Ne YAPAR. BU AMIGA
Bağırdık, çağırdık durduk, AMI-GA! AMIGA! diye. Yok AMIGA 1000, yok AMIGA 500, yok AMIGA 2000. Nedir bu alet? Ne yapar? Ne işe yarar? Gibisinden sorulara kulaklarımızı tıkayıp, biz bildiğimiz şekilde teknik özelliklerini, üstün grafik kabiliyetlerini, muhteşem ses kanallarını, hızlı ve gerçek zamanda gerçekleşen animasyon kabiliyetlerini vs. vs. anlattık. Şimdi, cevap bulamayan bu tip gereksiz soruları (mesela, “AMIGA ne yapar?” gibi) ele alacağız. Yazımızın daha çok AMIGA 500 ile ilgili olacağını herhalde (!) anlamış olacaksınız. Üç silahşörlerin arasından neden en küçüğünü seçtiğimize gelince: AMIGA 1000 daha baştan eleniyor, çünkü AMIGA 500 ve AMIGA 2000 modelleri piyasaya çıktığından beri AMIGA 1000 modelinin üretimi durdu. AMIGA 500, ev bilgisayarı piyasasına, AMIGA 2000 ise, iş bilgisayarları piyasasına hitap ettiği için artık AMIGA 1000 modeline ihtiyaç kalmıyordu. AMIGA 2000 modeli, daha çok güçlü ve pahalı bir iş aletini temsil ettiği için herkesi ilgilendiren noktaları pek azdı. (Bugün bir TURBO-AMIGA kartı AMIGA 2000'in kendisinden daha pahalıdır; ama illaki “Ben evimde 68020 ana işlem üniteli bir bilgisayar kullanmak istiyorum” derseniz bu sizin bileceğiniz bir iş!) Yani, kısacası, eleme yöntemini kullanarak konumuzu belirledik, ve başladık AMIGA anlatmaya... AMIGA 500, bugün Türkiye piyasasında 1 milyon lira civarında alınabilen bir bilgisayar. Eğer, televizyon ile kullanacaksanız, ek bir ücret daha verip TV modülatör kitini alıyorsunuz. Böylece, yarım megabyte RAM bellekli, bir adet 880 KB floppy disket sürücülü AMIGA'ya sahip oluyorsunuz. Tüm AMIGA'ların software (yazılım) açısından birbirleriyle yüzde yüz uyumlu olduklarını gözönünde bulundurursak, AMI-GA serisi için çıkmış veya çıkacak her türlü programı da kullanabiliyorsunuz demektir. Teknik açıdan incelediğinizde, bu kadar çok üstün özelli- Bi içeren bir bilgisayarı evinizde görmek istersiniz herhalde! Tabit, öncelikle bu aletle neler yapabileceğinizi bilmek isteyeceksiniz. Bir bilgisayara işi yaptıran şey (bilgisayarın standart kullanımında) programlar olduğu için, biz burada yurtdışında AMIGA'da yapılmış şey- İeri (daha doğrusu programları) kısaca anlatıp; bunların kullanımı sırasında edindiğimiz izlenimleri size aktaracağız. AMIGA''yı ilk açtığınızda, ekranda bir el ve o elin tuttuğu WORK-BENCH adlı disketi görürsünüz. Workbench, kelime itibariyle “iş tezgahı” anlamını taşımaktadır. Yani, kısacası yapmak istediğiniz işi beceren disketi takmanız isteniyor. (Ayrıca, bilgisayarla birlikte WORK-BENCH adlı bir disket de veriliyor. İsterseniz bunu da takabilirsiniz.) Diyelim ki, programlama yapacaksınız;
bunun için derleyici (veya yorumlayıcı) disketinizi bilgisayara takmanız gerekecektir. Böylece çalışmaya başlayabilirsiniz. İşiniz bitip, yaptığınız işi sakladıktan sonra ya bilgisayarınızı kapatır, ya da RESET'leyip (CTRL, COMMODORE ve AMIĞA tuşlarına birlikte basarak) bilgisayarın ilk açılış durumuna gelmesini sağlarsınız. Böylece, yeni bir işe girişebilirsiniz. Sözü fazla uzatmadan, AMIGA'- da neler yapılabileceğini gruplar altında görelim. İlk grubumuz, programlama dillerini içeriyor.
