Gameshow sayı 17, sayfa 53

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 53

oyunlarından biri (diğeri de herhalde Tetris ama o zaten zeka oyunu, onun işi bu). Şimdi dostunuz olarak alın, yararlı vatandaş olarak (ne gibi yani?) geçirebileceğiniz saatleri çöpe atın demicem, zaten birincisinden ilk ağır yarayı aldıysanız sizi bağlasam (ne hemen yanlış anlıyorsunuz, efendi olun aramızda bayanlar var) durmazsınız. Şöyle diyeyim, dikkatli yaklaşın, bir kere yakayı kaptırırsanız kolay kolay kurtulamazsınız (belki de 10 göreve indirerek bize iyilik yapmışlardır) Intel Inside, çocuğum getir mektupları, o en üsttekine dikkat et, O Muder'in mektubu, kendisi yakınım olur, bugün hiç içimden canını yakmak gelmiyor (elektrik faturası gelsin, o zaman itinayla oyacam onu). IHRE PERSÖNLICHE Sevgili MAC, Selam... Hayat zor, ama adventure'lar zevkli. Sonunda bilgisayarıma kavuştum. Ve ilk aldığım harbi oyun da sanırım, Full Throttle... Dün aldım, bugün takıldım yarın ne olur ne bileyim? Ama şunları bir 1) Şu Old booster'ıyla arabadan söktüğüm vantilatörümsü nesneyi falan almış iken, elektrikli testereyi de kuşanmış iken, cavefish salaklarından da 30-40 tane öldürmüş iken ben kafayı yemişem, nerde bu salak mağara, nerde bu Rick Myran'ın rampası? Cavefish'leri gördükçe yani motorlarından düşürdükçe, kendilerini patlatıyolar, yazık oluyo adamlara. Soyları da tükenmeyeceğe benziyo, ne edem, ne edem, yollara çıkam, Polecat olam... 2) Meraktan işte, rampayı bulduktan sonra daha çok var mı? Maureen benim kardeşim mi (bacımız!), Corley Motors'a n'olacak? Ripburger'i dövecek miyim? Görmemişin kalite adventure'ı olmuş da, böyle mi olmuş. Böyle mi olurmuş yaaa? Hayret bişey yaa... 3) Virtual Pool'da, Machinegun Lu var, dünya şampiyonu mu neymiş. Adam bi pikeler çekiyo abi. Trick shot'ları var. Aynılarını gerçek hayatta, bilardo salonlarında yapmaya kalktım. Çuha delen Machinegun Muder oldum. Böyle bi şey var mı yaa? Arkadaş soru soracam diye kıvrandım, bittim yaa... 4) Bu son abi. Doom oynarken başım dönüyo. Kalkıp da mutfağa gitsem, geri dönemiyom. Pek alaka olucak ama, Game-Show'un genel dağıtıma geçmesi çok iyi oldu. Full Throttle oynarken mektup yazınca ve bilgisayarla ilgili hiçbişeye dokunmayınca ekranda, oyundaki araçların 3 boyutlu grafikleri çıkıyo, ekranda öööyle dönüyolar... Herşey için, saymıycam, yok oyun açıklamaları, yok nefis köşeler, yok sayfa düzeni yok bilmem ne, saymıycam, herşey için, Çok teşekkürler. Hayat zor, ama Game-Show zevkli... MUDER MAC: Aneeeyyyy, şükür kavuşturana, vay babo, memleket kokuyon yav, hele otur, gız Intel gayfe yap dayına. Eee anlat bakalım divanım

(yoksa civanım mıydı?), uzun zamandır görüşemediydik. Sonunda yayınlayabileceğim (yani içinde soru olan) bir mektup yazdın ya beni ihya ettin. Bir de şu hayırsız Serkan Dolma yazsa (öldün mü, kaldın mı çocuğum, ÖYS başını mı yedi?). 1) Aynı dertten ben de 7 sene yattım zamanında. Kendini patlatan adamları en son öldürmen gerekiyor. Acaba arada bir tane atlıyor musun? Acaba zincirle dövmen gereken herif olabilir mi (bana öyle olmuştu)? Hepsini temizleyince gözlükleri alabileceksin. O zaman ver elini mağara. 2) Merakını gider diye söylüyorum, daha geldiğin kadar yolun var. Şimdiden değişik akrabevi (hoş laf, ben buldum) bağlar kurma istersen, kıza miras kalır falan, ne bileyim fazla bir şey söylemek de istemem aslında. Oyunun kalitesi ortada, aynı ekibin yaptığı yeni adventure'ın eli de kulağında (ama ben adını unuttum, kovboylu bir şeylerdi). 3) İstersen çuhasını yırttığın yerlerin sahiplerinin ufak tefek olmasına dikkat et. Bir mektup yazdın diye sevindik, son mektup oldu diye üzülmeyelim. Bu bilardo ve genel olarak dayak yeme konularında Engin Hanım'a yazabilirsin, onda tecrübe kaş boyu. 4) Geçenlerde devlet kanalında bir program seyrettim (bu Almanlar manyak), koordinasyon zorluğu çekenlere tedavi niyetine özel hazırlanmış Doom gibin bir şeyler oynatıyorlardı. Yani artık senin de benim de utanacağımız bir şey kalmadı, kabiliyetsiz değiliz, sadece rahatsızız (başkalarının eksiklikleriyle alay edilmez, ayıptır (ama Serkan'a atış serbest)). Game-Show'u beğenmene sevindim, eline fırsat geçmişken tadını çıkar. ZUGANGSKENNUNG ERHALTEN Sevgili MAC, Ben 10 yaşındayım ve şu anda ayağım kırık ve yataktan yazıyorum. Biliyorum, kanlı ve fıtık ameliyatından yazmadıkça mektupları kabul ediyorsun. Derginizi 12. sayısından beri alıyorum. Derginizin renkli olması beni çok sevindirdi. Şimdi lafı uzatmadan (yeterince uzadı ama neyse!) Sorulara geçeyim: 1) Warcraft 1'in cheat'lerini yayınlar mısın? (Mert abi de yayınlayabilir.) 2) Railroad Tycoon'da ray kuramıyorum. Niçin? Nasıl kurabilirim? 3) Göz, kulak, dil, ayak ve kalbini vücudundan ayırdığına göre nasıl yazıyorsun? (Dünyanın en gereksiz sorusu, ama cevapla.) 4) Özür: Kötü yazım, zırt pırt daksil kullanmam ve gereksiz olduğunu bile bile soru sormam için özürler... Hoşçakal (Değil hoşçakal olacak) Onur BABACAN MAC: 10 yaşındasın ha, 10, on, dokuz artı bir, onbir eksi bir, beş çarpı iki. Yani sen ben Mary Ann'le tanıştığımda doğmuşsun, ÖYS'ye girdiğimde konuşmaya başlamışsın, ilk MAC Adventure'ı yazdığımda yürümüşsün, 64'ler inişe başladığında 'Anne kaka' demeyi öğrenmişsin. Ne diyeyim, Allah uzun ömürler ve acil şifalar (ayağın için) versin. 1) Bak küçüksün bilmiyorsun (ay bu mavra çok hoşuma gitti), biz

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.