HEXEN

HEXEN, İngiliz adasında yaşayan kolonilerin dillerinden İngilizce'ye uyarlanmış kelimelere güzel bir örnektir. 17. ve 18. yüzyılda Pensilvanya'da yerleşmiş olan Alman ve İsveç göçebeleri Almanca'nın bir diyalektiği olan ve “Pensilvanya Dutch” diye bilinen bir dil kullanıyorlardı. İşte bu dilde HEX kelimesi Almanca'da “büyü, sihir yapmak” anlamındaki HEXEN kelimesine karşılık gelmekteydi. 1830'lardan sonra HEX İngilizce'de de kendini göstermeye başlamıştır. 1990'larda da HEXEN, Heretic oyunun devamı olarak bilgisayar ekranlarımızda karşımıza çıkıyor. Heretic, Doom oyunun 3 boyutlu prototipini kullanarak Raven Software firması tarafından hazırlanmıştı. Doom'un meşhur tek kişilik 3 boyutlu perspektifini almış ve bir fantezi dünyasının içine koymuştu. Tabi Heretic (oynayanlar bilir) bununla yetinmemiş ve yeni bazı özellikler de geliştirmişti: Oyuncu belli bir açıya kadar yukarı ve aşağı bakabiliyor, yanında bir takım eşyalar taşıyıp bunları gerekli olduğuna inandığı anlarda kullanabiliyor, hatta karakteri uçabiliyordu. Bunların yanında daha iyi texture grafikleri, ses efektleri, daha ayrıntılı ve itilebilir, kırılabilir nesneler gibi artıları da vardı. Yukardaki paragrafta gördüğünüz gibi hep -Dİ'li geçmiş zaman kullandım çünkü artık HEXEN var. Çünkü artık Hexen'in yenilikleri var. Eğer DOOM oynayan ve oynamakla kalmayıp geceleri rüyanızda canavarları roketinizle parçalayanlardansanız, DOOM serisinin bu son basamağını kaçırmamanız gerekiyor. Heretic'i oynamayanlar için Hexen'in tüm özelliklerini kısaca anlatmaya çalışayım. Yanınızda taşıyıp, oyunun gerekli olduğunu düşündüğünüz bir anında kullanabileceğiniz oldukça değişik özellikteki eşyalar oyunu hareketli, eğlenceli ve düşülesi kılıyor. Hexen'de oyunun atmosferi değişik efektler ile çok etkileyici hale getirilmiş. Arka plandaki grafikler, değişik hızlarda ilerleyen bulutlar, gökyüzünün renkleri, yakınlarınızda bir yerlere düştüğünü tahmin ettiğiniz yıldırımın ışıkları, rüzgar ve müthiş ses efektleri sizi klavyenizin başından kaldırıp dehlizlerde, şatolarda, karanlık ve ürkütücü yerlerde fantezi karakterleri ile savaştığınız bir dünyayı gerçek kılacaktır. Çevrenizdeki eşyaları etkileme dereceniz de artırılmış. Şöyle ki, kuledeki bir çana yumruk attığınızda çan sallanmaya başlıyor (o bölümü geçmeniz için çanı çalmanız gerekmektedir benden söylemesi), yerdeki vazoları, ağaçları ve camları kırabiliyorsunuz. Hexen'i oynamaya karar verdiğiniz ilk seferde fark edeceğiniz en önemli yenilik, oyunu başlarken 3 değişik karakterden birini seçecek olmanız. Bu karakterlerin özellikleri ayrı ayrı olup bunlara yazımın ilerleyen bölümlerinde değineceğim. Doom'u sıkı oynayanlar bilir. Bölümlerde zaman zaman takılsanız bile biraz uğraşarak sorununuzu hemen halledebiliyordunuz. Ama Hexen kesinlikle o kadar kolay yutulur lokma değil. Kısacası Hexen güzel ve zor bulmacalara da sahip. Bazı odalarda beni oldukça şaşırtan tuzaklara düşmedim değil hani. Bazı odalardaki kolları indirmek, o bölümü bir kaç kez oynadığınızda her seferinde değişik sonuçlar doğuruyor. Ayrıca Hexen'de bölümler arasında geçiş yapabiliyorsunuz. Tabi tüyolarımızı kullanarak değil. Örneğin, 2. bölümde 3., 4., 5., 6. ve 7. bölümlere geçişler var. Bir yenilik de oyunun zorluk derecesinin oyunda yarattığı değişikliklerle ilgili. Örneğin en kolay zorluk derecesini seçerseniz ölmek üzere olduğunuzda elinizdeki eşyalar otomatik olarak kullanılıyor ve hayatta kalmanız sağlanıyor. Bir nevi acil yardım söz konusu. Ama en zor derece ise tam tersine oldukça acımasız. Düşmanlarınız oynadığınız bölümün boş kalmaması için (düşünceli yaratıklardır hepsi sağ olsunlar, bizi yalnız bırakmıyorlar) bir yerlerden rastgele olarak karşımıza çıkıyorlar. Hexen'in yeniliklerini, oyunun genelindeki değişikliklerden en önemlisi olarak düşündüğüm iki tanesini yazarak bitiriyorum: 1) Duvarları oluşturan çizgiler artık hareket edebiliyorlar. Doom'da kapılar yalnızca yukarı ya da aşağı doğru açılırken Hexen'de kapılar kayabiliyor, ağır ağır içeri ya da dışarı doğru açılabiliyor veya sallanabiliyorlar. 4. bölümde hareket eden iki kapının arasında sıkışma ihtimaliniz çok yüksek dikkat edin: Bu tam bir tuzak. 2) Bastığınız düğmeler ya da indirdiğiniz kollar yalnızca bir tek hareketin oluşmasına sebep olmuyorlar, bir dizi hareketler silsilesini başlatabiliyorlar: Işıklar azalıyor, kapılar kapanıyor, odaya canavarlar ışınlanıyor (teleport oluyor), yer 100 metre aşağı düşüyor!! Yazımın ilerleyen bölümlerine geldiğimize göre oyundaki üç değişik karakterin özelliklerinden bahsedebilirim. Önce oyuncularımızı tanıyalım: Savaşçı BARATUS, MAGE DEADOLON ve CLERIC PARIUS. Eğer Hexen'i birden fazla oynayacaksanız herkes istediği sınıfı seçebilir, aklınızda bulunsun. Bu da oyunu

