Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 11
Yıldızlara Doğru
Hiçbir oyun galaktik keşif ve yayılmanın zevki ve heyecanını SSG'nin “Reach for the Stars” oyunu kadar duyuramıyor. Diğer adı The Conquest of the Galaxy olan bu zorlu oyun ırkınızı bir gezegenden kaldırıp yüzlerce dünyaya yayılana kadar evreni fethinizi konu alıyor. Şimdi üçüncü versiyonu çıkan bu oyun SSG'nin ilk oyunuydu ve bazı yönlerden hâlâ en iddialı oyunu. Bazı yönleri bu oyunu öne çıkartıyor. Bunlardan birisi de denge anlayışı. Oyuncular gezegen ekonomisi ve kültürünü, üretimi kabul edilebilir düzeylerde tutmak için manipüle edebilmek durumundalar. Ayrıca oyunda bir büyüklük ve sonsuzluk duygusu da var. Galaktik boyutları hissetmenizi sağlıyor. Birçok oyunda yıldız sistemleri astrofiziksel gerçekler ve yasalar hiç dikkate alınmadan oraya buraya serpiştirilirken, bu oyunda inanılabilir evrenlere yerleştirilmiş çeşitli kategorilerde inanılır gezegenler var. Daha ileri düzeylerde gerçekçilik dozu iyice artıyor. Yıldızlar süpernova olabiliyor, bulaşıcı hastalıklar uygarlıkları çökertebiliyor ve mesafe arttıkça yıldızlar arası yolculuklar zorlaşıyor. Menü yönetimiyle karmaşık komut kombinasyonlarını kolaylaştıran oyun, Asimov'un galaktik imparatorluk sagalarını aratmayacak bir derinlik ve zenginlikte.
Uzay Yolu
Uzay yolu en ünlü ve uzun süre devam eden uzay operası. Yıldız Savaşları hem daha yeni, hem de daha çok fantezi. Televizyonda ilk göründüklerinden bir kuşak sonra da Kirk, Spock, McCoy ve diğerleri televizyonda, filmlerde, kitaplarda ve diskte boy göstermeyi sürdürüyorlar. Star Trek: The Kobayashi Adventure size oldukça iyi gerçekleştirilmiş bir Atılgan sunan interaktif bir metin adventure oyunu. Siz James T. Kirk oluyor ve pencereli ekran sayesinde sinemadaki tiplerine benzeyen mürettebata emirler veriyorsunuz. Kobayashi'nin evreni gezegen ve uzaylılardan yana hiç yoksul değil. Tüm benzeri adventure oyunlarında olduğu gibi çözülmesi gereken bir sır var. Yabancılarla karşılaşmalar ve Atılgan'ın sistemleri oldukça iyi gerçekleştirilmiş. Simon and Schuster'in ikinci Uzay Yolu oyunu, The Promethean Prophecy daha az etkileyici. Çok fazla söz ve az Uzay Yolu var. Ama Uzay Yolu tiryakileri aynı şirketin yakında çıkacak olan Rebel Universe'ini bekleyebilirler. Uzay Yolu'nun hiçbir zaman bitmeyeceği çok açık.
Mars
Tüm bilim kurgu eserleri evden o kadar çok uzaklaşmıyor. Eğer bilim kurgunun gözde bir gezegeni varsa, o da ancak komşumuz Mars olabilir. Yüzlerce bilim kurgu öyküsü ve romanının mekânı olan Mars 64 dünyasına Electronic Arts'ın Mars Saga oyunuyla katıldı. Mars Saga bize katı ve soğuk bir dünya sunuyor. Yeni bir dünyada karşınıza çıkması beklenebilecek engellerin yanısıra, bir de uğraşmanız gereken insanlar var. Atmosfer Ray Bradbury'nin Gümüş Çekirgeler'de oluşturduğundan çok Robert A. Heinlein'in romanlarını düşündürüyor. Bir rol oyunu olan Mars Saga da, oyuncular maceracı ekipleri oluşturup onları çeşitli doğal ve insan ürünü tehlikelerin üzerine sürmek durumundalar. Bu oldukça gerçekçi bir güneş sistemi kolonizasyon oyunu.
