Sayfanın metni
Sayfa 28
Merhaba arkadaşlar! İşte bir koca ay daha geçti ve bu köşeyi okumak için günlerdir aşındırdığınız bayinizin kapısından sonunda Commodore Dergisi'nin 74. sayısını alarak zaferle çıktınız. Ama sizlerden bir şey rica edeceğim, diğer yazar arkadaşlar darılmasın, arada sırada onların da yazılarına bakın, olur mu? Heh he... Her neyse, bu ay da sizlere bomba gibi yeniliklerle ve haberlerle dolu bir yazı sunacağım, kendinizi ona göre hazırlayın. İlk olarak hepinizden her konuda mektuplar beklediğimi bir kez daha hatırlatmama izin verin. Bu ay hiç mektup yok, çünkü 73. sayı çıktıktan 5 gün sonra benim bu yazıyı teslim etmem gerekiyor, 5 gün içinde dergiyi alıp bana yazacak birilerinin olacağını pek sanmıyorum. (Alçaklar, siz böyle nazlanın bakalım, yakında “ben size 10 mektup gönderdim, hiçbir dergide çıkmadı” diye yakınmaya başlarsınız!. Hr!) Peki, ilk olarak biraz haberlerle başlayalım. Bu sefer 64'ün müzik dünyasından sizlere birçok haberim var. İlk olarak Reyn Ouwehand adlı müzisyenle başlamak istiyorum. Reyn, hatırlarsanız Last Ninja 3'ün mükemmel üstü müziklerini yapan müzisyen. Aslında bu biraz kötü haber. Reyn bilgisayarlarla müzik yapmayı durdurduğunu ve tamamen profesyonel müziğe geçtiğini açıkladı. Çok yakında grubunun (bilgisayar değil, gerçek müzik grubu!) ilk albümü çıkıyormuş! Eğer bir gün listelerde bir şarkı duyarsanız ve arada tanıdık melodiler gelirse şaşırmayın! İkinci haberim ise en az Reyn kadar ünlü ve en az onun ka-
Can Yalçın dar başarılı başka bir müzisyen hakkında. Adı Jeroen Tel. Jeroen'in el attığı oyunlar arasında Golden Axe'in harika müziği, Out run Europe'ın başındaki digitize müzik ve Smash TV'deki yapıtı aklıma ilk gelenler. Her neyse, Jeroen bir gün mükemmel bir müzik yapmış ve bunu 64'te Robocop 3'ü hazırlayan firmaya götürüp satmak istemiş. Firma da bunu kabul etmeyince kızan Jeroen, bu müziği 5 kuruş almadan 64 dünyasının dev demo grubu Blackmail'a hediye etmiş. Blackmail ise bu müziği geçen ay çıkardıkları Dutch Breeze adlı harika demoda açılış müziği olarak kullandı. Bu olay sayesinde birkaç şey öğreniyoruz. Birincisi, 64'te yakında Robocop 3 çıkıyor! İkincisi, Blackmail 3 yıllık bir aradan sonra bir demo çıkardı ve inanın, bu demodaki resimleri ve dizaynı görünce ağzım bir karış açık kaldı. Aynı demoyu bir AMIGA'cı arkadaşıma gösterdiğimde, resimlere bakıp “Bunlar digitize mi?” diye bir soru sordu. Değil tabii ki! Hepsi el çizimi! 64'ün yeni çizim tekniği olan ne mükemmel resimler yaratabildiğini Blackmail bu demosuyla bizlere ispatlamış oldu. Oh, bu arada, FLI yöntemini de Blackmail'ın keşfettiğini ve İlk kez onların kullandığını biliyor muydunuz? Umarım Sinan arkadaşımız demoları” bölümünde bu demoyu anlatır ve mükemmel resimlerden birkaçını sizler de görebilirsiniz, kesinlikle abartmıyorum, 5 yıllık 64 tarihimde gördüğüm en iyi resimler bu demoda. Eğer çevrenizde 64 demosu edinebileceğiniz bir yer varsa, sakın durmayın, bu demoyu mutlaka alın:. Grafik:
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 29
