Commodore sayı 27, sayfa 15

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 15

3) Troya Atlarını Şöyle Tanıyabilirsiniz:

Bir programın bir Troya atı tarafından enfekte edilip edilmediğini saptamak son derece güç, hattâ çoğu durumda imkânsızdır; çünkü bunun için programın tamamının sökülmesi ve tüm kodun incelenmesi gerekirdi. Buysa, özellikle uzun programlar sözkonusu olduğunda çok zaman alıcı bir iştir. Üstelik de bu, aranan Troya atının yapısına ilişkin tam bir bilgi sahibi olmayı şart koşardı ve ilgili her bilgisayarın çevirici (assembler) kodunu derinlemesine bilmeyi gerektirirdi. Bir programın daha sonra enfekte edilip edilmediğini incelemek ise daha kolaydır. Bir Troya atı aracılığıyla meydana getirilen bir enfeksiyon genel olarak ancak programın daha sonraki değiştirilmesi yoluyla mümkün olabilmektedir. Buysa çoğu durumda programın kapsamında bir genişlemeye yol açmaktadır; çünkü ek fonksiyonların tümleştirilme (entegrasyon) zorunluluğu vardır. Bu nedenle, inceleme yapılmasının en kolay yolu, son yazım erişiminin tarihini ve programın büyüklüğünü gözden kaçırmamaktır. Bu konudatam bir kesinlik ise ancak incelemelerin toplam bir değerlendirilmesi sayesinde elde edilebilmektedir ki, bu incelemeler her programda ilk çalışmadan itibaren yapılmalıdır. Bir programın toplam değerlendirmeleri değiştiği takdirde, programın manipüle edilmiş olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

4) Troya Atlarından Şöyle Korunabilirsiniz:

Genelgeçer bir korunma mekanizması yoktur. Troya atlarının yapılarının saptanması mümkün olmadığından ve bunlar versiyondan versiyona farklılık gösterebildiklerinden, onları keşfedebilmenin genelgeçer algoritmaları bulunmamaktadır. Kural olarak çoğu kez, bu meş'um yazılımın yaratıcıları enfekte edilmiş programın oldukça düşüncesiz bir tarzda kullanımını hesaba katmaktadırlar. Bundan ötürü, bütün yeni elde edilen programları kesin kullanımdan önce özenle kontrol etmek etkili bir korunma yoludur. Bunun için, sistemin geri kalan bölümünden bütünüyle ayrılmış bulunan ve özellikle güvenli olan bir test ortamı yaratılmış olmalıdır. Örneğin, bir yazım-güvenliği sayesinde sadece okuma işlemlerine izin vermek de yararlı bir yöntemdir. Bu suretle herhangi bir hileli giriş denemesinde hata bildirim mekanizması kışkırtılmış olmaktadır. Ama gene de, Troya atlarının programcısı bu tür önlemleri gözönünde tutmuş olabilir ve bunların üstünden aşabilir. Bu nedenle, en etkili korunma, bir programın kaynağına ilişkin kesin bilgi sahibi olmaktır. Yetkili bir satıcının elinden alınmış bir program çok ender durumlarda bir tehlike oluşturur. Buna karşılık, daha önce pek çok ve bilinmeyen ellerden geçmiş olan korsan kopyalar ve gray kodundan çıkan programlar ciddiye alınması gereken bir tehdit niteliğindedir.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.