DONANIM KURSU 4

Kursumuzun bu ayki konusu da elektronikte çok önemli yeri olan transistörler. Transistörlerin bulunuşu 1948 yıllarına kadar uzanmaktadır. Her ne kadar günümüzde entegre devreler yüzünden eskisi kadar fazla kullanılmıyorlarsa da, transistörler ihmal edilemeyecek kadar önemlidirler. Zaten entegreler de çok sayıda transistörün aynı kılıf içerisinde birleştirilmişinden başka bir şey değildir. Transistörlerin yapısı diyotlarınkine oldukça benzemektedir, yani P veya N (pozitif veya negatif) maddeler ile kirletilmiş bir silikon kristali, transistörün de temel maddesidir. Burada transistörlerin imalatına değinmeyeceğiz, fakat en basit şekliyle kullanılan yarı iletkenlerin dizilimi Resim 1'de gösterilmiştir. Diyotlarda, iki bacak kullanılarak ileri ve ters yönde olmak üzere iki ayrı direnç değeri okunabilir. Transistörlerin ise 3 bacağı olduğu için her seferinde iki tanesi kullanılmak üzere toplam 6 ölçüm yapılabilir. Ölçümlerin sonucu şu şekildedir:

* Uç — Uç Sonuç Baz Emiter — Düşük direnç Emiter Baz Yüksek direnç Baz Kollektör Düşük direnç Kollektör Baz Yüksek direnç Emiter — Kollektör Yüksek direnç Kollektör Emiter Yüksek direnç

Yukarıda görüldüğü gibi kollektör emiter arası her iki yönde de yüksek direnç göstermektedir. Baz-emiter ve baz-kollektör arası normal birer diyot davranışı sergilerler. Sonuç olarak direnç açısından bir transistör Resim 2'deki gibi düşünülebilir. Ancak fonksiyon olarak bir transistörü bu şekilde zannetmek ileride de görülebileceği gibi son derece hatalıdır. Bir transistörün sağlam olup olmadığını veya bacağı belli olmayan bir transistörün hangi bacağının baz olduğunu bir ölçü aleti ile kolayca bu-

ANIL GÜL labilirsiniz. Bacaklar arasında yukarıda bahsettiğimiz direnç değerleri okunabiliyorsa transistörümüz sağlam demektir. Eğer baz-emiter veya baz-kollektör arasında her iki yönde de düşük direnç okunuyorsa eklemler tahrip olmuş demektir. Buna benzer bir mantıkla bacağı belli olmayan bir transistörün bacakları arasındaki dirençler ölçülüp ve her iki yönde de yüksek direnç gösteren bacak bulunduğunda, diğer üçüncü bacak baz demektir. Bu işlemin yapılış sırası Resim 3'de gösterilmiştir.

Resim 2: Bir transistörün direnç olarak eşdeğeri.

PNP Emitör Kolektör Emitör Kolektör E ) Cc E c B B Baz Baz

NPN

Resim 1: NPN ve PNP transistörlerin yapısı.

Silikon Anahtarlama:

