Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 60
Evet, doğru tahmin ettiniz, AMIGA'nın doğuşu bu aylara denk gelir. Tabi ki derginiz Commodore, Amiga'nın ne olduğu hakkında sizi aydınlatmak için bir yazı yayınladı. Normal C64 kullanıcılarının aklını başından alacak grafiklere sahip bu aletin yıldızı, o zamanlar bile parlak görünüyordu zaten. Bir sonraki sayımızın biraz da profesyonel programcılara hitap ettiğini söylersek pek de yalan söylemiş sayılmayız, çünkü C64'ün interrupt'larıyla uğraşmak BASIC kullanıcılarının yapabileceği bir iş değildir. Commodore tarihinin en iyi programlarından biri olan GEOS'la ilgili ilk yazımız da altıncı sayıda yayınlanmıştı. Bu arada Commodore'un neredeyse
unutulan ürünlerinden biri olan Commodore 128'in kullanıcılarına, yalnız olmadıklarını göstermek amacıyla CP/M hakkında genel bir yazı “Kaset Disket Sohbeti” bölümünde yayınlanmıştı. Aynı sayıda, Commodore kullanıcılarının hemen hepsi tarafından tanınan, 14 yaşında bir çocuk tarafından yazılmış “Simons' Basic”in sırlarını açığa çıkarmak amacıyla bir de Simons' Basic kursuna başlanmıştı. Basic, Pascal, C, Prolog,... O kadar çok dil var ki, bazı dillerin ne işe yaradıklarını bile bilmek iyice zorlaştı son günlerde. Neyse ki 7. sayımızda bütün bu dillerin genel bir sınıflandırmasını yapmıştık. Bu yazıyı dikkatle okuduysanız, hangi dilin kullanım amaçlarınıza daha uygun olduğuna rahatça karar verebilirsiniz. “Püf Noktası” bölümünde ise C64 kullanıcıları için bir liste saklama yöntemi ile zeropage'de işe yarayacak adreslerin birkaç tanesinin kullanımı yer alıyor. Bu arada bilgisayar hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen arkadaşlar “Bilgisayar ve Olasılık Kuramı” başlıklı yazıyı da bu sayımızda bulabilirsiniz.
8. sayıda genel olarak anlatılan “Commodore ve Satranç” yazısından sonra, C64'ün en iyi satranç programı olan Colossus 4.0'ın kullanımı ve tanıtımı 9. sayıda yer alıyor. Basic bilmeyen arkadaşlar, her zaman fazla profesyonel konulara eğildiğimiz için zaman zaman bizi uyarırlar. Bunun sonucu olarak 9. sayımızda, “Basic Öğreniyoruz” yazısıyla, Commodore'la yeni tanışan arkadaşlara, programcılığın temeli olan BASIC'i öğretmeye başlanmış. Bilgisayar kullanıcılarının, yanlış kullanımlar sonucu gözlerini çabucak bozduğu, bir gerçektir, eğer gözleriniz sizin için değerliyse, bu sayımızda yer alan “Gözleriniz Kırmızı Görmeye Başladığı Zaman” yazısını bir okumanızı öneririm. Hemen her bilgisayar programcısının aklını kurcalayan bir soru vardır: “Yapay zekâ nedir?”. Bu sorunun cevabını da 10. sayımızda bulabilirsiniz. Bu arada bazen yapay zekâ için, bazen diğer amaçlar için kul-
lanılan, ve çok karışık gibi görünen
RECURSION'ın ne olduğunu anlatan bir yazıyla da 10. sayıda karşılaşabilirsiniz. ROBOTLAR GELİYOR. 11. sayımızın özel konusuydu robotlar. Bir robotun güncel yaşama geçişinden, çalışma mantığına kadar robotlarla ilgili bilmek isteyeceğiniz çoğu şey 11. sayımızda yer alıyor. Konu çeşitliliği bakımından en zengin sayılardan biri olan bu sayıda, makine dili öğrenmek isteyen arkadaşlar için yeni bir makine dili kursuna da başlanmıştı. Ayrıca, “Donanım” köşesinde, Autofire'sız bir joystick alma gafletinde bulunan arkadaşlarımıza, kendi modüllerini nasıl yapacakları da anlatılıyordu. 