Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 54
93) Kuponların eksik kaldıysa Ana Britannica'yı da açıklayayım sana istersen. Ya üç satırlık cevap yerinde bunu nasıl yapayım. Yeni okuyucular not alın: Bu kötü bir soruya ideal örnek. Wahum? Cevaplaması imkansız. Mümkünse oyunda nerde takıldığınızı söylerseniz daha pratik olabilir. 4) Senin konfigürasyonunda çalışacak en iyi strateji Railroad Tycoon olabilir ya da Ufo mesela. Her ikisi de saçımı süpürge ettiğim çok saygıdeğer oyunlar. Biraz eskiler diyorsan Heroes of Might&Magic'e de bakabilirsin ama biraz hız problemi olur gibi geliyor bana. 5) Kız olsa adı Engin olmazdı, erkek olsa ona Abla demezdik (karmaşık ipucu). DAS IST EIN HUND Dear Mac, Zaman ne de çabuk geçti. Daha dün 64'ler okur, Commodore oynar. Alınan yeni oyunların çıkması için dua ederdik (sen de üniversite kapılarında sürünürdün.) Şimdi ise Game-Show okuyup, MACbeth köşene mektup yazıp, devasal makinaların hızına yetişmeye çalışıyoruz. (Ayrıca sen de üniversite içinde sürünüyorsun.) Eee artık sıra bize geldi, senin yaşadıklarını bizler yaşıyoruz. Üniversite (yazması bile zor) kapılarında sürünme sürecindeyiz. Demek istediğim önden Ouadlar arkadan Launcherlar gelir (We'll be two steps behind). Harbiden sen bu sınavı nasıl kazandın? 1)Neyse şimdi benim kirli işleri hallediver yeter. Bu Gabriel Knight denen oyunu aldım fakat install ettikten sonra ekranda dosya ve adresleri çıkıyor. Sebebi hafıza sorunumu yoksa başka bir şey mi? 2)PC'im 4MB ram 420 MB HD DX2-66 ne yapmam icap ediyor. Oyunu aldığım yer so far, oyunu alabilmem so good, oynayamıyorum, so what Bu Dune ne biçim oyun be ? No Remorse, No Repent dedik bir ay uykusuz kaldık. Oyunu bitirdik. Biri çıktı That's All Folks dedi. Bizde aynen Hööö dedik. İnsan doğru dürüst bir demo yapar. Uykusuz kaldığımıza değer hiç olmazsa. Ayrıca bu oyun için bir cheats yok mu ? Ayrıca Ordos ve Atreidesler Harkonenlerin altında kalmaya mahkum mu ? 3)K.G.B.'yi hayatında oynadın mı ?(Önceki hayatların hariç) Açıklamasını yazarsan sevinirim. 4)C&C 15 HD'ye değer mi?(Sonu Dune 2'ye benzemesin) 15 HD olsa iyi sanırım bir de 8 MB ram istiyor. Sanırım bu oyun bana pahalıya patlayacak.Doğru mu ? 5)Eski den Omay diye bir eleman vardı. Ona ne oldu ? gerçekten kendi ağırlığı altında kalarak öldü mü? Niye eski tayfa devam etmiyorsunuz? Ayrıca oyunların yanındaki hikayeleri uzun tutsanız ve MAChbeth köşesi eskisi gibi sekiz sayfa A olsa ve benim mektubum kırpılmamış olsa ne iyi olurdu. » Bana tavsiye edebileceğiniz yeni oyunlar var mı ? (Adventure, strateji, futbol) 6)MK3 gerçekten 8 MB ram istiyor mu? Galiba yavaş yavaş çağın gerisinde kalıyorum. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Ayrıca hepinizin yeni yılını kutlarım ve Tanrı Coca-Cola Company ve R.J. Reynold's Tobacco'yu korusun. Now start to play Simon 2. Giz ve Gutan MAC: Bu Ouad yoruldu be çocuklar. Artık Repair Bay'e dönmek istiyor ama dinleyen kim. Benim sonum bir Sand Worm'dan (hayat) olacak galiba. Neyse siz yolunuza devam edin. Üniversite çok basit bir formül işi aslında. Yumurta dayanmadan gerekeni yapıp kazanırsanız- göçtünüz. Yok sallamadınız giremediniz: duble göçtünüz. Tercih sizin. Yardım köşesiysek Green Bay Packers hücum hattı değiliz herhalde. 