Bir ohmmeter ile transistörlerin kollektör-emiter arasını ölçtüğünüzde iki bacak arasında çok büyük bir direncin olduğunu görürsünüz. Ancak bu özellik transistör hiçbir yere bağlı değilken geçerlidir ve bir devreye bağlandığında bozulur. Bunu basit bir deneyle gözleyebiliriz. Bu amaçla piyasada bol bulunan ve ucuz transistör çeşitleri olan 2N697, veya 2N3053 tiplerinden herhangi birisini kullanabilirsiniz. Bu tip transistörler metal kılıflıdır ve bacak bağlantıları Resim 4'de gösterilmiştir. Kollektör ucu gövdeye bağlı olduğu için transistörün gövdesinin devredeki diğer elemanlara veya çıplak tellere değmemesine dikkat edilmelidir. Metal kılıflılar ısıyı daha fazla dağıtabildikleri için plastik kılıflılarına oranla daha verimlidirler. Şimdi Resim 5'deki devreyi kuralım. Bu devrede bir ölçü aleti ampermetre olarak transistörün kollektör yükünü teşkil etmekte ve kollektörden akan akımı ölçmektedir. İlk olarak 100KOhm'luk R1 direncini A6 ve Y1 uçları arasına, yani transistörün bazı ile emiteri arasına bağlayalım. Bu durumda transistörün bazı ile emiteri aynı gerilimde olacak, dolayısıyla baz-emiter arasında herhangi bir akım akmayacaktır. Transistörün bu durumuna “transistör kesimde” denir. Şimdi 100 KOhm'luk R1 direncini A6 ve X1 terminalleri arasına bağlayalım. Bu durumda transistörün bazı 100 KOhm'luk direnç üzerinden 9 Volt'a bağlanmış olacaktır. Diyotların çalışma prensibini öğrendiğimiz için ne olacağını tahmin edebiliriz. 100KOhm'luk direnç üzerinden bir akım akacak, bu akım aynı zamanda baz-emiter diyotu üzerinden de akacaktır. Baz-emiter uçları arasında bir diyotun iletim gerilimi olan 0.6V oluşacak, direnç üzerinden ise Volt civarında bir gerilim kalacaktır. Ohm kanununa göre akacak akım 8.4/100 miliamper, yani 84 mikroamper (84 uA) olacaktır. Halbuki ölçü aletine baktığımızda, en azından birkaç miliamperlik bir akım göreceğiz. İşte bu basit deney transistörün bir yükseltici olarak çalışmasının güzel bir örneğidir. Transistör aslında bir akım yükseltecidir. Baz-emiter arasında akan akım ne kadar küçük olursa olsun, bunun çok daha fazlası kollektör-emiter arasında oluşur. Daha doğrusu kollektör akımı baz akımı ile orantılıdır. Eğer baz-emiter akımını iki katına çıkaracak olursanız, kollektör-emiter akımının da iki katına çıkacağını görürsünüz. Kollektör akımı/Baz akımı oranı sabittir ve transistörün “akım kazancı” olarak adlandırılır. Bir fikir vermek gerekirse akım kazançları bazı güç transistörlerinde 10'dan başlarken, modern yüksek frekans transistörlerinde bu değer 1000'in üzerine çıkmaktadır. Peki bu akım kazanç değerleri ne şekilde işe yaramaktadır? Bu değerlerin asıl kullanılış amaçları, transistörlerde sadece bir akım değerini bilerek diğer akım değerlerinin hesaplanmasıdır. Örneğin akım kazancı olan bir transistörün kollektör devresinden 2.5 mA akıtılmak isteniyor. Bu demektir ki, kollektör akımı baz akımının 150 katı olacaktır. 2.5mA/150 = 16.6 mikroamper olduğu için baz-emiter arasında akacak 16.6 uA'lık bir akım, kollektör devresinde 2.5 mA akmasına yetecektir.

. ÇENTİK ALTTAN GÖRÜNÜŞ

Resim 4: Kılıflı bir transistörün bacak bağlantıları.

BAZ X'DİR

Resim 3: Bazı bilinmeyen bir transistörün bazının bulunması.

Resim 5: Bir ölçü aleti ile anahtarlama işlevinin testi.

NPN veya PNP tabakalarının üst üste yerleştirilmesi ile yapılan ve şimdiye kadar anlatılan transistörlere “bipolar” transistörler denir. Devrelerde kullanılan transistörlerin büyük çoğunluğu bu tiptir. Diğer bir teknikle imal edilen ve değişik özellikler gösteren diğer bir transistör çeşidi daha vardır. Bunlara “alan etkili transistörler” veya kısaca FET adı verilir. FET'lerde “Eklemli FET” ve MOSFET olmak üzere iki çeşittir. MOSFET tipi olanlar daha çok entegre devrelerin yapımında, eklemli olanlar ise normal transistör şeklinde kullanılırlar. Bir FET'in yapısında en önemli kısım, kirletilmiş silikon bir kanaldır. Normalde bu kanalın direnci oldukça yüksektir. FET'in davranışı ise bu kanalın direncinin değiştirilmesi ile değişir. Kanalın direnci arttırıldığında daha az, azaltıldığında ise daha çok akım geçirebilir. FET'ler ile MOSFET'ler arasında en önemli fark kanal direncinin değiştirilme biçimidir. Eklem tipi FET'lerde kanal üzerinde bir eklem oluşturulur. Eğer FET N-tipi ise, kanalda N tipi silikondur ve bu kanalın bir ucunda P tipi bir madde ile bir eklem meydana getirilir. Buradan alınan uca ise kapı anlamına gelen GATE adı verilir. Kanalın GATE ucuna yakın olan ucu SOURCE, diğer ucu ise DRAIN olarak isimlendirilir. Resim 6'daki eklem FET'inin N tipi olduğunu varsayalım. DRAIN ve SOURCE terminalleri arasına bir gerilim tatbik edildiğinde kanal üzerinden bir akım akacaktır. Ancak kanal üzerinde bir eklem olduğu için, burada bir “depletion” bölgesi meydana gelecektir. Bu bölgenin kanal üzerinde bulunması adeta bir caddenin bir araba tarafından kısmen kapatıl-

SUBSTRATE METAL SUBSTRATE GATE GATE piri

ÖK YÖNÜ

Resim 7: MOSFET transistörlerin yapısı.