AMIGA'da şu anda bulunmayan programlama dili yok gibi bir şey. Bundan başka, birçok popüler programlama dili (C, Pascal, Assembler, Basic gibi) birden çok firma tarafından pazarlanıyor. AMIGA'da programlama amacıyla en çok kullanılan dil olan C'nin şu anda başlıca iki üreticisi var. Bunlar, Lattice (Lattice C, V3.1) ve Manx (Aztec C, V3.4) firmaları. Lattice C derleyicisinin 3.03 versiyonu daha evvel AMIGA C adı ile pazarlanmasına rağmen şu anda en popüler derleyici olma ünvanını Aztec C V3.4'e kaptırmış durumda. Bu derleyici, şu anda MS-DOS gibi diğer işletim sistemlerinde de mevcut ve onlarda da en kısa, kompakt ve hızlı kodu üreten derleyici olarak anı- Üç adet değişik pakette sunuluyor; Professional, Developer ve Commercial. Bunlar sırayla yaptıkları iş ve fiyat bakımından katlanarak giden bir sıra oluşturuyorlar. (Örneğin, Aztec-C Commercial paketi şu anda $500 üzerinde fiyata sahip.) Bu derleyicinin en ilginç özelliği içinde bir de assembler bulundurması ve kaynak programı C ve Assembler karışık yazmanıza izin vermesi. Birçok program geliştiren kimse için aranıp da bulunmayan bir özellik bu. Madem söz Assembler'lara geldi; bir de onlara değinelim. Hemen her firmanın birer adet assembler'i mevcut. Bunlar arasında şu iyidir, şu kötüdür diye bir karşılaştırma yapamayacağım. Çünkü, hemen hepsi aynı kodu üretiyorlar(!). Farklılaşmaları, fiyatları, kullanım rahatlıkları, 68020 ana işlem ünitesinin komutlarını içerip içermemeleri gibi konularda oluyor. Şu anda en popüler olanı, COMMO-DORE firmasının pazarladığı (ME-TACOMCO firmasının yazdığı) MACRO-ASSEMBLER adlı paket oluyor. Çünkü, şu anda en ucuz olanı 0. METACOMCO, Pascal derleyicilerinde de liderliği elinde bulunduruyor. İlk çıkan Pascal derleyicisi olmasının yanında ekonomik olması da bir etken. diğer Pascal derleyicileri üreticileri ise, MS-DOS'tan tanıdık (o yüzden birçok cross compiler ve cross assembler'ları mevcut) Pecan Software yazılım şirketi ve TDI şirketi. Hatta, bu iki şirket bir de ortaklaşa UCSD-Pascal yazmışlar! Gelelim, çoğumuzun ilk göz ağrısı BA-SIC'e. AMIGA'yı ilk satın aldığınızda paketin içinde hemen kullanılabilecek vaziyette Amiga Basic adlı kaliteli ve hızlı Basic yorumlayıcısına ve kalın bir açıklama kitabına kavuşuyorsunuz. (Basic'ciler! Hemen işe koyulabilirsiniz!) Fakat, biraz daha profesyonel çalışmak ve derleyiciler kullanmak istiyorsanız, şu anda iki popüler ve üstün çözüm var: AC BA-SIC Compiler veya True Basic Compiler. Her ikisinin de değişik konularda üstünlükleri söz konusu. O yüzden bire bir karşılaştırma yapmayacağız. Bu türden karşılaştırmaları ve çeşitli programların tanıtımlarını gelecek sayılarımızda bol bol yapacağız zaten. AMIGA'da şu anda mevcut diğer programlama dilleri şunlar: APL, Fortran, Lisp, Prolog, Expert System Kit, Forth, Modula II. Bunlardan başka, programcılara yardımcı olmak üzere oluşturulmuş kütüphaneler ve yardımcı program paketleri de mevcut. (Bunların tam bir listesini vermek isterdim, fakat yazının geri kalanına yer kalmazdı.) Programlama dillerinden sonra sırayı veri tabanı ve hesaplama programları alıyor. (Database) ve Spreadsheet programları) Diğer bilgisayarlardan tanıdık birçok program aynı veya değişik adlarla AMIGA'ya geçmiş durumda. Hepsine, AMIĞA sisteminin kolay kullanımının eklendiğini de belirtelim. Örnek verecek olursak; Data Becker firmasının Datamat, Profimat programları, Precision'in SuperBase'i, MS-DOS'tan tanıdık Lotus 123 programının VİP Professional adlı uygulaması, aynı şekilde MS-DOS'daki dBase'in dBMan adlı uyarlaması. Uyarlamalardan başka AMIGA'ya özgü programlara bir göz atalım. İlk sıralarda, iş grafiklerinde kullanmak üzere tasarlanmış Aegis firmasından Aegis Impact programını görüyoruz. Analyze adlı spreadsheet programı Lotus 123 programının tüm özelliklerini üzerinde toplayıp birçok gelişmeleri de eklemeyi ihmal etmemiş. Bunun üzerine bu programın tümünü mouse, pull-down menu ve window'larla