Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 20
MASAÜSTÜ YAYINCILIĞINDA BAZI UYGULAMALAR
Masaüstü yayıncılığı, bazı bilgisayar kulüpleri tarafından çıkartılan aylık veya haftalık 1 veya 2-3 sayfadan oluşan gazetelerin editörlerine okuyucuları ile iletişim çabukluğu açısından büyük yarar sağlamaktadır. Bu gazetelerin yayıncıları genellikle birkaç tane ünlü programı kullanıyorlar. Meselâ Springboard şirketinin ürettiği Newsroom, Berkeley Softworks şirketinin ürettiği geoPublish ve Electronic Arts şirketinin ürettiği PaperClip Publisher burada sayılabilir. Newsroom ile yayınlanan gazeteye bir örnek verecek olursak; The Milwaukee Commodore Enthusiasts adlı kulüp yanda örneği görülen aylık gazeteyi çıkartıyor. Kulübün başkan yardımcısı Dan Heaney, gazeteyi Newsroom programını C-128'de kullanarak basıyor. Heaney'in belirttiğine göre; kulüp geçen yıl üyeleri için böyle bir gazete çıkarma ihtiyacı duymuş. O zaman bu konuda bir araştırma yapılmış ve Newsroom programının bu iş için kullanılabilecek tek alternatif olduğu görüşüne varılmış. Kulüp üyelerinden biri eski sayılardan birini istediğinde Dan Heaney, istenilen sayıyı diskten yüklüyor ve yazıcıda bastırıyor. İlk başlarda sadece bazı program dökümleri ve bilgisayar hakkında bazı püf noktalarını yayınladıklarını belirten Dan Heaney, şimdi ise her ay gazeteye haberler ve dökümler dışında reklâm bile aldıklarını söylüyor. Bunun yanında Newsroom programının bazı niteliklerinin gazete editörlerine büyük ölçüde zaman kazandırdığı da belirtiliyor.
VE GEOS
Bir diğer masaüstü yayıncılık programı ise, Berkeley Softworks firmasınca üretilen ve GEOS'la kullanılmak üzere dizayn edilmiş olan geoPublish programıdır. “Onsuz ne yapardım, bilemiyorum.'' diyor Rodney Gill. Rodney Gill, Montgomery-Alabama'da bulunan Montgomery Area Commodore Computer Society'nin gazetesi olan The Interface'in editörü ve aynı zamanda bir geoPublish kullanıcısı. Gill, geoPublish'i üyelerin gönderdiği yazıları ve makaleleri birkaç farklı kelime-işlemciden ve grafik şekillerinden geçirerek çevirmek amacıyla kullanıyor. Çevrimden sonra ortaya bir nevi şablon gibi bir şey çıkıyor ve yazılar, makaleler ve hatta resimler bu şablon vasıtası ile yerleştirilerek gazetenin taslağı oluşturuluyor.
GEOWORD
Fanatik bir Commodore meraklısı olan Roger Ledbetter ise geoPublish'i daha enteresan bir amaçla kullanıyor. Ledbetter, geoPublish ile GEOS hakkında bir magazin gazetesi çıkartıyor. Aşağıda örneği görülen gazetede GEOS hakkındaki yenilikler, GEOS'la ilgili yarışmalar ve tecrübeli kullanıcılar tarafından gönderilen bazı püf noktaları yer alıyor. Ledbetter, geoPublish'ten önce gazeteyi geoWrite ve geoPaint'ten yararlanarak çıkartıyormuş. O zamanlar gazetenin çıkarılması Ledbetter'in bayağı vaktini alıyormuş. Ayrıca özellikle sayfa kesim ve birleştirimlerinin çok tecrübe istediğini söylüyor Ledbetter ve geoPublish'in bu konuda kendisine ayda en az 10 saat vakit kazandırdığını belirtiyor.
Ledbetter'a göre karşılaşılan C-64'ün donanım yetersizliği en büyük sorunu oluşturuyor. Bu yüzden programı C-128 ile kullanmak hafıza artımı yüzünden yüksek verim sağlıyor. Roger Ledbetter, belli tıkanıklıkların oluşmaması için C-128 kullanımını tavsiye ediyor. Son olarak bu işe hevesli olanlarınız için program edinmek ve bilgi almak açısından bazı adresler ve program isimleri veriyorum.
