IHR DEN KICK
Retro bilgisayaryerinize. İskelet elin kapattığı kapının sol elin birinci parmağına, sağ elin ikinci parmağına klikleyince açıldığını müneccimlerle yasak ilişkiye girmeyen kimse bilemez. Sonra deneyip çözünce de bir marifet yapmış gibi gerinmemek lazım. Zaten konudan da daralmış bulunuyorum, Intel Inside, güzeller güzeli, bahtsız yavrum, mektupları getir, efkar dağıtacağız... ALSO BESORG Sevgili MAC, Bu sana yazdığım ilk mektup. Ben bir strateji oyunu manyağıyım. Ben daha küçükken Dune2 ile tanışmıştım (Amcam almıştı). O zamanlar bu oyundan pek bir şey anlamamıştım. Şu anda o oyundan tek hatırladığım düşmanın hiç patlamayan bugay (jip) si Harvester ve kum canavarı. Ama şimdi her şeyi daha iyi anlıyorum. Neyse şimdi bunları bırakıp sorulara geçeyim. 1) C&C 2'nin çıkıp çıkmadığını biliyor musun? 2) Engin Abla'nın gerçek cinsiyeti nedir? 3) Bana Civilization 1-2'den başka birkaç güzel strateji oyunu önerebilir misin? 4) Civ 2'nin disket versiyonları var mı? Varsa bunların CD versiyonlarından farkı var mı? 5) Beni DOS ve Win95'te usta yapacak birkaç kitap veya dergi önerir misin? Sorularımı burada son verirken şimdilik güle güle. (Bu mektubu lütfen yayınla). Gökhan MERCAN, Kartal/ İstanbul MAC: Çocukları küçük yaşta kötü şeylere alıştırmamak lazım (sayın amca bey), sonra çıkıp strateji manyağı oluyorlar, sonra da zaten bu kötü şeylerin esiri olmuş insanlara mektup yazıyorlar. Şimdi size bir soru (uzun zamandır aklımda, fırsat kolluyordum) mesela birkaç kişi geyik yapıyor. Konu futbol, politika ya da haliyle karşı cins olabilir (hatta büyük ihtimalle karşı cinstir). Biri de bu manasız geyiğe katılacağına kendi başına oyun oynamayı tercih ediyor. Acaba geyik yapmak yararlı bir şey midir? Geyik yapanlar iyi bir iş mi başarmaktadır? Geyik yapmayıp oyun oynayan kişi, eğer geyik yararlı değilse başka bir şey yaptığından iyi mi etmektedir (tamam bir sorudan fazla oldu, düşünmeden yazmamak lazım, Intel Inside, not a1)? Eğer geyik iyiyse, oyun oynamayı tercih eden kişi suçlu mudur? Bu onu manyak yapar mı? Çizgisiz kağıda, kurşun kalemle lütfen. 1) Şimdi olay şöyle (açıklama geliyor manasında) iki tane Command&Conquer 2 var (iki kere iki dört, yani acaba dört tane mi oluyor o zaman (aciz yazar)). Biri Eylül, Ekim gibi çıkacak olan Alarmstufe Rot. Bu birincisinin yeni silahlı yeni görevli olanı. Bir nevi C&C bir buçuk (kebap esprisi isteyenler? İstemeyenler? Reddedildi). Bir de bilinmeyen bir tarihte çıkacak olan (bilinmeyen tarih nasıl oluyor acaba) ve birincisinin sonundaki demoda görünen robotlu mobotlu C&C. 2) Dergi batmayıp biraz para kazanırsa ameliyatını ödeyeceğiz (fedakar işveren), o da iki arada bir derede kalmaktan kurtulacak. 3) Sabrın yeterse (bakınız cevap 5) Conquest of the New World güzel (ama yavaş), Master of Orion çok güzel, Ascendancy onun taklidi (ama o da güzel), illa Civilization gibi diyorsan Master of Magic de onun taklidi (günümüzde orijinallik bulmak çok zor azizim), Rise&Rule da CIV taklidi ama güzel değil (o zaman niye tavsiye ediyorsam). 4) Ah ulan yeni nesil, ben
CIV1'in CD'si olduğunu bilmiyordum. Yeni yetmelerin altları CD temizleyiciyle temizleniyor tabii. CIV2 bir kere CD'den install edince CD olmadan normal çalışıyor, sadece arada çıkan animasyonları (wonders için) göremiyorsun. 5) İki tane ana kaynak verebilirim, biri Budist usta Lama Dlama'nın 'Meditasyon ve Sabır teknikleri' öbürü de Çinli ünlü Hangı Ayoong Uhhh'un 'Mazoism'de Yeni adlı eserleri. Şaka bir yana hiçbir şey bilmiyorsan DOS for Dummies ve Windows for Dummies diye her bir şeyi sinir edecek kadar basitçe anlatan iki kitap var. Ama İngilizceler (English for Dummies var mı bilmiyorum). IHR DEN KICK Hi Seni 12. sayıdan beri izliyorum. Ama her ay “çıkacak mı, çıktı mı, yoksa, yoksa battılar mı!!” demekten harbiden bıktım. Ben endişe sevmeyen bir adamım (Mesela yani). Acaba size mektupla bir oyun için boş disket göndersem, o mektubu açar mısınız? Zaten eğer bu mektup yayınlanırsa ya soruma cevap almış olacağım ya da gidip bir piyango bileti alacağım. 