kullanmanın rahatlığı eklenince tadından yenmiyor. Aynı grupta bulunan bir diğer popüler program da Logistix adını taşıyor. Bu programın en büyük özelliği, içindeki verilere CPM Crithical Path Method) yöntemini uygulayıp iş takip planı çıkarabilmesi. Tabii, bu iş planını çıkarırken maliyet unsurunu minimum tutmaya çalışıyor. Burada, spreadsheet programlarının ne işe yaradığını merak edenler için çok yüzeysel bir açıklama yapalım. Büyük bir çalışma kağıdı düşünün; bunun belli bir bölgesine siz kendi bilginizi girebilirsiniz. Ana program bu bilgileri değerlendirerek daha değişik bilgiler üretecektir. (Hesaplama veya bilgi taşıma yoluyla.) Bilgili bir kullanımla birçok problem spreadsheet'- ler yardımıyla çözülebilir; örnek olarak mühendislik hesaplamalarını, satış analizlerini, bütçe hesaplarını verebiliriz. Database (veri tabanı) prog: Tamları ise daha çok dosyalama işlemlerine ağırlık verirler. Verilerinizi çok rahat bir şekilde ekrandan girmenizi ve bunları diskette (veya başka bir yerde, mesela harddisk'te) saklamanızı sağlar. Bu verileri değişik şekilde sıralamanız veya işlemeniz mümkün olduğu gibi, bunlardan bazı özelliklerine göre rapor da üretebilirsiniz. (Mesela, minimum stoğun altına düşmüş malları listelemek) AMI-GA'nın kendine ait database programlarına örnek olarak Soft Wood firmasının MiAmiga Ledger (muhasebe) ve MiAmiga File (genel dosyalama) programlarını verebiliriz. Bunların en çok tutulan özellikleri oldukça rahat kullanışlı olmaları. Bu kategorideki programların da sadece en popüler olanlarına değindikten sonra, kelime işlem programlarını ele alalım. AMIGA'daki kelime işlemciler iki gruba ayrılıyor: klasik kelime işlemciler ve masa üstü matbaacılık (desktop publishing) tipinde olanlar. Diğer sistemlerdeki birçok kelime işlem programları AMIGA'ya uyarlanmış durumda. Pek tabii, bunların birinci grupta yer aldıklarını söylemeye gerek yok. Bunların en popüler olanları: Wizawrite, Texteraft, Textomat, Enable Write, Scribble ve Professional Text Engine. Bunların çoğu de- Bişik font ve yazı stillerini kullanmaya olanak veriyor. Kısmen de olsa grafik eklemek sözkonusu. Masa üstü matbaacılık tipinde programların en popüler olanları ise Pagesetter ve Prowrite adlı programlar. Bunlardan birincisi, çok daha fazla olanaklar içeriyor, fakat renkli çalışmak mümkün değil. Daha çok sayfa düzeni ön planda tutulmuş. İkincisi daha çok kelime işlem programına benziyor. Fakat renkli basım ve renkli grafik gibi olanaklara sahip. Geldik AMIGA programları içinde en eğlenceli gruba. Bu grup her türlü grafik çizim, boyama, teknik çizim, animasyon, baskı programlarını içeriyor. Resim çizimi ve boyaması için en popüler program Electronic Arts firmasının ürünü olan Deluxe Paint II programı (bu program Deluxe Paint I programının tüm özelliklerini olduğu gibi içeriyor); bunu hemen arkasından Aegis firmasının Images adlı çizim programı izliyor. Her iki program da normalde bir çizim programında bulunması gereken tüm özellikleri fazlasıyla içeriyorlar. Bilhassa Deluxe Paint II programının fazlalıkları ilgi çekiyor. Bunlara örnek verecek olursak: Resmin herhangi bir bölgesini çeşitli oranlarda büyütmek, küçültmek, döndürmek, perspektife tâbi tutmak gibi. Fanta-
EDİT 6/L Account H BELA
Description KASA HESABI lormal Balance (DzDebit, CzCredit) D zisi güçlü bir kişinin bu programla yapamayacağı şey yok gibi! Her iki programın da ortak özelliği tek ekranda maksimum 32 renk kullandırması. Çözünürlük açısından Deluxe Paint II programında hiçbir sınırlama yok. (Eğer hafızanız yeterse! Bilhassa yüksek çözünürlükte fazla renk kullanmanıza izin verilmiyor, çünkü hafıza yetmiyor.» HAM modunu (4096 rengi de tek ekranda kullanmaya izin veren grafik modu) kullanan çizim programlarına başlıca iki örnek olarak DigiPaint ve Prizma (Prism) adlı programları verebiliriz. Bunlardan ikincisi daha sonra çıktı ve daha çok özellik içeriyor; bu yüzden de daha revaçta.
