BIOFORGE

bir yaz gecesi... Ortaköy... Neyzen... Şarap... Ve sevgilin... Hepsi bir arada olduklarında ne zor iştir, Game Show'a yazı yazmak. YAZMIYORUM..... da diyemiyoruz. Patrona söz verilmiş bir kere. “Pazar'a kesin yetiştiririm” denmiş (neye güvendiysem artık). Allah'tan yukarıda saydığım tüm dezavantajları atlattım ve evimde bilgisayarımın başına geçebildim. Hem daha cuma günü. Cumartesi var, pazar bile var diyebiliriz. Bioforge'a kaldığım yerden devam ediyorum.... Ve dayak yiyorum. Bir daha, bir daha. Şaraptandır diyerek yatıyorum. Sonunda salak robotu dövebildim. O ne save edemeden, uyanmışım. Neyse kaldığım yerden oyuna devam. Ve işte Pazar gecesi oldu bile. Ben oyunu bitirebildim ama yazımı ancak yazabiliyorum. Ve ister inanın ister inanmayın yerel saat sabah 4:05. Hışş. Patron yazımı bu kadar salladığımı duymasın. Ayıp olur yani. Ama bu oyuna da değer doğrusu. Sanki bir filmde baş rol oynamışım gibi geliyor. Anlayacağınız Bioforge'un etkisinden hala kurtulamadım. Bir adventure sever olarak Full Throttle'dan sonra oynadığım 2. CD oyunu olan Bioforge F.T.'ye göre çok daha zordu. Dün gece saat 12'ye yaklaşırken oyunu anlamaya çalışmaktan ve ne yapmam gerektiğine karar vermeye çalışmaktan çok yorgun düştüm ve kendimi çok yalnız hissettim. Bir telefon: “Abi, lütfen gel. Valla mükemmel bir oyun. Grafiklerine hayran kalacaksın. Ya sana ne kimin çıkardığından. ORIGIN diye bir ş Ya bakın gardiyan abiler, gezegene de geldik işte, ben burda ineyim, size de çok teşekkür ederim, çok zahmetler ettiniz, ama benim şurda Mars'ta bir işim olacaktı, onu halledeyim hemen dönerim, söz valla...

firma işte. Ben sana geldiğim yere kadar anlatırım beraber oyunu çözmeye çalışırız. Hem dövüş sahneleri de var. Oldukça da iyi hareketler yapabiliyorsun. Bir sen döversin bir ben. Böylece uykumuz da kaçar. Yok oğlum, güzel kızlar yok ama efektler müthiş. Hani sen bilim kurguları severdin. Tam sana göre işte.” Evet İhsan'ı kandırdım. Eğer oyuna bir kaptırırsa, İhsan Bioforge'da ilerlerken belki ben de biraz uyumak için fırsat bulurum. Allah'tan Bioforge hakkında İhsan'a yalanlar söylemedim. Çünkü herif kalktı karşıdan şimdi ismini bile hatırlamadığım bir semtten gece yarısı bir vakit bize, Beşiktaş'a geldi. Geldi gelmesine de şimdi işin yoksa Bioforge'u baştan herife anlat: “Valla ben de fazla bir şey anlamadım. Demodan gördüğüm, bir adamın (doktor olması çok uzak bir ihtimal) bizi bir ameliyat yapıyormuşçasına kestiği. Bir hücrede uyandık. Ve şimdi nerelere geldik. Oyunun en başında iyi ki EASY COMBAT'ı seçmişim. Yoksa dövüş sahneleri ne kadar zor olurdu kim bilir. Tamam tamam tuşları da söylüyorum: Oklarla hareket edebiliyorsun ama sen iyisi mi nümerik tuşları kullan. İşin daha kolay olur. 1, 3, 7 ve 9'da çapraz hareketlere yarıyor. Ve 5 ile de ateş edebiliyorsun. Eğer SHIFT ile beraber basarsan daha hızlı hareket edersin. Yavaş mı hareket ediyoruz. Tabi oyunu install ederken ne hard diskimize ne kadarlık bir kısmı yükleyeyim diye sordu ben de 4 seçenekten tavsiye edilen 30 Mb'lık seçenek yerine 12 Mb'ı tercih ettim. Bu yüzden olması gerekenden biraz yavaş olabilir. Hard diskimde boş yer olsaydı 50 Mb'ı bile seçebilirdim. Allahtan 5.5 Mb'lık seçeneği düşünmemişim bile

