Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
amam kabul ediyoruz, çoğumuz asla hissediyor. Şuraya uç, şunu patlar, sonra I gerçek birer fighter pilot olamıyacağız. şuraya uç, şuna dikkat et (gız, sakın bişeler Önce senelerce askeri okulara gitmek gırma ha), sonra üsse dön, inebilirsen in lazım (sıkıcı), sonra uzun boylu olmak lazım (kalkmak kolay, uçmak kolay, inmek zor). Arada (ben değilim), gözlerinizin sağlam olması lazım ise derin bir sessizlik. İşte TopGun bu konuda (benimkiler çoktan bozuldu, disiplinli olmak diğer oyunlardan üstün. En azından bir konusu lazım (sabahları erken kalmayı sevmem) ve bir var, belirli bir senaryoyu takip ediyorsunuz dolu saçma sapan emirlere uymak (hiç (Wing Commander gibi), sonra (2 CD olmasının gelemem). Madem pilot olamıcaz (tıpkı star fighter olamıyacacığımız gibi) bari biz de bir miktar kişisel tatmin amacıyla simulasyon oynayalım da en azından şöyle kahraman bir ace olmak nasıl birşeymiş biraz olsun hissedelim. Bu konuda bayağı şanslıyız, çünkü bize yardım edecek bir dolu oyun var.
da yardımıyla) waypoint'e uçarken, ya da ateşli bir dogfight yaşarken copilotunuz, ya da wingman'leriniz sürekli bıdı bıdı konuşuyorlar. Bunlar her ne kadar sürekli aynı (her görevde farklı) olsalar bile Dynamix A10'u yaptığından beri ilk kez bir simülasyon insanı gözü Ray-Ban'li, ağzı cak cak
Ama (bence) bu oyunların düştükleri ortak bir sakızlı cool-man Amerikan pilotu hissine hata var, tamam bir F16 kokpitini tıpı tıpına yaklaştırıyor. Birilerinin bunu yıllarca önce akıl çizebiliyorsunuz, belirli bir etmemiş olması acayip flap hareketinde pilota etki şaşırtıcı. Tabi bir de işin eden G'leri öbür yüzü var. TopGun hesaplayabiliyorsunuz, ama geçen ay da dediğim gibi bunlar uçma ve savaşma hissinin sadece bir bölümü.
anca zaten istese kendine bir F14 alacak kadar parası
Arkamıza motor takıp bizi gen 6 olanlar oynayabilecekleri bir havaya fırlatamayacağınıza oyun. Düşük detaylarda bile göre bari diğer noktalara 486'ya kök söktürüyor.
biraz dikkat edin. Özellikle Zaten simülasyonlar her Microprose'un çıkardığı zaman en masraflı çoğu simülasyonda insan kendini pilottan hobilerden biri olmuştur. Bilgisayarınıza çok temizlikçi Hatçe göre alın veya almayın. Eğer alırsanız, hanım gibi kokpitlerin sandığınız kadar sessiz yerler olmadığını göreceksiniz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
Adamın teki yolda yürürken yanından geçen kadının kokusunu alıyor, çok etkileniyor, gidiyor ona çiçek alıyor, kimse 'ne sulanıyorsun lan' deyip gözünü patlatmıyor, kimse 'sapık mısın ulan' deyip onu hapse atmıyor, herkes de reklamdan etkilenip Impulse almaya karar veriyor. Pek uzman değilim ama iyi bir koku olsa gerek. Konuyu saptırmayayım ama işte bazı oyunların da böyle insanın başını döndüren bir kokusu oluyor. Şöyle daha CD'yi elinize aldığınızda, install ekranını gördüğünüzde sularınız koşuyor, heyecanlanıyorsunuz. İşte bu tanımlanması güç (ama ben tanımlama makinası olarak tanımlayayım) koku, kalitenin kokusu. Ne kadar para harcanırsa harcansın bazı oyunların sahip olamadığı bu etrafa yayan bir oyun bulduğunuzda demeyin keyfinize. U.S. Navy Fighters'ın kalitesini daha install yazarken hissediyorsunuz (tamam abartıyorum, ne yapacaksınız, dövecek misiniz? Seviyorum bu oyunu işte). U.S. Navy Fighters çoğu açıdan simülasyon teknolojisinin ulaştığı en son nokta. İlk defa bir kokpitten bin küsur çözünürlükle dışarı baktığınızda şok oluyorsunuz, tabii sonra da mecburen detay seviyesini artırıyorsunuz. Ufak ufak anlamaya başlamışsınızdır (anlamayanlar anca piyade bugünlerde harbi pilot olmayı düşünenlerin çok (ama çok) güçlü (çok demiş miydim?) ihtiyaçları var. Gerçi U.S. Navy Fighters düşük çözünürlükte iyi kötü oynanıyor ama burnunuz kalite kokusuyla doluyken çözünürlüğü düşürmek Harley Davidson alıp pedal çevirmeye benziyor. Bir de iyi simülasyonu kötü simülasyondan ayıran ana noktalardan biri olan görevlerin konusu meselesi var. Düşman artık Sovyetler olmadığına ve Bağdat'ı bombalamaktan çoğu insana gına geldiğine göre eskisi gibi kahraman Amerikalılar olarak Mig'lere karşı uçamıyoruz, bu da çoğu programcının konu bulmasını zorlaştırıyor. Ama USNF yine de birazcık yaratıcı olmayı başarıyor, kırk yıl düşünsem Yeltsin'in uçağını kurtarmak için aklıma gelmezdi (ilk görev böyle). Sonra işler biraz karışıyor, bir süre sonra kendinizi arap saçına dönmüş bir ortamda düşmanın tam olarak kim olduğunu anlamaya çalışırken buluyorsunuz. Bu ve klasik waypoint 2'den sağa dön, köprüyü patlat gel, hadi göreyim seni türünden görevler olmaması U.S. Navy Fighters'a bir artı puan daha kazandırıyor (bana kalsa her tarafı artı zaten). Tabii adettendir, sanki benim paramı harcayacakmışsınız gibi alıp almamanız konusunda bir şey söylemem lazım. Söylemeyeceğim işte, isterseniz alırsınız, isterseniz almazsınız, flare'le chaff'i ayırt edecek yaşa geldiğimden beri gördüğüm en güzel simülasyonu kaçırırsınız (bariz ipucu).