12. sayımızın da bir özel bölümü vardı: “Bilgisayar ve Eğitim”. Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) konusu, Türkiye'de 1990 ortalarında gündeme gelmesine rağmen, bilgisayarların oyun oynamaktan başka işlere de yaradığını bir dizi yazıyla 12. sayımızda anlatmıştık. Çoğu insanın hayatına giren Lightpen'ler aslında yapımı çok zor olan araçlar değillerdir. 12. sayımızda, kendi Lightpen'inizi yapmayı göstermemiz bu sayede mümkün olmuştu. Bu arada birkaç sayıdır devam eden CP/M yazılarının sonuncusu olan “CP/M Komutları” yazısı 128 kullanıcılarının oldukça hoşuna gitmişti eminim. Donanım köşesinde şimdiye kadar yayınlanan en iyi parça eminim ki 13. sayıda bulunan STEREO SID'di. C64'ün zaten yeterince iyi olan 3 kanal sesine nasıl 3 tane daha ekleyebileceğinizi anlatan bir yazıydı bu. Bunun yanında daha çok AMİGA kullanıcılarına yönelik bir PASCAL kursuna da başladık. Gene 13. sayıda başladığımız kurslardan biri de C64 KERNAL kursuydu. “Her İşin Başı Çekirdek” diyerek girdiğimiz kursta C64 Kernal'ının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkıyorduk. 14. sayının Özel Bölüm'ü oldukça ilgi çekiciydi: “Yapay Zekâ Dilleri”, Yapay zekâ'nın ne olduğunu anlattıktan sonra, bu konuda en çok işe yarayacak diller olan Prolog ve Comal anlatılıyordu. Bu sayıda C128'cileri tekrar hatırlayarak, “C128 İçin Püf Noktaları” bölümüne başlamıştık. Bu sayede C128'ciler de bilgisayarlarından aldıkları verimi artırabileceklerdi. Gene dil seçiminde kararsız arkadaşlara yönelik bir yazı var 15. sayıda. Bu yazıda Basic, Pascal veya Logo dillerinden hangisinin sizin amacınıza daha uygun olduğunu öğrenebilirsiniz. Sadece bir çocuk dili olmaktan çıkan Logo, içerdiği recursion yeteneği sayesinde çok çeşitli problemlerin çözümü için ideal bir hale geldiğinden, bu sayıya bir de logo yazısı eklemeyi uygun bulduk. Bu sayıda bir de TOPLUM köşesi bulunuyor. Günümüzün en önemli bilgisayar gündemini oluşturan Bilgisayar Destekli Eğitim konusu üç ayrı tarzı da tartışılıyor bu köşede. Donanım bölümü ise oldukça zengin bu ay. C64'ünüzün nasıl çalıştığını öğreniyor, sonra da bilgisayarınızı konuşturma amacıyla bir DİGİTİZER imal ediyorsunuz. 16. sayının özel bölümü AMİGA tarafından işgal edilmiş. A500 ve A2000'in tanıtıldığı yazılarda, Amiga'nın dehşet verici ses ve grafik özelliklerinden de bahsediliyor. Tam sekiz aydır devam eden C64 ile grafik bu sayıda sona eriyor. Bu yazıda C64 ile grafik yapmak için gereken her şey öğretilmişti. Hi-res, Multicolor, Sprite'lar, karakter tanımlama gibi konular anlatıldıktan sonra, bu sayıda da bir karakter editörünün çalışması ele alınıyor. 17. sayının özel bölümünde kelime işlemciler anlatılıyor. “Problem çözen ve son derece önemli bir konu olan “İnsan düşüncesinde RECURSION'ın Yeri” bu sayının toplum köşesini oluşturuyor. Geçen sayı biten “C64 ile Grafik” yazısının yerine iki yeni kursa başlamıştık bu sayıda: “1541'i anlamak” ve “LOGO”. GEOS'la programlama kursuna ilk olarak 18. sayıda girmiştik ve bu ilk derste GEOS kullanımının püf noktalarını ele almıştık. Bu sayıda ayrıca Amiga'nın işletim sisteminin genel yapısını anlatan bir yazımız bulunuyor. Toplum köşesinde ise Yapay zekâ ve grafik konularını birleştiren “Grafik Bilgilerinin Çözümlenmesi” yazısı dikkat çekiyor. Bu sayının en önemli olaylardan biri de “Art Gallery”nin kurulması... 