Bakın trafik de sıkıştı, isterseniz geri dönelim, şimdi inmek için bir saat m. Aslında Uranüs'te de iyi bir bar var, oraya iki kadeh bir şeyler atardık.

yoksa bu koridoru yürümek büyük bir ızdırap olurdu.” İhsan'ın uykusu olmadığı gibi çenesi de maşallah hiç durmadan sorular soruyordu: Pentium'um, 16 Mb Ram'ım, 4 hızlı CD ROM'um, PCI VGA ekran kartım olsaymış ideal olurmuş. Oyunu film gibi oynarmışız. Yok efendim benim sistemim grafiklerin hakkını veremiyormuş”. Oğlum dedim. Dua et de Bioforge'u oynayabiliyoruz. Valla makinam 486DX2 50 ve 8 Mb Ram'dan daha iyi olmasıydı Bioforge'un tırnağını göremezdin. Ben adama tuşları anlatıyordum herifin problemine bak.

Neyse kaldığımız yerden açıklamaya devam:

Kavga etmek istediğinde C tuşu ile dövüş pozisyonu alabilir, hareket tuşlarına CTRL veya ALT ile beraber basarak Super Street Fighter 2'den neredeyse daha iyi hareketler yapabilirsin. Efendim, oynanış tarzı Alone in the Dark'lara mı benziyor. Ben ne diyorum sen ne diyorsun. Bak bir daha anlatmayacağım ona göre: D ile kendini iyileştirme seçeneklerine, I ile eşyalarına, J ile haberler, P ile kişisel seçeneklerinin hepsine, L ve S ile de yükleme ve boşaltma işlemlerini yapabileceğin ekrana kavuşabilirsin. ALT+X ile merhaba DOS. Elindeki veya önündeki eşyaları ya da aletleri SPACE ile kullanabilir, eşyaları ENTER ile yere bırakabilir ve yerden alabilirsin. Bak ben yatıyorum, son bir kaç uyarımı da yapayım da içim rahat uyuyabileyim. * Kısa aralıklarla save etmende başka her dövdüğün adamdan sonra hemen SAVE et. Kaydetmen için ayrılmış 9 yerini, game3.im1 şeklinde isimleri olan save dosyalarının isimlerini değiştirerek yine kazanabilirsin. * Oyunda çözümleri sırası ile yapmazsan ilerde başın çok ağrır. * Dövüşleri adamını iyi bir açı ile görüyorken yap. Yoksa yumruklarını ve tekmelerini boşa sallarsın. * Karşına çıkan her şeyi kullan. Tırsma. * Bulduğun kitapları okursan konuyu biraz daha iyi anlarsın. * Tekme ya da yumruk sallarken eğer rakibini tutturursan kısa aralıklar vererek vurmaya sürekli devam et. Sağa sola hareket edip etmediğini iyi anlamaya çalış.

Aaa, bakın başka gardiyan arkadaşlar da beni karşılamaya gelmiş incelik, gözlerim yaşardı valla. Hem siz şimdi gardiyan gardiyana konuşmak da istersiniz, ben sizi tutmayayım, ben yolu biliyorum zaten...

gösterirdim Tamam, tamı bir yerime bir şey götürüyorsunuz. Yorgun olmasam e ben, ama hadi neyse. Geliyorum, vurmayın

Çok çektim şu Bioforge'dan, Bari siz çekmeyin.

DÖVÜŞ: Vuruyorum, öldür! derken acayip dayak yiyor olabilirsiniz. Kamera açıları uygun olmayan yerlerde dövüşmekten kaçının üyorum

TEXT: CD'yi boş bulmuş adamlar, oyunu sayfalarca text'le doldurmuşlar. Sakın ola bunları sıkılıp geçmeyin, sabredin, okuyun, lazım oluyorlar

DİKKAT: Kesici aletlerle oynamayın ve sık sık parmaklarınızı sayın.

Olacak demiştim, netekim haklı çıktım. Berber bey, o alet ne kadar keskin biliyor musunuz, biraz üstlerden sadece. Ya biraz dikkatli in şunu, çabuk çekin, çok aaaaaaaaaaaaaarrrrgggaghh

BULMACA 1 Amacımız ortadaki kare hariç diğerlerinin hepsini yakmak. Bunu yine karelerin üzerine basarak yapmalıyız. Çünkü her kare diğer karelerden bazılarının durumunu değiştiriyor.