Depletion bölgesi sabit değildir. Eğer GATE gerilimi SOURCE geriliminden daha düşük yapılırsa, bu bölge büyür. Böylece kanalın direnci daha da artar. Diğer taraftan eklem ileri yönde polarlanırsa, yani değişik bir dolgu maddesi, yani substrate vardır. N-tipi kanalda serbestçe hareket edebilecek elektronlar, substrate'de serbestçe hareket edebilecek (4) yüklü parçacıklar bulunmaktadır. Buna göre eğer GATE gerilimi

GATE gerilimi SOURCE gerilimine SOURCE gerilimine göre daha negagöre daha pozitif yapılırsa, bu takdir- — tif yapılacak olursa, kanal üzerinde de depletion bölgesi küçülür ve kana- — elektronlar ve (4 ) yüklü parçacıklar ln direnci minimuma iner. Bu şekil- — birleşerek kanalı daraltırlar, yani kade GATE ile SOURCE arasındaki ge- nalın direnci artar. Eğer GATE geririlim değiştirilmek suretiyle kanal di- limi SOURCE gerilimine göre daha renci istenildiği gibi kontrol edilebi- pozitif yapılacak olursa, bu takdirde lir. İşte bu özelliği nedeni ile FET'- kanalın bu kısmındaki (4) yüklü ler bipolar transistörlerden ayrılırlar. — parçacıklar itilerek kanal genişler, ya- MOSFET transistörlerde ise eklem — ni kanalın direnci azalır. N-tipi her yoktur. Yine N-tipi veya F-tipi bir s- — MOSFET'in GATE-SOURCE gerililikon kanal, substrate adı verilen adı — minin değişimine karşılık DRAIN verilen bir tabaka üzerine yerleştiril- — akımının değişimini gösteren karakmiştir. Yine SOURCE ucuna yakın bir yerde küçük bir silikon-oksit tateristik Resim 8'de yer almaktadır. Aslında ilk bulunan transistörler bakası oluşturulup bunun üzerine — FET tipi olmasına rağmen imalat tekelektriksel temas için alüminyum bir — niklerinin yetersizliği nedeniyle piyaparça yerleştirilmiştir. Bu silikon- — saya bipolar transistörlerden sonra çıoksit tabakası bir yalıtkan görevi gör- — kabilmişlerdir. Bu yüzden de bipolar mekte ve GATE ucunun silikon kanal ile hiçbir teması olmamaktadır.

transistörler, elektronik devrelerde sinyal yükseltme işlemlerinin temel

Şimdi Resim 7'nin yardımıyla MOS- — taşları olmuşlardır. FET transistörün nasıl işlev gördüğünü anlatmaya çalışalım. M-tipi MOS- — devrelerini ele

FET için N-tipi silkondan yapılmış ması gibi olup kanal direncini arttırır. — bir kanal ve bu kanalın monte edil- Bu aylık hoşçakalın... DRAİN DRAİN AKIMI DRAIN DRAİN kei KANAL GATE-GATE. DEPLATION BÖLGESİ 2 SOURCE — SOURCE 1 SOURCE NKANALL Ti KESİM NOKTASI GERİLİMİ

Resim 6: FET tipi bir transistörün yapısı. 48

Resim 8: Bir N-Kanal MOSFET'in karakteristiği.