1) Universe'de, oyunun başlarındaki köprüyü geçtikten sonra, bir koridorda garip bir araba duruyor o arabaya binemiyorum. N'apmam gerek (bana eski sayıyı al deme, 1. sayı kalmamış). 2) Colonization'un Civilization'dan ne farkı var? (Dur telaşlanma, eğiliyoruz işte...) 3) Şu oyun açıklamalarında hep “renderi kaplı” filan deniyor, ya nedir bu render, texture ayakları? 4) Her kafadan bir laf çıkıyor. Bari bizde bir kafa olalım. Bence Dune2, Warcraft'tan daha prof. Daha fazla mantık var. Ama Warcraft da daha hızlı ve güzel grafikli bir oyun. Tek avantajı Dune'dan geç çıkmış olması. Fakat, yakın tarihte, çıkan C&C hepsine harbi takar. Yani tercihim Westwood-Virgin koalisyonu. 5) Okul, sınavlar derken, üç beş kuruş para biriktirdim. Şimdi iki CD oyunu alacağım. Ama pişmaniyet bir geri dönüş değildir. Lütfen bana yardım et. (Teklif edeceğin oyunun bende olabileceğini hesaba katarak, biraz fazla örnek vermeni rica ediyorum.) 6) Eğer daha önce yayınlamadıysanız, size Rebel Assault 2'nin tüm şifrelerini gönderebilirim. Bir iki cheat de bizden olur. 7) Eğer isterseniz size C&C edit'i (bu programda isteyen, infantrylere lazer verir ya da dinozor üretimine başlar) ve C&C money'i (bununla da 999.999.999 USD edinebilirsiniz) gönderebilirim. Ayrıca SC2000 için Cash2000 de var. 8) Bir arkadaşımın C64'ü var ve Basic'i çok seviyor. Fakat yeni aldığı için Basic'i tanımıyor. Bu konuda en iyi senin yardım edebileceğini düşündük. 9) Senin E-Mail adresin var mı ağzını hiç açma: Timur'unki timur&sup...., biliyorum. 10) Serkan'ın bu dergide işi ne, Kimse Not Enough Serkan'ı okumuyor ki (kendi hariç). Bir de senle boy ölçüşmeye kalkıyor. Not Enough işte. 11) Tamam, biliyorum MAC bir şeyin kısaltması tamam da beth ne oluyor? Ayrıca attığın o Almanca başlıklar ne tür bir anlam taşıyorlar? 12) Sen bu dergiyi taa oradan nasıl yapıyorsun? 13) Umarım ben yaşadığım sürece deniz üstündeki mantar mahiyetlerinde kalırsınız. Can “The Eye” ÖZ MAC: Kasap ve koyun olayı
Seni endişelendirmek istemem ama ben bu dergi (parantez içinde (de)) batarsa alacağım psikolojik yaralardan kurtulabileceğimi sanmıyorum. Biz de gidersek acaba bir daha kim oyun dergisi çıkarmaya cesaret eder (elalem akıllı). Allah sonumuzu hayır etsin (lafı giderek etkisini kaybediyor). 1) Allah'tan birinci sayı bende varmış (nerelerden nerelere gelmişiz, şimdi batarsak acı koyar (o zaman batsak da acı koyardı)), arabaya binmek için kolundaki bilgisayarı kullanman lazım (tabi aynı arabadan bahsediyorsak). 2) Colonization, CIV sistemini az çok kullanan tamamen farklı bir oyun. Amerikan koloni zamanlarında geçiyor ve en azından bir konusu var. 3) Terim karmaşası oluyor haliyle. Acaba hepsini, Türkçeleştirsek mi? Desen kaplı yüksek çözünürlüklü sanal gerçeksel ortamda.... Render grafiği olan oyunlar 3 boyut programlarıyla hazırlanıyor. Mesela Gabriel Knight 2'de gerçek grafikler var (aktör falan), Zork Nemesis'te her şey render. Texture'lar da eski polygon grafiklere renk getirmek için icat edilen (ve hepimizi upgrade'e zorlayan) şeyler. Eski bir simulasyonda, mesela F29'da her şey üçgenlerden oluşurdu (daha fazla bela yaratmadan polygonu da açıklamış olduk), şimdilerde aynı üçgenler yine var ama mesela TopGun'da bunların üstüne yüzey havası verecek 2 boyutlu resimler kaplı (uçağın üstündeki armalar gibi). Aha bunlar, çocuklar, arkadaşlar, kardeşler, işte o lanet texture'lar. 4) Geçen ayki seçmece'ye fazla bir tepki gelmediğine göre (hala iki kolum, iki bacağım var (galiba)) genelde bir uzlaşma sağlandı galiba (tabi sen ortalığı tekrar karıştırana kadar öyleydi). 