© Ve son olarak çözemediğin bir yer olursa BENİ UYANDIR..... İhsan sabaha kadar bilgisayarın başından kalkmadı (Pardon bir ara elektrikler kesildi de canı sıkıldığı için beni yatağımdan kaldırma çalışmalarına başladı. Neyse ki elektrikler hemen geldi de başarılı olamadı.) Kısaca şu anda okumakta olduğunuz ve aşağıda okumaya devam edeceğiniz yazı güç koşullar altında, İhsan'ın yardımları ile patronun sert bakışları altında, söz verilen güne yetiştirilemeyerek yayına hazırlanmıştır. TAM ÇÖZÜMÜ: Yatağımızdan doğrulduk ve ilk defa karşılaştığımız aptal hemşire robotu tekmeleyerek işini hallettik. Yerdeki eti ve elektronik kitabı (bundan sonra bu tip eşyalara kısaca log diyeceğim) aldık. Boşuna uğraşmayalım eti yiyemiyoruz. Çünkü biz biz evet yarı robot olmuşuz. Ve o makina sesi yürürken bizim ayağımızdan geliyor. Hücreden çıktık (kapıya dikkat). Hayvan (mavi) adamın olduğu hücrenin önündeki kolu aldık. Ve hücreye girdik. Eti yere bırakalım ve tuzağımıza düşen adamı dövebilelim. Yerdeki log'u alalım (bu noktadan sonra çeşitli açıklamalar, log'lar ve yazılarla karşılaştığımızda “okursanız neler olup bittiğini anlamanız için iyi olur” gibi laflar etmeyeceğim) ve çatalı alalım. O ne log'a göz atarken bir numara gördük. Hemen bir yerlere not edelim. Kesin işimize yarayacaktır. Dışarıdaki büyük kapının yanındaki paneli çatal ile açalım ve paneli kullanarak (alttaki parçalara basarak çubuklar arasında bir köprü oluşturmamız ve Unlock yazısını görmemiz gerekiyor) kapıyı açalım. Kapıyı biraz zorlamanız lazım. Kontrol odasındayız. Bu arada elinizdeki kopmuş kolu yere bırakalım. Arkadaki tüm pencereleri inceleyin. Hücre kapılarında modern parmaklıkları buradan kapatın. Flüt bulacağınız hücreye gidin. Flütü çalın. Kontrol odasındaki panelleri kullanalım. Bir ekrandan hücrelerden birindeki robotu kontrol edebiliyoruz. Robotu kolun tepesine getirelim, çengel ikonu ile kolu almasını sağlayalım. Diğer kapının yanındaki

BULMACA 2: Amaç en üstteki karedeki renklerin dizilişinin aynısını alt karede de elde edebilmek. Bunu başarabilmek için sağ ve soldaki karelerdeki renklerden yararlanmalısınız. Nasıl mı? Valla ben bir kez başardım gerisini size bırakıyorum.

panele robotu yaklaştıralım ve diğer ikon ile kolu panele sokmasını sağlayalım. Personel ekranından access seçeneğini seçelim ve not ettiğimiz numarayı (87092) girelim. Robotumuzun bulunduğu yerin altındaki platformun üzerine basarak kapının açılmasını sağlayabiliriz. Evet kapı açıldı. Koşarak solumuzdaki çıkıntıya (burası asansör girişi) girelim. Robotla uğraşmaktan daha iyidir. Robot bizi görmeden geçince geldiği tarafta sağdaki laboratuvara girelim. Girişin yanındaki panelden oda hakkında yeterli bilgiyi aldık (aldık değil mi?) Arka tarafa yürüdük. Kırmızı düğmeye bastık ve vanayı açtık. Panelin yanına dönüp ekranı karıştırırken 1 no.lu odadan pek sevecen olmayan bir yaratık özgürlüğüne kavuşuyor. Ama onun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzü tehlikeye attığı için işini bitirmemiz gerekiyor da akıllı davranmalıyız. Hemen arka tarafa gidelim düğmeye basıp vanayı kapatalım. Yaratıkla açılıp kapanan deliğin üzerinde iyi bir dövüş çıkartarak onu yere serelim. Bundan sonrasını tahmin ettiniz herhalde. Kapağı ve vanayı aç. Aşağı inelim (vanayı kapattıktan sonra tabi). Ekranın soluna doğru yürüyelim. Koridorun sonunda tam sağdaki deliğe girelim. Gardiyanı dövelim (söylemesi ne kolay değil mi?) ve silahını alalım. Gerisin geri asansörün girişine gidelim. Bundan sonra bir şeyi daha tekrar etmeyeceğim: Kapıların bazılarını açmanız için yanlarındaki panelleri kullanmanız yeterlidir. Yalnızca aksi durumları not edeceğim. Ona göre. Asansöre girdik. Duvardaki paneli kullanarak en üst kata çıktık. Kapının yanında duruyoruz ki karşımıza çıkabilecek robotlar bizi hemen haklamasın. Ne kadar ileri görüşlüyüm değil mi? Olduğumuz yerden onlara doğru ateş ederek işi bitirelim. Kapıdan biraz öne çıkınca daha bitirilmesi gereken birkaç iş olduğunu görüyor ve bekleneni yapıyoruz. Bizi yolumuzdan bu ufak robotlar mı döndürecek? Platformun arkasına yürüyelim. Görevliye bir iki kere ateş edip kenara çekilince büyük silahı çalıştıracaktır. Silahın başına geçelim. O anda soldan gelen gemiyi

