Gameshow sayı 18, sayfa 55

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 55

2) Seawolf modern bir denizaltı simulasyonu, bir nevi Electronic Arts'ın Attack Sub'ının devamı. Digitize grafikleri falan var ama ben genelde modem denizaltı savaşlarını sıkıcı bulurum. Satranç oynamak gibi bir şey, periskop yok (var ama gerek yok), torpido yok (füze devri), güçlü radar var, hastaları çıldıracak ama bence eski model İkinci Dünya Savaşı denizaltı simulasyonuyla daha çok eğlenirsin. 3) Okuma yaparken kıpırdatmak, düşürmek, havadan nem kapmak, genelde gıcık olmak, can sıkıntısı ve kadersizlik gibi bir sürü sebep HardDisk göçmesine sebep olabilir. Ben zamanında 64'lerdeyken Beşiktaş'ta voltaj yüzünden bir HardDisk göçertmiştim, çaresi o hat koruyucularından almak ama onlar da Harddiskin kendi kadar pahalılar. 4) Adamlar 10 yıl yaşlanıp 100 milyon dolar zenginleştikten sonra aynı kalmalarını beklemek saçma olurdu. Ben beğendim (çok şükür), çıkan sonuç, imaj ne kadar değişirse değişsin (susuzluk her şey), Kirk'in tipi yine de komik. 5) Biliyorsun Avrupa'dan gelen insanların kalitesi üzerinde fazla bir kontrolün yok, iti geliyor, kopuğu geliyor. School olan yerlerde bu insanlar en azından normal pioneer seviyesine kadar gelişebiliyorlar, diğer insanlarda kendi alanlarında uzmanlaşıyorlar. 6) Ümidini kesme, yeni Tie Fighter'da modem opsiyonu olması ihtimali büyük ama bana yazmaz (modemim yok, olsa da telefon parasını ödeyemem). 7) Intel Inside, bak bakalım şu kataloğa, 28.800 Modem kaç paraymış. 300 Mark mı? Tamam. Altuğ sırf senin için gittim baktım, süper bir Lance posteri var, Limited Edition, ama 300 Mark'mış, sen bana parayı yolla, ben posteri hemen alıp postalarım (artık Tie Fighter 2'ye modem opsiyonu koyulabilir, hatta bence mutlaka koyulmalı). 8) İşlemcilerin farklı clock cycle'ları olduğu doğru (bu saat, o saat değil, swatch falan olmaz) ama bu ondakini kendi yapmış kısmı bana biraz şüpheli geldi. Bu tip aynı zamanda 100 km menzilli uzaktan kumandalı arabasının olduğunu, onların evindeki antenle Amerikan kanallarının seyredildiğini ve babasının arabasının 320 yaptığını da söylüyor mu? 9) 7 bin tanesi alsa 7 bin kere şükredeceğiz? Belki anket bu sayıya yetişmez, sizce derginin tirajını arttırmak için ne yapabiliriz? (birini işaretleyin) a) A4 sayfa boyu b) Reklam kampanyası c) Kapı zili, tencere, tuzluk? d) Adak adamak, kurşun döktürmek e) Boşuna uğraşmayalım? EİNE LANGE NACHT Sevgili MAC, Hatırlayamayacağını bile bile (zaten hatırlamazsan da olur) sana bir şey anlatacağım (Tanışma bölümü). “94 baharı... Ben ve iki arkadaşım Kamer'den oyun çektirmiş çıkıyorduk. Bu arada seni tanıyorduk, ama aramızdan sadece biri yüzünü görmüştü. (Aslında kaç kez (bir kez) dergiye gelip kapıyı çaldık, ama sen yoktun.) Kapıdan çıkınca uzun saçlı, sakallı, kafasında siyah bereli biri yanımızdan geçti. Tam o sırada Murat (seni bilen) “Aaa MAC!” diye bağırdı. O anda hepimiz (sen ve üçümüz) göz göze geldik. Sen tip tip bakıyordun. İşte ben orada sana göre soldan 2. kişiyim. (Nasıl ama?) Neyse seni 64'lerden vs.... (klasik). O zaman yazmak kısmet olmamıştı. (Bunun, seni 64'lerin Temmuz 92 sayısında tanımış olmamla ilgisi olabilir.) Artık sana yazmamam için tek bir engel var, o da derginin batması (Allah korusun). Sen bunları okurken, (bir terslik olmazsa) benim Pentium 100, 1.2GB HD, 6xCD-

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.