Filmlerini zevk ve heyecanla izlediğimiz Dracula, Castle Of Terror'dan sonra bir kez daha karşımıza çıkıyor. Castle Of Terror'da olduğu gibi bunda da amaç, yarasa adamı öldürmektir. Oyunumuz bir Text Adventure olmasına rağmen, çok az da olsa grafik çıkıyor. Özellikle de öldüğünüz zaman, boğazınızın kesilmesi veya gözlerinizin çıkarılması gibi. Neyse, bunları zaten göreceksiniz. Biz şimdi oyunumuza geçelim. Oyun, Dr. John Seward'ın çalışma odasında kendisini tanıtmasıyla başlar (Dr. John Seward oyunda temsil ettiğiniz kişidir). Dr. John Seward İngiltere'nin Purfleet kasabasında yaşayan bir ruh doktorudur. Doktorun hastalarından olan Renfield, bir hafta evvel doktorun hastanesinden kaçmayı başarmıştır. Doktorun anlattığına göre Renfield, örümcekleri besleyip, daha sonra da onları yiyen (afiyet olsun!) zararsız bir hastadır. Fakat ilerde onun pek de zararsız bir kişi olmadığını göreceksiniz. İlk olarak yapmanız gereken, oturma odasına gidip buradaki sandalyeleri incelemektir. Oturma odası da batıda kalmaktadır. Burada bulacağınız paltoyu 'GET COAT' ile alıp, 'WEAR COAT' ile giymelisiniz. Paltonuzun ceplerini inceleyin (SEARCH POCKETS). Bir miktar para bulacaksınız. Şimdi de evden ayrılın ve gazete bayisine gidin. Bunu da 'E,S,E,E,N,' yönlerini izleyerek başarabilirsiniz. Bir gazete satın alıp (BUY NEWSPAPER), gazeteyi okumalısınız. Gazete birkaç trajedi olaydan başka bir şey yazmasa da, bu oyunun bir parçası. Şimdi de postaneye gidip, orada sizi bekleyen mektubunuzu almalısınız. Bunu da ancak 'EXAMINE S' komutunu kullanarak yapabilirsiniz. Mektup, Transilvanya'daki sevgili arkadaşınız Jonathan Harker tarafından yollanmış. Mektubunda ise sizi uyarıyor. Ön sezilerine göre, kötü güçler sizi beklemekte, ama bu güçlerin ne olabileceğini tarif edememektedir. Bundan dolayı dikkatli olmanızı istiyor. Ayrıca 50 kutu toprağın İngiltere'ye gönderildiğinden bahsetmektedir. Eğer Stratford'taki işyerini ziyaret ederseniz, daha fazla bilgi alabileceğinizi yazıyor. Şimdi tren istasyonuna gitmelisiniz. Buradaki biletçi son trenin az önce kalktığını, fakat yarın yeni bir trenin gideceğini söylüyor. Siz de böylece evinize gitmelisiniz. Bu aralar, sizi birisinin takip ettiğini farkına varıyorsunuz. Sizi takip eden kişi de, bir haftadır kayıp olan Renfield'tir. Renfield size yetişmeden evinize gitmeye bakın. Yoksa boğazınızı bir bıçakla kesecektir. Bu da sizin için pek sağlıklı olmaz! Sağ salim evinize gelebildiyseniz çalışma odanıza gidin. Buradaki notları alıp okuyun. Masanızı incelerseniz bir anahtar bulacaksınız (Look desk, Get key komutlarını kullanmalısınız). Yatak odanıza gidin ve uyuyun (E, Sleep). Böylece bir gün geçmiş olur. Şimdi tekrar istasyona gidin. Buradaki biletçi nereye gitmek istediğinizi soracaktır. Siz de STRATFORD kelimesiyle cevap vermelisiniz. Yoksa hiçbir yere gidemezsiniz. W,S,S yönlerini izleyerek trene binebilirsiniz. Trende giderken doktor birkaç plan yapar ve düşüncelerini okuyabilirsiniz. Trenden indikten sonra arabacı nereye gitmek istediğinizi soracaktır. Buna da HAWKINS COMPANY ile cevap vermelisiniz. Çok geçmeden arabacı sizi oraya ulaştıracaktır. Mr. Hawkins sizi selâmladıktan sonra önemli bir sohbet yapıyorsunuz. Mr. Hawkins sizi kutular hakkında biraz daha aydınlatıyor ve kutuların komşunuzun evine gönderildiğini söylüyor. Ne var ki evinizin bitişiğindeki Carfax arazisi üzerinde yıllardan beri kimsenin yaşamadığı biliniyor. Mr. Hawkins'e teşekkür ederek ayrılıyorsunuz. Geri dönerken aklınıza eski bir okul arkadaşınız olan Dr. Van Helsing geliyor. Onun belki size yardım edebileceğini düşünerek bir mektupla evinize davet ediyorsunuz.