BULMACA 3: İşte en zor bulmaca. Odadaki kapıların üzerindeki şekillerden altta olanlarını yandaki küpleri seçerek 4 yaratabilmeliyiz. Ben 3 kapı içinde hangilerini seçmeniz gerektiğini yanda göstermeye çalıştım.

haklamalıyız. Ve biraz sonra geçecek olan gemiyi de. 3. kata inelim. Paneli diğer tarafına geçip bizi karşılamaya hazırlanan robota silahımızla sürpriz yapalım. Sağ bacağından vurarak etkisiz hale getirelim. Solumuzdaki odaya girelim. İşte oyunun başında bizi Robocop'a çeviren zat: Mastaba (isim olarak). Yerdeki sağlık aletini, bizim durumumuza düşen hastadan da pili alalım. Pili kullanarak bizimki ile değiştirelim. Mastaba'nın laboratuvarını terk edebiliriz. Koridorun en sonundaki odaya girelim. Görevliyi dövelim. Log'unu alalım. Duvarlar ve masalar da gözümüzden kaçmasın (reaktör access kodunu bunu not edelim). Masalardan birinden bir taşıyıcıyı (fork lift) MANUAL komutu ile kontrol edebiliyoruz. Oklarla taşıyıcıyı odadan dışarı çıkartıp solundaki ilk odaya, reaktör odasına sokalım. Koridordan geçip diğer odada yolun sonuna kadar ilerleyip robot ile beraber aşağıya düşmelerini seyredelim. Kafamızı masadan kaldırıp demin dövdüğümüz adamın oradaki platformda arka tarafa doğru yürüyelim. O ne bir mekanizma bizi içine aldı ve üzerimizi koruyucu bir zırhla kapladı. Dışarı çıkalım. Bizi karşılayan görevliyi öldürelim. Yeni bir silahımız oldu. Tekrar içeri girelim, aşağıdaki platformdaki masadan Icarus Access komutunu seçmemiz ile platform bizi aşağı Icarus gemisinin yanına indirecek. Görevliyi haklayalım. Telsizini ve geminin arkasında yerdeki alien kübünü alalım. Geminin önündeki mavilik de bir pil. Onu da alabiliriz. Yukarı çıkıp reaktör odasına gidelim. Paneli kullanıp içeri girelim. Arkamızdaki kapı kapanır kapanmaz diğer kapıdan çıkalım. Artık reaktöre çok yakınız. Burada işler biraz zorlaşıyor. Çünkü zamana karşı yarışmak zorundayız. Yapmamız gerekenleri siz oyununuzu save ederken ben önceden anlatayım: Önce platformun kenarındaki düğmeye basarak köprüyü açıyoruz. Hızla köprüden geçip bir robotla karşı karşıya kalıyoruz. Birkaç rahatsız edici darbeden ya da atıştan sonra tekrar girişe doğru koşuyoruz ki robot bizi takip etsin. Yavaş kalan robot