1) RAM'ın yeterli. Büyük bir ihtimalle oyunu çektirdiğin (sessiz söyleyin, burda yasak) yerin master'ı bozuktur. Ama şimdi gidip bunu söylersen büyük bir ihtimalle 'Yok, bizimki sağlam, senin bilgisayarın bozuk' derler. Nedendir bilinmez, anlaşılmaz bilgisayar piyasamızın anlaşılmaz bir kuralı. 2) Son demo yokluğunun acı bir süpriz olduğunun farkındayım. En azından Command&Conquer'e bıktıracak kadar demo koymuşlar. Cheats işine Mert bakıyor. Ona bir danışmakta yarar var. Biliyorsunuz (yeniler siz bilmiyorsunuz, not alın) ben oynaması eğlenceli, kafa çalıştıran oyunlarda cheat kullanılmasına karşıyım. Harkonnen'lerden ziyade bu tür oyunlarda bilgisayarın yönettiği tarafın her zaman bir avantajı oluyor. Bunu çok garipsememek lazım. Zamanla insan alışıyor. Bu da kaderin bir cilvesi. 3) Oynamadım ama bu sorunuz sayın I no'lu okuyucu Emre Çelikkol'a çok ideal bir fırsat vermiş oldu. Emre bak yazarsan yayınlanacağını garanti edebileceğim bir oyun. Genel istek üzerine diye bir de not düşeriz. 4) Aslında muhteşem oyun ama taraf başına 15'er görev olduğunu ve floppy versionunda sadece GDI görevleri olduğunu düşünürsek haliyle kısa (belki 1- 2 gün) içinde bitecek. Bu sizi çok çok korkutuyorsa (para durumları) Warcraft2 alın, orda hem daha fazla görev var hem de Dune2'den daha iyi. Bu arada acı bir uyarı yapmadan geçemeyeceğim, Command&Conquer 4MB'ta çalışmıyor, sadece çalışır gibi yapıyor. Ekran scroll'u insanı ağlatacak kadar yavaşlıyor, adamların çıkardığı bütün sesler özenle ve aheste aheste her seferinde hard diskten yükleniyor. Özellikle bir grup adamı beraber hareket ettirirken (yeni özellik) insana çay yapma, ayak tırnaklarını kesme, gazete okuma gibi hoş fırsatlar tanıyacak kadar zaman geçiyor. Alacaksan al, ama sonra 'ne ulan bu' diye hayal kırıklığına uğrama. 5) Bu dergi nasıl bu kadar ayakta kaldı zannediyorsunuz. Omay'ı beslemek kolay mı zannediyorsunuz? O masrafa dayanamazdık İşin doğrusu Omay'ın Game-Show'da olmamasının tek sebebi bir PC'si olmaması. Parantez içinde para durumu. Bir gün olursa elbet aramızdaki yerini alacak (yemeğini evden getirmek şartıyla). 6) Adventure dedin yaramı deştin, The Dig oynamak istiyordum ama fırsat olmadı. Gerçi senin CD- Rom'un yok herhalde. O zaman dediğin gibi Simon2 oyna, gerçekten komik esprili komik adventure bulmak kolay değil. Ya da Igor. Strateji deyince akla hemen (bugünlerde) Warcraft2 gelir. Ya da X-Com da olabilir. Futbol olarak da Fifa96 (sadist miyim nedir, o da CD). Bu oyun o kadar güzel (ve benim bilgisayarım da o kadar yavaş) ki ilk gördüğümde bir süre inanamadım. Floppy olarak herkesler Sensible World of Soccer oynuyor. 