Command & Conquer
Retro bilgisayarCOMMAND
CONQUER'ın o günlerden uzaydan dünyanın bir çekimini yapmaya kalkan astronotları hoş bir sürpriz bekliyor. O kartpostallık kocaman, mavi, huzurlu küre manzaraları çok geride kaldı çünkü. Dünya artık daha ziyade bir barut fıçısını andırıyor. Siz o mutlu Birleşmiş Milletler zımbırtılarına aldanmayın. Bosna, Irak, IRA, Somali, Ruanda, Küba, Vietnam derken tek ihtiyacımız fitili ateşleyecek bir şeyler. Ve sürpriz, o ateş de uzaydan geliyor. Akdeniz bölgesine düşen bir meteordaki Tiberium adlı madde zaten maddiyat derdinden birbirini boğazlamaya pek hevesli insanlara kapışmak için yepyeni bir sebep sağlıyor. Tiberium öyle bildiğiniz altın, platin, uranyum gibisinden sıkıcı bir maden değil, toprağa karıştığı zaman yerdeki bütün değerli maddeleri emiyor ve onları size gümüş (kelime oyunu) bir tepside sunuyor. Kısacası
Tyberium ekiyorsunuz parra parra biçiyorsunuz. Durum böyle olunca tecrübeli her bilgisayar oyuncusunun tahmin edebileceği gibi bir anda büyük bir kamplaşma başlıyor. Bir tarafta Global Defence Initiative yani GDI, yani iyi adamlar, öbür tarafta da Brotherhood of Nod (Nazi teması üzerine varyasyonlar). Siz de bunlardan birini seçiyorsunuz ve başlıyorsunuz Dune 3 oynamaya. Ya evet aslında C&C, Dune 2'yi yapan Westwood Studios'un bize yeni hediyesi. Oğuşturun ellerinizi, ayıp değil, uzun zamandır Dune 3'ü beklediğinizi biliyorum, nasıl olsa sevinciniz kısa sürecek. İlk birkaç görevde her şey toz pembe, Refinery'i kuruyorsunuz, Harvester Tyberium (spice diyesim geliyor) topluyor ve siz de bir yandan asker üretip düşmanı arıyorsunuz. Buluyorsunuz da. Bir gariplik hissettiniz mi? Sanki bu düşman biraz güçlü gibi değil mi? Saldıran yüzlerce askeriniz bir anda şehitlik payesine mi kavuşuyor. Eveeet, Command & Conquer'a hoş geldiniz. Dune 3 kılığına girmiş real-time harbi bir strateji oyunu. Yani bir bakıma Dune 2'yi çok kolay bulanların her gece ettikleri sonsuz duaların cevabı. Şimdi size önce power station kurun, sonra rafineri, sonra radar diye bir anlatım yapmayacağım, zaten yeryüzünde Dune 2'yi sonuna kadar birkaç kez oynamayan kimsenin kaldığını zannetmiyorum. Onun yerine C&C'de dehşet hoşuma giden bazı hinliklerden (benim değil oyununkiler) bahsedeceğim. Ara demoların ve (hafif) izometrik grafiklerin ilk şokunu atlattıktan sonra yavaş yavaş katliam yapmaya başlamak isteyeceksiniz. O zaman da rüyanıza girecek ak sakallı bir ihtiyar (ben, bu rol için boyattım) size ünlü general Sun Tzu'nun ölümsüz laflarından birini hatırlatacak: Tuchun lung-yun tai kai-shek go chi minh, yani ülkesi için ölmeye hazır iyi eğitilmiş bir piyade düşmanın ölüm makinalarını alt edecek kapasiteye sahiptir. 7 yüzyıl önce söylenen bu sözler C&C'da da geçerliliklerini koruyorlar. Dune 2'deki roket atarlar, tankların aksine burada savaş piyade ağırlıklı. Genelde saldırılarınızı bir iki tank desteğinde ilerleyen bol sayıda piyadeyle yapmanızda yarar var. Böylece düşmanın üzerinize kusacağı ateş gücünü (onda bol miktarda mevcut) bölersiniz. O birkaç piyadeyi avlamaya uğraşırken diğerleri de asıl hedefleri temizlerler.