BULMACA 4: İşte en kolay bulmaca. Parlak olan altıgenlerin hepsinin üzerinden geçmelisiniz. Bunu yaparken hareket sayınız tek ise ilerlemek istediğiniz yöndeki altıgene, çift ise ters yöndeki altıgene basın. Hadi göreyim sizi köprünün üzerinde iken aynı düğme ile köprüyü OFF yapıyoruz (robot için gerçekten of). Köprüyü tekrar açıp hızla karşı platformda sağda ve soldaki kolları aşağı indiriyoruz. Hemen masanın başına eğiliyoruz. Reaktör access kodunu hızla girip power düğmesine basarak olası bir patlamayı engelliyoruz. siz birkaç kez o olası patlamayı yakından yaşayabilirsiniz tabi! Reaktör odasını terk edelim. Asansör ile 4. kata inelim. Hımm başımız yine fena bir dertte. Robot durmaksızın ateş ediyor ve eğer bir kez isabet ettirirse ölmemiz kaçınılmaz oluyor. İlk ateşine ateş ile karşılık verdikten sonra üzerine doğru ateşlerinden kaçarak ilerleyelim. İyice yakınlaşırsak bizi vuramayacaktır. Ama biz onu vurabiliriz ve zor olsa da işini halledelim. Hava deliğinin yanındaki panele gidelim. Kapıyı açmak için buradaki bulmacayı çözmemiz gerekiyor: BULMACA 1 (Not: Karşımıza ilerde de çıkacak olan benzer bulmacaları zekamız ile halledemezsek deneme yanılma ile biraz uğraşarak da çözebiliriz). Kapıyı açınca dışarı çıktık. Solumuzdaki asansörün düğmesine basıp aşağı indik. Durmaksızın koşarak ilerlemeli, yolun en sonundaki büyük blokların olduğu yere sağ salim gelmeliyiz. Bu bloklara atlayarak, üzerine tırmanarak ve alien kübünü kullanıp ulaşılmaz bloklara transfer olarak ilerleyebiliriz. Bu yolla arka taraftaki girişe doğru ilerleyip, ortasında bir kürenin bulunduğu meydana gelmeliyiz. Escher'in konuştuğunu duyuyoruz (Escher de kim mi? Valla ilerde bize karşılaşacağımız önemsiz bir dost desem). Burada yapacak bir şey yok (o zaman niye mi geldik. Valla ben bloklarda dolaşırken kayboldum ve sizi de beraberimde getirmiş oldum.). Koşarak geçtiğimiz yolda küçük bir tünelden geçmiştik ya hani işte oranın çıkışının altındaki bloklara kadar yine koşarak gidelim ve blokların üzerine atlayalım. Yine kübümüzü doğru bloğun üzerinde kullanarak parçalanmış bir geminin önüne geliyoruz. İçeri girelim. Bir sağlık aleti daha bulacağız. Arkalara doğru (ilerleyelim beyler) ilerledikçe demir parmaklıkların arkasından

