C-64 ATOM SANTRALİNİ GÖZLÜYOR

İşletmecilerden ya da bakanlıklardan tamamen bağımsız bir tarzda olmak üzere fahri olarak çalışan kişilerden oluşan küçük bir grup, bir atom santralının çevreye yaydığı ışın değerlerini farklılıklarıyla birlikte ölçüyor. Bu arada, ölçüm değerlerini depolayan, değerleri otomatik olarak okuyan ve bir olay ortaya çıktığı takdirde telefon ya da zil ile alarm tertibatını harekete geçiren özel donanımlı bir Commodore 64 bu işlemin odak noktasını oluşturuyor.

Bu yılın Mart ayı sonlarında bir Fransız Mirage-avcı bombardıman uçağı Bavyera'daki Isar-Atom Santralı'ndan bir buçuk kilometre uzaklıktaki ormanlık bir bölgeye çakılıp kalmıştı. Eğer pilot havada beş saniye daha fazla durmuş olsaydı, eski Isar I-Atom Santralı'nın infilak korunma duvarını delip geçmek suretiyle tahmin edilemeyecek boyutlarda bir felâkete yol açmış olabilecekti. Yetkili makamların böyle bir durumda olayın hemen ardından halkı uyarıp uyarmayacakları ise, Çernobil felâketinden sonra enformasyon konusunda yaşanan kaos dikkate alındığında, pek güvenilir değil. Ama böyle bir felâket durumunda Landshut kentinde bulunan ve kısa adı GaU olan Etkin Çevre Bilinci Derneği, kamuoyuna mutlaka bir uyarıda bulunmuş olacaktı. Bu derneğin hedefi, dernek üyelerinden Rolf Fahle'in ifadesiyle “Halkın şaşkınlığa düşmesini önlemek ve kamuoyunu mümkün olduğunca çabuk bilgilendirmek.” Bunun için de dernek, havadaki radyoaktivitenin kontrol edilmesi amacıyla atom santralının çevresine gözle görülebilecek uzaklıkta olmak üzere bilgisayar sistemleri yerleştirmiş GaU'nun kuruluş tarihi olan 9 Eylül 1986'da henüz hiç kimse bu tür sistemleri düşünmüş değildi. Kamu yararına çalışan bir dernek olan GaU yiyecek maddelerindeki radyasyon miktarını araştırmak istemekteydi. Dernek “bize neler sunulduğunu bilmek istiyoruz en azından” şiarına hep sadık kalmış durumda. Onun bu yeni sistemler aracılığıyla da istediği şey “yerel tehlikeler konusunda bilgi sahibi olmak ve bu bilginin kamuya ulaşmasını sağlamak.” GaU pek çok şeyi “inisyatif” etkinliklerine katılanlardan başka türlü yapmayı arzuluyordu. İnisyatif etkinlikleri yiyecek maddeleri normale döndükten sonra kesiliveriyordu. Oysa “vatandaşın elinin altında bir uyarı sistemi” bulunmalıydı. Şimdiye dek, 1987 Haziran ayında ilan edilen 36 adet ölçüm istasyonundan altısı Niederaichbach nükleer santralı çevresinde dairesel bir kuşak oluşturmakta. Bu sistemlerden üçünde birer C-64 iş başında, diğer üçünde ise özel aygıtlar görev yapıyor. Bu bağlamda henüz bütün kullanım imkânlarının sonuna dek denenmiş olduğu söylenemez. Pek çok “inisyatif” -GaU da dahil olmak üzere- ölçüm değerlerinin kaydedilmesi ve arabirim sorunlarıyla amatörce uğraşmakta. Giderek daha gelişkin bir yetkinliğe ulaşmayı hedefliyorlar. GaU'nun donanımı ölçüm göstergesinden, radyoaktif parçacıkların her zaman kanıtlanabilmesi için bu parçacıkları havadan toplayan bir filtreden ve tabii bir bilgisayardan oluşmakta. Ölçüm değerlerinin depolanması, otomatik olarak değerlerin okunması ve alarmın harekete geçirilmesi işlerinde hiç bir büyük bilgisayar kullanılmıyor. Burada görevlendirilen C-64, tamamen yeterli olmakta. C-64 gece ve gündüz ölçüm sunduğu değerleri okumakta ve öngörülen olumsuz koşullar gerçekleştiği takdirde gerekli etkinlikleri başlatabilmekte.

