İLETKENLERDE DEVRİM
Çev.: ANIL GÜL
Düşük hacim ve ağırlığın yanısıra elektromagnetik ve elektrostatik alanlara karşı dayanıklı bir ortamda saniyede bir milyar Bit'e varan bilgi iletişim hızı. Bu sözler ilk bakışta yeni bir minyatür süper bilgisayarın reklam başlıklarına benzemesine rağmen aslında veri iletişimi alanındaki bir devrimi özetlemektedir: Polimer ışık iletkenleri. Bunlar şu anda sadece çok kısa uzaklıklarda işlev göstermektedir ve birçok önemli kullanımda da bu yeterli olmaktadır. Bu yeni teknoloji örneğin ilk etapta Air-Bus serisi uçaklarda kullanım alanı bulmuştur ve bu sistem ““Fiy by wire” olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca sentetik kablolar otomobil endüstrisinde de önemli kullanım sahalarına sahiptir: Polimer iletkenlerin arabalarda yeralmasıyla kilometrelerce uzunluktaki kablolar ortadan kalkacaktır. 1988 Hannover Endüstri Fuarı'nda, çeşitli fonsiyonların yönlendirilmesi için bu tür optoelektronik multipleks sistemle donatılmış bir araba prototipi sergilenmişti. Bu yeni kablo türü için diğer önemli kullanım alanları fabrikalardaki çeşitli proses otomasyonu ve yerel bilgisayar ağlarıdır. Günümüzde kullanılan telekomunikasyon tekniği ile bir noktana di- Ber bir noktaya saniyede en fazla 140 milyon Bit iletilebilmektedir ve bu rakkam tamamen dijital yöntemler kullanıldığında sözkonusu olmaktadır. Şu ana kadar bildiğimiz bakır kablolardan farklı olan ışık dalgası iletkenleri sinyalleri elektronlar aracılığıyla olmayıp fotonlar aracılığı ile taşımaktadırlar ve bu yöntem lokal kommunikasyon için oldukça pahalıdır. Uzun mesafelerde ve yüksek veri iletişim trafiğinde ise bu cam kablolar normallerine göre oldukça karlıdırlar. Bunun başlıca nedenleri ise bir yandan saniyede bir milyar Bit'e varan -bu aşağı yukarı 62000 daktilo sayfası yapmaktadır- bir veri iletişim hızı ve diğer bir yandan da ulaşılabilecek uzaklıktır. Cam kablolar oldukça düşük bir sönüm göstermektedirler. Bildiğimiz normal bakır koaksiyel kablolarla taşınan sinyallerin her bir buçuk kilometrede bir kuvvetlendirilmesi gerekirken bu uzaklık cam iletkenler için 30 kilometredir. Yukarıda belirtilen iki özellik -uzaklık ve kapasite- günümüzdeki cam elyafı teknolojisinin önemini bir kat daha arttırmaktadır. 70'li yıllarda düşük kayıplı optik iletkenlerin ilk kez üretilmesinin ardından günümüze dek bunların kullanım sahaları oldukça fazlalaşmıştır. Örneğin şu anda Batı Almanya'da 57.000 kilometre cam iletken döşenmiş durumdadır. Saç kalınlığındaki bu cam kablolar laser ışınlarıyla dijital olarak kodlanmış bilgileri transfer etmektedir. Burada kullanılan yöntem oldukça basittir: Elektrik sinyalleri elektrooptik bir dönüştürücü yardımıyla şıyıcı işlevindeki ışık sinyallerine çevrilmektedir; cam kablolar üzerinden iletilen bu sinyaller ise daha sonra optoelektronik bir dönüştürücüyle tekrar elektrik sinyallerine dönüştürülmektedir. Tüm bu işlemler, elektromagnetik akımlara karşı oldukça hassas olan bakır kablolara göre oldukça hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleşmektedir. Işık iletkenlerinin gerçekleşmesi yolundaki çok önemli bir adım optik ışınlar gönderen ve alan güçlü yarı iletkenlerin geliştirilmesiyle atılmıştır. Bu yarı iletkenlerin üretiminden şimleri veya germanyum ve silisyum gibi elementler kullanılmaktadır. Polimer ışık