Commodore sayı 27, sayfa 14

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 14

Olaya bu verilerin ışığında bakıldığında, “DEC”'nin öne sürdüğü ve NASA darbesinden sorumlu Kırıcıların evde sızıntı yapan bir nokta dolayısıyla zayıf olan bölgeye dikkatlerinin çekilmiş oldukları yolundaki resmi açıklaması bile tam olarak ikna edici görünmüyor. “DEC” programcılarının kendilerinin Troya atını kamuya açık Pool'dan alıp getirmiş olmaları da pekâlâ mümkündür. Böylelikle, bu modern Troya atlarının öyküsü o zaman büsbütün Homeros'un antik destanına benzemiş olurdu. Çünkü antik Troya'da da, kuşatılmış kentin yurttaşları, Yunanlıların geri çekildiklerini sandıklarında, “Tanrıların armağanı” içeriye girebilsin diye kendileri götürmüşlerdi tahta atı kente. Hattâ “kentin giriş kapısı üstündeki suru” da yıkmışlardı. Latinlerin Troya öyküsünden çıkardıkları ders bilgisayarların kendileri için de geçerlidir: timeo danaos et dona ferentes (Armağanlar bile getirmiş olsalar, korkarım Yunanlılardan).

1) “Kırıcılar” NASA Bilgisayar Ağı'na Böyle Girdiler:

“Chaos Computer Club”, Alman Kırıcıların nasıl ulaşabildiklerini kamuoyuna ayrıntılı bir biçimde açıkladı: Bilgisayara erişim ilkin konuk kimliğine bürünülerek ya da kullanılan giriş için hangi ayrıcalıkların konmuş olduğundan bağımsız bir tarzda ve ağ fonksiyonları yoluyla gerçekleştirildi. Bunu, bir makine programı sayesinde, sistem çağrısı ve diğer işlemler aracılığıyla, kullanılan girişin bütün ayrıcalıklarının istenildiği gibi yerleştirilmesi izledi. Değiştirilen kullanıcı giriş numarasının tekrar tekrar çevrilmesiyle, Kırıcılar sistemde sınırsız bir erişim imkânına kavuşmuş oldular. Kırıcıların böylelikle belirli bir sistemi büyük ölçüde manipüle etmeleri mümkün olabilmişti. VMS İşletim sistemi tek bir yöntemle kod kelimelerini şifrelemekte ve kod kelimesinin verildiği her defasında sonuçları şifreli girişle karşılaştırmaktadır. Bu bağlamda uygun bir deşifre yönteminin bulunması mümkün olmadığından, Kırıcılar başka bir yol aradılar. Sisteme karşı, kimliğin saptanması sırasında metinde meydana getirilen bir program değişikliği aracılığıyla, kullanıcı kod kelimesinin yakalanması ve giriş kontrol datasının boş alanlarına işlenmesi gerçekleştirilmiştir. Kırıcılar bu şekilde toplanmış olan kod kelimelerini istedikleri gibi çağırabilmişlerdir.

2) Ayrıcalıklarla İlgili Oyun Şöyle İşlemektedir:

NASA'nın Araştırma-Ağı gibi bir işletim sisteminin Troya atları ya da bilgisayar virüsleri barındırmasının en büyük tehlikelerinden biri, bunların bağımsız bir tarzda kendileri için ayrıcalıklar “elde etme” yeteneklerinin olmasıdır. Hastalık bulaştırıcı bir program bir konuk -yani en az düzeyde sistem ayrıcalıklarına sahip bir çağırıcı- tarafından bir sisteme alıştırılmaktadır. Aynı şekilde alt düzeyde bir önceliği bulunan bir kimse programı çağıracak olursa eğer, pek bir şey meydana gelmemektedir. Çağırıcı gerekli ayrıcalıklara sahip olmadığından, bilgisayar onun girişini yasaklar. Ama eğer programı daha yüksek düzeyde bir önceliğe sahip bir üye çağırırsa, hastalık bulaştırıcı program bu yüksek -ve ilk çağırıcının elde edememiş olduğu- giriş yetkisi sayesinde kendisini sistem alanlarına da kopya edebilmektedir. Program böylece tüm sisteme sızmış olmakta ve bir sistemin özünü oluşturan alanlara doğru ilerlemektedir. Bu sırada hastalık bulaştırıcı yazılım her adımda daha bir tanınmaz olmaktadır. Eğer “Süper-kullanıcı”” denilen bir üye ya da bizzat sistem yöneticisi bu tarz enfekte edilmiş bir programı çağırırsa, bu durumda doğacak zarar artık geri döndürülemez ve boyutları kestirilemez bir nitelik kazanır. İşletim sistemine giden yol açıktır şimdi. Bunun için gerekli olan komut ise gayet basittir: IF PRIORITY — > 99 THEN ACTION

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.