C64 için Püf Noktaları
Makine Dilinin Püf Noktaları:
Selam sevgili okuyucular. Bu ay da demo veya intro programlamak için gereken bilgileri vermeye devam ediyoruz. Bu ayki konumuz ise makine dilinde sinüs hareketlerinin yapılması. Matematikle ilgileniyorsanız 'Sinüs' formülünü kullanarak birçok ilginç hareket tanımlayabileceğinizi biliyorsunuzdur. Mesela xorta=rxCOS(B) formüllerini kullanarak ve B (beta)'ya 0 ile 360 arası değerler vererek (xorta, yorta) koordinatını merkez alan r yarıçaplı bir daire çizebilirsiniz. Tabii ki makine dilinde sinüs ve kosinüs formüllerini hesaplatmak zaman alacağından bir-iki blokluk sinüs tabloları hazırlayarak bu zaman kaybından kurtulabiliriz. Bu tabloları hazırlarken 360 derecelik bölgenin sinüs değerlerini oldukça iyi bir yaklaşımla 256 bayta indirirsek X veya Y registerini kullanarak bu tabloya ait değerleri rahatlıkla okuyabiliriz. Makine dilinde floating point aritmetiği (kayan nokta aritmetiği: kesirli sayılarla ilgili işlemleri içeren aritmetiğe verilen ad.) kullanmak da çok değerli olan zamanımızın büyük kısmını harcayacağından sadece bize gereken 'rxSIN(B)' değerlerinin tam sayı karşılıklarını içeren bir tablo hazırlamamız gerekiyor. Tabii ki ayrıca bir de 'rxCOS(B)' tablosu hazırlamamız gerekmiyor. Çünkü COS(B)=SIN(90-B) formülünü rahatlıkla kullanabiliriz burada. Ama sinüs tablomuz 256 bayt olduğundan rxCOS(B)=rxSIN(90*256/360-B) veya TxSIN($40-B) formülünden hesaplanacaktır. Daha açık bir dil kullanırsak 256 baytlık tablonuzdan B elemanını okuyacağınıza $40-B elemanını okursak açısının kosinüsünü elde ederiz. (Herhalde çoğunuz "Neden $40-B değil de $40+B elemanını okuduk?"
diye soruyorsunuzdur. Kosinüs fonksiyonu bu noktada simetrik olduğundan bu iki elemanın arasında fark yoktur.) 10 FOR R=0 TO 255 20 A=100*SIN(R*2*PI/256) 30 POKE 49408+R,A 40 NEXT (PI: pi işareti) (1/128*PI ile r derecesini radyana çeviriyoruz) Yukarıdaki programda 100 birim genliğinde 256 elemanlık bir sinüs tablosunu $C400'de yaratan bir BASIC programı görüyorsunuz. İşte bu tür tabloların avantajı bu noktada doğmaktadır. Basic programınızın yarattığı tablonun fonksiyonu ne kadar karmaşık olursa olsun makine dili programınızın hızını etkilemeyecektir. (Sadece sinüs ve kosinüs gibi basit fonksiyonların değil, X^2+2X+XxSIN(X^2+2X^2) gibi karmaşık fonksiyonların tabloları da işinize yarayacaktır.) - Bizim programımız da 100 birim genliğinde bir sinüs tablosu (y koordinatları için) ve 0'dan 320'ye doğrusal olarak artan ve tekrar doğrusal olarak 0'a inen başka bir tablo (x koordinatları için) kullanmaktadır. X koordinatları için kullandığımız tablo, topların ekran kenarına geldikleri zaman sekmesini sağlamaktadır. Zıplama efektini elde etmek için ise 256 baytlık sinüs tablosunun yalnızca ilk 128 baytını kullanıyoruz.
Artık bu basit sinüs efekti yaratıcı programın incelemesine geçelim: Başla Sei Ldy #$00 Yaz Lda $C400,Y Sta $07F8,Y İny Cpy #$08 Bne Yaz satırlarıyla sprite'larımızın grafik datalarının bellekteki yerini ayarlıyoruz. Benim kullandığım grafik tek tip olduğu için bütün sprite pointer'larını $2000 adresini gösterecek şekilde ayarladım. Fakat size kolaylık olsun diye bıraktığım Adc #$00 komutunu Adc #$01'e çevirerek sprite'larınızın her birinin ayrı bir bellek alanını göstermesini sağlayabilirsiniz. ... arasında bildiğiniz komutlarla interrupt vektörlerini ayarlıyoruz. Daha sonra sprite'ları açıyor ve hepsini multi-color moduna geçiriyoruz ve son olarak da sprite ve ekran renklerini ayarlıyoruz. Daha sonra programımızın asıl bölümüne geliyor sıra. IRA Lsr $D019 Ldx $C0FF Lsr $D019 komutu da Inc $D019 komutuyla aynı işlevi yapar. Ldx $C0FF komutuyla ilk sprite'ın y koordinatı tablosunda kaldığı yeri (bir başka deyişle sinüs açısını) X registerine alıyoruz. Ldy #$00 Lda $C400,X Clc Adc #$60 Sinüs tablomuz $C400 adresinde bulunduğuna göre Lda $C400,X komutu A=100 x sin(x) komutunun görevini üstlenir (çok daha hızlı olarak). Bu değeri $60 ile toplayarak zıplamanın ekranın en altında gerçekleşmesini sağlıyoruz. Sta $D001,Y İny Bu sinüs değerini 1. sprite'ın Y koordinatı adresine yerleştirdikten sonra ikinci sprite'a yazabilmek için Y'yi iki artırıyoruz. :
Txa Clc Adc $C0FD And #$7F Tax $C0FD adresinde bulunan değeri X registerine ekleyerek ikinci sprite'ın birincisinden belli bir derece sonra görünmesini sağlıyoruz ve AND #$7F komutuyla bu sayıyı 0-127 aralığına hapsediyoruz. Cpy #$08 Bne Döngü Bu işlemleri sekiz sprite için de tekrar ettiğimizde ard arda dizilmiş sprite'lar kaplıyor ekranımızı (şimdilik y koordinatında). Lda $C0FF Clc Adc $C0FB And #$7F Sta $C0FF gelecek interrupt'ta sprite'larımız $C0FB adresindeki değer kadar ileride (tabii ki derece olarak) görünecekler.