Gelecek sayıda bu programlar hakkında bilgi vermeğe çalışacağım. Bu arada GEOS meraklıları için bir de flaş haber; çok yakında zannediyorum ki piyasada Türkçe GEOS ve kullanım kitabını bulabileceksiniz. Gelecek sayıda buluşmak üzere hoşça kalın...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 21
Masa Üstü Yayıncılık konusunda yayınlanan yazılarda, matbaacılık mesleğinin uzmanlık diline ait kavramlarla karşılaşıyoruz. Bu yazıda bu kavramların en önemlilerini açıklamaya çalışacağız. Ayrıca Masa Üstü Yayıncılık'ta ve bunun dışında sayfa düzenlenmesinin esaslarını ana hatlarıyla vereceğiz.
Metin işlem bilgisayarlarda standart bir kullanım haline geldiğinde, çıkan metinlerde bilgisayarların mekanik yazı makinelerinin yerine geçtiği kolayca fark edilebiliyordu. O zamanki matris yazıcıların yüksek çözümlemeli karakterleri, basit, gösterişsiz bilgisayar yazısını oluşturuyordu. İş mektuplarının alışılagelmiş matbaacılık yöntemleriyle de seri üretim olarak hazırlanabiliyor olması gerçeği, ilk olarak bu “gayrı kişisel” matris ürünlerin çöpe gitmesini sağladı. Yazıcı üreticileri ürünlerini giderek geliştirdiler. Yazıcı kafada dokuz iğnenin kullanılmaya başlanması Near Letter Quality (NLQ) (yaklaşık mektup kalitesi) düzeyine erişilmesini sağladı. Bu yolla yazılan yazılar, matbaada basılmış ya da daktiloda çıkmış gibi görünüyordu. Bu gelişme bilgisayarla birlikte yazı parçalarını da yine kişiselleştirdi. Bugün 24 iğneli ya da lazer yazıcılar kullanılıyor. Bunlardan elde edilen ürünler, matbaa ürünlerinden ayırt edilemeyecek kalitede. Metin işlem ya da farklı bir söyleyişle metin üretimi, mikro bilgisayarların ilk kullanım alanlarından biri. Burada, bürodaki kişisel bilgisayarın ya da evdeki ev bilgisayarının kullanılıyor olması bir şey değiştirmiyor.
GÖRSEL ÇEVRE KİRLİLİĞİ
İnsan uğraşıp bir şeyler yazdığında, okuyucuda bir etki yaratmayı amaçlar. Her gün yazı masanızın üstünü ya da mektup kutunuzun içini dolduran kâğıt yığınını eleştirel bir gözle incelediniz mi? Böyle bir incelemenin sonucunda, cicili bicili baskılar halinde ne boyutlarda bir “görsel çevre” yaratılmakta olduğunu fark edeceksiniz: Hazırlamak istediğiniz ister bir ticari mektup, ister bir davetiye, ister bir rapor ya da bir öğrenci gazetesi olsun, “basılı malzeme”nin optimal düzenlenmesinde kullanılacak metinlerin ya da grafiklerin herhangi bir zorlukla karşılaşmadan sayfanın istenen yerinde istenen boyutlarda ve hizada yerleştirilebilir olması gerekir. Bu işlemi bir metin işlem programıyla yapmak oldukça zahmetlidir. Bu tür sorunların çözümü ise bir devrim değil, yalnızca metin işlemin mantıksal olarak geliştirilmesidir: Desktop Publishing (kısaltması DTP) — Masa Üstü Yayıncılık. Bu kavramın İngilizcesini telaffuz etmek zorunuza gidiyor olsa bile (aslında basit olarak Destop Paplişing şeklinde söyleyebilirsiniz), artık bu uzmanlık alanının gündelik konuşma dilinde vazgeçilmez bir konuma erişti. Gelişkin metin işlem programları birden fazla aralık, grafik koyabilme olanağı ve farklı karakter setleri gibi yeteneklere sahipler. Aslında onların bu yeni yetenekleri DTP programlarının uzun zamandan beri asli işlevleri durumunda. Evinizdeki AMIGA kişisel bilgisayarınızda DTP'yi metin işlemden sonraki ikinci adım olarak kabul edebilirsiniz. Metin çölünden okunaklı bir hayranlık uyandıran yayına bir adım. Masa Üstü Yayıncılık yalnızca alışılagelmiş işleri kolaylaştırmakla kalmıyor, bir sürü yeni bakış açısı da getiriyor. Öncelikle bunların nasıl ger-