iletkenlerinin bu derecede kullanılan sahası bulması birçok değişik alanda bu yeni teknolojinin kullanılma gerekliliğini gündeme getirmiştir. Fakat telekommunikasyonda, yerel bilgisayar ağlarında ve üretim otomasyonunda kullanılacak bu güçlü veri iletişim sistemlerinin eskileriyle değiştirilmesi oldukça önemli finansal problemler doğurmaktadır. Aslında aynı sorun uzun mesafelerdeki cam veri hatları içinde sözkonusudur. Buralarda sadece en yüksek saflıktaki pahalı “*Ouarz”' cam bildiğimiz klasik bakır kablolara göre bir alternatif oluşturmaktadır. Daha kısa mesafelerin sözkonusu olduğu yerel alanlar için çok daha ucuz Polimetilmetaaktrilat (PMMA) ve Polisitirol gibi maddeler üzerinde deneyler yapılmaktadır. Cam kablolara göre polimer iletkenlerin üstünlükleri oldukça fazladır. Bunların üretimi oldukça ucuzdur, işlemesi kolaydır, titreşimlere dayanıklıdırlar ve büyük çaplarda daha esnektirler. Ayrıca basit ekleme yöntemleri bir veri iletişim sisteminin fiyatını oldukça düşürmektedir.
Optoelektronik bir dönüştürücü sinyalleri ışığa çevirmektedir.
Polimer kablolar için sayılabilecek dezavantajlardan ışığın sönümü, kısa mesafeli yerel ağlar için fazla önemli değildir. Fakat sadece 90 de-
“receye varan bir ısıya karşı dayanıkhılık araştırmacıların kolay kolay gözardı edemeyeceği bir konudur. Yukarıda sayılan maddelere flor maddesinin katkısıyla ışık kaybı ve karşı dayanıklılık bir derece iyileştirilmiştir. flor katkısıyla iletkenin işlev gösterdiği dalga boyu değiştirilmiş ve 650 nanometreye ge-
“ tirilmiştir. Bu dalga boyunun özelliği ışık spektrumunda görülebilen bölgede yeralmasıdır. Böylelikle bir bakışta kabloda bir arıza olup olmadığı gözlenebilecektir. Bu yöntemin diğer bir iyi yanı ise polimer iletkenlerin dalga boyu 830 ile 15000 nanometre arasında değişen cam kablolara yaklaşmasıdır. Bu yaklaşımın sonucunda uzak mesafelerde kullanılan cam kablolar ve lokal bölgelerde kullanılan polimer iletkenler arasında uyum sağlanmakta ve bu iki sistem birbirlerinin eksiklerini kapatmaktadır. Tüm bunlara rağmen polimer iletkenlerin şu anki durumu yeterli değildir ve kapasite, uzaklık gibi özellikleri daha iyileştirilmelidir. Yerel komunikasyon ağları için şu anki özellikler yeterli değildir. Günümüzde polimer iletkenleri kullanan tek branş otomobil endüstrisidir. Örneğin Opel'in Omega modelindeki klima düğmelerinde ışığı yayan polimer iletkenler kullanılmaktadır. Böylelikle bu düğmelerin gece kullanımında büyük kolaylık sağlanmıştır. Aynı şekilde Blaupunkt'un araba teyplerinde kullandığı ve “Night-Design” diye adlandırdığı sistem yine ışığı yayan polimer kablolarla gerçekleşmiştir. , Bazı Japon araba üreticileri de yeni ürünlerinde polimer iletkenleri sinyal iletimi için kullanmıştır. Birçok modelde ön konsolostaki klima kumanda devreleriyle motordaki fan arasındaki iletişim yeni tip iletkenlerle sağlanmaktadır. Bilgisayarlardaki fonksiyon grupları arasındaki veri transferi normalde cihazın içindeki ““Bus”' adı verilen hatlardan yapılmaktadır. Bilim adamları şu günlerde bu veri transferi polimer iletkenlerle sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu şekilde bilgisayarın içindeki çeşitli birimler ışık hatları ile birbirine bağlanacak ve yakın bir gelecekte belki bildiğimiz klasik bakır yollu plakaların yerini şeffaf polimer iletkenler alacaktır.