Ldx $C0FE Ldy #$00 Sty $D010 Her şeyden önce x koordinat tablosu göstericimizi X registerina alıyoruz. Daha sonra da sprite'ların x koordinatlarının 9. bitlerini 0 yapıyoruz (sadece ihtiyacı olanları açmak için. Eğer bu işlemi şimdi yapmazsak, bütün sprite'ların koordinatları ya hep 0-255 ya da
256-511 arasında bulunur.
Döngü2 Lda $C200,Y
Sta $D000,Y X tablosunun low (alçak) bayt elemanlarını x koordinatının ilk sekiz bitine saklıyoruz. Burada dikkat etmeniz gereken şey iki baytlık tabloları low (alçak) bayt tablosu ve high (yüksek) bayt tablosu olarak ikiye ayırmam ve böylece elemanlara erişimi kolaylaştırmam. Lda $C300,Y Beq Atla Lda $C0E0,Y Ora #$01 Sta $D010 Şimdi de sıra high baytlarda. Tabii ki sıfır olan high baytlarla işimiz yok. Eğer başta tüm 9. bitleri sıfırlamasaydık şimdi x koordinatlarının high baytları sıfır olan sprite'ların 9. bitlerini de temizlememiz gerekecekti. Eğer high baytlar sıfır değilse o zaman o koordinata sahip olan sprite'ın 9. bitini bir yapmamız gerekiyor. Bu işlemi yaparken de hızdan kazanmak için bir hile yapıyor ve bu değerleri $C0E0 adresinden başlayan $10'luk bir tabloya yerleştiriyoruz. Böylece Y registeri üzerinden indeksli okuma ile $D010 adresinin kaçıncı bitini 1 yapacağımızı öğreniyoruz. Atla İny Txa Adc $C0FC Tax İkinci sprite için gerekli x tablosu pointeri ayarlamasını yapıyoruz. Yani X registeri değerini $C0FC adresindeki değer kadar artırıyoruz. Y registerini iki artırınca da işlem yaptığımız sprite'ın bir sonrakinin x koordinatının değiştirilmesini sağlıyoruz. Cpy #$08 Bne Döngü2 sekiz sprite için bu işlemleri tekrarlıyoruz. Lda $C0FE Clc Adc $C0FA Sta $C0FE gelecek interrupt için x tablosunun pointerini istenen miktarda artırıyoruz. Ve JMP $EA31 komutuyla interrupt'ı terkediyoruz. Programın kullandığı bazı adreslere koyacağınız değerlerle ekrandaki hareketi olduğu gibi değiştirebilirsiniz. Bu adresler: $C0FA (X hızı): Her interrupt girişinde X koordinatı göstericisinin artış miktarı. Bu değeri ne kadar artırırsanız sprite'larınız x ekseninde o kadar hızlı hareket ediyor gibi görünecektir. $C0FB (Y hızı): Sprite'ların sinüs hareketi üzerindeki hızlarını ayarlar. Güzel bir görüntü için X hızına yakın (bir veya iki eksiği iyi oluyor) bir değer seçin. $C0FC (X takibi): İki sprite'ın x koordinatı tablosu değerleri arasındaki fark. Bu değeri artırdıkça sprite'lar x ekseni üzerinde birbirlerinden uzaklaşırlar. $C0FD (Y takibi): İki sprite'ın y koordinatı tablosu (sinüs tablosu) değerleri arasındaki fark. Bu değer arttıkça sprite'lar y ekseninde birbirinden uzaklaşır. Eğer $C0FC ve $C0FD adreslerine sıfır değeri verirseniz ekranda sadece tek bir sprite görürsünüz. Yani tüm sprite'lar üst üste görünürler. Bu program hakkında tüm anlatabileceklerim bu kadar. Bundan sonrasını sizin deneyerek ve inceleyerek öğrenmeniz gerekiyor. Tabii bunun için önce döküm ekindeki programı yazmanız şart. Gelecek aya kadar hoşçakalın.
Günümüzün bilgisayar oyuncuları şanslı. Benim gibi eski bilgisayar kullanıcıları ilk platform oyunlarını severek oynarlardı. Kimbilir, bazıları MANIC MINER ve JETSET'i ne kadar çok arıyorlardır. Ama bilgisayar kullanmaya Amiga'yla başlayan arkadaşlar da bir o kadar şanslı. Amiga'nın rengarenk oyunlarını oynamak onlara oldukça büyük zevk veriyordur. SORCERER'S APPRENTICE de tipik bir platform oyunu. Öteki platform oyunlarından oldukça da farklı. En büyük özelliği de oyunun üç boyutlu olması. Üç boyutlu denildiği zaman ULTI-
MATE PLAY THE GAME'in
KNIGHT LORE'u falan aklınıza gelmesin. Platformlarda perspektif kurallarına göre hareket edebiliyoruz. Oyunumuzun amacı da her kalede belli miktarda küre toplayıp yaratıklardan kurtulmak. Oyunun adından da anladığınız gibi oyunda bir büyücünün çırağını yönetiyoruz.
Oyunumuz yüklendiği zaman joystick sağ ya da sol ile oyuncu sayısını belirtiyoruz. Sol taraf tek kişilik oyun, sağ taraf iki kişilik oyun. Ateş tuşuna basarak oyunumuza başlayabilirsiniz.