Trenden indikten sonra yorgun olduğunuzdan dolayı evinize gidip uyuyun. Dikkatli olun, çünkü Renfield yine peşinizde. Aradan birkaç gün geçiyor ve arkadaşınız Dr. Van Helsing size yardıma geliyor. Şimdi W,W,Up komutlarını izleyerek evinizin üst katına çıkmalısınız. Daha önce bulduğunuz anahtarla doğudaki kilitli kapıyı açmalısınız (UNLOCK DOOR komutu işinizi görecektir). Burada bulacağınız ağı alın (LOOK AROUND, GET NET). Batıdaki misafir odasına geçip Dr. Van Helsing'le görüşün. Renfield büyük bir problem haline geldiğinden dolayı onu yakalamaya karar veriyorsunuz. Bunun için Carfax arazisine gitmelisiniz. (E, DOWN, S, W, W, W, W gerekli komutlardır). Burda Renfield'i göreceksiniz. Fakat o sizi görmeden ağaca tırmanmalısınız (CLIMB TREE). Bu arada da Dr. Van Helsing de saklanmaktadır. Ağaca tırmandıktan sonra, ağı DROP NET komutuyla Renfield'in üzerine atın. Dr. Van Helsing gelip ona bir uyutucu iğne yapar. Böylece Renfield'i yakalamış oluyorsunuz. Dr. Van Helsing de meşgul bir kişi olduğundan dolayı ülkesine geri dönmek zorunda. Size şans dileye-

MANIAC MANSION: Kasanın şifresi duvarın altında yazılı. Fakat küçük olduğundan dolayı okunmuyor. Bir de teleskobu deneyin. Kapının şifresi de daima Meteor Mess oyundaki yapılan High-Score'dur. Oyundaki yerinizi 'F1' tuşuyla kayıt edebilirsiniz.

RING OF POWER: Asansör odasındaki anahtarlar POLEMIC SPEECH odasının kapısını açar. Colossus odasında şişeyi kullanın, suyu Wheat Cellar'dan alıp, fasulyelere vermelisiniz. CIRCUS: Petrol bulamıyorsanız, petrol kullanan bir makinanın çevresine bakın. Tanktan alabilmek için tanktan bir alet kullanın. TERRORMOLINOS: Oğlunuzu kurtarabilmek için Ring'in içine koşun.

rek, sizi kaderinizle baş başa bırakıyor. Ne yazık ki bundan sonra ben de sizi kaderinizle baş başa bırakıyorum. Birkaç ipucundan başka bir şey veremeyeceğim. Umarım bunlar size yardımcı olur: Kulübeden baltayı bulun; camı bir taşla kırın; ağacı baltayla kesin; torbaya saman doldurun; kırılmış saptan bir destek yapın; mutfağa gidin ve bıçağı bulun; güneşin doğmasını bekleyin. İnşallah Dracula'dan bıkmamışsınızdır. Çünkü bir sonraki sayıda First Night'ı açıklamayı düşünüyorum. Öyleyse sonraki sayıda buluşmak üzere hoşçakalın...

WOLFMAN: Moonfield'den kaçabilmek için her yerdeki çiçekleri kopartın. Avcıyı öldürebilmek için çiçeği yiyin. Monastery'e girebilmek için Nardia'yı öpün.

Yıldızlararası bir İmparatorluk kurmak ister misiniz? Eğer cevabınız evetse işte aradığınız oyun: 'Reach for the stars'. Aslında oldukça eski bir program bu, fakat bence yeteri kadar üzerinde durulmadı. Galaksi'de 4 farklı imparatorluk bulunmakta ve bunlardan biri sizinki. Bu oyunda amacımız yıldızlararası koloniler kurmak ve bunları geliştirmek. Bu arada diğer üç İmparatorluk da aynı amaçta olduğundan savaşlar kaçınılmaz oluyor. Yavaş yavaş İmparatorluğumuzun sınırlarını genişlettikçe diğer ırklarla karşılaşma ihtimaliniz artıyor. Oyunda asıl amacınız önceden belirlediğiniz bir zamanın sonunda en yüksek puanı almak. Ama bu zaman dolunca oyuna devam edebilirsiniz. Yani aslında amacınızı sonunda Galaksi'de tek bir güç kalıncaya dek savaşmak olarak belirleyebilirsiniz. O zaman tıpkı Highlander filmindeki gibi bir amacınız olacaktır: 'There can be only one'. Teknoloji amacınıza ulaşmakta çok önemli bir rol oynuyor. Yüksek teknolojilere sahip olmanız lazım. Böylece daha güçlü yıldız gemileri yaparak düşman filolarını dağıtabilir ve düşman gezegenlerini bombalayarak rakiplerinizin üretim kapasitelerini azaltabilirsiniz. Ya da bu gezegenleri askerlerinizi indirerek işgal eder ve üzerinde yaşayanları köle yaparsınız. Tabi o zaman isyancılarla uğraşmanız gerekecektir. Her türlü üretim için farklı miktarlarda 'RP points'e (Reproduction Points, yani üretim puanlarına) ihtiyacınız olacaktır. Her gezegende belirli miktarda RP puanları üretilir. Bir gezegenin bir elde ürettiği RP puanlarının toplamına 'GPP' (Gross Planetary Product) denir. Bu oyunda bir gezegende tek bir ulus yaşar. Eğer biz Dünya'daki tüm ulusların gayri safi milli hasılalarını toplarsak Dünya'nın GPP'sini hesaplamış oluruz. GPP'nin büyüklüğünü etkileyen iki önemli faktör var.