Hızlı ve dış etkilere karşı korumah veri iletişim mikroalgılayıcı ve mikrosistem araştırmacıları içinde yeni olanaklar sağlamaktadır. Polimer kabloların kullanılacağı alarm sistemleri elektrognetik dalgalara ve diğer dış etkilere karşı dayanıklı olacağı için önemli binaların ve benzeri yerlerin korunmasında vazgeçilmez bir unsur haline gelecektir. Polimer iletkenler üzerinde yapılan araştırmaları yakından takip edenler sadece kommunikasyon, informasyon ve bilgisayar teknisyenleri değildir. Işık iletkenleri piyasası şu anda bile çok önemli boyutlara ulaşmıştır. Ekonomi uzmanları bu onuda 1990 yılında Amerikan piyasasındaki işlem hacminin 5,4 milyar mark olacağını söylemektedirler. Batı Avrupa için ise bu miktar 3 milyar mark civarındadır.
Hatırladığınız gibi geçen sayımızda virüsleri tek tek tanıtıp neler yapabileceklerini yazmıştık. Bu sefer de onlardan ne şekilde kurtulabileceğinizi açıklıyoruz.
Geçen sayımızda Türkiye'de bulunan virüsler hakkında bilgiler vermiştim. Bu yazıda da virüslerden nasıl kurtulacağımızı yazacağım. İlk önce *BOOTBLOCK” virüslerinden nasıl kurtulabiliriz. Her şeyden önce virüs killer disketimiz çok iyi korumalıyız. Üzerine hiçbir şey kaydetmemeliyiz. Eğer virüs killer disketiniz virüslenirse temizlemek için taktığınız disketlere yine virüs bulaştırırsınız. Bootblock virüslerini workbench'in komutu ile bootblock'-
TUNÇ DİNDAŞ ğu şu şekilde temizleyebiliriz. — Bilgisayarınızı kapatın ve otuz saniye bekledikten sonra açın. Bu sayede bilgisayarın hafızasını tamamen temizlemiş olursunuz. — Bilgisayarınızı açtıktan sonra WORKBENCEH'inizi takın. İconlar çıkınca “CLI” iconuna klik yapın. *CLP çıkınca WORKBENCH'i çıkarmadan şunları yazın. INSTALL DF0: * Bilgisayar ilk önce bir şeyler yükleyecek. Yeşil ışık sönünce virüslü disketi kayıt edilir biçimde takın ve *RETURN'a basın. Artık virüslü disketiniz temizlenmiş olur. Bu yöntemde virüsleri yok etmeye yarar ama ben size virüs killer kullanmanızı tavsiye ederim. Şimdi Türkiye'de en çok kulllanılan virüs killer'- ları tanıtmaya başlayabiliriz.
KILLER
Bu virüs killer sadece SCA ve BYTE DANDIT virüsünü tanır. Disketinizde bu virüsler varsa uyarıda bulunur. DISK DOCTORS virüsünü etmez. Bu virüskillerdaki seçenekleri açıklıyalım. KILL VİRÜS.: Hafızada virüs varsa yokeder. lerin girmesini önleyecek kilit koyar. ASCII DUMP..: Disk driver'a takılan disketin ASCII karakterlerini gösterir. Bu sayede virüs var mı yok mu diye görebiliriz. INSTALL DİSK: Disketin bootblock'unu install eder. Dos ekranına dönmek için kullanılır.
» f
BLIZZARD VİRÜS PRODECTOR
Bu virüs killerin temizleyemediği bootblock virüsü yok. Her bootblock virüsünü yok eder. Kullanımı ise şöyledir. ASCII DUMP: Disk driver'a takılan disketin ASCII karakterlerini gösterir. Bu sayede virüs var mı yok mu diye görebiliriz. INSTALL DİSK: Disketin bootblock'unu install eder. Alttaki disk driver'ların ışıklarını yakarak hangi disk driver'daki disketi kontrol etmesi gerektiğini belirleriz.