Kulemsi bir nesnenin yanında oyuna başlıyorsunuz. Bu yeri aklınızda tutun çünkü kademe geçmek için bu nesneyi kullanacaksınız. Oyunu oynayacağımız yer küçük bir kale. Bu kale platformlardan oluşuyor. Büyücümüz platformlar arasında uçabiliyor. Uçarken ya da yürürken ateş edebiliyor. Büyücü halindeyken hızlı ve seri uçamadığı için yardımcı bir büyü sayesinde sinek haline de dönüşebiliyor. Ama bu durumda belli bir süre kalabiliyorsunuz. Bu büyüyü de-
Tunç Dindaş vamlı kullanmayın çünkü sayılı. Şimdi uçarak kalenin içinde dolaşmaya başlayın. Bazı platformlarda yerden bazı yaratıklar çıkacaklar. Bu yaratıkların bir kısmı platformlarda yürüyor, bazıları da kalenin içinde uçabiliyor. Zaten en kötüleri uçabilenler. Bir de ateş edebilenler var. Ellerinde mavi bir küreyle gezinen yaratıkları gördüğünüzde onları vurun. Ama dikkat edin yanlışlıkla küreleri vurmayın. Şimdi bu küreleri toplamaya başlayın. Yukarıdaki panelde sol üst kısımda eflatun küreler var. Oradaki kürelerin sayısı kadar küre toplamalısınız. Bütün küreleri mavi yapınca oyuna başladığınız kulenin yanına gelerek, ateş tuşuna basıp aşağı çekin. Böylece birinci kaleyi geçmiş olacaksınız. Topladığınız küreleri tamamlamadan vurulunca hepsini kaybediyorsunuz. Böyle bir zarar görmemek için belli bir miktar küre topladık-
tan sonra kulenin bulunduğu platforma gelerek ateş tuşuna basarsanız topladığınız küreleri kuleye aktarırsınız. Ve oyuna, vurulduğunuz zaman kalan küre sayısı kadar küre toplamak üzere başlarsınız. Toplayacağınız maksimum küre sayısı on. Ama ilk kalelerde sekiz küre toplamalısınız. Öteki kalede daha çok ve farklı düşmanlar sizleri bekliyor. Oyun esnasında karşılaşacağınız yaratıkların adlarını ve kazandığınız puanı yazmak istiyorum. FRANKY— 50 ZOMBIE— 150 HAPPY— 200 GRUMPY— 200 SLEEPY— 200 REAPER— 200 DRAGON— 250
250 BLITTERUS— 300 Mavi küreler genellikle zombilerde bulunuyor. Her küre alışınızda fazladan beş yüz puan kazanıyorsunuz. Ayrıca kurbağa FRANKY'i vurursanız kafasındaki tacı alabilirsiniz. Bu hareket sayesinde üç yüz puan kazanabilirsiniz. Her on bin puanda fazladan bir hak
kazanabilirsiniz. Küçük puanlar bile oyunda kademe geçmenizde büyük rol oynuyor. Düşmanlarınızın en tehlikeli olanı GARGOYLE adı verilen yeşil ejderhalar. Bu ejderhalar uçup ateş edebiliyorlar. Ayrıca çok hızlı hareket edebilen
A. Muhlis Aşkın
REAPER'lara dikkat edin.
Üst kısımda ortada bulunan radar sayesinde nerede bulunduğunuzu öğrenebilirsiniz. Mavi renkli noktalar kürelerin yerini gösteriyor. Sarı nokta ise kulenin yeridir.
Eskiden platform oyunlarının başından kalkmayan arkadaşlar için birebir. Topluluk arasında zevkle oynanabilecek bir oyun. JETSET WILLY'nin hatırına bu oyunu alabilirsiniz.
Başarılar dilerim.
Kung-fu'yu seviyor musunuz? Peki ya Kung-fu oyunlarını? Eğer cevabınız evetse işte tam size göre bir oyun: ORİENTAL GAMES! Reklamları aylardır dergilerde bulunan fakat ülkemize yeni gelen bu oyun daha önce ELECTRONİC ARTS firmasının çıkarmış olduğu BUDOKAN'a benziyor. Oyunumuzun konusu şöyle: Siz bir kung-fu oyuncusunuz ve çok ünlü bir KUMİTE'ye (turnuva) katılıyorsunuz. Bunun için Japonya'ya gidiyorsunuz. Turnuvaya katılmadan önce ana binaya gidip adınızı bilgisayara kayıt ettirmeniz gerekiyor. Bunun için üzerinde enter yazılan binaya girip danışmada bulunan görevli bayana kendinizle ilgili bilgileri veriyorsunuz. Ayrıca bu bilgilerin dışında hangi zorluk derecesini seçtiğiniz ve rakiplerinizin hepsiyle mi yoksa biriyle mi dövüşeceğinizi bildirmeniz gerekiyor. Ayrıca joystick editör seçeneği ile yapacağınız hareketleri ayarlıyorsunuz. Son seçenekten de rakiplerinizin müsabakalarını izleyip izlemeyeceğinizi belirtiyorsunuz. ACCEPT seçeneği ile binaların olduğu ekrana dönebilirsiniz. Bundan sonra yapacağınız tek şey istediğiniz dövüş dalının olduğu binaya girip turnuvalara katılmak olacak. Bu dövüş dalları sırasıyla: * KUNG-FU: Bu bölümü seçtiğinizde kendinizi turnuvanın yapıldığı spor salonunda bulacaksınız. Salon seyircilerle dolu. Ayrıca gazeteciler de bu turnuvayı izlediğinden arada sırada ekranda patlayan flaşlar da görmeniz mümkün. Bu hoş ortamda oyuna adapte olmanızı fazlasıyla sağlıyor. Müsabaka başladığında ekranın üst kısmında kendi isminiz ve rakibinizin isminin olduğu bir bölüm bulunuyor. Ayrıca enerji durumunuzu gösteren bayraklar da var. Bu bayraklar enerjiniz azaldıkça renk değiştiriyor. Bayrağın rengi kırmızıya dönüşen oyuncu oyunu kaybediyor. Kung-fu dalında joystick ile yapmak için önce ateş tuşuna basın sonra: 1- Joystick yukarı: Zıplayarak tekme atma. 2- Joystick sağa: Karına tekme atma 3- Joystick aşağı: Eğilerek yumruk atma. 4- Joystick sola: Dönerek karına tekme atma. 5- Joystick sağ yukarı: Kafaya tekme atma. 6- Joystick sağ aşağı: Zıplayarak karına tekme. 7- Joystick sol aşağı: Çelme takma. 8- Joystick sol yukarı: Geriye takla, Savunma için gerekli olan hareketler: Bu hareketler sadece joystick hareketleri ile yapılabiliyor. 1- Joystick yukarı: Zıplama. 2- Joystick aşağı: Eğilme, 3- Joystick sağ yukarı: İleriye doğru takla. 4- Joystick sol yukarı: Geriye doğru takla. 5- Joystick sağ aşağı: Darbeleri kesme 6- Joystick sol aşağı: Darbeleri *KENDO: Burada dövüşmek için özel bir kıyafet ve araç kullanıyorsunuz. Bu bölümün diğer bölümlerden farklı olan kısmını da bu sopa oluşturuyor. Bu dalın savaş teknikleri diğerlerinden farklı. Giydiğiniz kıyafetin ağırlığı yüzünden bu bölümde yaptığınız hareketler de az. 1- Joystick yukarı: Kafaya darbe vurma. 2- Joystick sağ yukarı: Kafaya darbe (düz). 3- Joystick sağ: Yandan vücuda darbe, 4- Joystick sağ aşağı: Ayaklara vurma. 5- Joystick aşağı: Karın bölgesine vurma. 6- Joystick sol yukarı: Geriye zıplayıp vurma. Savunma olarak yapabileceğiniz tek hareket var o da joystick'i hareket ettirip size vurulan darbeleri kesmek. * bu dal hareket bakımından Kung-fu'ya çok benziyor. Ama bu bölüm biraz daha zor. Burada yapabileceğiniz hareketler (düğmeyle beraber): 1- Joystick yukarı: Zıplayarak tekme. 2- Joystick sağ: Zıplayarak tekme, 3- Joystick aşağı: Eğilerek yumruk atma. 4- Joystick sol: Dönerek kafa vurma.
