Seçmece Bunlar

Bunlar BEİ,

kendi halimde yolda yürürken yine o adamla karşılaştım. O yaşlı adam işte, yıllar önce ilk Spectrum'um olduğunda klavyeyle komik sesler çıkararak Manic Miner (klasik platform) oynarken bir gün ansızın odama girip siyah beyaz televizyonuma (monitörüm yoktu, 53 ekran Grundig'im vardı) şöyle bir bakıp güldükten sonra bana 'çok yanlış yapıyorsun evladım, böyle boş şeylerle, hoplaya zıplaya vaktini haybeye harcıyorsun, bak bu oyunu dene, belki bu tür hoşuna gider, bir gün bir adventure köşesi yazarı bile olursun' demiş ve bana üstünde The Hobbit yazan bir kaset (o zaman disk mi vardı ulan) uzatmıştı. Beleş oyun beleş oyundur deyip oyunu yüklemiştim ama şu adventure köşesi kısmı bana pek inandırıcı gelmemişti doğrusu. Neyse zamanlar zamanları, onlar da beni kovaladı ve aradan yıllar geçti. Nitekim yaşlı adam haklı çıktı, ben gerçekten kendimi adventure'lara kaptırdım. Her neyse sadede gelelim, bu kez yaşlı adam çok sinirliydi, ak sakalı rüzgarda uçuşuyor, altın rengi gözleri derin bir nefretle parıldıyordu. 'Sen!' dedi bana 'Sen, sana verdiğim şeyi kötüye kullandın. Benim sana gösterdiğim yol sayesinde bugünlere geldim, bir değil iki köşen oldu ama aylardır seni yukarıdan izliyorum, sen o 'Seçmece' dediğin günah yuvasında kutsal yola, kendine, özüne ve her şeyden önemlisi BANA ihanet ediyorsun. Yok Doom-gibin oyunlarmış, yok araba yarışlarıymış. Günahlarını yazan meleğin kolu ağrıdan kopmak üzere. Şu anda, derhal aslına dön, dünyada sana verdiğim görevi tamamla!' Açıkçası çok ürkünç görünüyordu, sakalları bazen saldıran bir kurdu, bazen de Wendy 4 no'lu menüsünü andırıyordu (kafam biraz karışık da), ya da bana öyle geliyordu. "Peki moruk (biraz sinirlidir ama biz bayağı samimiyiz)' dedim, Yüce varlığın beni affedebilecekse bu ay Seçmece'yi ve ruhumu senin ve diğer adventure'cıların ayakları altına sereceğim!” İşte sözümü tuttum (tutmamamak yemedi (menüden değil, kurtlardan tırstım)), işte adventure camiasını son zamanlarda heyecanlandıran oyunlar... Murat 'Sinner' ADANÇ