ATOMIC VİRÜS DETECTOR
Kullanımı çok kolay olan bir virüs killer. Tanıyabildiği üç virüs var. Bunlar SCA, BYTE BANDIT ve AIDS virüs. Menüsünün kullanımı ise SOL MOUSE tuşu ile “INSTALL'a klik yaparsanız disketinizdeki virüsleri siler. SAĞ MOUSE tuşuna basarsanız hangi disk driver'dan kontrol edeceğinizi belirlersiniz.
SYSTEM Z VİRÜSKİLLER IV
Bu virüskillerin özelliği Boot blocklara koyduğu protectörün hafızada kalıp sinyal sesi vermesidir. Çoğu kimse bunu virüs zannedip boot block'ğu “INSTALL''ler. En iyi virüskillerlardan birisidir. Erçin arkadaşımın tabiriyle “VICI VICIK” diye sinyal sesi çıkaran SYSTEM Z kendisini her zaman yenileyen bir virüs killer'dır. Protectör hafızada kalıp takılan her disketin bootblock'ğunu kontrol eder. Takılan diskette virüs varsa, size bir mesaj yollar. Disketteki virüsü sileyim mi? Yoksa devam mı edeyim? Eğer burada disketin protect'ini açıp (Kayıt edilir durumda) sol mouse tuşuna klik yaparsanız, virüsü silip yerine bu protectörü kaydeder. Sol mouse tuşu ise devam demektir. Ayrıca bu harika virüs killer eğer takılan diskette eski protectör varsa size bunun üzerine yenisini kaydedeyim mi? diye de sorar. Her disket takışınızda ses çıkarır. Eğer CLI'- da yükleyen bir disketi taktıysanız ve resetleyip disketi çıkardıktan sonra size sinyal sesini vermezse hafızada virüs var demektir. Hemen bilgisayarınızı kapatıp bekledikten sonra, açıp virüs killerinizi yükleyin. Virüsü yok edin. Bu bilgilerden sonra SYSTEM Z'nin seçeneklerini açıklamaya başlıyalım.
İLLER >
READ BOOTBLOCK: Disk driver'a takılan disketin bootblock'unu okur.
WRITE BOOTBLOCK: Disketin bootblock'una kayıt etmek için. Kayıt edilecek şeyi siz yan menüden seçebilirsiniz.
CLEAR INDICATORS: Menüdeki seçilmiş seçenekleri silmek için.
PROTECTED BOOTBLOCK: Boot block'a protector koymak için. Eğer takılan disketin write protect'i kapalı (Kayıt edilmez) biçimdeyse sol köşedeki büyük “Z” harfi yanıp söner.
BOOT CONTROLLER V1.8
Bu program aslında virüs killer sayılmaz ama virüsleri yok etme yeteneği olduğu için onu da bu yazıda açıklayabiliriz. BOOT CONTROLLER'ın silebildiği virüslerin isimleri şunlar: SCA, BYTE, BANDIT, DASA, NORTHSTAR, Z-S, HCS, LAMER EXTERMINATOR, DISK DOCTORS. Açıklayacağım seçenekleri ise şunlar:
1. KILL VİRÜS: Adından da anlaşılacağı gibi virüsleri yok eder. 2. INSTALL MEMORY CONTROLLER V1.3: Boot block'a bir megabyte'ı kapatıp açan bir kontrol edici koyar. 3. INSTALL MEMORY ALLOCATOR V1.3: Hafıza tespit edici koyar. V1.3 boot block'u koyar.
4. INSTALL: Disketin Bootblock'unu install eder.
5. CLEAR BOOT BLOCK: Boot block'u formatsız hale getirir. Disket yüklemez duruma gelir. Düzeltmek için “INSTALL” edin. 6. COPY BOOT BLOCK: Boot block'u başka diskete kopyalamaya yarar. İlk önce kopyalanacak (Çoğaltılacak) disketi ister. Daha sonra bootblock'un kopyalanacağı disketi ister.
