Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 21
adamı olarak idam fermanına maruz kalmamak için her zaman bir şeyleri söyleyememenin korkusunu duymak zorundadır.” Hatta Fahle görüşünü tüm Federal Almanya'yı kapsayan bir ağlaştırmayı isteyecek ölçüde ile- ri götürüyor. GaU'nun ağ-tasarımlarına ilişkin görüşleri aygıt yapımcısı Massag ta-
rafından desteklenmekte. Massag, DFÜ destekli merkezi bir veri kaydı- nın kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Fahle de atom santrallarının çevreyi tehdit ettiği konusundaki kanıtı”” an- cak yoğun bir ölçüm ağı sayesinde el- de edebileceğimizi” onaylıyor. Gitgide yeni yeni gruplar, örneğin İngiltere'de etkinlikte bulunanlar da,
bir ağlaştırma düşüncesiyle ilgilen- mekte ve bunun için uygun teknikler aramaktadırlar. Bu gruplar radyoak- tif tehlikelere ilişkin güvenilir bilgi- lerin -Çernobil felâketinden sonra ya- pılması gerektiği gibi- mümkün oldu- ğunca çabuk kamuoyuna iletilmesi- nin ancak bir merkez sayesinde müm- kün olabileceği kanısını taşıyorlar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 20
Bu arada, atom santrallarının çevresini gözleme etkinliklerini değişik kuramsal ilkelerden hareketle bizzat yürüten uygulamadaki ölçüm odaklarında da tereddütler yaşanmakta. Ama GaU resmi makamlara güvenmiyor. Fizikçi ve ışın biyoloğu Eckart Krüger itirazlarını şöyle dile getiriyor: “Resmi makamlar gerçekte ne istediklerini açık-seçik bilmeksizin atom santrallarında ölçümler yapmaktadırlar.” Ölçüm tesislerinden beklenen şeyler değişik olmaktadır. Hemen ve mümkünse zamanından önce uyarıda bulunmak isteyen GaU'dan farklı olarak ölçüm tesisleri işleticileri arasındaki bilim adamları kusursuz sonuçlara ulaşılmasına önem veriyorlar daha çok. Örneğin Münih Çevre Kurumu'nun yöneticisi Eckart Krüger temel aygıt olarak bir VC 20 içeren kendi ölçüm tesislerini işletmekte. Onun tesisleri için yaklaşık 10.000 Mark'ı gözden çıkarmak gerekiyor. Ama bunun sonucunda hava analizlerine ve karmaşık istatistiksel değerlendirmelere de sahip olunabiliyor. Krüger, işleticilerin standartları için yeterli düzeyde teknik ve istatistiksel bir kusursuzluğun ön planda geldiğini düşünüyor. Resmi makamlarca tesislerine yöneltilen itiraz ise şöyle: En azından bir yıl boyunca ölçüm yapılan ortamın özellikleri gözlenmiş olmalıdır. Akarsuya yakınlık, hava değişiklikleri, yeraltı dokusu ve çevrede kullanılan inşaat malzemeleri mikro düzeyde iklimi ve dolayısıyla da havanın radyoaktivite değerlerini etkilemektedir. Ölçümlerde kamuoyunun karşısına çıkma girişiminde bulunmadan önce günlük ve mevsimlik farklara ilişkin tipik bir tablonun elde edilmesi gerekmektedir. Krüger'in aygıtlarıyla çalışan gruplarca bir merkezli bir online-ölçüm ağının kurulmasıyla ilgili plan da şüpheyle karşılanmaktadır. GaU'dan Rolf Fahle ise bu itirazları kabul etmek istemiyor: “Özel platformda devlet işletmecileriyle rekabet edebileceğine inanmak bana ters geliyor. İşletmecilerle yürütülen günlük mücadelede tek kişi bir bilim adamı olarak idam fermanına maruz kalmamak için her zaman bir şeyleri söyleyememenin korkusunu duymak zorundadır.” Hatta Fahle görüşünü tüm Federal Almanya'yı kapsayan bir ağlaştırmayı isteyecek ölçüde ileri götürüyor. GaU'nun ağ-tasarımlarına ilişkin görüşleri aygıt yapımcısı Massag tarafından desteklenmekte. Massag, DFÜ destekli merkezi bir veri kaydının kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Fahle de atom santrallarının çevreyi tehdit ettiği konusundaki kanıtı ancak yoğun bir ölçüm ağı sayesinde elde edebileceğimizi onaylıyor. Gitgide yeni yeni gruplar, örneğin İngiltere'de etkinlikte bulunanlar da, bir ağlaştırma düşüncesiyle ilgilenmekte ve bunun için uygun teknikler aramaktadırlar. Bu gruplar radyoaktif tehlikelere ilişkin güvenilir bilgilerin -Çernobil felaketinden sonra yapılması gerektiği gibi- mümkün olduğunca çabuk kamuoyuna iletilmesinin ancak bir merkez sayesinde mümkün olabileceği kanısını taşıyorlar.