BALANCE OF POWER 1990 Geopolitics in the Nuclear Age

nuz. Yani sözün kısası Amerika Birleşik Devletleri Başkanı veya Sovyetler Birliği Parti Genel Sekreteri oluyorsunuz. Ve emrinizdeki süper gücün tüm imkânları size çalışmaya başlıyor, para, ordu, CIA ve KGB gibi. Oyunun yaratıcısı Chris Crawford ise oyunun amacını daha farklı açıklamış. Amaç Oyunu uzun süre oynayıp gerçek hayatla karşılaştırdıktan sonra oyunun eksik taraflarını bulmak. İşte o zaman diyor Chris Crawford, o zaman oyun amacına ulaşmıştır. Artık siz Dünya'da işlerin nasıl yürüdüğü konusunda, Jeopolitika (geopolitics) konusunda birçok gerçeği biliyorsunuz demektir. Bu ise size Dünya'daki olayların iç yüzünü görme olanağı sağlar. (Mesela Dünya'daki hayatın aslında Nijerya'ya 20 milyon dolarlık bir yardım yapılıp yapılmaması gibi basit bir problem yüzünden her an sona erebileceği gerçeğini anlarsınız.) Balance of Power tamamen düşünceye dayalı bir simülasyon. Tüm Dünya'da meydana gelen olayları inceledikten sonra Dünya ülkeleri için planlarınızı hazırlıyorsunuz. Bu arada rakibinizin yaptıklarını da inceleyerek önlem almaya çalışıyor veya riski göze alarak hemen bu konuda bir soru sorarak itiraz ediyorsunuz. Ve böylece bir kriz başlıyor. Bir kriz bir kere başladı mı tartışmalar ancak üç şekilde biter. Ya karşı çıkan (krizi başlatan) taraf ağır basar diğeri çekilir, ya da karşı çıkan taraf vazgeçer. Bu iki durumda da olayın önemine göre vazgeçen taraf prestij puanı kaybeder ve diğer taraf aynı sayıda puan kazanır. Peki ya üçüncü sonuç ne olur? Üçüncü sonuç gerçekleştiğinde her iki taraf da eksi sonsuz puanla oyunu kaybetmiş olur. Tahmin ettiğiniz gibi bu 3. Dünya Savaşı'nın başlangıcıdır. Aslında uluslararası platformda prestij kazanmak için yukardakinden başka birçok tehlikesiz yol vardır. Bu yolları ilerde teker teker göreceğiz, ancak başlangıçta şu prensiplere göre hareket etmeliyiz: Dost hükümetleri koru ve güçlendir, düşman hükümetleri yıpratmak için rakibi fazla kızdırmayacak her yolu dene ve son olarak gizli tehditlerle hükümetlerin korku üzerine sana bağlanmalarını ya da bağlılıklarını daha yükseltmelerini sağla. Buna göre davranmayı kendimize amaç edinelim. Oyuna başlarken önce oyun derecesini belirliyoruz: Beginner: Eğer ilk kez BOP oynuyorsanız veya yeterince tecrübeli sayılmazsanız çok basit seçeneklere sahip olduğunuz bu derecede oynamalısınız. Intermediate: Eğer ilk derecedeki emirlerle yeterince etkili olabiliyorsanız biraz daha karışık bir alanda çalışmak sizi bekliyor. Expert: Intermediate derecesinde de ustalaştıysanız tüm gücünüzü kullanabileceğiniz gerçek BOP oyununa başlayabilirsiniz. Multipolar: Expert derecesi oldukça gelişmiştir ve BOP'un tüm özelliklerini taşımaktadır ama BOP 1990'da eklenen bu seçenek olaya daha gerçekçi bir atmosfer getirdi. İlk BOP versiyonunda Dünya'da iki güç vardır: Biz ve onlar (USA-USSR). Oysa Dünya'da sadece USA ve USSR yoktur. USA ve USSR kadar güçleri olmasa da Jeopolitik olaylara başka devletler de etki ederler. Asker yollar, para yollarlar, ekonomik ambargo uygularlar veya diplomatik baskı yaparlar. Tabii bunlar USA veya USSR kadar etkili olamaz ama gene de bir rol oynarlar. İşte bu nedenle bu dereceye multipolar, yani çok kutuplu denir, gerçekte olduğu gibi. Derecenizi belirledikten sonra tarafınızı seçiyor ve bilgisayara karşı veya bir insana karşı oynayacağınıza karar veriyorsunuz. Oyun sırasında ekranda siyasi bir Dünya haritası göreceksiniz. Bu haritada uluslararası platformda hemen hemen aynı görüşe sahip ve fazla önemi bulunmayan devletler birleştirilmiştir. Bunun sebebi Afrika'da birçok irili ufaklı devletin bulunmasıdır. Ayrıca Ortadoğu ve Orta Amerika haritada çok az bir yer kapladığı halde farklı görüşlere sahip devletleri barındırdığı için özellikle büyütülerek gösterilmiştir. Örneğin İsrail çok küçük bir devlettir ama çok önemli bir yeri vardır. Bununla beraber Cibuti ve İsrail hemen hemen aynı büyüklükte oldukları halde Cibuti haritada gösterilmemiştir. Çünkü Cibuti Dünya'da İsrail kadar önemli değildir. Hatta bu yazıyı okuyanların kaçının Cibuti'nin yerini doğru olarak bildiğini bilmek ilginç olurdu. Oysa bu yazıyı okuyan herkes İsrail nerdedir gayet iyi bilir. Oyunda bu haritadaki devletleri ve pull-down (kayar menüler) menüleri kullanıyoruz. İlk menümüzde skor, oyunu kaydetme vb. gibi fazla açıklama gerektirmeyen seçenekler var. Diğer menüler ve seçenekleriyse şöyle: Countries (ülkeler) 1- Spheres of Influence (Etki alanları): Bunlar süper güçlerin etkili oldukları bölgelerdir. Örneğin Doğu Avrupa USSR etki alanında ve Latin Amerika'nın çoğu USA etki alanındadır. Bazı yerlerde ise her iki taraf da fazla etkili değildirler. 2- Major Events (başlıca olaylar): Bir ülkenin Dünya'daki yerine etki eden başlıca olaylar şunlardır: A- Revolution (ihtilal): Bu hükümetin güç kullanılarak dev-