5) Need for Speed'i (ya da yenisini) almak lazım haliyle. ATF'yi pas geçip USNF'ı almak lazım. Full Throttle almak lazım, Death Gate almak lazım, I have no Mouth'da olabilir. Zork Nemesis almamak lazım (alanlara gülünebilir), F1 Grand Prix 2 çıktıysa (o günleri görebilecek miyim acaba) almak lazım (kalan bozuk parayla Pentium 133'da alınabilir), Wing Commander 4 de alınabilir (ya da Tie Fighter 2 beklenebilir). 6) Zamanında OPEC krizinde de görüldüğü gibi (kültürlü yazar imajı) dış kaynaklara bağlı ekonomiler her an risk altındadır. Cheats köşesi de derginin en dışarı bağımlı (News gibin) köşesi. Onun için her türlü göndereceğiniz Cheat'e açığız (özellikle Mrt tembel, kafası karışık ve biraz melankolik bir tip olduğundan açıktan öte, muhtacız bile denilebilir). 7) Bir gün gelecek, strateji oyunlarında hile yapanları mouse kablosuyla boğacağım (önce yasal olmasını bekliyorum)... 8) Basic'i geçelim bir kere, arkadaşın gerçekten yeni bir Commodore 64 mü aldı? Kızılay yardım paketinden mi çıktı? Nostalji kronik boyutlarda mı? Neden? Nasıl? Anlatın bana, sonra ben de size Basic için en iyi kaynağın Commodore 64 Reference Manual (sahaflar ya da Topkapı Sarayı Yazılı Eserler Müzesi'ne bakın) olduğunu söyleyeyim. 9) Benim adresim nomodemlnomoneyinohope.com. Ararsan meşgul çalabilir (para biriktiriyorum). 10) Serkan konusunda ne desem boş (ama bence Not Enough işe yarıyor). 11) Aslında benim adım Murat Elizabeth Adanç (ailevi bir hata, uzun hikaye), Arkadaşlar arasında kısaltınca Macbeth oluyor (Liz çok banal). Bana daha soylu bir hava verdiğini düşünüyorum (edebiyatta biraz cahiliz galiba, hani Shakespeare, Hamlet falan). 12) Nasıl desem, zor oluyor bayağı. Elinizdeki dergi ıslaksa Emin'le benim kan emeklerimizdendir. 13) Ne gibi yani (Can'ın annesine not: bu ilacın yan etkileri ve dozajı biraz fazla galiba, değiştirmek lazım) . IHR DEN KİCK
Hallo MAC 1) Bilirsin Engin Abla'ya (abi?) mektup gelmiyor, mektup yazın, soru sorun gibi cümlelerle mektup ister. Onun bu haline dayanamadım, köşesi kadar belki daha fazla uzunlukta bir mektup yazdım ve gerçekten kafama takılan bazı konulara değindim. Zannediyorum bu kadar uzun mektuplara alışkın olmadığından şok geçirdi veya sorular zor geldi, şok geçirmiş gibi yapıyor. Ama bizim sorular da güme gidiyor. Bunlardan bazılarını sana yazıyorum, bir bakarsan iyi olur: *İlk iki soru CD-ROM'la ilgili; a- Bende çift hızlı CD-ROM var. CD-ROM'un kullanım kitabında iki modelden bahsediliyor. CD-AS201 ve CD-15201. Kitabın bir kısmında (CD-ROM features), disk format and mode2 (form1/ form2) compatibility şeklinde bir tanımlama var. Yanılmıyorsam disk formatı mode1 ve mode2 ile uyumlu gibilerinden bir anlama geliyor. Bunun ne olduğunu zaten anlamadım da esas soru da o değil. Kitabın arka kısmında, teknik özellikleri anlatan bir bölüm var. Bunlardan birini yazıyorum; Data capacity, 12cm disk- mode1 540MB mode2 630MB. Soru şu: Mode1 ve mode2 ne anlama geliyor? Ben ilk önce AS ve IS anlamlarında kullanıldığını sandım ama şemalarda, install olayını anlatan sayfalarda ve diğer anlatımlarda doğrudan AS-201 ve tanımlamaları kullanıyor. Ayrıca mode1 ve mode2'nin neye karşılık geldiğine dair bir bilgi yok. b- CD-ROM'u müzik dinlemek için kullanıyorum. Sesler 16bit'lik stereo audio excel ses kartı üzerinden ve kendi hoparlörleri aracılığıyla geliyor. Bu hoparlörler yetmiyor tabii ki. Hoparlörleri değiştirmek istiyorum. Merak ettiğim, ses kalitesinde düşme olup olmayacağı. Bu arada benim CD-ROM arada bir takılmaya başladı. Sence ne yapayım? İçindeki CD'leri bozar mı? *Bozuk bir disketi veya içindeki bozuk bir dosyayı nasıl kurtarırım? 2) Geçenlerde Seawolf diye bir oyun aldım ve bizimkine install ettim, genelde olan şeylerden biri oldu ve dos4gw error verdi. Install işlemi sırasında oyundaki haritaları da yüklüyordu. Bayağı hoşuma gitmişti. Nasıl bir şey şu Seawolf? 