19. sayıda, yeni bilgisayar alanların en çok sorduğu soru olan “Şimdi Ne?” cevabını vermiştik. Her bilgisayar kullanıcısının içinde biraz bile olsa bulunan bir duygu olan “Kurcalama” konusunda, meraklılarına hitap eden bir yazı YAZILIM köşesini süslüyor. Bu sayının özelliği ise ağırlığın oyunlara verilmesi olmuş. Piyasada Amiga kullananların sayısı iyice artınca, Teleteknik'in desteklediği Amiga için bir özel sayı çıkartmak gerekliydi. C64 kurslarının devam ettiği bu sayıda diğer bütün yazılar, Amiga konusuna ayrılmış; Amiga ve C, teknik açıdan Amiga, Amiga terimler sözlüğü konuları bunlar arasında en çok göze batanları. Bu sayıda bir de “Teknik Açıdan Amiga” adlı bir yazı dizisine başlamıştık. Geçen sayıda bittiği ilan edilen “1541'i Anlamak” yazı dizisi 21. sayıda yeniden başlamıştı. Amiga için ikinci bir yazı dizisine de bu sayıda başlanmıştı: “Amiga ve C”. Daha önce iki sayıda oldukça ağırlık verilmesine rağmen, Bilgisayar ve Eğitim konusu bu sayıda da ele alınmıştı. 21. sayıda, Ayhan Kalaylıoğlu'nun “Makine Diline Merhaba” yazısı, Baytan Bitirmez'in BİTMEYEN TEFRİKA'sının rekorlarını kırarak, sonsuzluk kavramına yeni bir boyut getirmişti 11. bölümünü de tamamlayarak. 22. sayı bu konuya verdiğimiz önemi yansıtacak şekilde Bilgisayar Destekli Eğitim konusuna ayrılmıştı (Gene...). Bu sayıda 1541'i anlamaya devam ederken, 1571 kullanıcılarına da bir şans vererek, 1571'i anlamak adlı bir yazı da yayınlamıştık. Ayrıca 22. sayının bir özelliği de çocuklara savaş oyunları oynamayı yasaklamanın doğru olup olmadığı hakkında bir tartışma yazısı içermesiydi. Pascal öğrenmek isteyenler arasında bu dergiyi takip edenler, 10. dersini de veren Burak Kiper'in kursun sonunun geldiğine karar vermesi sebebiyle bu sayıyla birlikte PASCAL kursundan mezun olmuşlardı. Commodore dergisi hep bilgisayarlarla uğraşacak değil ya. Biraz da sanat diyerek, 23. sayıda, “Raffaelo'nun Sırrı Çözüldü” başlıklı bir yazıda, ressam Raffaelo Sanzio'nun ATİNA OKULU adlı eserindeki problemin bilgisayar yardımıyla nasıl çözüldüğü anlatılmıştı. Donanım köşesinde ise digital ekranlı gerçek zaman saatini nasıl yapabileceğiniz konusunda bir yazı yayınlanmıştı. Bu arada genel istek üzerine uzun zamandan beri yüzünü göremediğiniz “Püf Noktası” köşesi tekrar açılmıştı. Amiga kullanıcılarının artması üzerine, başbelası virüsler gündemi işgal etmeye başlamışlardı. Bu sebeple 24. sayıda virüsler hakkında genel bir bilgi verilmiş, bir virüsle başa çıkmanın temel yolları anlatılmıştı. Amiga piyasayı ele geçirirken C64 de boş durmuyordu tabi ki. Bu sefer de Masa Üstü Yayıncılık dalına el atan C64'ün bu yeni alanı da bu sayıda tanıtılmıştı. 25. sayıda ağırlık gene Amiga üzerine yazılara verilmişti. Amiga'nın mükemmel ses yetenekleri, bu sayıda yayınlanan dört yazıyla bile tamamen ortaya çıkarılamamıştı. 1541'i Anlamak yazı dizisi de genelde her disk kullanıcısının bildiği konuları bitirmiş, Relatif Dosya Kullanımı konusuna gelmişti. Amiga'nın Amerika'da beyin cerrahi simulasyonlarında kullanıldığını biliyor muydunuz? Hayır mı? O zaman 26. sayıyı bir okuyun. Bu sayıda Amiga'nın olağanüstü grafiklerinin kullanılmasıyla neler yapılabileceğine dair birçok yazıyla karşılaşacaksınız. Bu sayının bir başka özelliği de C64'ün iki yeni disk drive'ını tanıtmış olması: 1581 ve 1541-II. 1581, C64'de de 3.5 inçlik disket kullanmak isteyen kullanıcılar için üretilmiş bir drive. 