaynadı gitti galiba. 4000'le 500 arasında bayağı bir fark var, Workbench verstonu farklı, Chip Mem'i daha fazla, HardDisk controller'ı içinde, kart takmak için bir sürü slot var, ve yaklaşık 3000 marklık bir fiyat farkı Sanırım şu anda her iki alet de anca elden düşme olarak alınabiliyor 4) CorelDraw asıl olarak bir vektör çizim programı. Ama içinde Corel Photo Paint derler bir resim programı var. ben bunca zamandır ne sevebildim, ne de kullandım. Onun yerine Adobe Photoshop'ı dene. Çok süper profesyonel bir program ama Deluxe Paint'teki kullanım rahatlığını bulabileceğini sanmıyorum (ben bulamadım). Bu arada formatı da okuyor. 5) Kamer'de bir ihtimal vardır, arayıp sormaktan birşey çıkmaz ama istiyorsan gel iki üç adam toplayıp o herifleri dövelim, ya da çok irilerse yaz adlarını teşhir edelim (ucuz kahramanlığın alemi yok). 6) Şimdi, aslında illa o kırmızı kapıdan gireceksin diye birşey yok. Oradaki üç kapının (kırmızı, mavi ve mor) hangisinden gireceğiniz, her oyunda random olarak değişiyor. Aynalı odadaki kolların pozisyonunu değiştirip, üç kapıyı da sıra ile deniyeceksin. Mavi kapı k için mavi kol, kırmızı kapı için kırmızı kol, mor kapı için de iki kol birden. 7) Klasikler köşesine bir göz at bakalım. 8) Anladığım kadarı ile bir rahibin arkasından nasıl yürünür, tam bilmiyorsun. Biraz daha dikkat edelim Yavaş yavaş, sakin sakin, dikkatli dikkatli.. 9) Deadline'de yaptığım hatayı da itiraf ediim de, bu günlerde ölürsem (muhtemel) arkamda kapanmamış | dosyalar kalmasın. Ben oyunun haberini yaparken kısa bir movie'sini görüp X-Com gibi turn-based sanmıştım. Ama oyun real-time çıktı. Yani X-Com'culardan çok Crusader'cıların işine yarar. Özür dilerim (artık vicdanım rahat), onun yerine Jagged Alliance almakta yarar var, onu da oynayıp bitirdiysen (12.soru öyle diyor) yakında çıkacak olan ikincisi Deadiy Games'i bekliyebilirsin. 10) Defender of the Empire derler, çok güze! bir mission diskleri var (aslında Tie Fighter' da da 7 battle var diye biliyorum ama tartışıp birbirimizi kırmayalım). Install etmesi biraz problemli (oyunun crack'ini çalıştırmadan install etmek lazım) ama sana oynayabilecek 3 battle daha (her birinde 6 görev var) ve yeni bir model uzay gemisi (Tie Defender) veriyor. | Onun için yeni oyun (adının X-Wing vs.Tie Fighter olduğunu biliyorum ama buralarda X-Wing 2 deniyor) İl çıkana kadar seni oyalar 11) Buralarda çıktı (utanmadan CD yapmışlar) ama | galiba daha Türkiye'ye gelmemiş. 12) Bu ayki seçmeceden anlayacağın gibi bu türde 0 kadar da çok alternatif yok. Eskiden Space Crusade oynardık, Deadiy Games geliyor (sonbahar dediler), X- Com'un yenisi de çıkacakmış (Microprose batmazsa). Biraz daha RPG'li birşeyler istiyorsan Mega Traveller serisine bakabilirsin. Kamer'deki UFO çalışıyor (galiba, ben Amiga'da oynamıştım) 13) Çıkmış, Engin bir tane almış mı nedir, yüz kere bana birşeyler anlattı ama dinlemedim (genelde o konuştuğunda en iyi taktik budur). Galiba çok iyiydi, süperdi filan diyordu (bir gece önceki macerasını! anlatıyor da olabilir). Her board'a galiba uymuyor. Fiyatı da sanırım 70 dolar. Intel, çık o valizden de yazıyı kaydet. Döndük artık (onu çıkarmayı unutmuşum). Muhabbeti özlemişim ama keşke bu kadar yemeseydik Murat'Tormented'ADANÇ Ihlamurdere Cad. Çelebioğlu Sok. Akel İşhanı No 2/5 Beşiktaş 80690 istanbu! (kaç tane lahmacun söylüm abi
Üre