3) Ani voltaj değişiklikleri Harddiskin silinmesine sebep oluyor diyorlar. Doğru mu? 4) Metallica'nın ilginç albümü hakkında ne diyorsun? Değişiklik şart mıydı? 5) Colonization'u bitirdim. Önce kolayında, daha sonra “İğ da zor levellerde oynadım. Tek kullanmadığım, okul, kolej vs. İçimden bir ses Sid Meier (hep beraber hep beraber) boş iş yapmaz diyor. Bu okul ve bilimum eğitim kurumları nasıl kullanılıyor? 6) Acaba diyorum, Lucas Arts X-Wing veya Tie Fighter'ın render demolarla dolu çok CD'li versiyonlarını çıkaracağına, biraz uğraşıp, hem imparatorluk kuvvetlerini hem de asileri oynayabileceğin ve hatta; Modemle (ekranın ikiye bölünmesi de olabilir) arkadaşınla kapışabileceğin, istersen de kanat arkadaşı olarak uçabileceğin bir oyun çıkarsa nasıl olur? Bence manyak bir şey olur. Abi neler buluyorum kahretsin. 7) Sizin oradaki FRP Shop'tan bana bir FRP posteri baksana. Güzel bir şeyler vardır herhalde. Sen beğen, parasını yaz. Ben gönderirim. (Ve saf Genç MAC'e güvenir... Hi ho ha ha) 8) Şimdi bizim sınıfta bir çocuk var. 486 DX2-66 veya 33'lerde iki tane saat varmış, ayrı ayrı çalışırmış. Onun bilgisayarı, tek saatliymiş ve 50MHz'miş. Piyasada yokmuş ve kendi yapmış. Şimdi bu çocuk ne diyor? Doğru mu diyor? 9) Gazetede bir haber gözüme ilişti. Amerika'da her yüz kişiden otuz yedisinde kişisel bilgisayar varmış. Japonya'da bu oran 96/14. Biz ise Güney Afrika, Peru ve Brezilya ile yarışıyoruz. Kişi başına düşen PC de *61. Acı tabii ama işin bir de öteki yüzü var. Bu öteki yüz, şu öteki yüz; Şimdi Türkiye hemen hemen yetmiş milyonluk bir ülke ve bunun *-1'i de yediyüz bin gibi bir rakam yapıyor. Düşünsene yediyüz bin PC var, onlar kadar olmazsa da Amiga, Sega vb. oyun araçlarından geçilmiyor ve bu ülkede Game-Show gibi bir dergi satılmıyor. Düşündün mü? İyi. O zaman git kendini at. Altuğ “neydi benim lakabım ya” CANITEZ MAC: Mektubunun başını kesmek zorunda kaldığım için üzgünüm (arkadaşlar arasında 5000 kelimenin ne önemi var canılım) ama açıkçası helal yani nasıl desem. Oradan (nerede olduğunu çözemedim) derginin başlangıcını, gelişmesini ve (Allah göstermesin) sonunu bu kadar iyi kestirmiş olman inanılmaz (casus olmandan şüpheleniyorum). Hemen hemen bütün gözlemlerin doğru, azıcık müneccimlik edip bu mektubu bir sene önce yapsan belki daha iyi durumda olurduk (belki de karamsarlığa kapılıp dergiyi çıkarmazdık). Derin manalı mektuplar arasında birinci sıraya oturdun, sağ ol. 1) Intel Inside, bak bakalım hoca bakıyor mu? Kitap açıp kopya çekeceğim. Çocuğum bu nasıl soru? Cevabını bilsem Bill Gates olurdum değil mi? Soruyu analiz etmem iki gün sürdü, cevaba vakit kalmadı, Emin Bey cevaplayacakmış: Bilgisayarının mainboard'un pipe-lined burst cache ise 64 bit veri yolunu kullanman, mainboard'un PCI bus'ının DMA kanallarının task üzerine *5 volt uygulayacak şekilde jumper ayarının yapılması ve IRQ değerinin, CD-Rom'un access time'ını 9,5 milisaniye yapacak şekilde ayarlaman için, ISO slotlarından birinin RS232 ayarının IDE harddiskleri SCSI gibi kullanacak şekilde getirmen lazım. Yani zor, sen hiç bulaşma bu işe. Neyse şaka bir yana, işte cevaplar. a) ilk çıkan CD'ler 63 dakika ses, 540 MB data kaydı yapılabilecek şekilde çıktı. Fakat bu standart tarih oturamadan 74 dakika ses 630 MB data kaydı yapan yeni CD'ler çıktı. Ve tabii ki bunlar kullanıldı. Senin CD-Rom'un bu ikisini de okuyormuş. (sevinme şimdi 700 MB kayıt yapan CD'ler de var.) b- Ses kartından çıkan güç, hiç bir zaman bir hoparlöre yetecek kadar iyi değildir. Çünkü ses kartının üzerinde sadece pre-anfi vardır. Sen bir anfi'ye ses kartının çıkışını bağlarsan o zaman CD kalitesinde ses alırsın. Bozuk CD'lerin CD-Rom'u bozacağını sanmıyorum. Ayrıca, bozuk dosyalar için NDD'yi kullanabilirsin.
