Gameshow sayı 15, sayfa 14

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 14

Duke 2 mi, Warcraft mı? Duke Nukem 3D güzel mi, DS mi? Bilgisayar oyun piyasasının en güncel soruları. Emin, DN'nin çok güzel bir oyun olduğunu savunurken, ben oyunun ilk bölümünü biraz oynamış olmanın vermesi gerekmeyen ukalalıkla hiç de beklediğim kadar güzel bulmadım diyordum. Hatta oyunu klasik-kötü bir Doom gibi olarak tanıtmayı düşünüyordum. Profesyonellik bizde kalsın oyunumuzu açıklayalım, açıklamak için de biraz oynayalım bari dedim. Dedim ve gördüm ki DN hakkında yanılmışım. İlk görüşlerimin aksine birçok yeniliği olan, sürükleyici ve güzel bir Doom gibi. Duke Nukem 3D, DN'nin ikincisinin kaldığı yerden devam ediyor. İlk bölümde yeryüzüne dönen Duke sonra Los Angeles'a geçecek... DN'de yukarı aşağı bakıp ve bu yönlere ateş edebiliyor, yerlerde ve duvarlarda kendinizi görebiliyor, duvarları ve binaları havaya uçurabiliyor, çok renkli ışıklarla aydınlatılmış ortamlarda dolaşabiliyor (Doom bildiğim kadarı ile yalnızca beyaz ışıklandırmasına sahip), su altında yüzebiliyor, yeterli sistemlerle dünyanızı high-res. yapabiliyorsunuz. Haritayı oluşturan parçalar oyun içinde hareket edebiliyor. Örneğin basamaklar ya da kapılar. Her şey 3 boyutlu düzenlenmiş. Kapılar yüzünüze açılabilir, gibi. Benim DN hakkındaki ilk fikrimi değiştirmeme asıl sebep olan özelliği birçok yerde zekice düzenlenmiş gizli geçitlerin, odaların, bölmelerin olması. Oyuna daha başlar başlamaz gizli bölmeleri aramaya koyulun. Çünkü her yerde hiç umulmadık bir şekilde ulaşılabilecek gizli yerler düşünülmüş olabilir. Örneğin, ilk bölümde çatıdan aşağı indiniz ve ilk kez karşılaştığınız yaratığı hakladınız. Solunuzda, biraz başınızı kaldırırsanız daha rahat görebileceğiniz bir yerde “INNOCENT?” yazısının orada güçlü bir silah olan RPG gizli. Önce şu “INNOCENT?” yazısına bir yorum yapalım: O.J. Simpson'a gönderme yapılarak suçsuz mu diye sorulmuş, bence tabii. Ama O.J. Simpson'a gönderme yapıldığı iddiamı destekleyen başka bir özellik de ikinci bölümde barın arkasındaki TV'de beyaz Bronco'lu O.J. Simpson'un polis arabası tarafından kovalanması sahnesi oynuyor, tabii bence. Peki, o RPG'yi nasıl alacağız? Soldaki kutunun üzerine, oradan yazıya bakarken solumuzda kalan eğik pervaza ve oradan da yazının altındaki bölmeye zıplayarak. Burada başka bir gizli yeri de eğik pervazda ortadaki pencereye iyice yaklaşarak içeri atlamaya çalışırsanız keşfedersiniz. Unutmayın gizli yerler gizli düşmanlar da demektir! Duvardaki posterin arkasında ne var acaba? Birinci bölümü biraz oynadığımdan sinemanın içindeki makine dairesindeki gizli yerleri de sizlere yazabileceğim: Yangın tüpünün solundaki duvar gizli bir kapı. Film makinesinin üzerine çıkın bir kapı açıldı değil mi? Film oynatma için küçük pencerenin yanındaki kolu aktif yaptıktan sonra, sinema salonuna geri gidelim. Sahnenin tam ortasına RPG'miz ile ateş ettik mi... Delikten içeri zıplayalım. Anladığınız üzere zıplamak çok önemli. Hemen solumuzda düşman var galiba. Ama niye ateş etmiyor ki? Ha, o benmişim. Ayna numarası. Klasik bir numara ama yine tuttu. Fuayedeki kasayı da aktif yaparsak yukarıda bir kapı açılacak. “Attack Of Bleached....” yazan posterin orada göremeyeceğiniz bir asansörü aktif yaparak açılan yere ulaşabilirsiniz. Görmeden aktif yapacaksınız (istemeden üzerim). ARCADE odasında Duke'un kendi resminin olduğu masada oynamak isteyin. Duke: “Şimdi buna hiç vaktim yok” diye geveleyecek ve makinenin tam arkasında biraz sağa doğru bir kapı belirecek.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.