Ne Yapar Bu AMIGA 500?
Bu noktada bazı ufak(!) ayrıntılardan söz etmenin zamanı geldi sanıyo- Tum. AMIGA'da grafik, ses ve yazı dosyaları belli bir standart formata uyularak saklanıp yükleniyor. Bu standarda IFF (Interchange File Format) adı verilmiş. Bu yüzden bir çizim programında elde ettiğiniz bir görüntüyü lazım olabilecek her yerde kullanabiliyorsunuz. Diyelim ki iki çizim programının değişik özellikleri var ve siz bunları kullanmak istiyorsunuz. Yapacağınız tek işlem birinde kullandığınız dosyayı diğerinde yükleyip çalışmaya devam etmek. Animasyon, baskı ve masa üstü matbaacılık programları için gereken resim parçalarını da bu çizim programlarından üretebiliyorsunuz. Ses, müzik ve enstrüman dosyaları için de aynı standart söz konusu. Herhangi bir digitizer'da (ses örnekleyici) elde ettiğiniz sesi diğer programlarda et trüman veya ses olarak kullanabiliyorsunuz. (Yani, o anda elinizde bulunmayan bir enstrüman sesini siz örnekleyip kullanabiliyorsunuz.) Gelelim baskı programlarına... Bu programlar yardımıyla kart, afiş vs. şeyler hazırlayıp basabiliyorsunuz. Bunların en popüler olanları, Print Master, Deluxe Print ve TV Text programları. Bunlarda elde ettiğiniz ekranları isterseniz IFF formatında saklayabildiğiniz için isterseniz çizim programlarıyla kombine olarak kullanabiliyorsunuz. Teknik çizim veya baskılı devre hazırlayan programlarda da bir çeşit bolluğu söz konusu. Teknik çizim programlarında en popüler olanları Aegis Draw ve Dynamic Cad adlı programlar. Bu arada yeni çıktığı için henüz o kadar popüler olmayan CAD 3d adlı bir programdan söz edelim. Bu program bir cismin üç değişik görüntüsünü aynı anda kombine olarak çizmenizi sağlıyor. Kendisi bu çizimlerden üç boyutlu şekli oluşturduktan sonra herhangi bir açıdan görüntü almanızı sağlıyor. Elektronik elemanları yerleştirmek için iki popüler program mevcut. Bunlar, PCLO Cad ve Newio adlı programlar (Dynamic Cad adlı teknik çizim programı da devre yabiliyor, fakat bunlar kadar rahat değil.) Bunlardan ikincisi hem daha ekonomik, hem de daha kullanışlı (mesela bir kaç değişik parametreye göre hatları birleştiriyor; sadece dik birleşen hatlar gibi). Fakat bu programın şu andaki tek dezavantajlı yönü Almanca olması. Tahminim yakın bir zamanda bu program İngilizceye çevrilerek daha geniş bir kitlenin kullanması sağlanır. Ve geldik AMIGA'nın animasyon programlarına. Bu kategoride başı Aegis firmasının Aegis Animatör, Elektronic Arts firmasının Deluxe Video adlı programları çekiyor. Bunlardan birincisi daha basit ve rahat kul-
. Öteki ise çok daha detaylı bir program olduğu için (belki de!) kullanımı daha zor. Aegis Animatör grafiksel animasyonları çok rahat şekilde yapmanıza izin veriyor. Fakat birçok şeyin eksikliğini hissediyorsunuz. Deluxe Video'da bir animasyon hazırlamak bazı yerlerde program yazmak kadar detaylı olabiliyor. (Mesela, gerekli resimleri zamanından önce yavaş olarak yükleyip animasyonun devamlılığını sağlamak.) Bulunan özellikler ise grafiksel animasyonların dışında, ses ve müziği stereo olarak kullanabilmek, yazı stillerini dondurup boyutlarıyla oynayabilmek vs. Bu programın ilginç bir özelliği, animasyonu ekranda görünen ufak
Description KASA HESABI —