BÜYÜK BİLGİSAYAR YERİNE C-64

GaU-ölçüm birimi Frankfurt'ta bulunan Genitron adlı firmanın ürünü. Bu firmanın “Monitor 414” adını taşıyan sistemi bir dış göstergeden ve bir değerlendirme biriminden oluşuyor. Gerçi Genitron ek aygıtlar olarak kendi 414 monitörüne uyan aerosol filtresi, satır yazıcısı ve tutanak yazıcısı satıyor, ama eğer GaU'da olduğu gibi çevresel aygıtlar bizzat monte ediliyorsa, bilgisayar tutkunları için bir ölçüm istasyonu hem daha ucuz hem de daha yerinde bir çözüm oluyor. Burada filtre olarak eski bir aygıt olan elektrik süpürgesinin kullanılması mümkün. Zaten bilgisayar kullanıcılarının ellerinin altında, çıkış aygıtlarını ikame eden yazıcı ve monitör bulunmakta. Ayrıca, bilgisayar aracılığıyla verileri yalnızca okumak değil, işleme devam etmek için depolamak da mümkün olmakta. Verilerin optik ve istatistiksel bir biçimde sunulmuş olduğunu ise söylemeye bile gerek yok. GaU, aerosol-toplayıcısı için amatörlere bazı modeller sunuyor. Genitron firması C-64 için bir bağlantı geliştirmiş durumda, ama bunu piyasaya sürmekten pek hoşlanmıyor. Atom enerjisi aleyhtarı ve firmanın sahibi Volker Genrich talep üzerine montaj talimatları göndermek gibi pek alışılmamış bir uygulamayı temellendirirken şöyle diyor: “Kablo imal etmek talimat göndermekten daha pahalı oluyor.” GaU'daki C-64, kablo aracılığıyla her sekiz dakikada bir dış-değer biriminin o andaki ortalama değerini sorguluyor, bu değeri içeride depoluyor ve 24 saatlik bir ritim ile dataset'e aktarıyor. O halde, günlük ölçüm verilerinin kaydedilmesi için pahalı bir depolama ortamına gerek bulunmuyor. Ama eğer değişik günlere, haftalara ya da aylara ilişkin verilerin okunması ve işlenmesi söz konusu ise, bu durumda bir disket istasyonunun kullanımı yerinde olacaktır. Birbirlerinden çok uzakta olan bantlara yazım ve okuma erişimleri ise dataset ile yorucu, sinir bozucu ve pek sonuç vermeyen bir iş oluyor. Bilgisayarın, çalışmayı bir bakıma önemli ölçüde engelleyen şebeke cereyanı sapmalarından etkilenmemesi için sisteme bir batarya takviyesi yapılması gerekiyor. Bu takviye yoksa her altı dakikada bir değerlerin tek tek kaydedilmesi daha yerinde oluyor. Şebekede meydana gelen sapmalara karşı C-64 tümden devre dışı kalarak ve veri kaybederek tepki gösteriyor. Artık GaU'nun donanım sorunları pek kalmamış durumda. Uyarı birimi endişe verecek oranda yüksek radyasyon bildiriminde bulunduğunda, röle aracılığıyla ölçüt aygıtı yerel bir alarm vericisini (örneğin bir zili) ve aerosol-toplayıcısını devreye sokuyor. Harekete geçirici eşik değerinin yazılım yoluyla bile değişken olarak ayarlanabilmesi mümkün bu durumda. Örneğin, havadaki radyoaktivite miktarı hızla yükseldiğinde, alarm eşiğini bir program rutini oluşturulabiliyor. Bilgisayarın alarm durumunda bile bir merkezi arayabilmesi ve o andaki ölçüm değerini iletebilmesi için C-64 sistemlerinin modemler ya da koppler'lerle donatılması planlanmış. Yerel bilgisayarlar kendi verilerini her gün bir defa bir merkezin bilgisayarına geçirmek zorundalar. Bu verileri orada işlemek için yapıyorlar bunu. Bu durumda değerlendirme ve alarm bildiriminin bulunulan yerden bağımsızlaşması mümkün olabiliyor. İlke olarak bu iş bir Hayes-uyumlu modem aracılığıyla ve az bir masrafla, hem de kolaylıkla halledilebilirdi. Bilgisayar ağına ilişkin bu planların gerçekleşmesini engelleyen şey teknik bir problem değil, posta idaresinin uyguladığı politikadır. Başlangıçta GaU çok aranılan ZZF-numarasının taşıyıcıları olan Atari ST'leri telefon hattına bağlamayı düşünmüştü. Ayda 120 Marklık bir modem gideriyle gerçekleşti bu. Şimdi ise dernek, posta idaresine bir oyun oynamak ve veri aktarımını sıfır giderle yürütebilmek için bir CB-telsiz çözümü üzerinde çalışmaktadır. Ayrıca, Landshut sakinleri de posta idaresince 90'lı yılların başında kurulması düşünülen ve çalışmayı kolaylaştıracak olan Temex-ağını bekliyorlar şimdi. Bu durumda şüphesiz mevcut yazılımın yeniden kaleme alınması gerekecek. Şu anda deneyimli bilgisayar severler henüz pek az olan standart işlevlerin tamamlanması üzerine çalışıyorlar. Bu bağlamda örneğin göze hitap eden bir veri hazırlanması ve istatistiksel değerlendirmeler düşünüyor. Komşu ülkelere bir göz atıldığında, özel çözüm istasyonlarının yazılım yetenekleri açıkça ortaya çıkıyor. GaU tarafından kurulmuş olana benzer bir sistem Lüksemburg'da 1987 yılından bu yana işletilmekte. Lüksemburg Oeko-Fonds'un 60 ölçüm istasyonunda bilgisayarlar yerel başarının toplu bir serimini sunmaya çalışıyorlar. Ölçüm yapmak isteyenler donanım ve yazılım sorunlarının yanı sıra ideolojik türden güçlüklerle de karşı karşıya gelmekteler. Bu kişiler resmi makamlarca zaten sevilmemekteler. Örneğin, Bavyera Çevre Bakanlığı'nın sözcüsü Günter Grass görüşünü şöyle ifade ediyor: “Biz bu kişilerin ölçümlerini gereksiz buluyoruz.” Yine şu sözler de Günter Grass'ın bu konudaki tutumunu açığa vurmuş oluyor: “Bizim milyonlar harcayarak ölçüm yaptığımız alanda, “inisiyatif” etkinliklerine katılanlar tabii ki bu denli dakik olamıyorlar.”