5- Joystick sağ yukarı: Yumruk atma.
6- Joystick sağ alt: Ayağa yumruk.
7- Joystick sol alt: Tekme. Savunmada yapacağınız hareketler Kung-fu dalındakilere çok benziyor, hemen hemen aynı.
Bütün müsabakaların sonucunda, yaptığınız mücadele ile ilgili istatistiki bilgiler veriliyor. Bütün dallarda şampiyon olabilmeniz için beş kez müsabaka yapmanız ve bu müsabakaları kazanmanız lazım. Şampiyon olduğunuz takdirde altın, ikinci olursanız gümüş ve üçüncü olursanız bronz madalya alıyorsunuz. Oyun konu ve yapılan hare-
Çok yeni bir software firması olan THALION neredeyse her ay bir oyun çıkarıyor. Gerçi hepsi mükemmel kalitede olmasa da çoğu oldukça iyi. Özellikle CHAMBERS OF SHOLIN'in başarısını kimse küçümseyemez. Yaptıkları güzel oyunlarla beğeni kazanan THALION böyle devam ederse önümüzdeki yıllarda en büyük software houselardan birisi olmaya aday. Bu ay da sizlere tanıtmak için yepyeni bir THALION oyunu olan WİNGS OF DEATH'i seçtik. Oyunumuz THALION'un ilk shoot'em up'ı. Konu ve amaç itibariyle öteki shoot'em up'lardan hiçbir farkı yok. Bu oyunda da önünüze ne çıkarsa yok edecek ve işinize yarayan bazı parçaları (items) toplayacaksınız. Bu parçaların çoğu sizin iyiliğiniz için ama bir de alınmaması gereken parçalar var, Alınacak parçalar tipik enerji verici, hızlandırıcı ve ateş gücünü arttırıcı özellikler taşıyor. Üzerlerinde kuru kafalar bulunan parçaları toplamayın. Eğer onlardan birisini alırsanız ateş gücünüz bir geriye gider. Üzerlerinde kalp buketler bakımından iyi ama hız bakımından kötü. Ama dövüş oyunlarının hastasıyım diyorsanız ve BUDOKAN'i beğendiyseniz bu oyunu bir kez oynamanızı tavsiye ederim. Hepinize mutlu günler dilerim.
GRAFİK : 80 MÜZİK : 85 OYNANABİLİRLİK : 70 GENEL : 65 lunan parçalar gücünüzü artırır. : Bu oyunda yönettiğimiz şey herhangi bir araç değil. Öteki shoot'em up'lardaki gibi uçak veya uzay gemisi kullanmıyoruz. Bu oyunda bir ejderhayı yönetiyoruz. Ejderha silah gücüne göre değişik şekillere bürünebiliyor. İlk başlarken sinek daha sonraları kuş ve en sonuncu olarak da dev bir ejderhaya dönüşüyor. Sinek ve kuşun ateş gücü çok zayıf. Eğer oyunda hata yapıp ejderhadan bu hallere düşerseniz işiniz zorlaşıyor. Ejderhanın bu gelişmesini silah gücünü arttıran parçaları toplayarak yapabilirsiniz. Hep aynı parçayı toplarsanız ateş gücü ve tahrip ettiği alan daha da genişler. Eğer oyunu müzikle oynarsanız topladığınız her parçayı size bilgisayar sesli olarak bildirir. Oyunu efektleriyle oynamanızı tavsiye etmem, çünkü bazı karışık durumlarda hangi parçayı aldığınızı bile anlamıyorsunuz. Özellikle arka plan grafiklerinin bol renkli olması mermileri görememenize neden oluyor. Arka plandaki güzel grafikleri izlemeye kalkmayın. Şimdi gelelim bazı düşmanları açıklamaya. Oyunun birinci kademesi bir büyücünün odasında geçiyor. Burada büyü kazanları, heykeller ve çeşitli yaratıklar sizi yok etmek için durmadan sal-
Tuareg and Moonshine
Ali Muhlis Aşkın
Merhaba arkadaşlar, bu ay ilginç bir dövüş oyunu tanıtacağım, ilginç diyorum çünkü bu oyunu benzerlerinden ayıran bazı özellikle-
ri var. Hemen hemen hepiniz INTERNATIONAL KARATE, EXPLO-DING FIST, BUDOKAN gibi kaliteli dövüş oyunlarını oynamış dırıyorlar. İkinci kademe bir bahçede geçiyor. Bu bölümde de birçok böcek ve zararlı bitkilerle savaşıyorsunuz. Öteki kademeleri ateş ve buz ülkelerinde ve birbirinden değişik dünyalarda oynayabilirsi- NİZ. Oyun genel açıdan çok hareketli. Renk kapasitesi otuz iki renk olan bu oyun, bir o kadar da canlı grafiklere sahip. Oyunun Müzikleri de çok şeker. Ama şu ana kadar yapılan her şey tekrarlanmış. Oyunda hiçbir yenilik yok. Tabii ki siz değişik ateş tarzlarını yenilik olarak saymazsanız. Bu oyunu sadece yeni Amigacılara ve bu ay dişine göre shoot'em up bulamayan shoot'em upçılara tavsiye ederim. Başarılar. THALION / AMIGA 512K