İkinci olarak dikkat etmeniz gereken şey de saldırı birliğinizin yollarda telef olmaması. Genel olarak düz bir ortamda geçen Dune 2 ve bir miktar ormanları olan Warcraft'ın aksine C&C'de yer şekilleri aşırı önem taşıyor. Düşman önceden gelip en ideal yerleri kapıyor tabii (aslında oyunda bayağı bir adaletsizlik var), genelde onun üssüne ulaşmak için dar geçitlerden ve iyi korunan köprülerden geçmeniz gerekiyor. Onun için ana saldırı gücünüzü hurra diye göndereceğinize önce ufak birliklerle saldırı yolunu temizleyin. Özellikle düşmanın boğazlara yerleştirdiği guard tower'ları ve köprüleri koruyan tankları itinayla avlayın. Böylece adım adım stratejik noktaları ele geçirerek saldırı yolu açın (bu da bir Sun Tzu taktiği ama lafın Çincesini unuttum). Amacımız genelde düşmanı tamamen yok etmek ama bir kez saldırıya başladığınızda üretimi boşlamayın. Düşman harvester işine çok akıllıca yaklaşıyor. Hem sizinkini avlamak için arada saldırı birlikleri gönderiyor, hem de kendininkileri ölümüne koruyor. Klavye örtüsü (ilginç bir laf) kutusundan öğreneceğiniz tuşlarla OYUNA HOŞ GELDİNİZ.
ASKERLERİM, CANLARIM, BEN SİZE ÖLMEYİ EMRETMİYORUM...
ZATEN ÖLECEKSİNİZ!
o BER Tar Şimdi sizle açık konuşacağım, durum kötü. | Kasada hiç para yok ve düşman | ufak ufak gelip | binbir emekle yaptıklarımızı yıkıyor. Borç harç beş tane engineer ve bir APC yapıyoruz.
APC bir tank eşliğinde yola koyuluyor. Daha önce bir jip sayesinde tespit ettiğimiz yere gidiyoruz. Yolda karşımıza çıkanlara bulaşmıyoruz, bu gizli (aynı zamanda kalleş) bir görev ve başarı hıza bağlı.
Ti İşte geldik, APC bir yanda beklerken tankımız düşmanın duvarında ufak bir delik açmaya başlıyor. Bu arada kimseye (özellikle harvester'lara) bulaşmayın; su uyuyor, düşman da, uyandırmayın...
İşte delik hazır. APC hemen engineer'ları boşaltmaya başlıyor: Çabuk olun, çabuk, bu operasyon savaşı değiştirecek, hepiniz kahraman olacaksınız, madalya ve kol saati vereceğim söz...
Hahi Al sana Nod. Gelsin paralar. Bir anda bir hafiflik | hissettin mi? Ama durun hemen sevindirik olmak yok, önce APC ve sağ salim üsse ve tamir yerine döndürmemiz lazım. Her an operasyon tekrarlanabilir.
kısa günün karı. ince üç Advanced. Guard Tower'la üssümüzü güvene alıyoruz, sonra ağır hamlesiyle seri üretime geçiyoruz. Nod'un ona tank, füze ve ölüm olarak geri dönecek.
harvester'larınızı korumaya alın, ve saldırıya başladığınız zaman adamlarınızın düşman harvester'ına tek bir kurşun atmasına bile izin vermeyin. Bu düşmanı çok sinirlendiriyor, ve varını yoğunu üzerinize gönderiyor. Birlikleriniz daha üsse varamadan telef oluyorlar. Tyberium her ne kadar kıymetli olsa bile insan sağlığı için oldukça zararlı, Tyberium yataklarından geçen askerleriniz hasar görecektir. Bu bölgeleri pas geçin, eğer başka çareniz yoksa biraz masrafa girerek Armoured Personnel Carrier denilen taşıyıcılardan yapabilirsiniz. Bu araçlar beş tane askerinizi güvenli bir şekilde taşımanızı sağlar. Askerlerin binmesini sağlamak için önce askere, sonra da ok işareti çıkınca aracın üzerine klikleyin. C&C'da ileri bölümlere kadar mücadele daha çok İkinci Dünya Savaşı havasında geçiyor. Silahlar genelde zaten günümüzde de olan türden. Bu açıkçası aşırı hoşuma gitti. Biraz kendinizi kandırırsanız (bu konuda çok ustayımdır) sanki real-time Perfect General oynuyormuş gibi yapabilirsiniz. Daha ileri görevlerde işin içine lazer'ler, alev tankları, ve uydu silahları falan giriyor. Bu kimilerinin hoşuna gidebilir ama bence oyunun stratejik yönünü sulandırıyor. Bir