Caditım

sonradan epey güçlüymüş yorumu yapacağınız bir adam çıkacak. Hadi öldürün bakalım. Aferin. Ne güzel de adam öldürüyorsunuz bak'im. Evet evet haklısınız silahınızın bir faydası olmayacak. Keşke dövüşten önce mi söyleseydim? Ne yani save etmemiş miydiniz? Peki peki bekliyorum gemiye kadar tekrar oynayın bakalım......(Öldürdüğünüz adamın silahı pek kullanışlı değil, almasanız daha iyi) Adamın elinden düşürdüğü anahtarı (teknolojik anahtar desek daha doğru olur) alın ve demir (niye demir abi ya, bakır, gümüş olamaz mı? Adamlar kaçıncı yüzyılda yüz bilmem kaçıncı elementi bulmuşlardır belki), peki peki bilemediğimiz metalden yapılmış parmaklıkları açın.İçeri girip mavi olan paneli kullanalım. Buradan bombalar gönderebiliyoruz. 1. bombayı hazırlayıp gönderelim. Asit gölündeki (bu kez asit olduğundan eminim) yaratık ateş ettiğimiz yere iyice yaklaştığında 2. bomba ile işini bitirelim. Dışarı çıkalım. Silahımızı yere bırakalım, bombanın başını açıp içinden patlayıcı kısmını alalım. Diğer elimizde alien kübümüz geminin kanadının altından göle doğru uzanan blokların üzerinden küp ile ilerleyip yaratığın üzerinden de geçerek tanıdığımız yerlere geri geldik. Şimdi koşarak yanından geçip içeri girmediğimiz tünele doğru hızla ilerleyelim. Siz koşarken ben de neler yapmanız gerektiğini anlatayım (yol uzun nasıl olsa): Tünele girer girmez Enter'a basarak elinizdeki kübü yere bırakın, içerideki kapıya doğru koşmaya devam edin, kapının tam önünde yüzünüzü ekrana doğru dönüp elinizdeki bombayı da yere bırakın (eğer önceden kübü yere bırakmazsak bu noktada bombayı yere bırakmak çok zorlaşacaktır), bomba sayacını görünce tırsmayın ve ESC ile bu görüntüden kurtulup hızla tünelden çıkmaya çalışın, tabi yerdeki kübünüzü de almanız gerekiyor ve çıkışta (eğer hala bomba patlamamışsa) sola doğru dönmeniz gerekecek. Bunları yapmanız için size verilen sürenin oldukça az olduğunu sakın unutmayın (burada program birkaç kez takılacaktır, çok normal!!!). Silahınızı nerede bıraktınız hatırlıyorsanız hemen oraya gidip silahımıza kavuşalım. Patlattığımız kapıya gelip içeri girelim (ne eziyet değil mi?). Üzerimizdeki bu sıkıcı ve kaba zırhtan kurtulduk. Ama başka bir bela bizi bekliyor: böcük. Büyük bir böcük tarafından saldırılmış Escher (bu ismi bir yerden hatırlıyorum ama) yerde yatıyor. Yaklaşınca böcük bu kez bize saldırmaya çalışacak. Oldukça kuvvetli olduğu için en iyisi uzaktan silahımızla isabetli atışlar yapmak. Bir kez vurulunca tostoparlak oluyor ve bir müddet öyle duruyor. Bu esnada atışlarımız onu pek etkilemeyeceğinde biz pozisyonumuzu ayarlamakla uğraşalım. Kesinlikle bize yaklaşmasına izin vermeden atlayana kadar ateş ederek böcüğü yok edelim. Escher'e bir baksak hiç fena olmaz. Söylemek istediği bir şeyler var. Konuşması bitince sağlık aletini ona verelim. O da bize bir konuşan bilgisayar versin (Allah'tan kupon falan istemiyor). Bu bir tercüman. Girdiğimiz yerin yanındaki koridordan arkadaki odaya geçelim. Karşımıza çıkan robotu biraz hırpaladıktan bırakalım bizi yere düşürsün ve içeri doğru koşsun. Tabi takip edelim. Daire şeklindeki kapıyı aktif hale getirdiğini görüyoruz. Aynı odaya geri gidelim. Kırık olan büyük taşı kullanarak kapağını açalım. Maviliği de kullanalım. BULMACA 2. Bulmacayı çözdükten sonra silahımızı almayı unutmadan ortasında top olan büyük alana geri gidip tercümanımızla 3 duvarda neler demek istediğini anlayalım (hiç bir şey anlamadınız mı? ben de ama aldığım ipuçlarına göre -İhsan öyle diyo- bu zahmetli işi yapmalıyız). Escher'in yanındaki kapıya geri dönelim. Alien parçacığını (talisman) kapının yanındaki mavilikle kullanıp kapıdan içeri girelim. 8 tane daire kapının olduğu bir odadayız. Bu kapılardan altta olanlarını aktif hale getirmeliyiz. Bizim girdiğimizi saymazsak açacak 3 tane kapımız var. Bunu da odanın ortasındaki bulmacayı çözerek (odanın ortasındaki çıkıntıyı kullanarak bulmacaya ulaşabilirsiniz) yapabiliriz.: BULMACA 3. 