Grafik : 9 Ses : 9 Oynanabilirlik : 8 Kurgu : 8 Genel : 8 ya da görmüşsünüzdür. Bu oyunlarda kahramanlarımız genelde beyaz elbiseleri, rengarenk kuşakları ile tipik uzak doğu karakterlerini canlandırmaktadır. Amaçları da ya bir şeyler bulmak ya da sürekli olarak bir yöne doğru ilerlemektir. Oysa ki oyunumuzun konusu ve ekran görüntüsü diğerlerinden farklı. Oyunumuz yüklendikten sonra ekrana oyunu yapan firma tarafından kopyalanmaya karşı koyulmuş Copy Protection menüsü geliyor. Bu menüde, nümerik klavyeden gireceğiniz herhangi bir rakam ve ardından Enter tuşuna basmanız oyunun ana menüsüne geçmenizi sağlayacaktır. Bu ekranı geçtikten sonra karşımıza başka bir menü geliyor. Bu menüden adamınızın hangi durumda oyuna başlayacağını ayarlıyorsunuz. * Strength: Dövüş gücünüzü * Resistance: Dayanıklılığınızı * Efficiency: Çeviklik derecenizi Ayarlamanız mümkün. Ama gereken bir husus bulunmakta; oyundaki durumunuzu (güç, enerji vb) ayarlarken bütün özelliklerinizi maksimum hale getiremiyorsunuz. Dayanıklılığınız artarken, çevikliğiniz de o derece azalıyor. Güç durumunuzu joystick'i sağa, sola, yukarı, aşağı hareket ettirerek dengeleyebiliyorsunuz. Artık joystick'in ateş tuşuna basarak oyuna başlayabilirsiniz. Oyun başladığında biz ekranın sağ tarafındaki adamı yönetiyoruz. Ekranın üst kısmında enerji durumunuzu gösteren çubuklar bulunmakta, Rakibinize ilginç dövüş teknikleriyle saldırıyorsunuz. Ne kadar çok hareket ederseniz o kadar çok yoruluyorsunuz. Yoruldukça da enerjiniz o kadar azalıyor. Enerji kazanmak için boş anlarınızda eğilmeniz gerekiyor. Ama dikkat edin, siz dinlenirken rakibinizden hiç ummadığınız bir darbe almanız mümkün. Ayrıca siz enerji kazanırken rakibiniz de bu fırsattan yararlanarak enerji kazanabilir. Bu yüzden zamanlamayı iyi ayarlamanız gerekir. Adamınız dövüş sırasında (sizin isteğinize bağlı olarak) kısa bir süre için garip bir yaratığa dönüşebilir. Fakat bu değişim olayını 3 kez yapabilirsiniz. Her bölümde ayrı bir yaratığa dönüşüyorsunuz. Bu yüzden de her bölümde ayrı bir şekle ve özelliklere sahip yaratıklar olabiliyorsunuz. Arka planda sade ama güzel grafikler var, bu grafikler her bölüm sonunda değişiyor. Adamınız yaratık halinde iken rakibine daha fazla hasar veriyor. Bu halde kısa bir süre kalıyorsunuz. Bu durum kısıtlı olduğu için yaratığa dönüşme haklarınızı ilerleyen bölümlerde kullanmanızı tavsiye ediyorum. Oyunda başarılı olmak için rakibinize yerden tekme ve yumrukla saldırmalısınız. Ayrıca enerjinizin azaldığını hissettiğiniz anda adamınızı dinlendirin. Oyunda yapabileceğiniz joystick hareketleri de şöyle: * Joystick sol: Sol tarafa ilerleme, * Joystick sağ: Sağ tarafa ilerleme. * Joystick yukarı: Adamınızı yaratığa dönüştürme.
* Joystick aşağı: Adamınızı dinlendirme.
* Joystick sol + ateş: Sola yumruk.
* Joystick sağ + ateş: Sağa yumruk. * Joystick sağ aşağı: Sağa yuvarlanma. * Joystick sol aşağı: Sola yuvarlanma, * Joystick sol + yukarı: Sola zıplama. * Joystick sağ + yukarı: Sağa zıplama.
* Joystick sol yukarı + ateş: Sola tekme.
* Joystick sağ yukarı + ateş: Sağa tekme.
Joystick sol aşağı + ateş: Sola yerden vuruş. * Joystick sağ aşağı + ateş: Yerden vuruş
Klavyeden kullanacağınız tuşlar:
(P).....PAUSE (Oyunu durdurma)
(RETURN)....ABORT (Oyunu tekrar başlatma).
Adamınızın hareketleri çok iyi animate edilmiş, ayrıca joystick'i hareket ettirmediğiniz zaman adamınızın selam vermesi, ayakkabılarını bağlaması, ölürken kafasını eline
Uğur Özyılmazel korkusuz kahraman Rick tekrar karşınızda. Yine maceraya koşup tehlikeli yerler keşfetmeye var mısınız? Hazırsanız hemen RICK DANGE-
ROUS disketini bilgisayarınıza takın ve bu mükemmel oyunu oynayın. Geçen sene bizi oldukça uğraştıran Rick yine bilgisayarlarınızda. Oyunumuzda tekrar Londra'yı kurtaracağız. Ama bu sefer Almanlardan değil uzaylı yaratıklarının elinden. Oyunun bu bölümü için bilim-kurgu türünde yeni kademeler ve düşmanlar dizayn edilmiş. Rick Dangerous'un eski silahı bile lazer silahı olmuş. Ayrıca kahramanımız Rick pelerinli süper kahramanlara benzemiş. Haydi hayırlısı diyerek oyunumuza başlayalım. Değişik bir konuya benziyor. Uzaylılar tarafından istila edilmiş Londra'yı kurtarmak teması oyuna ayrı bir espri katmış. Yapılan karate hareketleri de gerçeğe çok yakın. Bu dövüş hareketleri, güzel ses efektleri ile süslenince ortaya daha da güzel bir kombinasyon çıkıyor. Genel açıdan zevkli ve ilginç bir karate oyunu, bu tür oyunları seven arkadaşların bir müddet sıkılmadan oynayacaklarını tahmin ediyorum.
