Commodore sayı 62, sayfa 11

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 11

öğretmenlerin şu anda yaptıklarını da desteklemektedir.” diyen Apple'dan Collins'e göre multimedia, aynı zamanda yeniden şekillendirilmiş bir eğitim ortamı içinde, öğretmenleri yönlendirici, yeni kuşağı da aktif öğrenciler durumuna sokabilir. Bir çok eğitmenin gözünde bu aktif çalışma ortamı multimedia'nın sağladığı en büyük olanaktır. NGS'den Bradsher da, “Öğrencilerin aktif olarak çalıştıkları zaman daha iyi öğrendikleri fikrinde yeni bir şey yoktur. Hatta değişik öğrenim şekillerinin üstünlüğü de tartışılmaz.” denilmektedir. Multimedia'nın en büyük avantaji bu iki yöntemi de, öğrencileri en yüksek düzeyde hareketlendirerek, birleştirmesinde yatar. Bradsher, bu yöntemi tercih etmelerinin sebebi öğrencilerin kendilerini kaptırmalarıdır. Bu televizyon kuşağı, böyle bir ortam içinde en yüksek verimlilikle demektedir. “Multimedia bilinci değişik yöntemlerle uyarladığı gibi genç çocuğu farklı konularda ve içeriklerde bilgilendirir. İnanıyorum ki gelecekte multimedia ile değişik duyu organlarının işlevi arasında bir korelesyon bağıntısı bulunacaktır.” diyen de Apple'da okul öncesi eğitim bölümü sorumlusu Yolanda Jenkins'tir. Scholastic Inc.'den Walter Koetke de multimedia'daki görüntü özelliğinin çok önemli olduğunu vurgularken, “Hafızamıza giden yol duygulardan geçer, multimedia da duygulara bağlı görüntüler için potansiyel sahibidir”” demektedir. ““Görüntüler hemen herkes için hafızaya giden en keskin yoldur.” Apple'da multimedia ile eğitim bölümünde çalışan Margo Nanny de aynı fikre katılmakta ve görselliğin eğitim üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. “Bence görüntüler, problemler için zihni modeller oluşturabilirler...

Eğer görüntüler gerçek dünyadan izlenimleri öğrencinin önüne getirirse, öğrenci bunlarla lise yıllarında daha kolay başa çıkacaktır.” “Bu teknolojinin en önemli özelliklerinden birisi de zaman ve mekanı değiştirebilmesidir. Sistem çok hızdi çalıştığı ve öğrenciyi de kendi içine aldığı için, öğrencilerin sorması istenen sorulara hemen ulaşılabilir.””

San Francisco'da görev yapan ve eğitimde multimedia kullanan iki öğretmen, Robert Campbell ve Patricia Hanlon da öğrencilerin bu yöntemle daha aktif olduklarını belirtirken, media öğrencilerin koşulları canlandırmasına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Bu da çalıştıkları konuya bir önemlilik katmaktadır. Daha önce konunun önemli olduğunun vurgulanması gerekiyordu, ama artık öğrenci konunun önemini kendiliğinden anlıyor” demektedirler. Eğitimde ses ve görüntünün önemi bir çok eğitimci tarafından vurgulanmaktadır. *“*Eskiden yazıya hakimiyeti öğrettiğimiz gibi, şimdi öğrencilere video görüntülerini ve ses parçalarına hakimiyeti öğretiyoruz. Bu onları gerçek hayata hazırlıyor” diyen Collins'e Nanny de katılıyor ve, “Bilgi parçalarıyla uğraşırken görüntünün önemi çok büyüktür. Gelecek yüzyılda eğitim alanında mültimedia'nın önemi tartışılmaz olacak” diyor. Burada anlatılan tüm yöntemlerden sonra multimedia eğitimdeki standartları değiştirecek gibi görünüyor. Teknolojinin bu uygulaması hiç kuşkusuz eğitime yeni bir boyut kazandırıyor. Ama asıl gereken çok fazla heveslenmeden önce bu alanda daha kapsamlı ve bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Örneğin, bu yöntemle öğrenciye gereken tüm yolları açıyor muyuz? Yoksa birini açarken, başkalarını mı kapıyoruz? Öğretmenin bu tür bir sistemdeki rolü olmalıdır? Ve en önemlisi, acaba okullar böyle pahalı bir yatırım yapmaya girişecekler mi? Bunlar hep cevap bekleyen sorular. Umarız ki bu yöntemleri uygulayanların sayısı artar ve üreticiler de değişik olanaklar ve yollarla karşımıza gelirler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.