(DzDebit, C-Credit) D — bir uzaktan kumanda aleti sayesinde istediğiniz hızla ileri-geri oynatabiliyorsunuz, veya istediğiniz bir yerde dondurabiliyorsunuz. (Zaten video adı da buradan türemiş.) Daha henüz piyasaya çıkmakta olan bir animasyon programının da haberini verelim isterseniz. Aegis firmasının yeni çıkaracağı VideoScape adlı animasyon programı, üç boyutlu cisimlerle hızlı animasyonlar yapmanıza olanak veriyor. Hazır üç boyutlu animasyonlardan söz açılmışken, Ray Tracing adlı yöntemden söz etmeden geçmeyelim. Bu yöntem, gerçek cisimleri değil de, matematiksel olarak belirlenebilen cisimlerin animasyonunu yapabiliyor. (Gerçek bir cismi matematiksel cisimlerle tanımlamak oldukça zor ve yo- Tucu, fakat imkansız değil!) Animasyonun gerçek zamanda yapılmaması da diğer bir özellik. Verdiğiniz animasyon tek kare, tek kare olarak HAM modu kullanılarak oluşturuluyor ve özel bir yöntemle sıkıştırılarak saklanıyor. İşlem bittiğinde tüm animasyon tek bir dosya halinde toparlanıyor. Sıkışmış haliyle tüm kareler bir kareden hafızaya yüklenebiliyor. Animasyon sırasında bunlar tek tek ve çok hızlı olarak açılarak ekranda gösteriliyor. Böylece muhteşem güzellikte animasyonlar elde ediliyor. Ekrandaki cisimlerin parlamaları, birbirleri üzerindeki gölgeleri ve görüntüleri gerçekten farksız olarak oluşuyor. (Bu yöntemin en popüler örneği Juggler Demo adlı programdır; bulabilirseniz bir yerde izlemenizi tavsiye ederim). Şu anda piyasada Ray Tracing yöntemiyle animasyona olanak kılan bir editör programının mevcut olduğunu da sözlerimize ekleyelim. Geldik diğer bir ilginç bölüme: Müzik programları... Bu programlarda başı Aegis Sonix ve Deluxe Music programları çekiyor. Takipçileri ise Music Studio ve Instant Music. Aegis Sonix, AMIGA'nın ilk müzik programlarından olan Musicraft'a oldukça benziyor. (Gerek kullanım, gerek ekranlar açısından.) Fakat hemen göze çarptığı gibi o programdan birkaç gömlek üstün olarak yaratılmış. Dalga biçimleri, enstrumanlar ve kanalları kullanmadaki üstünlüğü be- Taberindeki üç adet Data disketindeki örnekleri dinlerken belli oluyor. Bu program üç ana parçadan meydana geliyor: Scores (müzik parçaları), Tmstruments (enstrümanlar) ve keyboard (tuş takımı). Scores bölümünde karşınıza porte (notaların dizildiği çizgiler) çıkıyor. Siz burada seçtiğiniz enstrümanlarla (her iki kanalın geçişini de göz önünde bulundurarak) beste yapabiliyorsunuz. Daha evvel yazılmış bir parçayı yükleyip çalma işlemi de bu ekranda gerçekleşiyor. Çalma işlemi sırasında birçok parametreyi de değiştirebiliyorsunuz. Yani müzik olduğu gibi kontrolunuz altında. Enstrümanlar ekranı tam anlamıyla bir oyuncak. Bu ekranda herhangi bir enstrümanı yükleyip, tuşlar
MIGA'nızda elde ettiğiniz görüntü ve animasyonlar, Genlock ile bir başka görüntü veya filmin üzerine eklenebiliyor.
yardımıyla çalıp, parametrelerini de- Biştirip, gerisin geri saklayabiliyorsunuz. Bu ekranda o kadar çok tuş ve ayar var ki bunlarla oynadıktan sonra ilk yüklediğiniz enstrüman tanınmaz hale geliyor. (Peki, peki, itiraf ediyorum: müzikten pek anlamam!) Tuş takımı ekranında, tuşlar yardımıyla birkaç enstrümanı çalmanız sağlanıyor. AMIGA'daki hemen her müzik programının MIDI çıkışı mevcut. Fakat, şu anda MIDI ünitelerinden hiç birini alıp test etme fırsatım olmadı. Bu yüzden bunların verimlilikleri hakkında hiçbir şey söyleyemeyeceğim. Müzik konusunda kullanılabilecek diğer donanım ürünleri ses örnekleyicileri. Bilhassa bunlarla hazırlanmış demo disketlerini dinlemenizi tavsiye