Kitap Dünyasının İşgali Bilim kurgu yazarları bilgisayar çağını önceden görmüşlerdi. Bu anlamda, daha çok bilim kurgu yazarının eserlerinin diske geçirilmesinde ve oyunlar yaratılmasında rol almaması şaşırtıcı. Birkaç yıl önce Asimov'un “Şafağın Robotları”, Bradbury'nin “Fahrenheit 451” ve Arthur C. Clarke'ın “Rama ile Randevu” (bunların tümü Türkçede mevcuttur) kitaplarına dayanan oyunlar arka arkaya çıkmıştır. Hiçbiri de sansasyon yaratmadı. Ama son zamanlarda çıkan birkaç oyun bilim kurgu yazarlarının dönüş habercisi olabilir. Geçenlerde Electronic Arts Thomas M. Disch'in Amnesia adlı kitabının C-64 versiyonunu çıkarttı. Ama asıl haber Interplay'in, William Gibson'un aynı adlı romanını temel alan Neuromancer oyunuydu. Otuz kırk yıl sonrasında Tokyo'nun kenar bir mahallesinde geçen romanda cyberspace cowboys denilen bilgisayar delilerinin yeraltı dünyası anlatılıyordu. Bu dünyada şirket baskısı, hırs ve üçkâğıt en önde gelen özelliklerdi. Gibson'un eseri öyle etkili oldu ki cyberpunks denilen bir bilim kurgu ekolünün doğmasına neden oldu. Oyunda da bu dünya oldukça inanılır ve başarılı bir şekilde kuruldu. Bu anlamda oyun gelecek bilim kurgu oyunlarına da yol gösteriyor ve örnek oluyor.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 10
Nihayet Bir Clone
Ama en eyleme yönelik bilim kurgu oyununda bile sadece savaşın ötesinde bir şeyler var. Mindscape'in Captain Blood'ı hümanoid olmayan kültürlerle iletişim gibi daha ciddi problemlerle, ünlü bilim kurgu yazarlarının romanlarında rastlanabilecek bir tema ve plot olgunluğuyla uğraşıyor. Captain Blood bir zamana karşı yarış öyküsü. Oyuncular beş çalınmış clone peşinde galaksiyi tararken zaman sürekli aleyhlerinde işliyor. Clone'lar size ait ve zaman geçtikçe sizin yaşama gücünüzü alıyorlar, bunları çabuk bulamazsanız olarak yok olmaya mahkûmsunuz demektir. Bu oyunda gerçek bir bilim kurgu özelliği var. Oyunu Captain Blood'ın gözlerinden görüyorsunuz. Ekran yıldız geminizin kontrolleri ile dolu. Joystick Captain Blood'un elini kontrol ediyor. Parmağıyla dokunduğunda geminin sistemlerini aktive edebiliyor. Bu sistemler gayet güçlü: Kışkırtma ekipleri yollayabilir, dünyaları çelebilir ve genleri yok edebilirsiniz. Gemi sizi renkli bir üst uzay aracılığıyla gezegenlerle dolu büyük bir galaksiye götürmeye hazır. Ama hangi dünyalarda clone'larınız var ve hangilerinde cansız kayalar, bunu bilmiyorsunuz! Bulabilmek için uzaylılarla bir diyaloğa girmeniz lazım. Oyun, keşif gemisi göndermeniz gereken uygarlığın bulunduğu bir gezegenin etrafında yörüngede başlıyor. Keşif gemini uzaktan kontrolle uzun bir vadiden geçirdikten sonra, -her ziyaret ettiğiniz gezegende yinelenmesi gereken bir arcade özelliği- bir uzaylının beklediği iniş yerine ulaşıyorsunuz. İkonik bir dil kullanarak iletişimi sağlıyorsunuz. Türüne göre uzaylı, dostça, düşmanca ya da ilgisiz bir tavır takınabiliyor. Tepkileriniz yabancıyı aradığınız bilgiyi size vermeye yöneltmelidir. Bu yabancı bir ülkede derdinizi anlatabilmek gibi hiç de kolay olmayan bir şey. Elinizdeki yüzden fazla ve biraz pratikle, ikonik sözlük, oyunun sırlarını çözmesini sağlayan ve iletişimin doğası hakkında bir şeyler öğreten esnek bir araç oluyor.