de tabi birçok birliğe bir anda emir verme özelliği var . Dune 2'de 20 kişiyle yapılan bir saldırı kısa zamanda kabusa dönüşüyordu, yes sir, acknowledged sir derken ortalık birbirine giriyordu. C&C'de tek hareketle bir dolu birliği ölüme yollayabilirsiniz. Tek yapmanız gerek emir vermek istediğiniz birlikleri mouse'la bir kutu içine almanız. Askerleriniz genelde emirlerinizi şaşırtıcı derecede akıllı bir şekilde uyguluyorlar. Anlaşılan programcılar oyunun yapay zekası üzerinde oldukça çalışmışlar. Mesela bir birliği hareket ettirirken, onun yolunu kapayan birlikler önünden çekilip yol veriyor ve sonra kendi yerlerine dönüyorlar. Köprüleri geçerken tanklar kenarda bekleyip çevreyi kolluyor (patton taktiği) ancak piyadeler geçtikten sonra devam ediyorlar. Saldırıya uğrayan piyadeler önce yere yatıp siper alıyor, durum kötü görünüyorsa kaçıyorlar. Bu akıllılık ne yazık ki düşman için de geçerli. Öyle
KLAVYE CTRL-ALT: Bir birliği F1-F10: İşareti çağırma korumaya almak CTRL (0-9): Seçili birliklerden 6: Bir bölgeyi grup oluşturma korumaya almak 0-9: Grubu seçme
Xx: Birlikleri dağıtmak - H: Construction yard
$: Birlikleri durdurma — N: Bir sonraki birlik W CTRL F7-F10: Haritaya - CTRL: Saldırı ikonu işaret koyma ALT: Move ikonu
Dune 2'deki gibi yüz tane askeri harvester'la vıcık diye ezemiyorsunuz. Hemen yer değiştirip siz dönene kadar bir kaç tane saydırıyorlar. Görevler ilerledikçe bazı hinlikler yapmanız gerekebilir. Her saldırı birliğinde mutlaka bir iki tane engineer bulundurun. Diyelim düşman üssüne girmeyi başardınız, hemen bu engineer'lardan biriyle düşmanın asker üretim yerini ele geçirmeye çalışın, çünkü düşman sizden iki üç kat daha hızlı üretim yapıyor. Siz bu binayı patlatana kadar üstünüze sayısız asker yolluyor. Herhangi bir binayı ele geçirince artık orası sizin toprağınız sayıldığı için hemen yanına bir guard tower yapın. Biraz kalleşçe (ustam Sun Tzu'dan özür dilerim) ama böylece düşman üssünün içinde bir kurtarılmış bölge oluşturabilirsiniz. Bir de görevin hemen başında hızlı bir araçla (Hum-vee ya da Scout) üssünüzün etrafını araştırın. Düşman genelde size iki kaynağı göstergeye göre koldan saldırıyor, bunların yönlerini tespit edin ve savunmanızı ona göre kurun. Command & Conquer 2 CD (ya da 15 HD), yani yaklaşık orta halli bir memur maaşı kadar para ediyor. İki taraf için 15'er (evet biraz az) görev olduğunu ve bitirmenizin yaklaşık 4-5 gün süreceğini düşünürseniz hemen hemen Beyoğlu'nda bir pavyon alemiyle aynı kapıya çıkıyor, ama nasıl olsa çalıp çırpıp bu parayı bulacaksınız, çünkü nasıl Warcraft, Dune 2'den daha iyiyse, C&C de o ikisini piyade ezen harvester gibi dümdüz ediyor. Hızlı mouse kliklediğiniz kadar kafanızı da çalıştırmak istiyorsanız “Thi Mai Lu Tong Van So” yani sonunda ölmek olsa bile savaşmak başlı başına bir zevktir. Commanders of Game Show MEG El Hayri Cihan Mr.Oz Bâ Ali Çalık
NIRGIN 15 HD veya 2 CD (STRATEJİ)
4 MB RAM - VGA Min. PC 486
Silo. Paraları koyacak yeriniz kalmazsa diye.
Güç yeterli sayıda
Beton duvar. Düşmanlarınızı durdurmaz, ama yavaşlatır.
APC. Piyadelerinizi bunlara yükleyip taşıyabilirsiniz.
araştırmak için ideal
Piyade, bir işe yaramaz, Sadece yem...
4 Bazooka. İyi menzilli ve | / | oldukça güçlü.
Öküz tank. İnanılmaz bir zırhı var ama çok yavaş.
Tamirhane. Hasar gören birimler için.
Kışla. Standart askerleri
burada üretebilirsiniz.
MAC. Bu kadar ikonu dizip açıklamaları yazan zavallı.
Hand of NOD. Asker üretmek içindir.
Gezici Üretim Merkezi. Aslını
kaybederseniz lazım olur.