7. QUIT: Programdan çıkmak için kullanılır.
Bu programın birçok versiyonu piyasada bulunmaktadır. Benim elimde en son versiyon olarak bu bulunduğu için bunu açıkladım. Eğer siz bunu değil de daha gelişmiş versiyonlarını bulursanız onları alın. Fazla bir fark olacağını zannetmiyorum. Şimdi geçelim asıl bela olan file virüslerine,
FİLE VİRÜSLERİ NASIL YOK EDEBİLİRİZ!..
Türkiye'de henüz üç tane olan file virüsleri için virüs killer yok. BSG9 için olan protector ise virüs silmiyor hatta virüsü başka disketlere bulaştırıyor. Unutmayın! Boot block virüs killer'larıyla file virüsleri asla yok edemezsiniz. IRO-TEAM VİRÜS için tek kurtuluş çaresi bulaştığı dosyayı silmektir. Hangi dosya olduğunu anlamak için STARTUP-SEQUENCE'deki tüm dosyaları sırasıyla tek tek çalıştırın. Eğer çalıştırdığınız dosya yüklenirken DOS window'unun (penceresinin) “AmigaDOS” yazan yerinde (IRO-TEAM PRESENTS NEW VIRUS ..) yazıyorsa o dosyaya virüs bulaşmış demektir. Bilgisayarınızı kapatıp o virüslü dosyayı silerek yok edin. Henüz bir çaresi yok ama belki ileride bir yöntem bulunabilir. BSG9 için ise şunu yapmalıyız. BSG9 startup-sequence'deki ilk dosyaya yerleşir. Şimdi ilk önce disketinizde BSG9 var mı diye bir kontrol edin. Kontrolü disketin directory'sine bakarak yapabilirsiniz. Eğer directory'de adı bir sıra boşluk olan bir file varsa o disket virüslü demektir. Hemen startup-sequence'deki ilk dosyanın ismini öğrenin. Adı neyse o dosyayı silin. “DEVS” directory'sinin içindeki adı boşluk olan dosyanın adına, sildiğiniz dosyanın adını koyun. (RENAME yapın). Şimdi bu dosyayı alarak sildiğiniz dosyanın yerine kopyalayın. Eğer bu işlemden sonra yine o dosya işlevini yerine getirmiyorsa artık yapılacak bir şey yok demektir. Eğer disketinizde BSG9 virüsü yoksa startup-sequence'deki ilk dosyayı workbench'den protect'leyerek BSG9'un girmesini önleyebilirsiniz. Ayrıca yeni gelen bir habere göre yurtdışında “FLY SAUCER” adı altında yeni bir FILE VİRÜSÜ çıktığını duydum. Henüz ülkemize gelmeyen bu virüs hakkında bir bilgim yok. Ama tek şey söyleyebilirim. Hard disk kullanıcıları dikkatli olun. Virüs killer'lar hakkında 51. sayımızda maalesef bu kadar. Eğer virüsler hakkında veya bu virüs killer'ları temin etmede bir probleminiz olursa bana yazmayı unutmayın. TUNÇ DİNDAŞ MAHMUTBEY CAD. BAHTİYAR SOK. NO: 2/29 ŞİRİNEVLER-BAKIRKÖY/İSTANBUL
* TANBUL
Mektuplardaki sorularınıza gelecek ay cevap vereceğim. Gelecek ay görüşmek üzere. Virüssüz günler dilerim.