2) Seawolf modern bir denizaltı simulasyonu, bir nevi Electronic Arts'ın Attack Sub'ının devamı. Digitize grafikleri falan var ama ben genelde modem denizaltı savaşlarını sıkıcı bulurum. Satranç oynamak gibi bir şey, periskop yok (var ama gerek yok), torpido yok (füze devri), güçlü radar var, hastaları çıldıracak ama bence eski model İkinci Dünya Savaşı denizaltı simulasyonuyla daha çok eğlenirsin. 3) Okuma yaparken kıpırdatmak, düşürmek, havadan nem kapmak, genelde gıcık olmak, can sıkıntısı ve kadersizlik gibi bir sürü sebep HardDisk göçmesine sebep olabilir. Ben zamanında 64'lerdeyken Beşiktaş'ta voltaj yüzünden bir HardDisk göçertmiştim, çaresi o hat koruyucularından almak ama onlar da Harddiskin kendi kadar pahalılar. 4) Adamlar 10 yıl yaşlanıp 100 milyon dolar zenginleştikten sonra aynı kalmalarını beklemek saçma olurdu. Ben beğendim (çok şükür), çıkan sonuç, imaj ne kadar değişirse değişsin (susuzluk her şey), Kirk'in tipi yine de komik. 5) Biliyorsun Avrupa'dan gelen insanların kalitesi üzerinde fazla bir kontrolün yok, iti geliyor, kopuğu geliyor. School olan yerlerde bu insanlar en azından normal pioneer seviyesine kadar gelişebiliyorlar, diğer insanlarda kendi alanlarında uzmanlaşıyorlar. 6) Ümidini kesme, yeni Tie Fighter'da modem opsiyonu olması ihtimali büyük ama bana yazmaz (modemim yok, olsa da telefon parasını ödeyemem). 7) Intel Inside, bak bakalım şu kataloğa, 28.800 Modem kaç paraymış. 300 Mark mı? Tamam. Altuğ sırf senin için gittim baktım, süper bir Lance posteri var, Limited Edition, ama 300 Mark'mış, sen bana parayı yolla, ben posteri hemen alıp postalarım (artık Tie Fighter 2'ye modem opsiyonu koyulabilir, hatta bence mutlaka koyulmalı). 8) İşlemcilerin farklı clock cycle'ları olduğu doğru (bu saat, o saat değil, swatch falan olmaz) ama bu ondakini kendi yapmış kısmı bana biraz şüpheli geldi. Bu tip aynı zamanda 100 km menzilli uzaktan kumandalı arabasının olduğunu, onların evindeki antenle Amerikan kanallarının seyredildiğini ve babasının arabasının 320 yaptığını da söylüyor mu? 9) 7 bin tanesi alsa 7 bin kere şükredeceğiz? Belki anket bu sayıya yetişmez, sizce derginin tirajını arttırmak için ne yapabiliriz? (birini işaretleyin) a) A4 sayfa boyu b) Reklam kampanyası c) Kapı zili, tencere, tuzluk? d) Adak adamak, kurşun döktürmek e) Boşuna uğraşmayalım? EİNE LANGE NACHT Sevgili MAC, Hatırlayamayacağını bile bile (zaten hatırlamazsan da olur) sana bir şey anlatacağım (Tanışma bölümü). “94 baharı... Ben ve iki arkadaşım Kamer'den oyun çektirmiş çıkıyorduk. Bu arada seni tanıyorduk, ama aramızdan sadece biri yüzünü görmüştü. (Aslında kaç kez (bir kez) dergiye gelip kapıyı çaldık, ama sen yoktun.) Kapıdan çıkınca uzun saçlı, sakallı, kafasında siyah bereli biri yanımızdan geçti. Tam o sırada Murat (seni bilen) “Aaa MAC!” diye bağırdı. O anda hepimiz (sen ve üçümüz) göz göze geldik. Sen tip tip bakıyordun. İşte ben orada sana göre soldan 2. kişiyim. (Nasıl ama?) Neyse seni 64'lerden vs.... (klasik). O zaman yazmak kısmet olmamıştı. (Bunun, seni 64'lerin Temmuz 92 sayısında tanımış olmamla ilgisi olabilir.) Artık sana yazmamam için tek bir engel var, o da derginin batması (Allah korusun). Sen bunları okurken, (bir terslik olmazsa) benim Pentium 100, 1.2GB HD, 6xCD-
ROM ve 16MB RAM'lı bir bebeğim olacak. Çok uzun oldu biliyorum, ama bunlar 5 senenin birikimi. Lütfen hiçbirini kesme. (Anıyı kesebilirsin ama bundan bahset.) Söz, bir daha bu kadar uzun yazmayacağım. 1) Touche hakkında biraz bilgi verir misin? (Konusu, oynanış biçimi, yorumun...) 2) King's Quest 6'yı bitirmiş biri olarak (sen değil ben) sence KOT'yi alayım mı? Bir CD'ye değer mi? Oyun hakkında en ufak bir bilgim yok! Bitte helfen sie! (Almanca da bilirim.) Cevabın lütfen nesnel olsun. 3) Şu ana kadar, şöyle zevkle oynayabileceğim bir stratejiye rastlamadım. Settlers idare ederdi. Aslında benim sorunum strateji oyunlarının oynanış biçiminden kaynaklanıyor. Yani; hareketsiz oyun ekranları, garip garip istatistikler (yok asker sayısı, top sayısı, ev sayısı, patates sayısı,...). Şöyle oynarken insanı heyecanlandıran, bol animasyonlu, savaş ederken yapmacık değil gerçek zevk aldığın bir oyun tavsiyesi lütfen! (Yeni olsa iyi olur.) Fields of Glory ve Settlers 2 nasıl? 