Grafik Ses : 80 Oynanabilirlik : 80 Genel ze düşüyor. Birincisindeki gibi bir çok tuzak ve benzeri hareketler burada da var. Ama bu bölüme, yeni olarak çok değişik karakterler ve tuzaklar eklenmiş. Mesela odalarda bizi bazı silahları durduran ve asansörleri çalıştıran düğmeler var. Artık bombaları kendimizden uzaklara da atabiliyoruz. Bildiğiniz gibi birincisindeki Rick ölürken komik bir çığlık atarak zıplayarak ekrandan uzaklaşıyordu. RICK DANGEROUS 2'de bu ölüm sahnesinin daha güzeli var. Bu kadarlık kısa bir bilgiden sonra oyunumuza başlayabiliriz. Oyunun açılış resminde space'e basarsanız oyunu siyah beyaz televizyondaymış gibi oynarsınız ayrıca oyuna istediğiniz dört kademeden de başlayabilirsiniz. Seçim size kalmış. Oyunumuz tipik bir platform oyunu, önümüze çıkan odaları zıplayarak, koşarak ve merdivenlerden çıkarak geçebiliyoruz. Bu oyunda da amacınız son odaya kadar ilerleyebilmek. Rick yanında iki tür silah taşıyabiliyor. Bunlardan birincisi lazer tabancası. Bu silahı kullanmak için joystick ateş düğmesine basarak joystick'i yukarı itin. Öteki silah ise bomba. Kapıları açmak ve bazı engelleri yok etmek için bu silahı kullanıyoruz. Bombayı kullanmak isterseniz joystick ateş düğmesine basarak joystick'i aşağıya çekin. Eğer bombayı kendinizden uzağa atmak istiyorsanız joystick ateş düğmesine basarak joystick'i aşağıya çapraza çekin. Oyunda girdiğiniz odalarda düğmeler varsa bir ok işaretiyle size bu bildiriliyor. Düğmelere basmak için düğmenin önüne gelerek ateş'e basıp joystick'i yana çekin. Yürüyerek geçemediğiniz yerlerden sürünerek de geçebilirsiniz. Oyun esnasında toplayacağınız bazı kutular size fazladan bomba, mermi ve hak kazandırır. Oldukça zor olan RICK DANGEROUS 2 sizi terletecek. Oyundaki bazı başa dönüşler sizi sıkacaktır. Özellikle bir çok yerde tuzaklarla karşılaşacaksınız. Odalara girer girmez robotları ve düşmanları temizleyin. Genel açıdan çok zevkli bir oyun. Alınması gereken süper bir platform oyunu. Yeni Amigacılar bu oyunu bilmiyorsa bu oyunun ilk bölümünü de alabilirler. Hatta alırsanız oyunu daha rahat oynarsınız. Başarılar. AMIGA HİT / 512K
GRAFİK : 8 KURGU: 9 GENEL: 9 OYNANABİLİRLİK : 10
| “İşte, yeni bir odaya daha geldim, oda ne ben bu odaya daha önce gelmemiş miydim? Bu tuzakta neyin nesi? Aşağıya düşüyorum! AAA-AH“, Biraz önce söylediğim sözleri herhangi birisi “Demon's Kiss” oynarken duyabiliriz. Oyun tam bir arcade adventure ama bulunduğumuz yerlerin karışıklığı ve zorluğu nedeniyle oyunu labirent türüne de sokabiliriz. Oyunun amacı kötü yürekli bir Harpia (mitolojideki yarısı kuş, yarısı kadın olan kötü varlık) tarafından hapsedilen sevgilimiz Alicia'yı kurtarmak. Bunu yapmak oldukça zor, çünkü sevgilimizin hapsedildiği şato hem labirent gibi, hem türlü türlü tuzaklar içeriyor ve bunların üstüne şatoda bir sürü gardiyan var. Oyun boyunca karşınıza dört tip düşman çıkacak; bunlar: fareler, yarasalar, garip bir yaratık olan gardiyan ve aynen size benzeyen bir gardiyan. Oyunun müziği çok güzel, grafikleri oldukça iyi ama back groundları için söylenecek tek bir şey var mükemmel, Oyun boyunca size gerekecek şeyler biraz
Mehmet Tokgöz zekâ, hızlı refleksler ve bu yazı. Size yardımcı olacak silahınız ise bir topuz, ama bu topuz sıradan bir topuz değil, eğer topuzunuzla öne doğru hamle yapıp, bu pozisyonda biraz beklerseniz topuzunuzun başı uçacak ve düşmanınıza çarpıp geri gelecektir. Oyun boyunca bazı yerleri açmak zorunda kalacağız, bunun için bir sürü anahtar toplamak zorundayız. Her yerde kapılar, gardiyanları öldürünce açılıyor ama tıkalı olan merdivenleri (bu merdivenleri mutlaka açmamız lazım) daha önce söylediğim gibi anahtar toplayarak açmalıyız. Oyunda “G” tuşu pause işlevini görür, oyuna yeniden başlamak için “U” tuşunu kullanmalıyız. Oyuna yarasaların arasında ve güzel bir müzik eşliğinde başlıyoruz. Buradan sola gidip gardiyanı öldürün, onunla yakından dövüşmeyin, uzaktan topuzunuzun ucunu kullanarak onu öldürün. Onu öldürünce açılan kapıdan içeri gidip aşağıya inen yolu izlersek ilk anahtarı buluruz, anahtarı almak için ona dokunmamız yeterli anahtarı aldıktan sonra yarasaların olduğu yerden sağa gitmemiz gerekiyor. Sağa gidip aşağıya inince sarı bir kask şeklinde olan yer göstericiyi (belirticiyi) alın. Bu alet bize çok lazım olacak. Sonra yukarı çıkıp sağa doğru devam ettiğinizde eğer yer göstericiyi aldıysak buradaki yazıların üstünde hep dönüp duran dört tane ok durup size sırasıyla gideceğiniz yeri gösterecek. Burayı geçince yine farelerin arasına çıkıyoruz. Evet sonraları oyun bu şekilde devam ediyor. Ama sonraları ortaya tuzaklar çıkıyor, tuzaklar genellikle ağızlarından ateş çıkan iki yaratığın arasında bulunuyor, eğer bunların arasından yürürseniz zemin çöküyor ve ya kazıkların ya da bir gardiyanın bulunduğu ekrana düşüyoruz. Oyunda sıkışınca ya da yolu bulamayınca her yeri dolaşın mutlaka çevrede bir çıkış ya da bir anahtar vardır. İlerledikçe back groundlar daha da güzelleşiyor. Oyunda girip enerjinizi çoğaltabilirsiniz. Evet