1- Gezegende kurulmuş olan endüstri, 2- İmparatorluğun genel endüstri teknolojisi. GPP'yi etkileyen diğer faktörler ise şunlardır: 1- Gezegendeki asker olmayan insan sayısı (Service Personnel), 2- Gezegendeki yapılaşma, sosyal çevre (Social Environment). Bir yıldız sistemini incelediğimizde şu ifadelerle karşılaşacağız: Spectral Class: Yıldızın tayfının sınıfıdır. G-Yellow sınıfı yıldızların genelde yaşamaya uygun gezegenleri vardır. B-Blue sınıfı bir sistemde gezegenler elverişsiz koşullara sahiptir. Planet: Gezegenin sistemin hangi gezegeni olduğunu belirtir. Class: O gezegenin yaşamaya uygunluk derecesidir. En uygun gezegenler Primary (Birinci) olanlardır. Secondary ve Tertiary sınıflarında koloni kurmak ve geliştirmek çok zordur. Hostile gezegenlerde yerleşebilmek ve buralarda yaşamak bile aşırı zor bir olaydır. Owner: O gezegene sahip olan oyuncunun numarasıdır. Eğer o gezegen başka bir oyuncu tarafından işgal edilmişse o zaman gezegende yaşayan ırkın ait olduğu oyuncunun ve işgal eden oyuncunun numaraları yanyana yazılır. Pop: (Population) Soldaki sayı o anda gezegendeki servis personeli ve sağdaki sayıysa gezegende yaşaması mümkün olan maximum servis personeli gösterir. Bir gezegende yaşaması mümkün olan maximum servis personnel sayısı 100'dür, fakat gezegende yaşayan servis Personnel sayısı 107 veya 108 olabilir. Bu durumda fazla personel kolonizer, asker ya da yıldız gemisi personeli olarak değerlendirilebilir. Nova tehlikesi halinde tüm servis personeli kolonizer olarak kullanabilirsiniz. Ind: Soldaki sayı gezegendeki endüstri düzeyini, sağdaki sayı gezegenin sahip olabileceği maximum endüstri düzeyini gösterir. Sosyal çevre 80'e ulaşırsa maximum endüstri düzeyi yavaş yavaş artmaya başlar. Ve en sonunda 200'e ulaşır. Maximum endüstri düzeyinin artış hızı gezegenin yaşamaya uygunluğu

Tunç ŞATIROĞLU ile doğru orantılıdır. Yani Primary gezegenlerde hızlı, Hostile gezegenlerde çok yavaş artış olur. Def: (Defence) Bir gezegende savunma üniteleri iki tiptir. Bunlar gezegendeki ordu (army) ve gezegen savunma üsleridir (PDB). PDB'ler yıldız gemilerine karşı savunma yaparlar. PDB sayısı army sayısının en fazla iki misli olabilir. Bir gezegenin PDB'leri ortadan kalkmışsa işgalci bir güç ordularını gezegene indirebilir. O zaman ordular arasında savaş meydana gelir. İşgalci güç kazanırsa o gezegeni ele geçirir. Ama savaştan sonra işgalci gücün elinde 25'ten az ordu ünitesi kalırsa o gezegende isyancılar (rebels) ortaya çıkar ve işgalci gücü gezegenden kovar. Soldaki sayı PDB, sağdaki sayı Army miktarını gösterir. GPP: Kısaca gezegenin ürettiği RP puanlarının sayısı. Bir gezegende üretim yapmak istersek karşımıza şu ifadeler çıkar: Ind: bu satıra RP puanı verirseniz gezegenin endüstrisi gelişir. Ama bunu sınırlayan faktörler vardır:

1- Endüstriyi bir puan yükseltebilmek için en az iki servis personele ihtiyaç vardır. 2- Endüstriyi bir puan yükseltebilmek için 10 RP puanına ihtiyaç vardır. 3- Endüstri maximum endüstri seviyesinden yukarı çıkarılamaz. Ayrıca en fazla ne kadar endüstri yapabileceğiniz hesaplanıp aynı satıra yazılır. Soc Env: (Social Environment) Gezegendeki servis personelin yaşaması için gerekli olan yapılaşmadır. 80 puana ulaştığında maximum endüstri düzeyi artmaya başlar. Social environment ufak miktarlarda servis personel tarafından kendiliğinden yapılır ama isterseniz bir defada en fazla 25 puanlık Soc Env yapabilirsiniz. Ama hiçbir zaman Soc Env, Plt Env'den fazla olmamalıdır. Yoksa bu yaptıklarınız ilerde yıkılır gider. Plt Env aşağıda Plt Env: (Planet Environment) Gezegenin kullanılabilir yüzdesidir. En fazla 100 olabilir ve bir defada 10 puandan fazla yükseltilemez. Service Personnel: Bu servis personelin yaşaması için gerekli olan RP puanı miktarıdır. Kolonileşme süreci içerisinde her servis personel için kuruluş anında 4, sonra 2, 3 ve en sonunda 4 RP puanı gerekir. Servis personele ayrılan RP puanlarını ellemeyin, ne kadar gerekiyorsa o kadarı zaten verilmiştir. Bu değerden daha fazlasını veremezsiniz. Bu değeri azaltmaya kalkarsanız gezegende isyanlar çıkmaya başlar sosyal çevre yıkılır ve 25'e düşer, endüstri geriler isyancılar orduyu dağıtır ve servis personelin bir kısmı açlıktan ölür. İşgal ettiğiniz bir gezegendeki her servis personel daima 4 RP puanıyla yetinir. PDB New: Yeni (Planetery Defence Base) yapmak. Army Maint: (Army Maintenance) Gezegendeki ordu ünitelerinin miktarını koruyabilmek için onları sürekli beslemek gerekir. Her ordu ünitesi için 4 RP puanı lazımdır. Eğer gerekli RP puanı verilmezse ordu kaybolur. Army New: Gezegende yeni ordu ünitesi yapmaktır. Colonists: Başka bir gezegene kolonizer ya da işgalci ordu olarak yerleşmek isteyen servis personele gemi yapılır. Bu gemilere Transporter denir. Transporter gemiler silahsızdır ve yavaştır. Transporter gemilerde servis personel belirli bir müddet yaşayabilir. Eğer gezegenin bulunduğu sistemin yıldızı nova haline gelmeye başlıyorsa o zaman tüm servis personel kolonizer olmaya gönüllü olur. Mk 1: Mk 1 en basit savaş gemisidir. Genellikle keşif için kullanılır. Mk 2: Eğer Mk 2 teknolojisine sahipseniz bu orta kuvvetli gemiyi yapabilirsiniz. Mk 3: Mk 3 teknolojisi ile yapabileceğiniz bu gemiler çok iyi savaş gemileridir. Mk 4: Mk 4 teknolojisi en son teknolojidir. Mk 4 en iyi gemidir. Hatta 400 kadarı iki defada tüm bir gezegeni yaşanılmaz hale getirebilir. Hiçbir PDB Mk 4 gemilerini durdurmaz. Başarının sırlarından biri en kısa zamanda Mk 4 teknolojisine ulaşmak ve yeterli miktarda Mk 4 yapmaktır. Ship tech: Bir gezegende, bir defada gemi teknolojisine en fazla 100 puan verilebilir. Eğer 700 puan vermişseniz MK 2 yapmaya başlayabilirsiniz. Gemi teknolojisini hızlı artması için birkaç koloni kurun. Her kolonide 100'er puan ekleyerek kısa zamanda Mk 4 seviyesine ulaşmak kolay olacaktır. Nav tech: Bir gezegende ne kadar uzağa gidebileceğiniz navigation technology tarafından belirlenir.