3,5) UEFA Champ. League nasıl? FIFA96'dan iyi mi? 4) 8. ve 9. sayılarda senden adventure tavsiyesi isteyenlere Discworld ve Sam&Max'i önermişsin. SM neyse de bu Discworld n'oluyor ya? Mümkünse biraz bilgi. (Tavsiye sorularından bıktıysan söyle, bir daha yazmam.) 4,5) Hiç Meatloaf veya ÜNLÜ dinledin mi? 5) CD'leri daha ucuza bulmak imkanımız yok mu? Varsa bunun bir dezavantajı var mı? Bu arada Haziran sayısında OEM diye bir şey duydum. OEM nedir? Yenir mi? İçimden bir ses CD'lerle ilgili bir şey olduğunu söylüyor. Çok zekiyim (Yoksa değil miyim?). Cevaplar için teşekkür ederim, umarım yazdığım kağıtları beğenmişsindir. (N'apiim, yazlık yerde dosya kağıdı bulunmuyor.) To be continued... Bono “Mr. Mephisto” Vox MAC: Saç kısmı doğru, sakal muhtemel, siyah bere her zaman mevcut (lanet sinüzit), tip tip bakmış olabilirim (gündüzleri sinirli olurum), tamaaaam şimdi hatırladım. Yoksa sen o sağdan ikinci miydin. Niye o zaman söylemedin, ben oyum diye (şimdi pek işe yaramıyor)? 1) Touche nesli tükenen Monkeyisland/Indy tipi bir oyun. Konusunu (güya) üç silahşörlerin beşincisinin (Dartanyan dört oluyor ya ondan) maceraları. Grafikleri güzel (Teoman Irmak çizmiş), esprileri de fena sayılmaz. Her şey diğer silahşörlerle buluşmayı beklerken bir cinayeti görmenle başlıyor. Tamamını daha oynamadım (demo durumu) ama alınabilir gibi görünüyor. 2) Bırak King's Quest'i, bu günlerde herhangi bir Sierra oyununu alırken iki, beş hatta on kere düşünmek lazım... Düşündüm, bence alma. Piyasada ondan çok daha eğlenceli adventure'lar var. 3) Kısacası sulu strateji severim diyorsun yani. Ben genelde elimde bütün dokümantasyonu yoksa ağır wargame'leri oynamayı sevmem (boşa kürek oluyor) ama buraya kadar gelmişken biraz ufak ufak daha zorlarıyla oynamaya başlarsan, tez zamanda sen de şimdi gıcık görünen oyunların hastası haline gelebilirsin. Fields of Glory'i geç, iyi oyun da, fazla action yok. Oyunun çoğu bekleyerek geçiyor. En basiti Reunion gibi
senaryolu, az adventure'lı bir uzay stratejisine
3.5) Daha güzel değil, aynı zamanda biteli aylar olan bir olayın oyununu çıkarmanın ne manası var anlamadım (galiba yetiştiremediler). Fifa96'nın varsa uzun süre futbol oyunu almana da gerek yok aslında. 4) Discworld kişisel bir tercih, benim okuduğum en komik yazarlardan biri olan (Serkan'dan sonra) Terry Prachett'in Toman serisinin oyunu. Oyunun esprileri de fena sayılmaz ama galiba CD-Rip versionunda save problemi var. 5) Artık CD kopya olayının suyu çıktı (ama ucuzlaması hayal), istediğin CD'yi anında kopyalatabiliyorsun, ama
çok CD'li oyunlarda (boş CD bu kadar pahalı olduğundan)
bu pek ekonomik olmuyor. Onun yerine kutusuz, dokümansız, nereden geldiği bilinmez (Bulgaristan olduğu söyleniyor) OEM versionları var. Bir kusurları yok, onlar olmasa WingCommander 4'ü, Phantasmagoria'yı falan biraz zor oynardık. EİN ABGEFAHRENES ZIEL Sevgili MAC, Bu benim sana ilk (ama son değil) mektubum. Ben sizin derginizi yani Game-Show'u eskiden renksiz iken bir kere okudum. Ve beğendim. Şimdi ise her ay aldığım bir dergi oldu. Çünkü sizde oyunların tam (esprili) açıklamaları var. Şimdi sorularıma geçiyorum. 1) Derginizin 9. sayısını nasıl elde edebilirim? 2) Warcraft 2'de 5. savaştaki görevim nedir? 3) Bana güzel bir savaş stratejisi söyler misiniz. (Warcraft 2 ve C&C hariç) 4) Ben bilgisayarıma 16MB RAM Pentium 100 yaptırsam bu bana kaça mal olur? 5) Theme Park alınmaya değer bir strateji oyunu mu? 6) Phantasmagoria'yı bitirmiş biri olarak bana bir adventure önerir misiniz? 7) Civ 2 DOS'ta veya Win3.1'de çalışır mı? Sorularım bu kadar. Gelecek ay görüşmek üzere byee. Eren “X-Man” ALKAN, Antalya MAC: Renksizken beğendiğini söyleseydin o kadar masrafa girip renkli yapmazdık. Yaptık bir kere, bakalım ne olacak (aslında ne olacağı gayet bariz). 1) Bu ay orta sayfadan hayvan kadar bir eski sayılar ve abone bölümü var, oradan nasıl alacağını öğrenebilirsin (elin değmişken abone de olabilirsin). 