Commodore sayı 61, sayfa 53

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 53

kirle hemen yazıya girişemez çünkü ortalıkta program yoktur. Akşama doğru Commodore 64'ün başına oturup programını yazmaya koyulduğu sırada onun bulunduğu odadan homurtular işitir, yaptığı program çalışmamaktadır. Programı bitirdikten sonra ise yazıyı yazmaya girişir. Yazının ortalarına doğru kafası iyice karışmıştır artık, çevresine boş boş bakmakta anlamsız sözler mırıldanmaktadır. Yazısı belki o gün biter ama Vedat'ın da pek hali kalmamıştır. Aslında yazılar, ayın onundan önce yayın kuruluna gelmelidir(?). Burada hataları düzeltilen yazılar uygun görsel malzemelerle birlikte Cağaloğlu'na gider. Aslında gidilen yer derginin teknik işlerinin yapıldığı Perka'dır. “Cağaloğlu” ise yayın jargonunda tüm yayınevlerinin bulunduğu semti temsil eder. Perka'daki arkadaşlarımız, bizim onlara yazıcıdan alıp götürdüğümüz bilgisayar çıktılarını kendi dizgi makinalarında tekrar dizerler. Bu dizgiden sonra yine bizlerden biri giderek yazılan yazıları okur ve gerekiyorsa düzeltmeleri yapar. Sayfa düzenleri de yine burada yapılır. Dizgiden çıkan yazılar kontrol edildikten sonra sayfalara yapıştırılır. Bu esnada yazılar, resimlerin gireceği yerler boş bırakılacak şekilde ayarlanır ve daha sonra bizim önceden seçtiğimiz görsel malzemeler buralarda kullanılır. Tabii görsel malzemelerimiz genelde karmaşık olduğu için teknik serviste ters yerleştirilebilir. Veya montaja giden bazı başlıkların karıştığı da olur. Örneğin geçen sayılarımızdan birindeki okur mektuplarının başlığında disk yiyen bir adam vardı. Şimdi “Kim ola ki?” diyeceksiniz, aslında o Abur Cubur'un başlığındaki karakterimizdir. Derginin diğer bölümleri de en az kendisi kadar zahmet vericidir. Örneğin Program Döküm Eki'nde veriler okuyucularımızdan gelir. Ama diyelim bir ay yeterince program gelmedi; yandığımızın resmidir. Yayınlanacak programlar genelde sadece C 64 BASIC V2 için yazılmıştır. Ama zaman zaman da olsa yan ürünlere yönelik (örneğin Simons'Basic) programlar da dergimizde yer alabilir. İkinci ekimiz olan Amiga Bülten'inde ise Amiga temelli programları tanıtmaya ve uygulamalardan örnekler vermeye çalışıyoruz. Yazılan yazılar genelde çeviri olduğu için en büyük sorunları burada yaşıyoruz.

Örneğin bir uygulamayı anlatan güzel bir yazı bulundu, iyi ama bu programlar ülkemizde bulunmuyor ki. O zaman başka bir yazı yazma yoluna gidiyoruz. Bu arada AMIGA Bülte-.

ni'nin tüm dizgi işlemleri ve sayfa düzeni AMIGA kullanılarak büroda yapılır. Aslında en çok zorluk çektiğimiz zamanlar ay sonları. Dergi yetişti, yetişmedi derken dergimizi bazen geç de olsa elinize ulaştırmak için en çok ay sonlarında uğraşıyoruz. Her şeyin üst üste geldiği zamanlar ise bizim için dayanılmaz oluyor. Buna örnek olarak bu sayımızı verebiliriz. Hatırlayacağınız gibi geçen ayın başlarında Teletekniğin geleneksel Commodore Show'u İstanbul'da yapıldı ve dört gün sürmesi gerekirken, yoğun kar yüzünden altı güne uzatıldı. Bütün gününü orada geçirmek zorunda kalan yazarlarımızın çoğu bu ay için ge-

rektiği kadar yazıyı hazırlayamadılar. Basılmak üzere ayrılan programlar genel-

Tabii bu bize de yansıdı ve erken çıkarmayı tasarladığımız halde maalesef istediğimiz sonucu alamadık. Böyle zamanlarda oldukça koşturmacalı geçen günlerin ve uykusuz gecelerin ardından ekranlara bakmaktan ağrımaya başlayan gözlerimizle ve klavyenin tuşlarına bir kez dahi dokunmak istemeyen ama bunu yapmak zorunda olduklarını bilen parmaklarımızla, bir sonraki sayının çalışmalarına girişiriz. Zamanında elinizde olmasını hepimizin istediği dergimiz için gereken çalışmalar oldukça yorucudur. Ama yorucu olduğu kadar da eğlenceli ve zevk vericidir.

Bu satırları okuduktan sonra mutlaka “madem bu kadar zor ve yorucu, neden hâlâ?” gibi bir soru gelecektir aklınıza. Biz bu işi gerçekten benimseyerek ve severek yapıyoruz. Sizlerle ilgilenmek, sorunlarınıza cevap aramak ve elimizden geldiğince sizlere yardımcı olmak, bize büyük bir mutluluk veriyor.

“Bir de tüm çalışmaların sona erdiği ve basım işlemlerinin tamamlanıp derginin dağıtıldığı zaman yorgun argın emeğimizin ürününü elimize aldığımız zaman keyfimize diyecek yoktur.” desek bile bize inanmayın. Çünkü ilk işimiz nerede ne hata var diye bakmak olur hep. Genelde “Yine bir döküm eki programı eksik çıkmış!” veya “Başlıkların yeri neden yanlış?” gibi şeyler duyarsınız. Dergide yeterli yer olmadığı için o ay yazısı yayınlanamayan yazılardan da “Benim yazım neden yok?!” ya da “Neden onun yazısı yayınlandı da benimki yayınlanmadı?” gibi şeyler duymanız da mümkün.

Ama tabii ki bütün bunlara deymese, biz bu işi yapar mıyız? Burada birlikte geçirdiğimiz bol kahkahalı ve bizim deyimimizle “Mavralı” saatler ve özellikle “Virüs bilgisayarımı yer mi?” ya da ““Amiga'nın oyunları Commodore 64'te çalışır mı?”” veya ““Ben bu bilgisayarı aldım, peki şimdi ne yapayım?” gibi sorular olmasa gerçekten de oldukça stresli saatler geçirirdik herhalde.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.