Ind tech: (Endüstri teknolojisidir) Endüstri teknolojisi gezegendeki GPP hesaplanmasındaki endüstrinin çarpıldığı katsayıyı verir: teknolojisinin verdiği katsayı. Endüstrisi 200 ve endüstri teknolojisi 4 olan bir gezegende GPP yaklaşık 2500 olur. Global RP puanları: Diyelim ki gezegende üreteceğinizi ürettiniz ama hâlâ kullanabileceğiniz RP puanları var. Onları başka bir gezegende veya başka bir zamanda kullanmak istiyorsunuz. O zaman üretimi bitirdiğinizde gezegendeki RP puanları global RP puanlarına dönüşecektir. Bir sistemde düşman gemileri olmazsa o sistemdeki her gezegen global RP puanlarından yararlanabilecektir. Koloni kurarken ve gezegende hiç endüstri olmayacağından global RP puanlarını kullanmanız gerekir. Servis personel de global RP puanları üretir. Koloni kurulurken her servis personel 4 daha sonra 3, 2 ve sonunda 1 RP puanı yapar. Army hiçbir şey yapmaz. Oyun sırasında bazı sinyal sesler gelecektir. Bunlar size olan biten hakkında bilgi verir. Bunların ne manaya geldiğini sol üst köşedeki menüdeki Identify Sound seçeneğinden öğrenebilirsiniz. Hatta 512k Ram expansion kartına sahipseniz bir oyuncu oyun dışı kaldığında monitörünüzün hoparlörlerinden küçük bir ilahi dinleyebilirsiniz. Transporter gemilerinizi bir gezegene indirmek isterseniz önce gemilerinizi o gezegenin sistemine yollayın. Sonra movement pull-down menüsünden colonise'ı seçin. Oyunda toplam puanınız 4 ayrı puanınızın toplanmasıyla bulunur. Development (Koloni geliştirme), Battles (Savaşlar), Conquests (Fetihler) ve Destructions (Yoketme işleri). Bazı yıldız sistemlerinde kullanılabilir gezegen yoktur (no useful planets). Bu sistemlerde bilgisayar transporter gemilerini saklar. Güçlü savaş gemileriyle böyle sistemleri arada bir ziyaret etmek yararlı olur. Gezegenlerdeki PDB'lerin güçleri gemi teknolojisiyle ilgilidir. Eğer Mk 2 teknolojiniz varsa bir PDB bir Mk 2 gücünde olacaktır. Ama Mk 4 teknolojiniz varsa bir PDB yalnızca bir

Mk 3 gücünde olacaktır.

PDB'ler en fazla Mk 3 gücünde olur. Oyunu daha renkli hale getirebilmeniz için bazı ek kurallar düşünülmüş (additional rules): Novas: Bazı yıldızlar stabilitelerini kaybederler ve yıldız füzyonu hızla artar ve sonunda yıldızın kütlesi yeterince büyükse o yıldız bir nova haline gelir. Çapı binlerce kez büyür tüm sistemi kaplar. Sonuçta orada ne var ne yok hepsi toz olur. Nova patlamasından sonra bile o sisteme giden gemiler yok olur. Natural Disasters: Doğal felaketler (Deprem, kirlilik gibi). Xenephobes: Xenephobes bir cins uzay fırtınasıdır. Sistemden sisteme gider. Rastladığı gemileri yutar. Bulunduğu sistemin global RP puanlarından yararlanmasını engeller. Solar debris: Yıldız haritasında bir sisteme benzeyen ama adı olmayan bazı şekiller vardır. İşte onlar yıldız enkazlarıdır. Aralarından geçmeye çalışan gemiler bir el kaybederler. Random Star Setup: Yıldız haritası farklı olarak çizilir. Task force setup ve Auto Explore: Bunlar aslında basit senaryo diye anlatılan oyunla ilgilidir. Basit senaryo çok saçmadır. Basit senaryoya göre uzaklık diye bir şey söz konusu değildir. Herkes her istediği yere gider gelir. Böyle bir oyunu oynamak mümkün değildir. Bu yazıda sadece ilerlemiş senaryo anlatılmaktadır. Advanced Scenario: Burada anlatılan düzgün senaryodur bunu seçmenizi tavsiye ederim. Hide victory points: Rakiplerinizin puanlarını görmemenizi sağlar. Enhanced Veterans: Bilgisayarın oynadığı oyunculardan veteran olanların (tecrübeli) daha iyi olmasını sağlar. Daha iyi rakiplere karşı oynamak isteyenler için. Variable Victories: Koloni geliştirme, savaşlar, fetihler ve yoketmeler için aldığınız puanları Victory Conditions seçeneğinden değiştirmenizi sağlar. Ayrıca üretim değerlerini de değiştirerek oyuna yeni bir atmosfer kazandırmak mümkün. Oldukça karışık görünmesine rağmen aslında biraz uğraşla anlaşılıp oynanabilecek bir oyun. Hatta bazen Isaac Asimov'un Vakıf serisini andıran durumlar ortaya çıkıyor. Biraz zeka oyunlarından hoşlananlar için bir oyun. Böyle oyunları sevmiyor olsanız bile bence denemelisiniz. Bir kere kaptırınca bırakmak kolay değil çünkü 'There can be only one'.

Oyunun değerlendirmesi

AMIGA-512K GRAFİK : 7 SES : 8 ZORLUK : 8 KURGU : 10 GENEL : 9