Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 25
2. Freskonun perspektifinde bilgisayar modelinin görünüşü.
Bu alanda yer alan figürlerin ise birbirlerinden çok uzakta durdukları görülüyordu. Ayrıca, orta merdiven basamağının daha geniş olduğu açıkça belli oluyordu. Burada aksayan neydi acaba? Yüksek Okul dedektifleri ilkin sahneyi döndürüp ele almayı denediler: Kare görünenler öndeki değil, arkadaki şekiller olmuştu şimdi. Ama bu yöntem de doğru gibi görünmüyordu. Çünkü merdivenin üst tarafında gerçi her şey yerli yerindeydi, ama alt tarafta inanılmaz bir sıkışıklık doğmuştu. Bu durumda ilk versiyonda karar kılmak gerekiyordu ve öyle yapıldı. Şimdi programda 2 numaralı bil-
mecesinin çözümü vardı. Öklid'in tuhaf geometrik işaretinin arkasında yatan giz neydi? Raffaelo papalığa ait bu freskoyu resmetmeden önce, resimle ilgili incelemelerde bulunmuştu. Bu taslakların çeşitli röprodüksiyonları kâğıttan basit paftalar üzerinde hazırlanmış ve yazı tahtası ile mevcut döşeme çizgilerinin dikdörtgenliğinden hareketle ölçümlenmişti. Yukardan sahneye doğru bir bakışın simule edilmesi sırasında şöyle bir şey saptanıyordu: Üçgenler ne bir David yıldızına tekabül ediyorlardı ne de dikkenarlıydılar. Bunlar şaşırtıcı bir tarzda figürlerin mekandaki düzenlenişine işaret etmekteydiler daha çok. Raffaelo böylece resim-perspektifine ilişkin düşüncelerini “Atina Okulu” adlı yapıtına kestirmeden yerleştirmişti. Sanat tarihçileri ise yüzyıllar boyunca bunun çözümünü bulmaya çalışmışlardı. Ta ki bilim adamları grafik-bilgisayarı aracılığıyla sadece bina bölümlerini değil, sanat yapıtlarını da simule etme düşüncesine ulaşıncaya kadar... Perspektif fenomeni için de şöyle bir açıklamaya varılmış oluyordu: Raffaelo iki farklı perspektifte resim yapmıştı. Ayırma çizgisi tamı tamına o garip bir biçimde geniş olan basamağın üzerinden geçmekteydi. Peki bu çözmek için acaba niçin bir bilgisayardan daha kolay yöntemler denenmedi? Bu sorunun yanıtı gayet basittir: Ancak 30 cm büyüklüğünde figürlerle donatılmış sahnenin yeniden kuruluşu için 80 metre uzunluğunda bir yüzeye gerek duyulacaktı. Antik binanın uzunluğu da bu oranlardaydı. Şimdiye değin bu zahmete girişmekten kaçınılmıştır. Hiç kuşkusuz Yüksek Okulun bilim adamlarınca Raffaelo'nun sanat yapıtına getirilen açıklamaların tartışma götürmez cinsten oldukları söylenemez. Gene de, bunların gelecekteki bilgisayar-grafiğinin kullanım alanları için şu yönde yol gösterici olduklarını belirtmek gerekir: Disiplinlerarası araştırma. Şimdiye değin bilgisayar grafiği esas olarak ya CAD/CAM kullanımlarıyla ya da reklam, eğlence ve tasarım dallarıyla sınırlı kaldı. Arkeolojide, biyolojide ya da sanat tarihinde bilgisayar grafiği niçin kullanılmasındı? Simulasyon ya da animasyon dallarında daha şimdiden içiçe giren kullanımların ilk belirtileri gözlenmektedir. Bilgisayarda üretilen “filmler” örneğin moleküllerin devinimlerini ya da Alpler üzerinde bir uçuşu gözönüne seriyorlar. Özellikle ABD'nde bütün oyun filmleri bilgisayarla “çevriliyorlar”. Bizde ise bazı başarılara rağmen pek çok şey henüz ihmal edilmektedir. Darmstadt Teknik Yüksek Okuluna bağlı “Fraunhofer-Grafik Veri İşleme Çalışma Grubu”nun bilgisayar destekli simulasyonu ve animasyonu teşvik amacıyla bu yıl başlarında bir “Lobi” oluşturmasının nedenlerinden biri de bu ihmaldir. “Raffaelo-Dedektifi” Detlef Krömker'in bu grubun sözcüsü olarak ileri sürdüğü şu görüş umarız pek çoklarını bu konuda düşünmeye sevkedecektir: “Bu alanda her şeyden önce uzman kreatörlerin eksikliği duyulmaktadır. Tasarımcılar ile sistem uzmanları arasındaki kopukluk hâlâ çok büyük boyutlardadır. Şimdiye değin iyi tasarımcıların animasyon sistemleri alanına kazandırılmaları neredeyse imkânsız olmuştur. Bugün bizde çalışan kreatörler ya ABD'nden ya da pek az arz yaratabilen firma içi eğitim kurumlarından gelmektedirler.” “Simulasyon ve Animasyon” uzmanlık grubunun çalışması sadece genç elemanların eksikliğinden dolayı değil, buna ek olarak araştırma ve geliştirme alanında gözlemlenen teşvik edici önlemlerin neredeyse hiç mevcut olmayışından ve ABD'ne kıyasla ürünlerin pazardaki sürümlerinin çok düşük olmasından dolayı da zorlaşmaktadır. Gene de, grubun 25 bilim adamı bu alandaki etkinliklerinden vazgeçmek niyetinde değiller. Üstlenmiş oldukları ilk beş görevi ise güvenceye almış durumdalar: Bu görevlerden biri grafik veri bankalarının gelişimine, diğeri bir User-Interface'in kurulmasına ilişkin. Programlama C, Fortran ve Prolog dillerinde olmaktadır. Detlef Krömker'in ayrıca, bilgisayar grafiğinin özellikle simulasyon ve animasyon olarak Almanya'da nasıl büyük ölçüde yaygınlaştırılacağına ilişkin somut bir görüşü de var: Bunun “Public Domain Software” aracılığıyla gerçekleştirileceğini öne süren Krömker yeni proje hususunda oldukça ümitli. Proje konusunda kendinden emin bir ifadeyle şöyle diyor: “Bu programlar önyargısız kullanıcıya bilgisayar grafiğinin temel kavramlarını özümsetebilirler. Bunlar ayrıca çok yaygın sistemlerde işletilebilirler. Hiç de kötü bir yöntem olmazdı bu. Aksine önemli bir avantaj. Çünkü “Public Domain Software”in mutlak ucuz olma gibi bir avantajı vardır.” (“Raffaelo-Öyküsü” üzerine daha ayrıntılı bir dokümantasyona ilgi duyanlar için not: “Rasterbild-