7) Valla billa istiyor galiba. Almak da lazım gibi geliyor bana. Aslında upgrade yolunda atılacak en yararlı ilk adımlardan biri RAM. Çoğu oyunda (mesela Command&Conquer) ve programda (özellikle 3D ve Windows altı çalışanlar) farkı fark edeceksiniz (reklam gibi oldu, Intel Inside, hatırlat Kamer reklamı hazırlamam lazım).Bu arada hepinize (yeniler ve eskiler) duyurulur, uzun yıllardır anormal bağımlısı olduğum kola ve nikotin maddelerinden tamamen (3 haftadır) arınmış bulunuyorum. Bana hatırlatmayın, söylemeyin, ruhsal dengemle oynamayın, gözüme göstermeyin zaten derin iradevi (denir mi acaba) çabalarımdan dolayı çok sinirliyim. WESSEN HUND IST DAS? Sevgili MAC, Ben seni 64'lerden beri takip eden hayranlarından biriyim (Bu laf artık çok klasik oldu) Ama bugüne kadar sana tek bir mektup yazmadım. Bunu tek nedeni üşengeçliğim. Ama artık tembelliğe paydos. İşte ilk mektubum. Ben senin işlerinin kesat olmasını her ay dergiyi dolduran tam çözümlere bağlıyorum. Millet takıldığı yerleri bu yazılana bakarak geçiyor. Onun içinde kimse yüzüne bakmıyor. Bence bu duruma bir editör olarak el atmalısın. Kıl olduğum başka bir olayda şu strateji oyunlarındaki save-load davası. Mesela, Panzer General oynuyom. Kapışmadan önce bir save çekiyom. Savaşırken iyi bir birliği kaybedersem. Haydee Load.Futbol menejerliği oyunlarında aynen böyle. Bu işe bir çözüm bulmalı. Sen ne diyon? Sence X-Com'mu döver Panzer General' mi ? İkisi de turn'lü ama birinde adamları, birinde birlikleri yönetiyon Savaş 'Doomsday' AKYAVAŞ MAC: Sonunda yazmış olman bile benim durumunda. yeni okuyucular not alın ve altını çizin: Bu köşe mektupsuz olmaz, ibibikler öter ötmez tez mektup yazılacak, soru sorulacak, mümkünse *Derginizi ilk kez aldım ve çok beğendim' (bu da klasik) diye başlanacak. 1) Bu soru Türk usulü (tanıtımlı yerine kimsede manueller olmadığı için açıklamalı) bilgisayar dergileri ortaya çıktığından beri insanların kafasını kurcalıyor. Ben açıkçası uzun zaman düşündükten sonra piyasaya orijinal oyunlar hakim olana kadar çözüm ve açıklama vermenin yararlı olduğuna karar verdim. Şu durumda bir oyun için güzel, konusu şöyle, alın ya da almayın' deyip geçmek bence pek manalı değil. Çünkü zaten en baba oyun bile üç kuruş paraya alınabiliyor haliyle bizim yapacağımız tavsiye okuyucuyu o kadar da derinden etkilemiyor. Onun yerine zaten herkesin alacağı kesin olan, ya da iyi olup da gözden kaçabilecek bir oyunu tam manasıyla açıklayıp herkesin oynayabilmesini sağlamak daha yararlı. Eğer oyunlar daha pahalı olsaydı (orijinal) ve alıp almama kararı her birimiz için hayati önem taşıyasdı o zaman diğer medeni ülkelerde olduğu gibi hafif tanıtımlı, bol yorumlu yazılar yararlı olabilirdi. Bir okuyucu kaynaksızlıktan SO6'yı ya da CAP'i oynayamayacağına bence çok bilmiş başka bir okuyucu çözümün varlığından rahatsız olsun daha iyi. 2) Aslında tehlikelere karşı save atmak kötü bir alışkanlık ama bazen şart olduğunun farkındayım. X- Com'dan bilirim, en baba adamın kalleş bir tuzakta kızarıp ölünce haliyle moralin bozuluyor ve load etmek istiyorsun. Ama öte yandan X-Com'u gerçek hayat ve görevleri günlük iş yükü kabul edersek (hastayım, biliyorum) ve gerçek hayatta kötü sürprizler ve büyük hatalardan kaçış olmadığını düşünürsek böyle yapmamak lazım değil mi? Bence yavaş yavaş bu kötü alışkanlığı bırakmaya çalış (bu laf bende çok kötü çağrışımlar yaptı, sinirlerim bozuldu, irade katsayım yükseldi). 