1 Aktif olan 3 kapıdan biri çalışmıyor. Bulmacayı çözerken tam arkamızda kalan kapı ise bizi şimdilik ölüme götürür. Ne bekliyoruz geriye kalandan girelim bakalım. O da ne: Yer çekiminin olmadığı bir oda. Girdiğimiz kapının tam karşısındaki kapıya ulaşmalıyız. Ama nasıl? Silahımızı ateşlersek bu bize ateş ettiğimiz yerin aksine doğru bir ivme verecektir. Eğer hareket ettiğimiz yönün tam aksine ateş edersek oldukça hız kazanacağız. Kapıya göre pozisyonumuzu da hesaba katarak karşı kapıya ulaştığınızı farz edelim. Yoksa oyuna devam edemeyeceksiniz demektir (öyle kolay pes edenlerden değilsiniz herhalde). Masmavi bir odadayız. Burada yavaş yürümeye çalışın yoksa aşağı düşerek..... Karşımıza güçlü bir robot daha çıktı. Zor da olsa onu dövdük. Yine silahımız üzerindeki elbise yüzünden hiçbir işe yaramıyor. Kapının girişinde bıraktığı kübü elimize alıp kullandık. Şimdi bizde de o giysi var. Yolumuza devam edebiliriz. Yavaş yavaş içeri girdikten sonra soldaki panele doğru yürüdük. Ve panelde diğerlerine göre oldukça kolay sayılabilecek bir bulmaca ile karşılaştık: BULMACA 4. Bulmacayı çözmeden giysinizi aynı kübü kullanarak çıkartın. Biraz animasyon seyredin, olan biten hakkında bir şeyler anlamaya çalışırken dinlenmiş de oluyoruz. Bize bir pil verdi. Kendi pilimiz ile sağlığımızı arttırdıktan sonra pilimizi değiştirebiliriz. Giysimizi giyip 8 daire odanın olduğu yere geri gidelim (yerçekimsiz odadan geçerek hem de!). Tam karşımızdaki odaya artık girebiliriz. Burada yine bir bulmaca var: Yerdeki üçgenlere basınca daireler yer değiştiriyor. Önce hangi üçgenlerin hangi daireleri oynattığını ve dairenin hangi pozisyondan başladığını öğrenmelisiniz. Acelesi olanlar için girdiğimiz kapıya göre önce 4., sonra 1. ve 6. son olarak da 4. üçgenlere basınca bu bulmacayı çözmüş olmalısınız. Merkez odaya geri döndük. Escher'e ne oldu diye merak etmediniz mi? Ettiniz ettiniz. Gidip bir bakalım. Ama kaçmış. Yine bir böcük. Onu tecrübelerimiz ve tabi silahımızla yok edelim. Escher'in log'unu alıp okuyalım. İntihar mı etmiş ne? Asıl önemli olan log'undaki kod numarası. Gözünüzden kaçmamıştı değil mi? Merkez odaya gidelim. Bozuk kapının yanındaki kırmızılığa bir göz atalım. Hımmm her şey biraz daha anlamlı gözüküyor (en azından bulunduğumuz yerin krokisi olarak). Üstteki parçaya basarak topu kaldıralım, salağın delikten aşağı bakması ile alt parçaya basarak herifi temizleyelim (güzel sahne değil mi?). Sıra diğerinde. Tekrar topu havaya kaldıralım. ESC ile başımızı şöyle bir kaldırıp silahımızı yere bırakalım. Diğer görevli delikten bir bomba fırlatacak ve bu da bizim yanımızdaki kapıdan gelecek. Hemen onu yerden alıp gerisin geri fırlatalım (yüzümüz kapıya doğru dönük iken ateş tuşu ile). İkinci görevli de tamam. Zırhımızı giyip bu kapıdan girelim. Koşarak geriye doğru buraya ilk çıktığımız yere kadar yine koşalım. Asansöre yaklaşırken duvar kenarından koşmanız gerekiyor. Yoksa BUMM... Yukarı çıkınca platforma bir görevli geliyor. Onu bir temiz dövelim. Log'unu okuyup kapının şifresinin üst üste iki yatay çizgi olduğunu öğrenelim. Kapının yanındaki paneldeki eskisine benzer bulmacayı üst üste 2 çizgi olacak şekilde çözelim (zor değil mi?). Asansör ile 3. kata gidelim. Koridordaki görevliyi de öldürelim (bu son olsun). Mastaba'nın laboratuvarına girelim. Duvardaki panolara Escher'in kodunu girerek gizli bilgilere ulaşıp kim olduğumuzu öğrenelim. Icarus gemisinin yanına gidelim. Gemideki pili kendimizinki ile değiştirelim ve oyunun son demosunu seyredelim. Escher'e ne mi oldu? Ya Mastaba'ya? Biz yırttık mı şimdi? Hep bir Robocop mu olarak kalacağız? Ailem beni böyle kabul edecek mi? Toplumdaki statüm ne olacak? İş bulabilir miyim?.....gibi soruları düşünmenize gerek bile yok. Çünkü BIOFORGE ayrı bir dünya. Saat pazartesi sabahı 9:30. İster inanın ister inanmayın ben Bioforge'un peşinden buralara kadar sürüklendim. Pişman değilim. Ama uyumak güzel şey...

E MERT TOPÇU dirma:

CD-ROM

% arar:

aşama ca CMR v