2) Çok da karmaşık değil aslında, ilk başta elindeki birliklerle (human oynadığını varsayıyorum, daha doğrusu varsaymak zorundayım, çünkü ben Orc'ları oynamadım) Tol-Barad denen yeri alman lazım. Sonra asıl bela başlıyor. Bu bölümün anahtarı petrol üretimini elinde tutabilmek. Orc'lar habire denizaltı gönderdiğinden tankerleri koruman lazım. Önce sağdaki adayı ele geçirirsen katapultlarla karadan koruyabileceğin bir pil platform kurabilirsin (oyun oynarken not almanın yararları). Genelde sinir bozucu bir bölüm çünkü habire gemilerin güme gidiyor. 3) Bu aralar alınacak bir adet strateji var, o da Civilization 2. 4) Moralimi bozmak için mi soruyorsun? Gıcığın mı var? Sonra mektup yazıp 'Ay Pentium 100 sormuştum ya, aldım, çok iyiymiş' mi diyeceksin? Güle güle kullan 400 dolara falan başarabilirsin (monitör falan aynı kalıyorsa). 5) Theme Park özellikle SimCity'i ve Settlers'ı sevdiysen çok güzel bir oyun. Birkaç gün anormal zevkle oynarsın ama sonra oyun tekdüzeleşiyor, fazla bir yenilik çıkmıyor. Az disket olduğundan bence al, ama Pentium 100 alıp ThemePark oynarsan adama gülerler. 6) Aynı daldan gidelim diyorsan Gabriel Knight 2 de öyle bir şeyler. Aslında piyasa bu tür oyunlarla dolu. 7) Eğer 256 renk driver'ların varsa çalışması lazım. DAS ZEUG DAZU FİNDET IHR Dear MAC Seni C-64'lerden beri takip eden 17 yaşında bir okurunum. Özel zevklerim müzik (metal) dinlemek, bilgisayar kullanmak. Sana daha önce hiç mektup yazmadım hatta hayatımda ilk kez mektup yazıyorum desem yeridir. Unutmadan hala yatağımın baş ucunda duran bir Megadeth posteri var (Bil bakalım nereden geldi?). Şemsiyeni aç (Soru yağmuru başlıyor). 1) Dedektif Fırtına'yı açıklamanızı bekliyoruz. Sen hiç gördün mü sence almaya değer mi? 2) Dragons Lair'i hiç oynadın mı bende CD'si var fakat adam köprüden yürürken köprü yıkılıyor, adam aşağı düşüyor ve bütün haklar burada gidiyor. 3) Macbeth ne zaman 10 sayfa olacak? 4) Ben Adana'da oturduğum için 6., 11., 12., 13., 15. sayılarınız var ben 3., 9., 10. ve 14. sayılarınızı almak istiyorum nasıl alabilirim? Toplam fiyat nedir? 5) Ben Dark Legions adlı oyunun orijinal disketlerini aldım fakat yaza kadar kayboldu (taşınırken) kitapçığını, fotokopisini veya crack dosyasını yollayabilir misin. Okurlardan yollayan birisi olursa da olur hele Adana'da ise çok makbule geçer. Not: Bilgisayarım 486DX2-66 8MB RAM 420MB HD 4X-CD-ROM SBPRO 2.0 NEW Kerem TAŞLIEL, Seyhan/ Adana MAC: Acaba poster versek tiraj artar mı? Pamela Anderson posteri ister misiniz? Ya da periodik cetvel posteri? Söyleyin (yapalım diyemeyeceğim) düşünelim. 1) Dedektif Fırtına'yı açıklamayı düşünmüyoruz, düşündük taşındık, vatanımız bir evladı olduğundan tanıtmaya karar verdik. Takılırsanız bana yazabilirsiniz. 2) Bazen insan bir hata yapar, yanlış insanlara yanlış sorular sorar. Mesela 'Polis Bey, buraya park etmek yasak mı?', ya da 'Hocam, bu soruların hepsi mi cevaplanacak?', ya da 'Siz katilsiniz değil mi?' gibi. Şimdi minimum (bakınız soru 4) 5 sayı okumuşsun. Benle Dragon's Lair arasında herhangi bir (direkt, çarpık) bağlantıyı nasıl kurabildin? Cevap: Köprü yıkılmadan joystick'i kıpırdatman lazım. Soru: Hangi yöne? Cevap: Bilmiyorum... 3) 6 sayfa olsun da canı içinde olsun yeter. Yazı uzadıkça harfler küçülüyor, yakında microfilm halinde yayınlayacağız. 4) Nasıl oluyor yani? Adana uzak diye dergi her iki ayda bir mi geliyor? Biz Yay-Sat yerine yanlışlıkla Yay-Yat'la (ideal firma ismi) mı anlaştık? Alma işinin tekniği orta sayfa da, toplam fiyatsa sadece 200.000 TL. 5) Yollarım diyeceğim yine başım belaya girecek. Koskoca TSR firması, Muhammedi bir yazısında fotokopiden bahsetti diye bize faksla uyarı çekmiş. Gerçi varlığımızın farkında olmaları bizi mutlu etti ama bu uluslararası yasalar laflarından falan biraz ürktük. Sayın TSR yetkilileri, dergimizin toplam sermayesi ve mal varlığı Intel Inside'dan ibarettir. Alın tepe tepe kullanın. Yeter ki nasıl oldu da elinize Game-Show geçti söyleyin (nasıl Türkçe anladığınızı sormuyorum bile)? AUF EUREM WEG itmadan (!) hemen sorulara geçelim. (Mektup sendromu...)