3) Panzer General'i Şahin'den aldığım tüyo sayesinde bayağı bir oynadım. Benim şahsi görüşüm X-Com'un genel atmosfer ve adventure'ımsı hikaye akışıyla daha iyi olduğu. Ama bu iyi tarafları oyunu bir kez bitirince bir daha oynanmaması gibi kötü bir sonuç da doğuruyor (kararsız ipucu). DAS IST MEİN HUND. Selam MAC, 64'ler den kalma ender okurlarından biriyim. Apo abiyi zar zor ikna edip verdirdiğin Megadeth posteri, hala odamda, çalışma masamın karşısında, onun için özel olarak yaptırdığım önü camlı alüminyum çerçevesinin içinde ellerinden öper. 6 sayfa senin için az. Derginin mühim kişilerinden biri olduğuna göre, neden sayfa sayını arttırmıyorsun. Daha önce de sana yazmıştım (64'ler deyken) ama yayınlanmamıştı. Yine de okuduğunu bilmek bana yeter. Lafı uzatmadan tarihinde bir İlki daha gerçekleştiriyorum Ve sorularımı ayrı konu başlıkları altında soruyorum, Özel Sorular: 1) Almanya'ya neden gittin. (MAChmıdım, yiğidim, bizi bırakıp nirelere gettin) 2) Flashback'ın şifreleri sende var mı? 3) Fade To Black'ı oynadın mı? Oynadıysan 10 üzerinden kaç verirsin? Heavy Sorular: 4) Şu sıralar en çok neyi dinliyorsun? Herhalde Almanya'dan yeni bir şeyler almışsındır. 5) En sevdiğin gruplardan biri Megadeth olduğunu tüm kamuoyu biliyor. Peki ya diğerleri...? Özel soruları cevaplama mecburiyetin TABİ Kİ yok. İstediğin sorudan başlayabilirsin. Cevaplama süren sınırsız. Başarılar dilerim. Altan MESUT MAC: Yeni okuyucular bu muhabbetleri (64'ler, MAC Adventure, Apo Abi, Omay vs. vs.) anlamadığınızın farkındayım. Sizlere araştırma kaynağı olarak GameShow Ekim sayısını tavsiye ederim, orda MAC KUT'un nereden geldim, nerelere gidecem konulu açıklamasını bulabilirsiniz (Bkz. The MAC STORY “92 *95). Hikayenin geri kalanını GameShow'un diğer eski sayılarından bulabilirsiniz (pazarlama hilesi), ya da ka ÖYS'de arkeoloji yazıp Beşiktaş'ın çeşitli yerlerinde değişik süreler yaşadığım 6 evi ve beni istikrarlı bir şekilde kontrat bitince kovan ev sahiplerini araştırabilirsiniz. İyi çalış, gelecek ay Mektup 4, cevap 1'de sınav yapacağım (Intel Inside hatırlat bana, yeni okuyucuyu gevşek bırakmaya gelmez, hemen yayılırlar, işi baştan sıkı tutmak lazım). 1) Türkiye'de giderek Istanbul trafiğine benzeyen okul hayatıma bir autobahn ferahlığı getirebilmek için gittim (mi denir yoksa geldim mi denir acaba?) Farkındaysanız gitmiş (gelmiş) olmam Macbeth boyutunda bir değişiklik yaratamadı. Zaten akşamları ev ziyaretlerine gitmiyordum, uslu uslu her ay yazımı yazıyordum. Yani bence aynı teması sürdürmememiz için hiçbir sebep yok. 2) Demin söylemiştim, ben bu tür şeylere karşıyım, bu işlere Mert bakıyor diye, ama madem sen yıllar önce büyük çabalar sarf edip (Apo Abi'nin anlayışı da inkar edilemez) size sunduğum nacizane hediyem olan Megadeth posterinin kıymetini bildin Allah seninde ne muradın varsa versin. Abracadabra: Normal bölüm için :BANTHA , SHIVA, KASYYK, SARLAC, MAENOC, SULUSTI, NEPTUN. 3) Oynadım valla, hem de resim çalıp sayfa yapacağım diye başına oturdum, güzel grafik, iyi oyun sistemi, hoş senaryo, değişik görevler derken bir iki gece oynadım. Bence 10 üzerinden 9'u zorlar (Bakınız Ocak96 Sayı:11, Seçmece,Best of 1995) . Gerçekten güzel oyun, CD ya da floppy olarak, nasıl işinize geliyorsa alın, pişman Olmazsınız. Flashback'e de 5 çekeceği kesin. 