26. sayıda monitörlerin çalışma prensibini anlatan iki adet yazı bulunuyor. 27. sayının büyük bir kısmı, hemen herkes tarafından merak edilen “veri hırsızları” konusuna ayrılmış. “Kimdir bu veri hırsızları?”, “Ne yer ne içerler?”, “Nerelerde gezerler?” gibi sorularınızın tüm cevaplarını bu sayıda bulabilirsiniz. Eğer elektronikten birazcık anlıyorsanız, Donanım köşesini bu sayıda işgal eden “C64'ün Kapıları” yazısıyla C64'ünüzün dış dünyayla nasıl iletişim kurduğunu öğrenebilirsiniz. Bir disketin nasıl yapıldığını hiç merak ettiniz mi? Eğer bir disket fabrikası gezmek isterseniz Avrupa'lara gitmeye gerek yok. Sadece 28. sayımızı okursanız, bir disket fabrikasının her ayrıntısını öğrenebilirsiniz. 28. sayıdaki donanım köşesi, C64'ün evrensel bir seri çıkışı olan RS232'den nasıl yararlanabileceği konusuna ayrılmış. Eğer bu çıkışı iyi tanırsanız, çoğu araçla (printer gibi) rahatlıkla iletişim kurabilirsiniz. C64'ü yeni alanlar program yapmayı öğrenirken genelde çok acı çekerler, çünkü hangi tuzaklardan nasıl kurtulacaklarından haberleri yoktur. Bu sayıda, çiçeği burnunda programcıların tuzaklardan kolayca kurtulabilmeleri için gerekli “On Emir” bulunuyor. Virüsler artık iyice başınızı ağrıtmaya başladıysa, Commodore dergisinin 29. sayısını ele geçirmeye bakın, çünkü bu konuda altın gibi bilgilerle donatılmış iki adet yazımız yayınlanmıştı. Donanım köşesinde de, Disk drive'ların modasının yavaş yavaş geçtiğini gösteren CD ROM'ların yetenekleri anlatılıyor. Birkaç sayıdır süren “C64 için püf noktaları” dizisinde, oyunları sonsuz hak yapmak için gerekli tiyolar, normal püf noktaları yanında yer almaya bu sayıda da devam ediyor. 30. sayımız genelde çocuklara ayrılmış. Bunlar arasında en çok ilgi çeken yazı, özürlü çocukların bilgisayar kullanmasını sağlayan donanımla ilgili olanı. Programcılıktan fazla zevk almayan arkadaşların donanım dalına atlayabilmesi için bir de yazı bulunuyor bu sayıda. Elektroniğe ilk adım yazısında, bilgisayar “user port”unun nasıl kullanılacağı açıklanmış. Müzikle ilgilenen okuyucular için bir de C64 ve MIDI yazısı bulunuyor bu sayıda. Algoritma, bir programı değerli yapan en önemli kısmıdır. Peki algoritmanın tarihini hiç merak ettiniz mi? İlk algoritmanın nerede kullanıldığını ve algoritmanın kısa tarihini
Simon Basic
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 61
mek isteyen arkadaşlar için yeni bir makine dili kursuna da başlanmıştı. Ayrıca, “Donanım'' köşesinde, Au- tofire'siz bir joystick alma gafletin- de bulunan arkadaşlarımıza, kendi modüllerini nasıl yapacak- İarı da anlatılıyordu. 12. sayımızın da bir özel bölümü vardı: “Bilgisayar ve Eğitim''. Bilgi- sayar Destekli Eğitim (BDE) konusu, Türkiye'de 1990 ortalarında günde- me gelmesine rağmen, bilgisayarların oyun oynamaktan başka işlere de ya- radığını bir dizi yazıyla 12. sayımız- da anlatmıştık. Çoğu insanın hayatı- na giren Lightpen'ler aslında yapımı çok zor olan araçlar değillerdir. 