10, Müzik: 19, Dizayn: 10, Genel: 10.. Bu konuyla ilgili son bir şey. Jeroen Tel'in Blackmail'e hediye ettiği bu harika müzik şu anda bir Türk grubunun oyunların başındaki introsunda kullanılıyor. İsim vermiyorum.. Haberimize devam ediyoruz. Sonunda Creatures 2 bitti ve büyük ihtimalle siz bu yazıyı okurken piyasaya çıkmış olacak. Bu oyunun programcıları, Rowland Brothers, Creatures 2'nin artık en son oyunları olduğunu, bundan sonra AMIGA'ya geçip bu bilgisayar için oyun yapacaklarını açıklamışlar. Açıklamışlar ama artık kimse dinlemiyormuş onları. Nedeni mi? Çünkü aynı şeyleri Cyberdyne Warrior ve Creatures 1'i bitirdiklerinde de Her oyun bitirdiklerinde “Biz artık AMIGA'ya geçiyoruz” diyorlarmış! Bir başka haber de Hollanda'dan. 64'te daha önce tüm faaliyetlerini durdurduğunu açıklayan başka bir ünlü programcı ise Mario Van Zeist. Olayın ilginç tarafı, çok önceden bırakan Mario, tekrar 64'e dönüp yeni bir oyun üzerinde çalışmaya başlamış. Hem de bu sefer müzikleri Jeroen Tel'e grafikleri ise Hein Holt'a ait bir oyun. Hein Holt? Ah, söylemeyi unuttum, Blackmail demosundaki olağanüstü resimlerin çizeri. Bu oyun piyasaya çıktığı an tam bir bomba olacak görünüşe göre. Ve bu aylık son haberimi veriyorum. Geçen ay yazdığım haberde ünlü 64 müzik grubu Vibrants'ın üyesi ve 64 dünyasının bir numaralı müzisyeni Jens Chirstian Huus'un (Ona kısaca JCH derler, isim ve soyadının başharfleri..) PC'ye geçtiğini yazmıştım. İyi bir haber, JCH PC'ye geçmesine rağmen 64'ü tam olarak bırakmamış ve her zaman 64'te bir şeyler yapacağını söylemiş. Bunun nedeni ise 64'teki müzisyenlere karşı duyduğu sorumlulukmuş. Şu anda JCH yapılmış en iyi müzik rutininin programcısı ve bu rutini birçok müzisyen kullanıyor. İsterseniz bilmeyenler için müzik rutininin ne olduğunu açıklayayım. Birçoğunuz bilgisayarda bir müzik yapmanın basit olduğunu, tek yapacağınızın doğru notaları bir müzik editörü ile girmek olacağını düşünebilir. Evet, bu doğru ancak bu notları en güzel biçimde ifade edebilecek, enstruman seslerini net biçimde çıkarabilecek, fazla raster-time yemeyecek, “PLA-YER” dediğimiz o notaları çalabilen makine dili program olması lazım. İşte 64'te en mükemmel müzik programını (rutinini) JCH yazdı ve şu anda birçok müzisyen onun rutinini kullanarak müzik yapıyor. Kendini onlara karşı sorumlu hisseden JCH her zaman 64'te kalacağını açıklamış. JCH yanılmıyorsam şu anda 18-20 rında bir genç. Kendisi önceleri bilgisayar gruplarında uğrayıp demolar için müzik hazırlıyordu. Daha sonra demolar için bedavaya müzik yapmayı durdurup oyun yapan firmalarla çalışmaya başladı ve tam anlamıyla profesyonel oldu. Bu geçişi son 1 yıl içinde gerçekleşti. Kendisi hakkında duyduğum en ilginç şeylerden biri, henüz 1 yıl önce, oyunlara müzik hazırlamazken, bilgisayar yazışmaları ve tüm bilgisayar harcamalarını karşılamak için her sabah 7'de kalkıp gazete dağıtıcılığı yaptığıydı. 