Naser an

İC ön gitber vaş Ji atan, ball çar vit in verş

| rilmesi demektir. Genellikle bir ülkede ihtilal olunca zıt görüşlü bir hükümet başa geçer ama bu her zaman böyle olmak zorunda değildir. Örneğin Doğu Bloku'nda ne olursa olsun hükümet görüşü değişmez. Sanırım güncel olayların verdiği heyecanla buna itiraz edeceksiniz. Ama sözkonusu ülkelerin hâlâ Varşova Paktı üyesi ülkeler olmaları bu devletlerin aslında pek fazla değişmediklerini gösteren çok kuvvetli bir gerçektir. Eğer hâlâ karşı görüşteyseniz bunun sadece BOP 1990 oyununda böyle olduğunu varsayın. Eğer ihtilal sonucu düşman bir hükümet devrildiyse rakibiniz puan kaybeder sizse puan kazanırsınız. B- Coup D'Etat (hükümet devrilmesi): Bu Fransızca asıllı bir kelimedir. İhtilalden farkı hükümetin ekonomik sıkıntılar sonucu devrilmesidir. C- Finlandization (Türkçe karşılığı yok): Hükümet görüşünün değişmesinin bir başka türüdür. Bu kelime Finlandiya'nın savaş tecrübesi sonucu ortaya çıkmıştır II. Dünya Savaşı bittiğinde Finlandiya Nazi Almanya'sının bir müttefikiydi. Ama Sovyetler Avrupa'daki “daha büyük balığın” peşinde olduklarından Finlandiya işgal edilmedi. Ve hiçbir batılı kuvvet bir Nazi müttefikine arka çıkmadı. Sonunda Finlandiya diplomatik olarak izole olmuştu. Daha sonra Sovyetler burayı işgale etmeye gerek görmediler. Çünkü Finlandiya'nın hiç dostu yoktu ve çok güçlü bir düşmanın gölgesindeydi. Ve kendisini düşmanına sevdirmek için onun istediği gibi davranmaya başladı. Finlandiya aslında tarafsız bir ülke olduğu halde çok kuvvetli Sovyet Rusya etkisi altındadır. İşte bir hükümetin bir süper güçten korkup onun görüşünü benimsemesine Finlandization denir. Bu durumda görüşü benimsenen süper güç puan kazanır. 3- Prestige Value (prestij değeri): Dünya'da her ülkenin prestiji farklıdır ve bu değer bir sayıyla ifade edilir. Örneğin Türkiye'nin prestiji 112'dir. Bu çok prestijden biraz azdır yani Türkiye uluslararası platformda 2. grup devletler arasında yer almaktadır. O ülkeyle aranızdaki ilişkilerinize göre o ülkenin sahip olduğu prestij puanının belirli bir yüzdesi sizin hanenize yazılır. Örneğin Türkiye USA ile dost ilişkiler içinde olan bir devlettir. Ve USA'nın Türkiye üzerindeki prestij değeri 52'dir. Ama USSR ve Türkiye arasında ilişkiler soğuktur. Bu nedenle USSR'nin Türkiye üzerindeki prestiji -43'tür. İran her iki süper güce de düşmandır ve her iki süper gücün de İran üstünde prestiji negatiftir. 4- Insurgency (asilik): Bir memlekette rejime düşman kişiler beslenirse bunlar terörist olurlar. Teröristler beslenirse gerilla olurlar. Gerillalar da beslenirse asi olurlar ve asiler beslenirse hükümeti devirip ihtilal yaparlar. Bir devlette iç karışıklık terörizmle başlar ve engellenemezse iç savaşa dönüşür. Terörizm dost hükümetler için çok tehlikelidir. Böyle hükümetlere askeri ve ekonomik yardım yapmak gerekir. Ancak düşman hükümetleri sarsmak için o ülkedeki teröristleri beslemelisiniz. 5- Coup D'Etat: Bu o ülkede hükümetin devrilme olasılığını bildirir. Hükümetin devrilmemesi için ekonomik yardıma ihtiyacı vardır. 6- Finland - USA Finland - USSR: Bu iki seçenek ile ülkelerin USA veya USSR görüşünü benimsemelerinin olasılığını belirtir. 7- Countries at War (savaş halindeki ülkeler) Relations (İlişkiler): Ekrandaki bir devletin üzerine pointer'i götürüp Mouse sol tuşuna bastıktan sonra o devletin ilişkileriyle ilgili bilgileri bu pulldown menüden inceleyebiliriz. 4- Diplomatic Relationships (diplomatik ilişkiler): Seçtiğimiz devletin diğer devletlerle ilişkilerini görebiliriz. 2- Military Aid (askeri yardım): Relations menüsünün sonunda “Going in” (giren) ve “Going out” (çıkan) ad altında ayrı bir menü vardır. Eğer gireni seçtiyseniz askeri yardım seçeneği ile o devlete yapılan askeri yardımı öğrenirsiniz. Yok eğer çıkanı seçtiyseniz askeri yardım seçeneğiyle o devletin yaptığı askeri yardımı görürsünüz. 3- Aid to Insurgents (asilere yardım): Burada da giren veya çıkanı seçmenize göre o memleketteki asilere yapılan yardımı ya da o memleketin başka ülkelerdeki asilere yaptığı yardımı görüyorsunuz. 4- Interventions for Government (hükümete müdahale): O devletin hükümetine yardım için gönderilen veya o devletin başka hükümetlere yardım için yolladığı askeri personel sayısını öğrenebilirsiniz. 5- Interventions for Rebels (asilere müdahale): BOP 1990'da bir ülkeye savaş açmak yerine daha nazik bir ifade kullanılmaktadır. Aslında bu ifade Dünya devletleri tarafından benimsenmiştir ve an-