4) Gayet kısıtlı (hahahoho, daha ziyade sıfırı bulan) bütçemle haliyle görüp de istediğim binlerce CD'nin hiçbirini alamadım (bir CD'nin 40 DM olması bunda anlaşılmaz şekilde büyük rol oynuyor) Şahin'le ahdımız olduğundan Faith No More'un The Real Thing'ini aldım (bir nevi adak mahiyetinde). Belki inanmayacaksınız ama bugünlerde Metallica'nın kara albümünü (ekonomik amaçlı nostalji), Jimmy Page'le Robert Plant'ın No Quarter'ını ve bir de Faith No More'un King for a Day'ini dinliyorum. 5) Sertten yumuşağa doğru gidiyorum: Exodus, Suicidal Tendencies, Testament, Metallica, Faith No More, Rainbow, Led Zeppelin, New Model Army, U2 Cranberries, The Cure. (Lütfen sertlik sırasını tartışmayalım isterseniz). UND MEİN HUND IST WEİSS Ah MAC Ahhh... Ben neler yapayım, ama çok değil 1,2 yıl önce bilgisayar dedin mi şöyle 486 SX-33 4 MB RAM 210 MB HD'li bir alet insanların hayallerini süsler, oturur. Dune 2, Monkey Island falan oynanırdı. Bir de şu günümüze bak. Oyunun “0”'sunu oynayabilmek 8 MB RAM 2x CDRom'dan başlıyor. Aslında eski günleri (çok ama çook) özlüyorum. Ne güzeldi Amigalarımız, Dergilerimiz
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 55
tanıyacak kadar zaman geçiyor. Alacaksan al, ama sonra 'ne ulan bu' diye hayal kırıklığına uğrama. 5) Bu dergi nasıl bu kadar ayakta kaldı zannediyorsunuz. Omay'ı beslemek kolay mı zannediyorsunuz? O masrafa dayanamazdık İşin doğrusu Omay'ın Game-Show'da olmamasının tek sebebi bir PC'si olmaması. Parantez içinde para durumu. Bir gün olursa elbet aramızdaki yerini alacak (yemeğini evden getirmek şartıyla). 6) Adventure dedin yaramı deştin, The Dig oynamak istiyordum ama fırsat olmadı. Gerçi senin CD- Rom'un yok herhalde. O zaman dediğin gibi Simon2 oyna, gerçekten komik espirili komik adventure bulmak kolay değil. Ya da Igor. Strateji diyince akla hemen (bugünlerde) Warcraft2 gelir. Ya da X-Com da olabilir. Futbol olarak da Fifa96 (sadist miyim nedir, o da CD). Bu oyun o kadar güzel (ve benim bilgisayarım da o kadar yavaş) ki ilk gördüğümde bir süre inanamadım. Floppy olarak herkesler Sensible World of Soccer oynuyor. 7) Valla billa istiyor galiba. Almak da lazım gibi geliyor bana. Aslında upgrade yolunda atılacak en yararlı ilk adımlardan biri RAM. Çoğu oyunda (mesela Command&Conguer) ve programda (özellikle 3D ve Windows altı çalışanlar) farkı farjedeceksiniz (reklam gibi oldu, Intel Inside, hatırlat Kamer reklami hazırlamam lazım).Bu arada hepinize (yeniler ve eskiler) duyrulur, uzun yıllardır anormal bağımlısı olduğum kola ve nikotin maddelerinden tamamen (3 haftadır) arınmış bulunuyorum. Bana hatırlatmayın, söylemeyin, ruhsal dengemle oynamayın, gözüme göstermeyin zaten derin iradevi (denir mi acaba) çabalarımdan dolayı çok sinirliyim. WESSEN HUND IST DAS? Sevgili MAC, Ben seni 64'lerden beri takip eden hayranlarından biriyim (Bu laf artık çok klasik oldu) Ama bugüne kadar sana tek bir mektup yazmadım. Bunu tek nedeni üşengeçliğim. Ama artık tembelliğe paydos. İşte ilk mektubum. Ben senin işlerinin kesat olmasını her ay dergiyi dolduran tam çözümlere bağlıyorum. Millet takıldığı yerleri bu yazılana bakarak geçiyor. Onun içinde kimse