ederim. (Mesela Oueen Demo, Miami Vice ve Run DMC'den “Walk This Way” parçasının remix edilmesi.) Örrekleyicilerin şu anda en popüler olanları Future Sound, Perfect Sound ve Digi Sound. Şu anda bunların hiç biri elimde mevcut değil; o yüzden kesin bir şey söyleyemiyorum. Tahminim yakın bir zamanda bu eksiğimi başka bir yazıda tamamlarım. Popüler donanım eklerine örnek olarak görüntü digitizer'larını, aframe-grabber ünitesini ve genlock cihazını vereyim. Görüntü digitizer'- larının en popüler olanları Digi-View ve Print-Technik markaları. Bunlardan ikincisi daha iyi, pahalı ve hızlı. Kaliteleri açısından şu anda bir karşılaştırma yapamayacağım. Fakat elime ulaşan birkaç görüntüye bakarak diyebilirim ki her ikisi de görevlerini oldukça iyi yerine getiriyorlar. Genlock cihazı bilhassa grafiker ve animasyoncuların oldukça ilgisini çekecek bir cihaz. Bunun yaptığı işlem, dışarıdan gelen görüntü sinyallerini AMIGA'ya arka plan görüntüsü olarak eklemek. Yani, AMIGA'da elde ettiğiniz görüntü ve animasyonları başka bir görüntü veya filmin üzerine ekleyebiliyorsunuz. Dışarıda pek yoğun olarak kullanılan, fakat Türkiye'de pek kullanım bulamayan bir donanım olayından daha söz etmeden geçemeyeceğim. Evet, modem'lerden söz ediyoruz. Bugün, Türkiye'de pek bilinmemesine rağmen, yabancı ülkelerde program alışverişlerinin çoğu artık telefon hatlarıyla gerçekleşiyor. Dileğimiz, bu ilginç teknolojinin yakın bir za” manda ülkemizde de yaygınlaşması. Bu piyasada en popüler markalar, Commodore'un çıkardığı Amiga- Term, TDI firmasının ürettiği Amiga Kermit ve Kent Engineering firmasının MacroModem'i. Gelelim AMIGA'yla yapılan çeşitli uygulamalara. Bunların en başında, Transformer adlı program geliyor. Bu programın yaptığı işlem MS-DOS Emulatör olarak, PC programlarını AMIGA'da çalıştırmak. Bu programi yükleyip çalıştırdıktan sonra aynen PC'lerde olduğu gibi DOS 2.11 disketiyle aleti “BOOT” ediyorsunuz. Sonuçta karşınıza ciddi ciddi MS-DOS'ta çalışan bir AMIGA çıkıyor. Yüzde yüz uyumluluğu garanti etmese de birçok PC programı AMI-GA'da sadece bir program yardımıyla çalışabiliyor. Hız bakımından, yapılan işlemin çeşidine göre yüzde altmış ile yüzde yüz arasında bir orana sahip. Bir Emülatör programı için oldukça iyi bir oran bu. Tek kusuru, tüm AMIGA sistemini kontrolu altına alıp, multitasking'e olanak vermemesi. (Zaten PC uyumlu aletlerin hiçbiri multitasking değildir; bu yüzden onların programını kullanırken de aynı şartlara sadık kalıyorsunuz.) Eğer yüzde yüz uyumluluk ve yüksek hız istiyorsanız, SIDECAR ünitesini almanız gerekiyor. Böylece AMI-GA'nız multitasking olarak çalışmaya devam ediyor. Bu ünite donanım açısından da yüzde yüz uyumlu. Mesela, herhangi bir PC kartını alıp takacak yeriniz mevcut. (Bir harddisk kartı mesela. Hem AMIGA, hem PC tarafından kullanılabilecek şekilde.) Aritmetik Co-processor veya bellek artırım çipleri için yerler bile unutulmamış. Aynen PC'lerde olduğu gibi ön tarafta bir adet 5.25 inçlik disket sürücüsü de sisteme dahil. Tabii bu kadar çok konforu beraberinde getiren bir alet ekonomik açıdan da diğer çözüme oranla farklılıklar içeriyor. SIDECAR'in bugünkü fiyatı, aşağı yukarı AMIGA 500'ünkü ile eşit. Çeşitli uygulamalar ile ilgili programlardan söz açılmışken disket kopaşlangıçta “program desteği zayıf” deniyordu AMIGA için. Ama artık programlar her geçen gün çığ gibi artıyor.