BUGÜN NE GİYSEM ACABA?

BARATUS: Sabah uyandım, sinirim * bozuk, canım kan çekiyor. En iyisi alayın kılıcımı, şu Hexen zindanlarına bir dalayım. Harbi fighter'ın siniri anca beş on canavar paralayınca geçer.

DEADOLON: Bıktım evde kalmış kızlara koca bulmaca, sarkmış kadınlara kendine bağlamaca büyüleri yapmaktan. Türk halkı bu büyücü lafını yanlış anlıyor galiba. Ben gidip bir iki fireball atiim bari.

PARIUS: Bana kızıyorlar inançla politikayı karıştırıyorum diye. Sakın bu iftiralara inanmayın sayın okuyular, ben Cleric'im, gücümü inançtan alırım, yaptımmı büyümü karşıma çıkan herkesi kızartırım oldukça değişik bir havaya sokuyor. Oyuncunuzu seçerken göreceksiniz ki yakışıklı resminizin altında özelliklerinizde kısaca not edilmiş: Speed, yani yürüme ve koşma hızınız. ARMOUR: Düşmanlarınızın atışlarından korunabilmeniz için gereken zırhınız. MAGİC: Büyü yapabilme beceriniz. STRENGTH: Kas kuvvetiniz. Şimdi teker teker oyuncuların özelliklerine ve kullandıkları silahlara yakından bakalım: BARATUS: Hız:10. Zırh:10. Büyü:1. Güç:10. Spiked Gaunlets: Kısa mesafeli, mana'sız. Timon's Axe: Kısa mesafeli. Hammer of Retribution: Manasızken kısa, manalıyken uzak mesafeli ve bir bölgeye etkili. Guietus: Uzak mesafeli ve etrafa mana saçıyor. Baratus, diğer iki sınıftan daha hızlı koştuğu gibi daha yükseğe de zıplayabilir. El bombası olarak “flechettes” atabilir. Yakın dövüşte Parius ve