| Lu... Em

Be — Relations lamı düpedüz savaş açmaktır. Oysa bunun yerine asilere müdahale etmek ifadesi kullanılır. Burada o devletteki asilere katılmak üzere yollanan veya o devletin başka ülkelerdeki asilere katılmak üzere yolladığı askeri personel miktarını görebilirsiniz. 6- Economic Aid (ekonomik yardım): Buradan o memlekete giren veya o memleketten giden ekonomik yardım miktarını anlarız. 7- Destabilization (sağlamlığı bozma): Bu memlekette eğer CIA veya KGB hükümete karşı faaliyetlerde bulunuyorsa bu faaliyetlerin derecesini anlayabiliriz. 8- Treaties (antlaşmalar): Bu seçenekle o memleketin antlaşmalarını öğreniyoruz. Örneğin Türkiye'nin USA ve USSR antlaşmalarına bakacak olursak Türkiye ve USA'nın konvansiyonel savunma antlaşması imzalamış olduklarını görürüz. Oysa Türkiye ve USSR arasındaki ilişkiler sadece diplomatik iliş-

Make Policies

Events kilerden ibarettir. 9- Diplomatic Pressure (diplomatik baskı): Sözkonusu olan memlekete uygulanan diplomatik baskı derecesini gösterir. gibi çok basit ve bir şey ifade etmeyen bir dereceden başlayan diplomatik baskılar içinde bir donanma harekâtının da bulunduğu diplomatic offensive yani diplomatik saldırıya kadar varabilir. Bunun en güzel örneği USA'ın terörist aktiviteleri destekleyen Libya'yı bombalamasıdır. 10- Trade Policy (ticaret politikası): Bu memlekete karşı süper güçler tarafından uygulanan ticaret politikasını gösterir. Yardım edici, kayırıcı ticaret politikasından ambargoya kadar çeşitli durumlar mümkündür. 11- At War With (ile savaş halinde): O memleketin kiminle savaş halinde olduğunu görürüz. Balance of Power açıklamasına gelecek ay devam edeceğiz.

