Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 32
Ç «gi roman kahramanlarından biri olan Slaine, bu oyunda bir bilgisayar oyunu kahramanı olarak karşımıza çıkıyor. Slaine'in Kelt mitolojisinden alınma hikâyesi şöyle: Slaine yanında cüce Ukko ile birlikte Britanya'yı baştan başa dolaşan bir Kelt savaşçısıdır. İskoçya'- da bir köy olan Tautega, falcı Cas Wallen'in ölümüyle bazı karışıklıklara sahne olur. Bu ölümün kabahati Gökyüzü kulesinde yaşayan Drune adlı bir büyücünün üzerine kalır ve köylüler ceza olarak onu kendi kulesine kilitlerler. Bundan sonra, büyücünün kızı Reya yetişir ve babasını bu kötü durumdan kurtarır. Babası ise buna karşılık kendi öz kızını kendi yerine kuleye hapseder. Çünkü kötü babasının nasıl yok edilebileceğini bilen tek kişi Odur. Hemen ardından, Drune köylülerden öç almaya başlar. İlk önce köylülerin toprakları hiç ürün vermez. Drune öç arzusu içinde ileri giderek kendi büyülerinin kurbanı olur ve ölür. Köylüler onu bilinmeyen bir yere gömerler. Ancak, Drune ölmeden önce bir beddua okuyarak çevreye sonsuz bir karanlık gelmesine neden olur. Köylüleri karanlıktan Reya'yı da Gökyüzü kulesinden kurtarabilecek bir tek kişi vardır. O da Slaine'den başkası değildir. Bu oyunu diğer adventurelardan ayıran yeni ve belirgin bir özellik var. Bu özellik, oyunun oynanış biçimiyle ilgili. Reflex adı verilen bir çeşit yöntemle adventure komutları ekrandan bir el (aslında iki el var, biri Ukko'ya ait) yardımıyla yorlar. Buraya kadar iyi güzel de, komutlar sabit durmayıp sağdan sola veya soldan sağa doğru hızla hareket ediyorlar. Bunun yapılış nedeni ise şöyle açıklanıyor: Slaine'in kafasından o anda pek cok şey geçiyor. Ekrandan geçen komutlar da Slaine'in düşüncelerini temsil ediyorlar. Maalesef bu yöntemi beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bir kere, komutlar çok hızlı hareket ediyorlar ve istediğiniz komutu yakalayabilmek için büyük bir çaba sarfetmeniz gerekiyor. Üstelik, komutlar birbirlerine çok yakın biçimde geçtiklerinden çoğu zaman seçtiğiniz komutun yerine yanlışlıkla başka bir komut seçiyorsunuz. Bundan sonra geriye dönmek için uzun süre uğraşmak çok can sıkıcı bir olay. İstediğiniz komutu yakaladınız diyelim. O zaman yakaladığınız komut parlayıp kayboluyor ve bu sefer de aynı mücadeleyi isimler için veriyorsunuz. Kısaca Reflex yeni bir şey olarak düşünülmüş, fakat bence başarısız kalmış bir girişim Oyun ekranının sağ alt kısmında açılan pencerelerden yaşanan olaylar grafiklerle tasvir edilmeye çalışılıyor. Fakat bu pencerelerin büyüklüğü de 1-2 cm?'yi geçmiyor. Bu pencerelerin hemen üstünde ise bulunduğunuz yer hakkında bilir
SEE