yüzüne bakmıyor. Bence bu durma bir editöe olarak el atmalısın. Kıl olduğum başka bir olayda şu strateji oyunlarındaki save-load davası. Mesela, Panzer General oynuyom. Kapışmadan önce hir save çekiyom. Savaşırken iyi bir birliği kaybedersem. Haydee Load.Futbol menejerliği oyunlarında aynen böyle. Bu işe bir çözüm bulmalı. Sen ne diyon? Sence X-Com'mu döver Panzer General' mi ? İkisi de turn'lü ama birinde adamları, birinde birlikleri yönetiyon Savaş 'Doomsday' AKYAVAŞ MAC: Sonunda yazmış olman bile benim
durumunda. yeni okuyucular not alın ve altını çizin: Bu köşe mektupsuz olmaz, ibibikler öter ötmez tez mektup yazılacak, soru sorulacak, mümkünse *Derginizi ilk kez aldım ve çok beğendim' (bu da klasik) diye başlanacak. 1) Bu soru Türk usulü (tanıtımlı yerine kimsede manuâller olmadığı için açıklamalı) bilgisayar dergileri ortaya çıktığından beri insanların kafasını kurcalıyor. Ben açıkçası uzun zaman düşündükten sonra piyasaya orjinal oyunlar hakim olana kadar çözüm ve açıklama vermenin yararlı olduğuna karar verdim. Şu durumda bir oyun için güzel, konusu şöyle, alın ya da almayın' diyip geçmek bence pek manalı değil. Çünkü zaten en baba oyun bile üç kuruş paraya alınabiliyor haliyle bizim yapacağımız tavsiye okuyucuyu o kadar da derinden etkilemiyor. Onun yerine zaten herkesin alacağı kesin olan, ya da iyi olup da gözden kaçabilecek bir oyunu tam manasıyla açıklayıp herkesin oynayabilmesini sağlamak daha yararlı. Eğer oyunlar daha pahalı olsaydı (orijinal) ve alıp almama kararı her birimiz için hayati önem taşıyasdı o zaman diğer medeni ülkelerde olduğu gibi hafif tanıtımlı, bol yorumlu yazılar yararlı olabilirdi. Bir okuyucu kaynaksızlıktan SO6'yı ya da CAP'i oynayamayacağına bence çok bilmiş başka bir okuyucu çözümün varlığından rahatsız olsun daha iyi. 2) Aslında tehlikelere karşı save atmak kötü bir alışkanlık ama bazen şart olduğunun farkındayım. X- Com'dan bilirim, en baba adamın kalleş bir tuzakta kızarıp ölünce haliyle moralin bozuluyor ve load etmek istiyorsun. Ama öte yandan X-Com'u gerçek hayat ve görevleri günlük iş yükü kabul edersek (hastayım, biliyorum) ve gerçek hayatta kötü süprizler ve büyük hatalardan kaçış olmadığını düşünürsek böyle yapmamak lazım değil mi? Bence yavaş yavaş bu kötü alışkanlığı bırakmaya çalış (bu laf bende çok kötü çağrışımlar yaptı, sinirlerim bozuldu, irade katsayım yükseldi). 3) Panzer General'i Şahin'den aldığım tüyo sayesinde bayağı bir oynadım. Benim şahsi görüşüm X-Com'un genel atmosfer ve adventure'ımsi hikaye akışıyla daha iyi olduğu. Ama bu iyi tarafları oyunu bir kez bitirince bir daha oynanmaması gibi kötü bir sonuç da doğuruyor (kararsız ipucu). DAS IST MEİN HUND. Selam MAC, 64'ler den kalma ender okurlarından biriyim. Apo abiyi zar zor ikna edip verdirdiğin Megadeth posteri, hala odamda, çalışma masamın karşısında, onun için özel olarak yaptırdığım önü camlı alüminyum çerçevesinin içinde elllerinden öper. 6 sayfa senin için az. Derginin mühim kişilerinden biri olduğuna göre, neden sayfa sayını arttırmıyorsun. Daha önce de sana yazmıştım (64'ler deyken) ama yayınlanmamıştı. Yine de okuduğunu bilmek bana yeter. Latı uzatmadan