Bu arada, atom santrallarının çevresini gözleme etkinliklerini değişik kuramsal ilkelerden hareketle bizzat yürüten uygulamadaki ölçüm odaklarında da tereddütler yaşanmakta. Ama GaU resmi makamlara güvenmiyor. Fizikçi ve ışın biyoloğu Eckart Krüger itirazlarını şöyle dile getiriyor: “Resmi makamlar gerçekte ne istediklerini açık-seçik bilmeksizin atom santrallarında ölçümler yapmaktadırlar.” Ölçüm tesislerinden beklenen şeyler değişik olmaktadır. Hemen ve mümkünse zamanından önce uyarıda bulunmak isteyen GaU'dan farklı olarak ölçüm tesisleri işleticileri arasındaki bilim adamları kusursuz sonuçlara ulaşılmasına önem veriyorlar daha çok. Örneğin Münih Çevre Kurumu'nun yöneticisi Eckart Krüger temel aygıt olarak bir VIC 20 içeren kendi ölçüm tesislerini işletmekte. Onun tesisleri için yaklaşık 10.000 Mark'ı gözden çıkarmak gerekiyor. Ama bunun sonucunda hava analizlerine ve karmaşık istatistiksel değerlendirmelere de sahip olunabiliyor. Krüger, işleticilerin standartları için yeterli düzeyde teknik ve istatistiksel bir kusursuzluğun ön planda geldiğini düşünüyor. Resmi makamlarca tesislerine yöneltilen itiraz ise şöyle: En azından bir yıl boyunca ölçüm yapılan ortamın özellikleri gözlenmiş olmalıdır. Akarsuya yakınlık, hava değişiklikleri, yeraltı dokusu ve çevrede kullanılan inşaat malzemeleri mikro düzeyde iklimi ve dolayısıyla da havanın radyoaktivite değerlerini etkilemektedir. Ölçümlerde kamuoyunun karşısına çıkma girişiminde bulunmadan önce günlük ve mevsimlik farklara ilişkin tipik bir tablonun elde edilmesi gerekmektedir. Krüger'in aygıtlarıyla çalışan gruplarca bir merkezli bir online-ölçüm ağının kurulmasıyla ilgili plan da şüpheyle karşılanmaktadır. GaU'dan Rolf Fahle ise bu itirazları kabul etmek istemiyor: “Özel platformda devlet işletmecileriyle rekabet edebileceğine inanmak bana ters geliyor. İşletmecilerle yürütülen günlük mücadelede tek kişi bir bilim adamı olarak idam fermanına maruz kalmamak için her zaman bir şeyleri söyleyememenin korkusunu duymak zorundadır.” Hatta Fahle görüşünü tüm Federal Almanya'yı kapsayan bir ağlaştırmayı isteyecek ölçüde ileri götürüyor. GaU'nun ağ-tasarımlarına ilişkin görüşleri aygıt yapımcısı Massag tarafından desteklenmekte. Massag, DFÜ destekli merkezi bir veri kaydının kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Fahle de atom santrallarının çevreyi tehdit ettiği konusundaki kanıtı ancak yoğun bir ölçüm ağı sayesinde elde edebileceğimizi onaylıyor. Gitgide yeni yeni gruplar, örneğin İngiltere'de etkinlikte bulunanlar da,

COMMODORE

UMMODO

COMMODORE

COMMODORE bir ağlaştırma düşüncesiyle ilgilenmekte ve bunun için uygun teknikler aramaktadırlar. Bu gruplar radyoaktif tehlikelere ilişkin güvenilir bilgilerin -Çernobil felaketinden sonra yapılması gerektiği gibi- mümkün olduğunca çabuk kamuoyuna iletilmesinin ancak bir merkez sayesinde mümkün olabileceği kanısını taşıyorlar.

COMMODORE

IPHENOKTAS!