64 dünyasının bir numaralı müzisyeninin böyle bir iş yapması bana çok acaip gelmişti.. Şimdi haberleri bırakıp biraz 64'ün yapısı hakkında konuşmak istiyorum. Bunu yazmak zorundayım, çünkü bu konuyla ilgili bu ay 2 oyun açıkladık ve yanılmanızı istemem. Bildiğiniz gibi şu anda piyasada 2 çeşit 64 var. Birincisi en eski, ekmek kutusu biçiminde olan 64'ler, diğeri ise daha yeni model olanlar. Aslında bu olay böyle değil, 8 model var. Az önce yeni model dediğim bilgisayarlar da yeni ve eski model diye ikiye ayrılıyor. Sizin 64'ünüzün hangi model olduğunu anlamanız için klavyenize bakmanız yeterli. Klavyede göreceğiniz gibi her tuşta 3 adet şekil vardır. Birincisi normal harf, ikincisi Commodore tuşu ile beraber bastığınızda çıkanı, üçüncüsü ise shift ile beraber bastığınızda çıkanı. Şimdi klavyede mesela “S” tuşuna basın. Eğer bu tuşun üst yüzeyinde “5S” harfinin yanında kalp işareti ve köşe işareti de varsa (bu 3 işaret de tuşun en üst tarafında olacak) sizin klavyeniz en yeni cinsten. Eğer S harfi tuşun üst yüzeyinde, diğer ikisi tuşun daha alt tarafındaki yüzeyindeyse, sizinki ekmek kutularının bir üst modeli.
Şimdi, ben bunları niye söyledim? Söyledim, çünkü bu toplam 3 cins 64'ten biri, 2 yönüyle diğerlerinden kötü. Hazır olun, açıklıyorum.. Eğer sizin 64'ünüz en yeni, yani tüm işaretler klavyenin üst yüzeyinde ise, 2 özellik itibariyle kaybettiniz. Bunlardan birincisi, SID çipi ile ilgili. SID çipi, bik: gisayarımızda müzikle ilgili her işi yapan entegredir. Bu en yeni modellerde, bu entegre geliştirilirken bir yönden de tam anlamıyla batırılmış. Bu sayıda açıkladığımız Zack ve Black Panther adlı oyunları aldığınızda eğer digitize ses efektlerini duyamazsanız şaşırmayın. Evet, yeni model 64'lerde SID çipi digitize sesleri doğru vermiyor. Sizlerin bu sesleri duymak için monitörlerinizin sesini sonuna kadar açmanız gerekirken (yine de doğru dürüst duyamazsınız..) eski model 64 sahiplerinin ses ayarına dokunmaları yetiyor. Bu olay bayağı kötü, örneğin bu tür gerçek sesleri bilgisayarınızdan duymakta zorluk çekeceksiniz ya da hiç duyamiyacaksınız. İkinci kötü özelliği ise, VİC çipi ile ilgili. VİC çipi ise 64'ün görüntü entegresidir. Aslında bu pek
- oyunlarda kendini göstermez, ama (kusura bakmayın daha basit nasıl anlatacağımı bilemiyorum) eğer bilgisayarınıza “DO20-DO21 raster split” dediğimiz progtamlama ile bir şey yazarsanız, monitörünüzün ekranında acaip acaip nereden geldiği belli olmayan çizgiler, noktalar geliyor ve sizin programlamanızda hiçbir hata olmamasına rağmen kötü görüntüler elde ediyorsunuz. Fazla moralinizi bozmayın, çünkü ne digitize sesler ne de raster split'- ler oyunlarda fazla kullanılıyor. Ama demolara düşkünseniz ve seyretmeyi seviyorsanız.. O zaman oturup ağlayın işte! Bu olayı sizlere böyle ayrıntılı anlatmak istedim, çünkü biz bu dergide digitize sesli bir oyun açıklayıp, dergide “Aman Allahım, ne mükemmel ses efektleri var!” diye yazarsak, siz de bu oyunu alıp eve gidip hiç ses efekti falan duymazsanız bize kızmayın, tamam? Son olarak yine dergimizle ilgili bir şey. Biliyorsunuz, bu dergi sizin elinize ulaşana kadar birçok kişinin elinden geçiyor. Benim şu anda bir AMIGA başında bu yazıyı yazmamla bitmiyor, bu iş bu yazılar kağıtbir tablo görürseniz, veya Nibbiy '92''de ol: