REBEL ASSAULT 2
Retro bilgisayarREBEL nedir bu Darth Vader'in isyancılarından? 3 adet film, 5 adet oyun oldu hala isyancıların kökünü kazıyamadı. Şunu açıkça söyleyeyim ben kesinlikle Darth'ın yanındayım. (Sevgili Darth, bizim burada bir grubumuz var, seninle beraberiz. Yakında Lucas Arts'ın programcılarını tek tek Laser! marka bıçakla keseceğiz. Senin sevgili robotlarını Lazer tabancası ile yok etmek ne demek göstereceğiz. Sor bakalım o robotların tanesi kaça geliyor biliyor muymuş?) Bu oyunu yazabilmek için oynadım ve bitirdim ama içim kan ağlıyordu. Neyse son ekranı gördüğümde içime biraz su serpildi.
Rebel Assault 2 oyununda (aslında oyun demeye pek dilim varmıyor, Star Wars 15 falan diyebilirsiniz.) İmparatorluk güçlerine karşı terbiyesiz isyanımız devam ediyor. Toplam 15 bölüm boyunca interaktif bir film seyrediyormuş ve © filmin bir yerlerinde filme müdahale ediyormuşuz gibi oyunu bitiriyoruz. Neyse, biraz da oyundan bahsedelim. Oyunun programcıları korkunç bir sınıf ayrımcılığı yaparak bilgisayarı olan insanları ayırmışlardır. Bu bölücü tavrı şiddetle kınıyoruz. Pentium'u olup ta, 16 MB ve 4xCDROM'da oyunu oynayanlar, aynı oyunu, zavallı bir 486DX4-100, 8MB ve 2xCDRom'lu bir bilgisayarda gördüklerinde tanıyamıyorlar. Tabii 486 DX-33, 4 Mb'ı olanların halini tartışmıyorum bile. Onların durumunu Allah'a havale ediyorum. Oyunun setup menüsunde gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra (zaten program bütün ayarlamaları otomatik olarak yapıyor) oyuna bir demo ile merhaba diyorsunuz. Ve oyuna Rookie-One olarak, sanki gelecekte de olsa savaşları doğal karşılayarak... The Dreighton Triangle: Karşınıza çıkan Tie- Fighter'ları vurarak bu bölümü geçeceksiniz. Ama ne kadar vuracağınızı ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. Kısaca çok vuracaksınız. (Ben vururken Engin Abla'nıza saydırttım, 128.'incisinde sıkıldı.) Tavsiyem, bu bölümü ısrarla Joystick'ten oynayın ve gemilerin nereden geldiğini ezberleyin. The Corellia Star: Maalesef gemimiz mecburi inişe geçti ve düşman topraklarına düştük. Elinizde tabanca ile, gayet arcade bir ortamda beyaz robotları yolunuzdan temizleyeceksiniz. “Tavsiyen derseniz bu bölümü mouse ile oynayın ve 3 yerden ateş edilen ekranda ilk çıkan ikisini haklayıp siper alın. Mining Tunnels: Sonunda imparatorluk gemilerinden birini çalarak (insan hiç bilmediği bir uzay gemisini nasıl kullanır, araba mı bu ya?) tünelin sonundaki ışığa varıp kurtulacaksınız bu cehennemden. Ben cehennem diyorum ama siz bakmayın onun 8 harften oluştuğuna, acaip uzun yapmışlar bu bölümü. Ben, acaip uzun yapılmış bu bölümü joystick ile oynayın derim. Bir de beyninize eziyet edip rotanızı ezberleyin. Ezberle ezberle bitmeyebilir ama yapacak bir şey yok. The Asteroid Field: Abi bu uzay sonsuz değil mi ya? Niye bu gezegenden bozma taşların arasından geçmeye çalışıyoruz. Parası ile değil mi? Alırız birkaç litton (gelecekteki ağırlık birimimiz, birkaç ton litreye eşit) plutonyum dolaşırız etrafından, kafamız ağrımaz hiç olmazsa. Neyse mavrayı bırakalım (bu arada bu yazının altında Timur Çataklı yazsaydı, previous cümlede mavra yerine 'espri yoğunluğu” yazardı).Burası da çok uzun ama önünüzdeki gemiyi takip ederseniz fazla güçlük çekmezsiniz. Bir de karşınızdaki asteroidleri uzakta iken vurmaya çalışın. İnterceptor Attack: Yine karşınızda yüzlerce Tie- Fighter, elinizde joystick, parmağınız ateş tuşunda düştünüz yollara. Birinci bölümün biraz zoru.
ASSAULT 2
Yukarıdan gelenlere dikkat edin. Bölüm sonundaki demo da bütün yaptıklarınıza değiyor. The Mining Facility: Kazılmış tünellerde ilerlemeye devam ediyoruz. Sabrınızın son demlerine kadar ilerleyip bitirmeye çalışın. Üçüncü bölümün çok benzeri ve aynı zamanda çok zoru. O kadar karışık ki nereden geldiğinizi şaşırıyorsunuz. Tie Training: Şimdi de bir Tie-Fighter'ın içinde, önünüzde komutanınız, yorucu bir eğitim alıyorsunuz. Kanyonların arasından, sanki oralar sizin mekanınızmış gibi uçmaya çalışıyorsunuz. Flight to Imdaar: Tie Fighter'larla uçmayı öğrendiğinize göre artık bir casusluk olayına karışabilirsiniz. İmparatorluk üssüne sızmaya çalışıyorsunuz. Birinci ve Üçüncü Bölüm gibi ama daha kolay. The Mine Field: Dördüncü bölüm gibi ama bence daha kolay. Mayınları zamanında yok ettiğiniz sürece pek sorun yok. Speeder Bikes: Bence en kötü bölüm. Programcılar bu bölümü çaycıya yaptırmışlar herhalde. Önünüze çıkan dinazor özentisi yaratıkları vurup ilerliyorsunuz. Amacınız yanınızdaki kadın ile ormanın diğer tarafına ulaşmak. Bu arada orman deyince Amazon ormanları kadar büyük bir orman hayal edin. Aboard The Terror: Çok güzel bir demonun ardından Star-Destroyer'in içindesiniz. İkinci bölüm gibi ama daha zor. Dikkat edeceğiniz tek şey bu bölümün sonunda karşınızdaki kapının üstündeki Jostekleri vuracaksınız. 1 The Sewer: Destroyer'in kanalizasyonunda, )özünüzde gece görüş gözlükleri ilerlemeye Karşınıza çıkan İmparator ikerlerini vurup bölümü bitiriyorsunuz. Ne kadar değil mi? Escaping The Star Destroyer: Burası da çok uzun, çok zor ama çok güzel. Artık bu tür bölümlere alışmış olmanız gerekir. Yanlız sondaki lazere dikkat. Sonuna gelipte çıkış kapısına bindirmek insana çok koyuyor. Tie Attack: Son anda Phantom-Tie Fighter'ların saldırısına uğruyorsunuz. İmparatorluk mühendisleri bu gemileri sizin için özel olarak yapıp oyunun sonuna yetiştirmişler. Özelliği ise görünmez oluşları. Herhalde size koymaz. Imdaar Alpha: Son anda İmparatorluk üssünü görüyorsunuz. Yanınızdaki kadın 'Hadi gelmişken şunu da patlatıp geri dönelim' diyor. Ve işin korkunç tarafı dediğini de yapıyor. Sizde yine Destroyerin içindeki bölüm gibi karşınızdaki hedefleri vurup İmparatora son darbeyi ihdiriyorsunuz. Ve son...Bu oyunun en çok sonunu sevdim. Tam terbiyesiz isyancılar sevinirken beklenmedik bir olay oluyor. Ne oluyor diyorsanız oynayacaksınız Rebel Assault 2'yi göreceksiniz. NEWS FLASH to TİMUR: aşağılayarak yükselmeye çalışmak, ancak acizlerin ve söyleyecek sözü olmayanların işidir. demiş kim bilir kim, zamanın birinde... M.Emin GÜR
ARD