ya, disket monitör ve hacker (kurcalama) programlarından söz edeyim dedim, fakat bunlar o kadar çok ve çeşitli ki, ancak genel bir kaç şey söyleyebileceğim. Kopya programları genelde çektikleri formatlara göre (AMIGA'nın disket sürücüleri birçok formatta yazıp okuyabilirler) ve hatalı disketleri çekip çekmemelerine göre veya çekme modlarına göre (nibble mode, sector mode), veya kaç track çektiklerine göre farklılaşıyorlar. Hemen hepsinde de kullanım rahatlığının ön planda tutulduğu görülüyor. Monitör ve kurcalama programları disket üzerindeki herhangi bir bölgeyi hafızada inceleyip (hex, ascii, disassemble vs.) değiştirmenize ve geri yazmanıza olanak veriyor. Tabii, bu arada sağlam bir disketi bozma olasılığınız oldukça yüksek! Gelelim, yardımcı tipte programlara... Bunların başında programcılar için yapılmış editör'ler geliyor; Micro Forge Editor, MicroEmacs gibi. Metacomco firmasının Shell adlı programı vasıtasıyla DOS seviyesinde çok rahat bir kullanım sağlanıyor. Herhangi bir satırı yanlış yazdığınızda tekrar çağırıp düzeltip kullanabiliyorsunuz. HISTORY komutuyla verdiğiniz rakam kadar komutunuzu aklında tutup tekrar kullanmanıza olanak veriyor. Böylece aynı tür komutları tekrar tekrar kullanmak zorunda kaldığınızda size yardımcı oluyor. (Örneğin, bir programı edit etmek, compile etmek, link etmek ve execute edip hatalarını görüp tekrar edit etmek vs. vs.) Fonksiyon tuşlarına bazı komutları koyup, birçok komutu basit harflerle kısaltmak da mümkün kılınmış bu programda.
AMIGA'nın işletim sistemi, window, gadget ve menülerin kullanımını oldukça esnek bırakmış. Hemen her istediğinizi buluyorsunuz, tabii parametreleri sisteme bildirip talep ederek. Şunun kenarında şu olsun mu? Şu menü seçildiğinde kaç tane alt menüsü olsun? gibisinden birçok detaylı parametreyi belirleyip sisteme bildirmeyi yazdığınız programın içinde belirtiyorsunuz. İşte size burada yardıma gelen bir program: Power- Windows. Yapacağınız işlem, ekranda yapmak istediğiniz window, menü ve gadget'leri kullanırken istediğiniz şekilde oluşturmak ve programdan bu parametreleri içeren bir program (C'de veya Assembler'da) yazmasını istemek. Bu parametreler belirlendikten sonra programın geri kalanını yazmak zaten beylik bir iş.
RAM bellekteki programları inceleyip kurcalamak için de birçok program yapılmış. (Zaten sistem ROM'- unda WACK adında bu tip bir program mevcut. Fakat sadece bilgisayar crash ettiğinde aktif oluyor bu program. Guru Meditation mesajını aldıktan sonra sağ mouse tuşuna bastığınızda eğer SERİAL porta bir terminal bağlıysa, oradan bu programı kullanabiliyorsunuz.) Bu programların en başında Metascope Debugger ve C-Monitör geliyor. Başlıca özellik olarak, yapılan işlerin önceliklerini ve aktivitelerini (multitasking bir ortamda en az birkaç tane iş bulunur) dü zenlemek ve belleği inceleyip değiştirme olanağı taşırlar. Tabii, bu programların kullanımı sırasında aşırı bir dikkat sarfetmeniz gerekmektedir, yoksa sistemi crash ettirirsiniz.
Sanırım, burada ilginç bir uygulama programından bahsetmenin zamanı geldi. Bu programın adı GRABBIT. Yaptığı iş ise herhangi bir programın grafiklerini printer'a çıkarması veya üzerinde oynayabilesiniz diye diskette saklamak. (Demin yukarıda sözünü ettiğimiz IFF for- Matina uygun olarak.) Böyle bir programı olunca insan oldukça ilginç şeyler yapabiliyor doğrusu!..