Yayıncılığın
MELLERİ
çekleştirileceğini öğrenmek gerekir. İçinde metinler, resimler, ara başlıklar ve grafik öğeler bulunan bir sayfanın oluşturulması, bir mektubun yazılması kadar basit değildir. Aslında herkes de yeni bir Gutenberg olamaz tabii. Amerikan dergisi Publish'in yayımcısı David Bunnel, “masa üstü yayınların çoğu benim şevkimi oldukça kırmıştı. Amatörce yaratılan biçimleri gördükçe kendime, insanların bu pisliği bir lazer yazıcı üzerinden topluma sunmalarının daha
€ Punto 8 Punto 10 Punto
12 Punto 14 Punto 16 Punto
18 Punto 20 Punto 24 Punto
28 Punto 36 Punto
48 Punto 72 Punto iyi bir dünya yaratıp yaratmadığını soruyordum” diyor. Masa Üstü Yayıncılık olayında gerekli olan yalnızca teknik donanım değil, baskı bilgisinin de çok önemi var. Nihayet hiçbir metin sistemi kullanıcısını bir yazar yapmaya yetmiyor. AMIGA'da kullanılan DTP programlarının çoğu, yalnızca metinlerin kaydedilmesi için pek uygun değil. Metnin edit edilmesi, yani makineye girilmesi ve düzeltilmesi için ise bir metin işlem programı gerekli. Bu programın metni ASCII formatında saklama yeteneğine sahip olması gerekiyor. Bu format tüm DTP programları tarafından okunabiliyor. Masa Üstü Yayıncılık'ın asıl görevi ise, basılacak olan şeyin tipografisi, yani Layout. Tipografi kavramı, Yunanca “typos” (tip, biçim) ve “graphein” (yazmak) sözcüklerinin bileşiminden oluşuyor ve en geniş anlamıyla yazı karakterlerinin önceden belirlenmiş bir alanda dağılımını kapsıyor. Buna, tek tek harflerin biçimlerinin yanı sıra fotoğraf, çizim ve süsleme vb. gibi yazılı olmayan unsurlar da dahil. Asıl ağırlık noktası ise yazının şekillendirilmesinde yatıyor. Bir yayında kullanılacak uygun yazı stilinin seçiminde ne kesin önkoşullar ne de şaşmaz kurallar söz konusu. Her yazı, kendine özgü ve değişmez bir yazı karakterine sahiptir. Yazılı benzeşimler kullanarak metnin içeriğiyle uyuşan ya da zıtlaşan çağrışımlar yaratılabilir. Yalnızca büyük harf ya da küçük harf, ya da küçük harflerin ortalama boyundaki büyük harfler gibi özel tipografik karakterlerin kullanılması da bu konuda önemli rol oynar. Bir yayının etkililiği, yazı stilinin yanı sıra metin boyutlarına da bağlıdır. Bu büyüklük çoğunlukla tipografik punto üzerinden belirtilir (Resim 1). Bir punto, Alman-Fransız Didot sistemine göre 0,376 milimetreye karşılık gelir. Punto'nun yanında kullanılan bir diğer birim de 12 Punto'ya karşılık gelen cicero'dur (4,512 mm). AMIGA'da kullanılan DTP programları Amerika Birleşik Devletleri'nde programlanmıştır. ABD'de kullanılan birim ise Pica'dır (4,216 mm). Bir Pica, 12 Point'e karşılık gelir. Bir Point, 0,351 mm.'dir. Bu birimlerin yanı sıra tabii milimetreli alışılagelmiş metrik sistem de kullanılır.
Resim 1: Bir harfin büyüklüğü punto ya da pica cinsinden verilir.