İngiltere'de yayınlanan bir televizyon programından uyarlanan bu oyun, bir arcade-adventure ve strateji karışımı. Oyunda zamanınız çeşitli zindanlardan kurtulmaya çalışmakla geçiyor. Kafasında boynuzlu bir miğferle Damonia şatosunun zindanlarına hapsedilmiş bir şövalye rolünde çeşitli araştırmalar yaparak ve sağ kalmaya çalışarak şatodan kaçmalısınız. Tabii bu esrarengiz zindanlarda yalnız değilsiniz. Burada sizden başka esirler ve yaratıklara da rastlıyorsunuz. Bu esirlerin bazıları kötülük yapan türden, bazılarıysa gilerin verildiği bir mesaj penceresi bulunuyor. Yukarıdaki hikâyede anlattığım gibi her yer karanlık olduğundan ekranın rengi de siyahtan başka bir renk olmuyor (en azından oyunun sonuna kadar). Slaine başta yeni bir tür adventure olarak düşünülmüş, fakat sıkıcı bir oyun. Eğer sabrınız yeterliyse, belki oyundan zevk alabilirsiniz. O da sadece bir adventure olduğu için. Martech/Disket-kaset Değerlendirme: Grafik: 6 Zorluk: 5 Oynanabilirlik: 1 Genel: 4 ön İL irk ade £ size yardım eden iyi esirler. Ayrıca, belli zamanlarda dizide olduğu gibi ekranın üst tarafından Treguard adında bir adam çıkıyor ve size Oyunda ilerlemeniz için gerekli bazı yollar gösteriyor. Her zindan bir kitabın sayfası gibi düzenlenmiş ve birinden kurtulup öbür zindana geçerken kitabın sayfaları çevriliyor ve kendinizi diğer zindanda buluyorsunuz. Burada karşılaşacağınız tiplerle komutlar yardımıyla iletişim sağlamanız mümkün. Aptalca bir komut verdiğinizde bu tiplerin esprili cevapları da oldukça komik. Zindanlarda bulacağınız yiyecekleri öbür esirlere vererek kârlı çıkabilirsiniz. Bunun yanısıra, taşlar da düşmanlarınıza fırlatmak açısından biçilmiş kaftan. Oyunun kahramanı bir şövalye olunca tabii oyunda dövüşe de yer verilmiş. Fakat dövüşlerin animasyonlarının bir Bangkok Knights veya bir Barbarian kadar iyi olmadığı bir gerçek. Dövüş yapabilmek için rakibinizin üzerine doğru giderek sürekli ateş tuşuna basmanız yetiyor. Ekranın sağ tarafında yanmakta olan muma bakarak o anki gücünüzü görebiliyorsiniz. Ara sıra mumun kenarlardan taşıp akması çok iyi canlandırılmış. Kötü bir şeye dokunduğunuz anlarda bu mumun boyu hızla kısalıyor. Oyunda ilerleyebilmek için birtakım sihirlere başvurabilirsiniz. Bu sihirlerden bazıları şunlar: Alcehmy: Bu sihirle insanlar altın küreler haline dönerler. Bu küreleri hazine olarak toplayabilirsiniz. Anvil: Bu sihir havada dolaşır ve istediğiniz anda herhangi bir şeyin üstüne düşer. Caspar: Bu sihirle şatonun bazı kapılarını açabilirsiniz. Bu sihirle her şey geçici bir süre için donar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 33
SURYIYAL IS YOUR ATIM IS YOUR TARGET
Metamorph: Bu sihirle zindandakiler başka yaratıklar haline dönerler. Oyunun grafikleri özellikle sprite'lar iyiye yakın sayılabilir. Dövüş ekranlarının çok sade kalması dışında oyunun fazla kötü puanı yok. Ayrıca her ayrı zindanda yeni biriyle karşılaşmak oyunun zenginliğini artırıyor. Ses ise grafiklerin yanında sönük kalıyor.