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 24
1. Raffaello, “Atina Okulu”, Fresko, Stanza della Segnatura, Vatikan.
BİR BİLGİSAYARLI DEDEKTİFLİK ÖYKÜSÜ: SIRRI
Computer Und Grafik'ten çeviren G.Savaş Kızıltan başından aşkın ressam Raffaelo Sanzio, Papa II. Julius'un makam odalarına yapmış olduğu resim dizisini 1511 yılında tamamladığında, özellikle “Atina Okulu” adlı resmiyle sanat tarihçilerini kuşaklar boyunca çaresizliğe düşüreceğini herhalde aklından geçirmemişti. Sanat tarihçilerinden hiçbiri bu resimde neyin aksadığını tam olarak açıklayamıyordu. Raffaelo öyle bir şey yapmıştı ki, bu sayede 10 x 8 metre ebadındaki bu fresko sahnesine bizzat izleyiciyi de katmayı başarabilmişti. Resimde Öklid'i bir yazı tahtası üzerine eğilmiş gösteren ayrıntı da giz doluydu. Bu yazı tahtasının üstünde
* birbiri içine girmiş iki üçgen görülmekteydi. Bu üçgenler ne önem taşıyorlardı acaba? Ünlü uzmanlar bu geometrik figürü David'in yıldızı ya da mistik bir simge olarak yorumladılar. Darmstadt'taki Teknik Yüksek Okulu'ndan bir çalışma grubu bir grafik-bilgisayarı ve 3-D programları aracılığıyla konuyu örten giz perdesini aralamayı başarıncaya dek bu böyle sanılmaya devam etti. Bilgisayar yoluyla dedektiflik konusunda, Darmstadt kentinin ve Yüksek Okulun birlikte hazırladıkları “Simetri” projesi belirleyici olmuştur. Bir ön-sempozyumda sanat tarihçisi Oskar Bastschmann, Raffaelo'nun “Okulu”ndaki simetri fenomeni üstüne bir konferans verdi. Matematikçi ve projenin bilimsel sekreteri olan Guerino Mazzola bu konferanstan çok etkilenmişti: Bilgisayar grafiği sayesinde bu fenomenin izini
. sürmek belki de mümkün olabilirdi.
Yüksek Okulun Bilişim / Grafik Etkileşimli Sistemleri dalında profesör olan J.L.Encarnacao'nun yönetiminde dört bilim adamı (Detlef Krömker, Georg Rainer Hofmann, Edwin Klement ve Stefan Haas) analiz çalışmalarına başladılar. Raffaelo'nun resmini bilgisayara aktarabilmek için ilk iş olarak, yanlış anlaşılması mümkün olmayan bir ayrıntının aranmasına geçildi. Bunun için resmin alt kenarına düzenli bir biçimde yerleştirilmiş döşeme desenlerinin seçilmesi kararlaştırıldı. Sanat tarihçileri bu dörtköşe şekillerin kare olduklarına dair bilim adamlarına oldukça kesin bir ifadeyle güvence veriyorlardı. Bilindiği gibi, kareler aynı uzunlukta kenarlara sahip olduklarından perspektiflerin elde edilmesinde sorun çıkması söz konusu değildi. Resmin önemli elemanlarının yer koordinatları hesaplandı. Ancak, ekip 58 kişinin resimlerini çıkarırken daha mütevazı sonuçlarla yetinmek zorunda kaldı. Ray-Tracing2-Biçimlendirme programı ve yapısal (arkitektonik) veriler ile birlikte 20'yi aşkın figürün verileri Yüksek Okul'un Siemens-Büyükbilgisayarının mevcut belleğine (8 MB) sığmamıştı. Ayrıca, kişilerden bazıları ancak kısmen resimlendirilebilmişlerdi. Ama bu durumda da bilgisayar dedektifleri için, onları uğraştıracak yeterli malzeme ortaya çıkmış oluyordu. Figürlerin bütün önemli parametrelerine ulaşabilmek için sanat öğrencilerinin resim modeli olarak kullandıkları türden tahta bir bebek alınarak bunun matematiksel yönden analizine geçildi. Geometrik temel formlardan hareketle ekranda baş, gövde, kollar ve bacaklar işlenip depolandı. Bilgisayar resim verileriyle (her biri yaklaşık 600 KB) beslendiğinde ve her defasında yaklaşık iki saat (!) sonra ilk simulasyonlar modeldekinden başka bir perspektifle monitöre aktarıldığında, ilk sürprizler de belirmiş oldu: Raffaelo'nun resmindeki merdivenin üst tarafında bulunan ve kare olarak varsayılan şekillerin dikdörtgen oldukları ortaya çıkıyordu.