C-64 Soruları
Sayın Commodore Dergisi, Sizi en başta, bu güzel dergiyi çıkardığınız için, bir C-64 sahibi olarak teşekkür ederim. Bu dergi yardımıyla C-64'ün iç dünyasına, belki de en ince ayrıntısına girebileceğiz. Bu derginin devamı en büyük isteğim. Size birkaç sorum olacak. 1. Bazen bilgisayarım öyle bir kilitleniyor ki, reset aleti bile fayda etmiyor. Bunun nedeni ne acaba? Galiba kurtuluş yolu yok. Reset aleti, genişletme yuvasında bulunuyor. 2. Kernal alt programlarını, mümkünse en ince noktasına kadar anlatmanız. Bazen bir adres karşımıza çıkıyor. Ne olduğunu anlayamıyoruz. 3. Demin sorduğum Basic Yorumlayıcısı için tekrar ediyorum. 4. 13. sayının program döküm ekinde yer alan “Super Ass.” programını nasıl ele geçirebilirim? Ankara'da sormadığım yetkili kalmadı. Ya ben yanlış soruyorum, ya da onlar yanlış anlıyorlar. Amiga için bir bülten çıkarmanız gerçekten iyi, fakat daha Amiga'ya ulaşamamış olan bizleri ihmal etmezseniz, sevinirim. Şimdilik bu kadar. Yayın hayatınız bol başarılı sayfalar!.. Olcay Ergün
Sayın Olcay Ergün, Öncelikle dergimiz için yaptığınız övgülere teşekkür ederiz. Sorularınıza gelince: 1. Bazı programlar özellikle reset işlemine karşı korumalar içermekte. Bilgisayarınız böyle programlar kullanırken kilitleniyorsa, reset etmeyi birkaç kere daha deneyin sonunda reset edecektir. Ancak bu uğraşlarınızın sonunda yine de reset etmeyi başaramamışsanız, ya da böyle programlar dışında da bilgisayarınız reset etmiyorsa en yakın teknik servise başvurmanızda yarar var. 2. Kernal alt rutinleri daha önce yayınladığımız “Bellek Haritası” ve “Makine Dili” dizilerinde ayrıntılı olarak ele alınmıştı. Eğer bu dizileri tekrar gözden geçirirseniz sanırım problemleriniz çözülecektir. 3. BASIC yorumlayıcısıyla ilgili dizilerimiz de daha önce yayınlanmıştı. Onlara göz atmanızda büyük yarar var. 4. Super Ass. programını dergimizde yayınlanan diğer programlar gibi adresimize kaset ya da disket yollayarak elde edebilirsiniz. Ancak biz bu programları okuyucularımızın yazmasını, onların programcılığının gelişmesi açısından tercih ediyoruz. Çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Abone olmak
Sayın Commodore Dergisi Yetkilileri, İlk önce bu kadar güzel dergi yayımladığınız için sizlere çok teşekkür ederim. Derginizden sadece şubat ayının dergisi var. Hiçbir yerde bulamıyorum. Onun için derginize abone olmak istiyorum. Nasıl abone olacağım konusunda bir mektup yazarsanız çok sevinirim. Devamlı abone olmak istiyorum. Hayati Aydemir
Sayın Hayati Aydemir, Dergimizi öven sözlerinize çok teşekkür ederiz. Oturduğunuz yere dergimizin ulaşamamasına çok üzüldük. Ancak abone olarak sorununuzu çözebilirsiniz. Abone olmak için Teleteknik Karaköy adresine başvurmanız gerekmektedir. Adresi 5. sayfamızda bulabilirsiniz.
Masaüstü yayıncılık
Sayın Teleteknik yetkilileri, C-64 sahibiyim ve derginizi ilk sayısından beri takip ediyorum. Böyle bir dergi çıkarıp bizleri aydınlattığınız için sizlere öncelikle çok teşekkür ederim. Derginizde bir ara masaüstü yayıncılık ile ilgili bölüm çıktı. Bu konu epey ilgimi çekti. Bu konu ile ilgili 64 programları var mı? Eğer varsa bu konu ile ilgili ayrıntılı bilgi gönderirseniz çok memnun olurum. İlginize teşekkürler, saygılarımla... Ali Serinken Sayın Ali Serinken, Masaüstü yayıncılık son zamanlarda bilgisayar dünyasının gözdelerinden biri. Mektuplarınızdan, okul gazetesine kadar binlerce şeyi bu yolla yapmanız mümkün. Bu güzel olanaktan dünyanın en çok satan bilgisayarlarından biri olan Commodore 64'ün mahrum kalması düşünülemez. C-64'de bilebildiğimiz kadar en gelişmiş masaüstü yayıncılık programı GEOS ailesinden GEOWRITE bu konuda sanırım işinizi görecektir. Unutmadan bu program yalnızca diskette var. İyi yayınlar.