1) Bu “Z” nasıl bir Dune 2 gibin? 2) X-COM'u aldım, bıkıp usanmadan çalıştım ve Leviathan'ı yapıp T'leth'e saldırdım. Fakat bu seviyeye gelebilmek için yüzlerce (belki de binlerce) saat uğraştığım için artık pes ettim. Kendileri uzak clusterlarda aylardır inzivaya çekilmiş durumda ellerinden öperler. Bu beladan kurtulmak için T'leth'de en kısa yoldan nasıl başarılı olabilirim? 3) Police Quest 4'te de takıldığım bir yer var. Hani şu son tiyatro (galiba sinemaydı) bölümü. Burada koltukların birinde baygın halde bulunan bayanı bir türlü uyandıramıyorum. Kapıdan dışarı çıkıp tekrar içeri girdiğimde ise sapık katilimiz onu sırtlayıp götürüyor. Burada da bir müdahalede bulunamıyorum. Girdiği kapıyı da (perdenin solundaki) bir türlü açamıyorum. MACtor, derdime bir çare?!? Bu mektup belki de “Renkli dergi!, Renkli değil!” diye kuduran idiotların yüzünden hiç yayınlanmayacak. (Ulan sizin monitörünüz de mi siyah-beyaz? Sizi promosyon keşleri sizili!) Neyse, umarım Game-Show sonsuza dek yayınlanır. Başarılar... Murat CEYLAN, Ankara MAC: Ben de hemen cevaplayalım bari (sabah oldu, yazı geç kalıyor sendromu). 1) Bu Z uzaktan (daha demo bile yok) çok güzel görünüyor. Bir kere çok sağlam yerden geliyor, Bitmap Brothers yapıyor. Bir haber okudum, adamlar Warcraft 2'yi tamamen aptallıkla (haklılar, her senaryo önceden ayarlı, her seferinde aynı), Command&Conquer'i de oyuncuyu hince hazırlanmış zorlukla (haklılar, iki dağın arasından geçmek zorundayken nedense hep karşıma iki turret bir de lazer çıkıyor) suçlamışlar. Z'nin böyle şeyler kullanmadan tamamen rakibin yapay zekasıyla eğlenceli olacağını söylemişler. Yani ilk defa Dune 2 tipi bir oyunda gerçekten düşünüp bizim hareketlerimize göre planını değiştiren bir rakip göreceğiz (galiba). Belki sonunda bu tür oyunlar 'strateji' adını gerçekten hak ederler. 2) T'leth aslında koca oyunun en zayıf yeri, benim için tamamen hayal kırıklığıydı çünkü Terror mission'lar bile buradan daha zor. Benim genel taktiğim şöyle: Leviathan öküz kadar olduğundan götürebildiğin kadar tank götür. Adamlarını da her zamanki gibi donat (kendi zevkine göre, önemli değil), T'leth'e varınca önde tanklar (siper olarak), arkada adamlar koridorlara dalın. Yollar biraz dar olduğunca azar azar hareket et, birimler biraz ilerlesin, ateş etsinler, sonra arkadakilere yolu açmak için kenara çekilsinler (movement points'i iyi ayarlamak lazım). Baştaki belaları geçince son bölüme geliyorsun. Nasıl olsa bir adamın sağ kalsa yeterli olacağından burayı kamikaze olarak da oynayabilirsin. Çok zorlanacağını sanmıyorum. 3) Kadın gidici zaten, ona yapacak bir şey yok, kapıyı açmak için çelik çubuğu kullanman lazım. Elveda dostlar, bozuk paranız varsa havaya atın, yazı gelirse gelecek ay çıkıyoruz, tura gelirse de çıkıyoruz. Öyle de battık, böyle de battık nasıl olsa. Murat Ihlamurdere Cad. Çelebioğlu Sok. Akel İşhanı No 2/5 Beşiktaş 80690 Istanbul (yağmur var mı oralarda bu sabah?)