benim anlattıklarımı yapıp, biraz dikkatli oynamışsanız sonuca ulaşan ve en üste giden merdiveni bulup açmış olmanız lazım. Yukarı çıkınca, bir bakıyoruz ki sonunda Alicia'yı bulduk, durun, biraz bekleyin bu bir son ekran değil, Alicia meğerse gerçek Alicia değil, Alicia kılığına girmiş Harpia'ymış. Harpia uçmaya başlayacak ve havada uçarak attığı ateş toplarıyla size saldıracaktır. Burada devamlı hareket edin ve topuzunuzun başının uçma özelliğini kullanın. Harpia ölünce başı kopuyor ve başsız gövdesi yere düşüyor. Oyunun ne yazık ki bir son ekranı yok. Ama oyun boyunca olan grafikler, oyunun sürükleyiciliği ve güzel müziği oyunun bu eksikliğini kapıyor ve oyunu çok güzel yapmaya yetiyor da artıyor. Eğer bu nitelikli oyun yerine ucuz ve kalitesiz piyasa oyunlarını tercih ediyorsanız, o başka tabii. Yeni bir oyunda görüşmek üzere,
Oyunun değerlendirmesi:
Grafik : 8 Ses : 9 Zorluk : 7 Kurgu : 8 Genel : 8
Mehmet Vasfi Gürmen eminim ki bu habere çok sevineceksiniz? Piyasaya, adı “International Soccer Challenge” olan çok yeni ve çok zevkli bir oyun çıktı. Bu, normal, kolay bir futbol oyunu. Fakat yine de aydınlanması gereken bazı noktalar var. 1- “Load Saved Game” ile daha önceden save ettiğiniz oyunu yüklersiniz ve kaldığınız yerden maçlara devam edersiniz. 2- “World Cup” ile dünya kupası maçlarına katılırsınız. 3- “Süper League” ile futbol ligine katılırsınız. Burada sizin takımınız ligdeki diğer takımlarla karşılaşır ve her maçı kazandığınızda, puan tablosunda, takımınız, bir bir yukarıya doğru yükselir. 4- “Practice Session” ile antrenman yaparsınız. Bu komutu seçince, karşınızda 4 ayrı seçenek daha çıkar: 41- “Passing” ile pas verme çalışmaları yaparsınız. İlkini tamamlayınca “space” tuşuna basarak, ikinci pozisyona geçersiniz. Bu “Passing” antrenmanında, topa vuruş kuvvetini ayarlamayı ve topa falso aldırmayı öğrenirsiniz. 2- “Penalty Kick” ile penaltı atışları çalışırsınız. Burada rahat gol atmak için sadece ateş düğmesine basmanız yeterli. 3- “Goalkeeping” ile penaltı atışlarına kalecilik yaparsınız. Burada, karşı takımdan bir oyuncu, size penaltı çeker. Siz de gol yememek için topun geldiği yönü dikkatlice izleyip joystick'i o yöne çekmelisiniz. Eğer top sizin çok uzağınıza gidiyorsa ateş düğmesine basarak, joystick'i o yöne çekme- 4- “Corner Left” ile kalenin sol tarafından korner atışı kullanırsınız. Eğer atışı kullanırken, elinizi ateşte ne kadar basılı tutarsanız top o kadar hızlı ve havadan gider.
5- “Corner Right” ile kalenin sağ tarafından korner atışı kullanırsınız. Burada da bir yukarıda belirttiğim madde geçerlidir. 6- “Exit Practice” ile antrenmanları bitirip ana menüye geri dönersiniz. Oyun tek kişilik oynanabiliyor. Ama siz iki kişilik oynamak istiyorsanız maçların yarısını (ilk devrenin sonuna kadar)
siz, yarısını da arkadaşınız oynayabilir. Oyuna başlamadan önce isminiz isteniyor. Daha sonra maçın uzunluğunu ayarlıyorsunuz. Bir yarı, 2, 4 veya 6 dakikadan oynanabiliyor. Bundan sonra da tek bir kişiyle mi yoksa takımdaki bütün oyuncularla mı oynamak istediğinizi ayarlıyorsunuz (Team” ve “Player” seçenekleriyle) bunu da seçtikten sonra maçın zorluğunu ayarlıyorsunuz.
Easy: Kolay bir maç için bu seçeneği seçmelisiniz. Intermediate: Biraz daha zor bir maç için bu seçeneği seçmelisiniz. Advanced: Bu da profesyonel bir maç için. Şimdi sıra takımınızı seçmeye geldi. Burada, “Replace Team?” sorusunda “Yes” seçeneğini seçersiniz, ünlü 16 takımdan birini seçip, o takımın ismini değiştirirsiniz ve maçlarda sahaya o isimle çıkarsınız. Eğer, “No” seçeneğini seçerseniz, ünlü 16 takımdan birini seçersiniz ve sahaya o takımın ismiyle çıkarsınız. “Are you happy with your choice?” sorusuna “Yes” derseniz oyuna başlarsınız. Eğer seçtiğiniz takımın ismini ya da kendisini ise “No” seçeneğini seçerek tekrar takımınızı seçersiniz. Maç sırasında, sizin adamınız, üzerinde ok işareti olan oyuncudur. Üzerinde soru işareti bulunan oyuncu ise bilgisayarın yönettiği oyuncudur. Oyun ekranının en sağ üst köşesinde zamanı görebilirsiniz. Saatin altında bir saha örneği vardır. Buradaki noktalar, sizin ve karşı takımın adamlarının yerlerini ve topun hangi oyuncuda olduğunu belirtir. Bu saha örneğinin üstünde ve altında sayı haneleri vardır. Bu hanelerden durumun kaç kaç olduğunu öğrenirsiniz. Ekranın tam altındaki çizgi ise topun kimde olduğunu belirtir. Eğer çizgi hiçbir renkte değilse top hiçbir oyuncuda değil demektir. Eğer çizgi sizin takımınızın forması renginde ise top sizin oyuncularınızdan birinde, karşı takımın forması renginde ise, top onlardan bir oyuncuda demektir.
Oyunda faul var. Fakat bu işi çoğunlukla bilgisayar yapabiliyor, sizin faul yapmanız gerçekten çok zor. Taç atışlarında, adamınız topu üç ayrı yere atabiliyor; ileri, ortaya ve geriye, Size tavsiyem, bütün taç atışlarında topu ortaya doğru atmanız. Bunlardan başka, aut, kick off ve var. Maçta, her olayı (Faul, aut, kick off, vb.) belirtmek için önce hakemin düdüğü duyuluyor, sonra da o hareketi simgeleyen bayrak görünüyor.