Mystic Ambit incant: Bizim Parlus

Daedolon'dan daha etkili. İçlerinde mana harcamada en cimri olanı da bu savaşçı. Oldukça tutumlu bir oyuncu. Süper silahı hariç diğerleri manasız da kullanılabiliyor. Ben süper silahını pek beğenmedim doğrusu. PARIUS: Hız:7. Zırh:8. Büyü:6. Güç:6. Mace of Contrition: Manasız ve kısa mesafeli. Serpent Staff: Manalı olarak kısa ve uzun mesafeli Firestorm: Manalı, uzun mesafeli ve etrafa yayılarak. Wraithverge: Manalı, uzun mesafeli ve hareketli. “Flechettes”'leri zehirli duman yaratmak için kullanabilir. Bu basit silahın oldukça etkili olduğunu kendi deneyimlerinizle de ispatlayabilirsiniz. Süper silahı wraithverge en etkili silahlardan biridir. Bir süre çığlık çığlığa dolaşmaları, karşılarına çıkanların canlarına okumaları için 4 ruh salar. Süper silahın bedeli her manadan 18 tanedir. DAEDOLON: Hız:4. Zırh:2. Büyü:10. Güç:4. Sapphire Wand: Manalı, uzun mesafeli içerilere sızan. Frozen Shards: Manalı, uzun mesafeli ve etrafa yayılan. Arc of Death: Manalı ve uzun mesafeli. Bloodscouring: Manalı, uzun mesafeli, hareketli ve etrafa yayılan. İlk silahı manasız olmasına rağmen silahın uzun mesafeli olması büyük bir avantajdır. Daedolon'un bütün saldırıları diğerlerine göre daha çok mana harcamaktadır ama bunlar bir o kadar da etkili saldırılardır. Daedolon'un süper silahı oldukça güçlü atışlar yapmaktadır. Her biri benim şimdiye kadar karşıma çıkan tüm yaratıkları tek vuruşta öldürebilmiştir. Doomseverler, serinin son oyunu olan Hexen'in tanıtımı ve açıklamasına hızla devam ediyorum. Bu ay sizlerle pek fazla şey konuşamadık çünkü Hexen karşısında ağzımın suyu aktığından ve dar alanda kısa paslaşmalarla oyunu anlatmaya çalışmaktan yorgun düştüm. Bir daha ki oyuna artık. Gelelim oyunda etraftan toplayıp işimize yaradığı anda kullanmamız gereken eşyalara... Önce “işimize yaradığı anda” tamlamasını açıklamak gerektiği biraz görece bir durum. Eğer oyunun bir yerinde çok takılırsanız bir eşya kullanmanız gerekebilir. Hangi eşyanın ne zaman kullanılmasının gerekiyor olabilir. Bazen gerekli olmasa da işinizi çok kolaylaştırabilir. Ve bazen de uçmak, hızla koşmak ya da etrafa korku saçmak sadistçe zevkli olabilir. Bu eşyaları aldığınızda eğer mesajların ekrana çıkma özelliği kapalı değil ise (? ile bu özelliği açıp kapayabilirsiniz) eşyaların ismi ekranınızın en üstünde belirecektir. Bunları sayfada bulabilirsiniz. Arkadaşlar Hexen oynarken karşınıza hep çıkacak olan sayın düşmanlarımız! da sizlere tanıtmak isterdim. Ama tahmin ediyorum ki sizler, zaten Hexen'i oynarken kendileri ile çok yakından tanışma şansına sahip olacaksınız. Beyler ve bayanlar (Hexen yazımı bir bayanın okumadığını adım gibi biliyorum ama şimdi erkek egemen toplumun “erkek” erkeği gibi davranmayalım dedik) her oyun açıklamamda olduğu gibi bu oyunda şunları yapın ya da yapmayın gibi notları Hexen için yazmıyorum çünkü oyunu açıklarken önemli noktalara dikkatinizi çekmeye çalıştım (inanıyorsun değil mi, patron? bak valla yukarda yazdım). Oldukça iddialı olacak ama son bir sözüm var: Eğer Hexen'de herhangi bir bölümün herhangi bir yerinde sıkışıp kalırsanız, uzun gecelerin sonunda ne yapacağınızı bilemez halde oradan oraya hep aynı odaların içinde dolaşıp durur ama o bölümü geçmeyi de kafaya koyarsanız nerde takıldığınızı ve daha önce neler yaptığınızı bana tam olarak açıklayan yazınızı bekliyorum. Size yardım edebilirim sanıyorum. 1996 yılının bu ilk yazısında sizlere bu kadar kanlı bir tablo çizmek istemezdim. Patron yok mu şöyle aşklı, macera, SONU güzel biten, komedi veya Dallas gibi bir oyun, içimiz açılsın? Vardır vardır da sen oynuyorsun değil mi? Önümüzdeki ay görürsün, görüşürüz (yalnızca) beyler! Ba Mert TOPÇİ