12. sayımızda, kendi Lightpen'inizi yap- mayı göstermemiz bu sayede müm- kün olmuştu. Bu arada birkaç sayı- dir devam eden CP/M yazılarının so- nuncusu olan “CP/M Komutları” yazısı 128 kullanıcılarının oldukça hoşuna gitmişti eminim. Donanım köşesinde şimdiye kadar yayınlanan en iyi parça eminim ki 13. sayıda bulunan STEREO SID'di. C64'ün zaten yeterince iyi olan 3 ka- nal sesine nasıl 3 tane daha ekleyebi- leceğinizi anlatan bir yaziydi bu. Bu- nun yanında daha çok AMİGA kul- lanıcılarına yönelik bir PASCAL kursuna da başladık. Gene 13. sayı- da başladığımız kurslardan biri de C64 KERNAL kursuydu. ““Her İşin Başi Çekirdek” diyerek girdiğimiz kursta C64 Kernal'ının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkıyorduk. 14. sayının Özel Bölüm'ü oldukça ilgi çekiciydi: “Yapay Zekâ Dilleri”, Yapay zekâ'nın ne olduğunu anlat- tıktan sonra, bu konuda en çok işe yarayacak diller olan Prolog ve Co- mal anlatılıyordu. Bu sayıda C128'- cileri tekrar hatırlayarak, ““C128 İçin Püf Noktaları”” bölümüne başlamış- tık. Bu sayede Cİ128'ciler de bilgisa- yarlarından aldıkları verimi artırabi- leceklerdi. Gene dil seçiminde kararsız arka- daşlara yönelik bir yazı var 15. sayı- da. Bu yazıda Basic, Pascal veya Lo- go dillerinden hangisinin sizin ama- cınıza daha uygun olduğunu öğrene- bilirsiniz. Sadece bir çocuk dili ol- maktan çıkan Logo, içerdiği recursi- on yeteneği sayesinde çok çeşitli problemlerin çözümü için ideal bir hale geldiğinden, bu sayıya bir de lo- go yazısı eklemeyi uygun bulduk. Bu sayıda bir de TOPLUM köşesi bulu- nuyor. Günümüzün en önemli bilgi- sayar gündemini oluşturan Bilgisayar Destekli Eğitim konusu üç ayrı tarzı
da tartışılıyor bu köşede. Donanım bölümü ise oldukça zengin bu ay. C64'ünüzün nasıl çalıştığını öğreni- yor, sonra da bilgisayarınızı konuş- turma amacıyla bir DİGİTİZER imal ediyorsunuz. 16. sayının özel bölümü AMİGA tarafından işgal edilmiş. A500 ve A2000'in tanıtıldığı yazılarda, Ami- ga'nın dehşet verici ses ve grafik özel- liklerinden de bahsediliyor. Tam se- kiz aydır devam eden C64 ile grafik bu sayıda sona eriyor. Bu yazıda C64 ile grafik yapmak için gereken her şey öğretilmişti. Hi-res, Multicolor, Spri- te'lar, karakter tanımlama gibi konu- lar anlatıldıktari sonra, bu sayıda da bir karakter editörünün çalışması ele alınıyor. 17. sayının özel bölümünde kelime işlemciler anlatılıyor. “Problem çö- zen ve son derece önem- li bir konu olan ““İnsan düşüncesin- de RECURSTON”'iın Yeri”” bu sayının toplum köşesini oluşturuyor. Geçen sayı biten ““C64 ile Grafik'” yazısının
yerine iki yeni kursa başlamıştık bu sayıda: ““1541'i anlamak” ve “LO- GO”. GEOS'la programlama kursuna ilk olarak 18. sayıda girmiştik ve bu ilk derste GEOS kullanımının püf nok- talarını ele almıştık. Bu sayıda ayrı- ca Amiga'nın işletim sisteminin genel yapısını anlatan bir yazımız bulunu- yor. Toplum köşesinde ise Yapay ze- kâ ve grafik konularını birleştiren “Grafik Bilgilerinin Çözümlenmesi””- yazısı dikkat çekiyor. Bu sayının en önemli olaylardan biri de ““Art Gal- lery”nin kurulması... 19. sayıda, yeni bilgisayar alanla- rın en çok sorduğu soru olan “Şim- di Ne cevabını vermiştik. Her bilgisayar kullanıcısının içinde biraz bile olsa bulunan bir duygu olan “Kurcalama konu- sunda, meraklılarına hitap eden bir yazı YAZILIM köşesini süslüyor. Bu sayının özelliği ise ağırlığın oyunlara verilmesi olmuş. Piyasada Amiga kullananların sa-