Her maçtan sonra, takımların puanlarını, avantajlarını, vb. gösteren puan tablosu size gösteriliyor. Bu tablodan, ligdeki yerinizi, başka takımların yerlerini, avantajlarını, vb. öğrenebilirsiniz. Ayrıca, her maçtan sonra oyunu save edebilirsiniz. Maçların başındaki demoları izlemenizi tavsiye ederim. Şimdi size birkaç sır veriyorum. 1- Adamları çalımlamak için, onların bir sağına, bir so-
INTERNATIONAL SOCCER
CHALLENGE luna gidin. 2- Gol atmak için taç çizgisinin paralelinden ilerleyin, korner köşesine gelince kale içine orta yapın, topu oradaki oyuncunuza verin ve şut çekin. 3- Bilgisayarın yönettiği herhangi bir oyuncuyu siz yönetmek istiyorsanız sadece ateşe basmanız yeterli olacaktır. Otomatikman, ekran sizin takımınızdaki topa en yakın ya da topla birlikte olan oyuncuyu gösterecektir. “International Soccer Challenge”, “Kick Off” kadar güzel bir oyun olmasa da insanı
Merhaba arkadaşlar. Bu seferki oyunumuz sinemanın “Harika Çocuk” diye adlandırılan yönetmeni Steven Spielberg'in olay yaratan filmlerinden biri olan “GREMLİNS 2”, Daha önce ilk bölümü çevrilen ve çok tutulan GREMLİNS'in, daha sonra Spielberg
Uğur Aygün Erol tarafından ikinci kez çevrildi. Bu yeni bölüm ilkine göre daha iyiydi. GREMLİNS 1'in de oyunu yapılmıştı. İlk bölüm bilim-kurgudan çok korku filmi niteliğindeydi. ama GREMLİNS 2 daha çok komedi ağırlıklıydı. Özellikle filmdeki komik tipler filme ayrı bir renk katmıştı.
“Kick daha çok eğlendiriyor. Kolay kolay sıkılmayacağınız bir oyun. Eğer bu oyunu üşenip de almazsanız çok büyük akılsızlık edersiniz!!!
2'nin oyunu da filmi kadar ilginç ve güzel. Hatırlayacağınız gibi filmde GREMLİNS 1'in kahramanı olan Gizmo, ikinci bölümün de kahramanı. İkinci bölümü izleyen arkadaşlar hatırlayacaklar, Gizmo bir Çinli'nin yanında yaşamaktadır. Yaşlı adam ölünce Gizmo eski arkadaşının yanına gider. Arkadaşı büyük bir firmada çalışmaktadır. Arkadaşı Gizmo'yu bir dolaba koyar ve bir süre orada kalmasını ister. Gizmo etrafı incelemek için dışarıya çıkar. Fakat daha sonra binadaki bilim adamları tarafından yakalanarak alıkoyulur. Birinci bölümünden hatırlayacağınız gibi, Gremlinlerin ıslanmaları gerekiyor. Aksi takdirde bunlar üremeye başlayıp insanları öldürüyorlar. Daha sonra temizleyicinin sakarlığı yüzünden Gizmo'nun üzerine su dökülür ve Gremlinler hızla üreyerek binayı işgal ederler. Bundan sonra da bütün binayı saran Gremlinlerle çetin bir mücadele başlar. İşte oyunumuz burada. Oyunu yüklediğimizde ilk olarak karşımıza oyunun oldukça güzel olan demosu çıkıyor. Daha sonraki menüden ise joystick'imizi kullanarak oyunla ilgili seçeneklerimizi ayarlıyoruz. En üstteki oyuncu sayısını, ikincisi müziğin açık mı yoksa kapalı mı olacağını, üçüncüsü de oyunun joystick'le mi yoksa klavye yardımı ile oynanacağını belirtmek için. Eğer oyunu klavye ile oynayacaksanız, dördüncü seçenekle hangi tuşların ne işe yarayacağını işaretledikten sonra en alttaki seçenekle oyunu başlatabilirsiniz. Asansör kapısından çıktıktan sonra ikinci ekranda Gremlinler üzerinize gelmeye başlıyor. Silahınız başlangıçta bir el feneri ancak oyunda ilerledikçe bumerang, frisbee gibi daha etkili silahlara sahip olma şansınız var. Gremlinler çeşitli yollarla karşınıza çıkıyorlar. Kimisi kaykaya binmiş, kimisi zıplayarak kimisi de sırtındaki ateşleyici ile sizi tehdit ediyorlar. En tehlikelileri ise yuvarlanarak gelenlerdir. Bunlara fazla yaklaşmadan yoğun bir şekilde ateş etmenizi tavsiye ederim. Bunların dışında makinelerin arkasından çıkarak size patlayıcılar atanlara da dikkat edin yoksa oyununuz kısa sürebilir. Dikkat etmeniz gereken diğer bir konu da dolaplar. Gerçi bunları devirdikten sonra üzerinden bir üstteki platforma geçmeniz kolaylaşır ama eğer bunların altında kalırsanız sizin için iyi olmaz. Oyuna 7 hayat ile başlıyorsunuz ve diğer kademeye ulaşmanız için süreniz 7 dakika. Zaman limiti büyük bir engel olmasa da başlangıçta çok gibi görünen hayat sayısı oyunun zorluğuna göre bence az. Oyun esnasında değişik yerlerde bazı harfler bulunuyor. Bunların her birinin oyuncu için çeşitli avantajları var. “L” harfini aldığınız zaman bir extra hayat, “T” harfiyle de fazladan zaman sahibi oluyorsunuz. “R” harfiyle Gizmo'dan yardım istediğiniz zaman paraşütle inerek oklar fırlatmakta. Bütün bu zorlukları atlatıp, bölüm sonundaki asansör kapısına geldiğiniz zaman, şimdiye kadar karşılaştıklarınız yetmiyormuş gibi kademenin en zor ekranıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yapmanız gereken etraftaki Gremlinleri temizledikten sonra yukarıdaki “GS” harfini alıp asansöre girmenizdir. İkinci kademede oyun daha da zevkli bir şekil alıyor ve asansörlerle platformunuzu değiştirebiliyorsunuz. Gremlinlerin bazıları da kaykay ve diğer araçlardan vazgeçip üstünüze tabancayla ateş ediyorlar. Sonuç olarak, güzel grafiklere ve müzik efektlerine sahip bir oyun. Özellikle filmdeki tipler ve başta çıkan Gizmo gerçekten çok iyi. İlerlemeli ve çok kademeli oyunları seviyorsanız bu oyun tam size göre. Bu kadar pozitif yöne rağmen oyunun oynanışı gerçekten zor. Başta da anlattığım gibi bu oyuna 7 hak gerçekten de çok az. Eğer çelik sinirlere sahipseniz ve bilim kurgu adventure'lardan hoşlanıyorsanız mutlaka GREMLİNS 2'yi oynamanızı tavsiye ederim.
GRAFİK: 8 MÜZİK: 8 OYNANABİLİRLİK: 6 GENEL: 8