Commodore sayı 61, sayfa 41

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 41

yu çiçeklerin dilinde ifade et- memiz lazım. İşte size çiçekle- rin dili: almond blossom - umut aster - sonradan akla gelen fikir carnatlon - kalp kırıklığı erysanthemum, yellow - kü- çümsenen aşk forget-me-not - gerçek aşk lily, white - saflık orchid - baştan çıkarma beriwinkle, white - hatıralar- daki mutluluklar scarlet - aşırı müsrif- lik sunflower - kibirlilik tulip, yellow - umutsuz aşk anemone - solan umutlar buttercup - çocukluk cınıları columbine - ahmaklık, deli- lik crysanthemum, white - ger- çek hyacinth - oyun, spor lily, yellow - yalan periwinkle, blue - eski dosi- luk Poppy, red - teselli snowdrop - umut veya teselli tulip, red - ilan'ı aşk violet - şehvet Sizleri fazla uğraştıracağını sanmadığım bu testi geçtik- ten sonra, Launcelot Came- bizde gölün emin tarafı- na katırımızın yanına ışınlanı- yoruz. Launcelot'un Gwenh- yver'in yanına gitmesinden dolayı İçiniz buruk olabilir, ama şimdi onları boşverin, halkımızı kurtarmamız lazım; bu kutsal görevi tamamlamak İçin harita ekranına dönün ve Southampton'a gidin. Burası*dünyanın her yerine gidebileceğimiz bir liman, kaptanla konuşun, talk to Fiyatları sorun, ask about price, Gazz yolculuğu- nun bedeli 3 altın, verin. Zor bir yolculuk geçiriyoruz ve fır- tınalar esnasında herşeyimiz kayboluyor (para kesemiz de- ğil!). Limanda, bize rehberlik yapmak İsteyen bir çocuk ve bir adam var. Biz çocukla gi- delim, follow boy; go with boy, Bu çocuğun ustasına gidiyo-

ruz, bize yiyecek ve İçecek bir şeyler ikram ediyor. Şimdi. ona tanrıçaları soralım, ask about goddesses. Çizdiği semboller gerçekten önemli, onları bir kağıda geçirin ve odadan çı- kın. Gazza'dan Kudüs'e küçük çocukla gideceğimizi sanıyor- duk, yanılıyoruz. Küçük çocuk gelmiyor ve tepede limanda reddedilen ısrarcı adamı reh- ber olarak tutuyoruz, give mo- ney. Adam parayı vardıktan sonra da verebileceğimizi söylüyor, artık onu takip ediyo- ruz. Çöl bu, en çok neyin ek- sikliği çekilir; tabii ki suyun. Rehber bizi önce suya götüre- ceğini söylüyor ve birkaç ek- ran sonra bir akarsu kenarına geliyoruz. Hemen akarsu ya- nında duran deve iskeleti, ka- tırımızin suya İhtiyacı olduğu halde suyu içmemesi garip. Su zehirli olmalı ve bu rehber bunu bildiği halde bizi bura- ya getiriyor. Bu art niyetli ada- mı kılıcımizi çekip kaçıralım. Bir ekran sağa, bir ekran yukarı; ama hızlı, çok susadık. Gördü- ğümüz bitkiler suyun alameti, hemen aşağı İnip su içelim, drink water. Burada suyun içinden sola devam edersek ve gerekli soruları sorarsak Merlin buranın hikayesini bize anlatıyor ve birkaç ekran son- ra karanlık bir yerde kafamızı çarpıp ölüyoruz. Burayla uğ- raşmayalım, şimdi merdiven-

lerden yukarı ve bu ekranda yukarıya devam ediyoruz. Tehlikeli bir ekrandayyız, kılı- cı çekip bir save yapın. İşte Kudüs'ün surları ve bir cami kubı. Galiba The Holy Gra- ile yaklaştık. Şimdi sağ taraf- tan ilerliyoruz ve hain rehber ortaya çıkıp bize saldırmaya çalışırken ona fırsat vermeden onu Öldürüyoruz. Yukarı de- vam ediyoruz ve buradaki ka- ranlık adamlar etrafımızı çevi- riyorlar. Burası Britanya değil, krallığımızın burada bir hükmü yok, adamlara İstedikleri 4 bakırı verin. Sol tarafa devam ederek kapının ağzına kadar geldik. İşte burada da biri biz- den para İstiyor, benim bura- da kafam bozuldu ve kılıcı çektim, adam korkup kaçtı. Para verince ne oluyor, bilmi- yorum. Tamam, etrafı temizle- dik rahat rahat içeri giriyoruz. İçeri çok rahat girdik, hırsızın teki para kesemizi çarpıp ka- çıyor. Boş yere takip elmiyo- ruz, ekranın solundaki dükka- nın sahibi Mohammed ile ko- nuşuyoruz, talk to man. Katırı- mızı çok beğenmiş, evet; Mer- lin'in odasındaki yazıyı hatırlı- yoruz: Kudüs'te bir katır çok değerlidir. Ona katırı satıyo- ruz, sell mule. Mohammed bi- ze cebindeki tüm parayı veri- yor. Bu şehirde 4 bakır - 4 gü- müş, 4 gümüş ile / altın yapı- yor. Bunu öğrendikten sonra elma satan yaşlı kadını bulu-

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.