Geldik, oyun programlarına... Böyle bol renkli, hızlı ve ilginç ses özellikleri olan bir bilgisayarın oyun” larının da film kalitesinde olması beklenir herhalde. Gerçekten de birçok oyun bu özelliklere uyuyor. Fakat, alışkanlık olsa gerek, bazı yazıhm firmaları diğer bilgisayarlardaki ucubik oyunlarını AMIGA'ya uygulamayı ihmal etmemişler! Kısacası, AMIGA'nın oyun piyasasında her türlüsü mevcut. Fakat, biz burada alışılmışın dışındakilere değineceğiz. Çünkü diğerlerini herkes biliyor. Biz burada bazı oyunları örnek olarak verip, onlar üzerinde edindiğimiz bazı izlenimleri size aktaracağız. İlk oyunumuz, C-64'te de bulunan Defender of the Crown adlı oyun. Bu oyun piyasaya çıkalı neredeyse bir yıl olacak. Fakat daha hâlâ grafik ve ses özelliklerinden söz ettiriyor. Surgeon (cerrah) adlı oyunu oynarken bir cerrah oluveriyorsunuz! Veya olmasanız da, oldukça çok tecrübe sahibi oluyorsunuz. Bunu da hastaları çığlık çığlığa öldürmekle beceriyorsunuz!! Neyse, oyunu en başından anlatalım isterseniz... Hasta size geliyor ve genel bilgiler veriliyor. Karşınızda bir de röntgen filmi çekilmiş duruyor. Buna bakıp bir karar vermek zorundasınız. Eğer ameliyata karar verirseniz operasyon odasına geçip biçme işlemine başlıyorsunuz. Sol üst köşede hastanın kardiyografisini (hani şu kalp atışlarını gösteren alet) izleyerek yaptıklarınızın etkisini de kestirebiliyorsunuz. Üstteki menüden size gerekebilecek her türlü aracı alabiliyorsunuz. (Neşter, bistüri vs.) Ağrı dindirici veya nabız düzenleyici iğneler de bu menüye dahil. Size burada bir ipucu vereyim; hastalar genelde Atropin'den (eğer kalpten rahatsızsa) veya aort'u keserseniz (her hasta) gidiyorlar. Satranç sever misiniz? İşte size Chessmaster. Konuşan bir satranç programı. Tüm mesajlarını konuşarak veriyor. Değişik zorluk seviyeleri mevcut. (Aman siz gene de en basitinde oynayın!) İsterseniz size yardımcı oluyor. İster yukarıdan, ister eğik bir açıdan, ister yan taraflardan bakabiliyorsunuz satranç tahtasına. (“Satranç tahtasına alışamadım, bir şey göremedim, o yüzden yenildim.” diyemeyeceksiniz yani!) Bir bilgisayarın nasıl düşündüğünü merak ediyorsanız, söyleyin size düşündüklerini göstersin. (Aman bunu alet yenilirken yapmayın, çok kötü şeyler düşünmeye başlıyor o sıra!) Yaptığınız bir oyunu diskette saklayabiliyorsunuz, yükleyebiliyorsunuz, analizini ve istatistiklerini yaptırabiliyorsunuz, yazıcıya döktürebiliyorsunuz veya belli bir pozisyonda problem çözdürebiliyorsunuz. (Şu kadar hamle sonra mat gibi.) Kısacası yok yok bu programda. sevenler AMIGA'- da çeşit bolluğu karşısında şaşırıp kahyorlar. Futbol, basketbol, rugby, golf, beyzbol, tenis, araba yarışı, karate, judo, rodeo, boks ve çoklu oyunlar (Winter-games gibi) her biri birden çok firma tarafından üretilmiş durumda. (Şu anda altı yedi çeşit basketbol mevcut.) Hemen hepsi de animasyon özelliklerini oldukça iyi kullanmışlar AMIGA'nın. Şahsen ben rugby'nin nasıl bir oyun olduğunu merak ederdim. AMIGA'da rugby'- yi gördükten sonra, gerçekçiliği karbu merağımdan vaz geçtim. Savaşlı, vurdulu kırdılı oyunları merak edenler, şimdiden bir joystick firmasına ortak olmanın yollarını arasınlar. Çünkü, AMIGA'da bu tür oyunlar o kadar gerçekçi ve hızlı grafiklerle yapılmış ki insan bir oturdu mu başından kalkamıyor. Adventure oyunlara gelince... Nedense, AMIGA'nın adventure oyunları o kadar sıkıcı gelmiyor. Çünkü çok rahat kullanılıyor. En çok kullanılan komutlar genelde mouse ile kullanılabilecek şekilde yerleştirilmiş; böylece tuş takımını eskitmiyorsunuz. Hafızayı oldukça geniş bulduklarından olacak, yazılım firmaları adventure oyunlarını oldukça akıllı ve detaylı yapmışlar. İnsan kendini detaylara öyle kaptırıyor ki sanki karşısında birisiyle sohbet ediyor. (Geçenlerde dalgınlıkla AMIĞA'ya da bir çay söyledim!!!) AMIGA üzerine yapılanlar özetle bunlar. Çoğu kimse bunlar yeter zaten diyor. Benim fikrim bunlar henüz başlangıç. Donanım ve sistem açısından bu kadar detaylı bir bilgisayarda, sadece diğer bilgisayarlardaki örneklerden biraz daha gösterişli örnekler bunlar. Gerek yazılım, gerek donanım tasarlayan firmalar yapabileceklerinin tümünü ortaya koymuş değil bence. Dileğimiz, AMIGA'nın gerçek gücünü ortaya çıkaran uygulamalara bir an önce kavuşmak. Bu yazıda, daldan dala konup her şeyi içermeye çalıştık. Her konuda gerekli detaydan tek bir yazıda bahsetmenin imkansızlığı aşikâr. Tahminim yakın zamanda başka yazılarda detaylara ineriz. O zamana kadar hoşçakalın!..