Rod Pike'ın gotik korku adventure'larından hoşlananlar bu oyunu da zevkle oynayacaklar. CRL firması, Dracula ve Frankenstein'ın başarısından sonra şimdi de Jack The Ripper ile bu başarıyı devam ettirmek amacında. Jack The Ripper (bizdeki adıyla 'Deşen Jack') 1888 yılında Londra'nın batı ucunda Ağustos ve Kasım ayları arasında işlediği korkunç ve esrarengiz cinayetlerle büyük ün yaptı. Jack, kurban olarak sadece kadınları seçiyordu ve onları katlettikten sonra üzerlerinde anatomi çalışması yapmayı da ihmal etmiyordu. Bütün çabalara rağmen kimse onu yakalamayı başaramadı ve bu oyun gibi birkaç hikâye, roman ve filme konu oldu. Oyunun gelişimi çok iyi düzenlenmiş. Oyunun hemen başında Jack'e rastlamanız çok ilginç. Tabii ki o anda onun, Jack'in tâ kendisi olduğunu bilmiyorsunuz. Sakın onu izlemek gibi bir gaflete düşmeyin, yoksa ertesi gün gazetede ölüm haberinizi okumak ve oyuna yeni baştan başlamak zorunda kalırsınız. Bundan sonra Jack'in ilk kurbanını bulmanız uzun sürmeyecektir. Gördüğünüz feci manzara karşısında dehşete uğramış bir durumda öylece kaldıktan sonra cesedin yanında birkaç kâğıt parçası ile suç aleti olan bıçağı fark ediyorsunuz. Kâğıtları o karanlıkta okumanız mümkün olmadığından yanınıza almanız gerekiyor. İşte o
LUC
Knightmare fazla iddialı bir oyun olmamasına rağmen herhangi bir adventure meraklısını tatmin edebilecek düzeyde. Sıkılmadan oynayabilirsiniz. Activision/Disk-kaset Değerlendirme: Grafik: 7 Zorluk: 7 Oynanabilirlik: 7 Genel: 7 sırada başınız büyük bir belaya giriyor ve polis tarafından yakalanıyorsunuz. Yanlışlığı anlatmaya fırsat kalmadan en iyi çarenin kaçmak olduğuna karar verip koşmaya başlıyorsunuz, fakat bu arada polis yüzünüzü fark ediyor. Müthiş bir kovalamaca ve aksilikler devam ediyor. Yanlışlıkla yolunuza çıkan yaşlı kadına çarpıp onu devirince, kafası kaldırıma çarpıp beyni sokağa yayılıyor. Dönüp kadına yardım etmek için durduğunuzda da polisler yetişip çevrenizi sarıyorlar. Gülmeye başlayan polislere korkuyla bakarken birden kendinizi bir otel odasında bularak uyanıyorsunuz. Sabahın ilk saatleri ve yatağınızdan kalkıp yüzünüzü yıkamaya giderken kapının altından atılan Daily Telegraph'ı alıp ilk sayfaya göz attığınızda 'cinayet zanlısı' başlığı altında bir resminiz olduğu halde cinayet haberini okuyorsunuz. İşte asıl oyun burada başlıyor. Bundan sonra polisten uzak kalarak cinayeti kendiniz çözmek zorundasınız. Oyunda az sayıda dijitize edilmiş ufak resimler var, ama bu resimler etkileyici olmaktan uzak. Burada oyunun metni daha etkili. Mesela ölen kadınların metinle tasviri insanı gerçekten resimden daha fazla rahatsız ediyor. Hattâ bu yüzden İngiltere'de oyunun 18 yaşından küçüklere satışı da yasaklanmış. Rod Pike'ın adventure'larının belirgin özelliği olan detaylı metne bu oyunda da rastlıyoruz, ancak Frankenstein'da olduğu gibi duygusallığa fazla önem verilmemiş. Oyunun kelime hazinesi geniş sayılabilir. Ayrıca program birkaç komutu birden anlayabiliyor. Örneğin 'get the crumpled piece of paper & read crumpled paper' dediğinizde her iki komut da kabul ediliyor. Bunun yanısıra 'STORE', 'RESTORE' komutları ile durumunuzu RAM'e kaydedebiliyorsunuz. Başka yararlı bir komut ise 'PAUSE'. Bu komutla herhangi bir şey yazmadığınız zaman boşuna vaktin geçmesini önleyebilirsiniz. Bu oyun tam korku ve heyecan türü adventure'lara göre. Eğer diğer CRL adventure'larını beğendiyseniz mutlaka bunu da beğeneceksiniz.