59

MASA ÜSTÜ YAYINCILIK

C-64 ya da 128 ile yayınlanan bir gazete iyi nısıra iyi bir görünüşe de sahip olmalıdır. İşte size daha kolay okunmasını ve daha güzel görünmesini sağlayacak bazı ipuçları içeriğin

nısıra iyi bir görünüşe de sahip olmalıdır. İşte size daha kolay okunmasını ve daha güzel görünmesini sağlayacak bazı ipuçları re son zamanlarda bir göz attınız mı? Okuduğunuzu biliyoruz, ama ona baktınız mı? Sayfa düzeni ve tasarımı okurları çekiyor mu, yoksa itici mi geliyor? Masa üstü yayıncılık programları sayesinde, C-64 ya da 128 kullanarak, kullanarak, eskisinden çok daha kısa bir zamanda birkaç sayfalık

TASARIM

© Basit olsun.

Gazetenizin adı ve adının yazı karakteri kolay seçilebilir.

&ğ” Tüm ilgi çekici numaraları tek bir sayfa yığmaktan kaçının. O zaman gereğinden fazla tasarım ögesi biribirlerine girecektir.

Çıkardığınız gazete ya da broşürü

Gazetenizin logosu çok önemlidir. Onun için seçiminde çok özenli davranın.

Gazetenin önceden bir müsvette kopyasını hazırlamak yararlı olur. Görsel etkisini bu sayede önceden anır dosya oluşturun. Gerektiğinde kendi gereksinimlerinize göre adapte edebilir-

Sayfada metinle başlık ve desenlerin oranı dengeli olmalıdır.

Metniniz çok kalabalık olmasın. Okurların bilginin nasıl sunulduğuna bakmadıkları düşüncesi çok yanlıştır. Örneğin uzun satırlar yorucu olabilir, çünkü göz sol marjine dönerken bir satırı yeniden okuyabilir ya da atlayabilir.

İçinde hiçbir başlık ya da resmin olmadığı tamamıyla yazıyla dolu sayfalar genellikle okurlar tarafından atlanır.

Her sayfa en azından iki ya da bir gazete ya da bülten çıkarmak mümkün olabiliyor. Ama masaüstü yayıncılarının yayıncılık deneyimi sınırlı olduğu için, yeni araçların kullanılması her zaman iyi bir sayfa düzeni bulunacağı anlamına gelmemektedir. Böyle bir gazete ya da yayının editörüyseniz, okurlarınızın yazdığınız her sözcüğü yutmak için hazır bek-

İPUÇLARI

üç sütun olmalıdır. Okumayı kolaylaştırır. Bazı tasarımcılar, bir satırda 45 karakterden fazlasına yer verilmemesi gerektiği de savunuyorlar.

Elinizde çok fazla font olabilir, ama hepsini birden kullanmaya kalkışmayın. Her şeyden önce yazıcınızda okunaklı olabilecek bir tanesini seçin. Küçük puntolar kullanarak bir sayfada daha çok sözcük sığdırmanız mümkün olabilir, ama normalde bir yazıda kullanılan en küçük punto 9 puntodur.

Yazınızda serif karakter kullanın. Sans serif başlıklarda iyi gidebilir, ama yazıya uygun değildir.

lediğini düşünebilirsiniz. Ama insanların yazıların sayfada nasıl durduğuna baktığını da unutmayın. Tasarım ve biçimin içerik kadar önemli olduğunu akıldan çıkarmamalısınız. İyi sayfa düzeni hazırlamayı öğrenmek zaman alabilir, ama bir dizi kural ve ipucu bu konuda size yardımcı olabilir. Aşağıda bunlardan önemlilerinin bir listesini veriyoruz.

Sayfada boş alanlar bırakmaktan çekinmeyin, yanında oldukları yazının daha iyi vurgulanmasını sağlayabilirler.

Yazılara başlık ve grafikler kullanarak çeşni katmaya çalışın. Ama grafik kullanımında simetrik bir görünüşten kaçının. Okuru dinlendirmek için alt başlıkları kullanın.

Tek bir sayfada çok fazla font ve karakter kullanmayın. Bu yazınızın aceleye çiziktirilmiş bir tehdit mektubu gibi görünmesine yol açabilir. Renk yayınınıza çeşni katabilecek önemli bir tasarım ögesidir, ama çok pahalıya gelebilir. Onun yerine gölge ve tonlamayı deneyebilirsiniz.

Okurlar bir yazının nerede baş-

Alt başlıklarda küçük

D Satır

BİR SAYFAYA DAHA FAZLA YAZI

SIĞDIRMANIN YOLLARI

Resimleri küçültün. Etrafında boşluk bulunan küçük bir resim, kalabalık bir sayfadaki büyük bir resimden daha etkilidir.

Daha az yer kaplayan karakterleri deneyin.

İtalik karakterler kullanın, ama buna karşılık yazıyla aynı küçüklüğe indirseniz bile bold yapabilirsiniz.

uzunluğunuzu yarım pika kadar artırmaya çalışın. Ama marjinleri tamamıyla yazıya feda etmeyin.

Sayfanın alt marjinini küçültmeye çalışın.