Commodore sayı 18, sayfa 51
Sayfanın metni

Sayfa 51

0 grencilerin

Bach'ın figürlerini çaldırtıyor olmaları, muhafazakârlarca Tanrı'ya karşı suç işlenmişçesine tepki görüyordu.

“byte” depo) Lincoln laboratuvarlarında elde etmişti. Bilgisayar tarihinde bu gerçekten bir yenilik idi. Öyle ki, öğrenciler bile bir bilgisayarda oynayabiliyorlardı; onu kendi kişisel bilgisayarları olarak görüyorlardı. Daha önceleri ise, ancak yetkili bilgisayar personeline taleplerini sunabiliyorlardı. Öğrenciler bu konudaki özgürlüklerinden yararlanıyorlardı: Bir metin işleme programı yazıyorlar, TX-0'ya Bach'ın füglerini çaldırtıyorlar ve kendilerine özgü oyunlar geliştiriyorlardı. Onların bu tutumu, muhafazakâr bilgisayarcılar arasında, Tanrı'ya karşı suç işlendiğinde görülebilecek türden bir tepkiye yol açıyordu. LINC de, 1962 yılında ortaya çıkışıyla, MIT'da tarihi bir olay yaratmıştı. Bu tıkız aygıt, öğrencilerin kendi laboratuvar çalışmaları için bizzat yaptıkları hesap makinelerine bir örnek oluşturuyordu. 1965: Stanford Research Institute (Stanford Araştırma Enstitüsü)'nden Douglas Englebart kendi araştırma programında Vannevar Bush'un fikirlerini ele aldı ve modern bir kişisel bilgisayarın prototipini geliştirdi; bu, metinleri yazıp depolayabilen ve mesai arkadaşları arasında elektronik iletişim sağlayabilen bir makine idi. 1969: Neimand-Marcuse firmasının kataloğunda 10600 Dolar fiyatla Honeywall H316 “Mutfak bilgisayarı” tanıtımı yapıldı. Bu bilgisayarın yemek tariflerini depoladığı, yemek planını hazırladığı ve bunların yanısıra golf turnuvalarını yönettiği, yardım balolarını düzenlediği söyleniyordu. Gazeteci John Gantz, bunun “ilk ev bilgisayarı” olduğunu heyecanla vurguluyordu. 1971: John von Blankenbaker, Kenbak-I'i geliştirdi ve tamamladı. Bu bilgisayar gerçi ancak 256 çoklu “byte” (KByte değil!) bir depoya sahipti ve ekran ile klavye yerine sadece birkaç düğme ve gösterge lambacıkları taşıyordu, ama uzman bir jüri tarafından 1986 baharında ona “ilk kişisel bilgisayar” ünvanı verildi. Bu girişimi, Boston'daki bilgisayar müzesi düzenlemişti.

1973: Birleşik Devletler firması Xerox'un (Kaliforniya) ünlü Palo Alto Araştırma Merkezi'nde (PARC) kişisel bilgisayarın prototipi olan Alto adlı makine üretildi. O zamanlar para içinde yüzen Xerox firması, bilim adamlarına anılan araştırma merkezi (PARC) nezdinde tüm isteklerinin yerine getirildiği bir mekan sunuyordu. Bilim adamları, pazarlanabilir bir ürün geliştirme baskısı altında olmaksızın, kendi teknik düşünlerinin ve hayallerinin peşinden gidebilmek için paraya ve laboratuvara sahip oluyorlardı. Alto'yu planlayan Alan Kay de, gerçekten bir hayalci idi. Daha sonra, bu konu ile ilgili hatırladıklarını şöyle dile getirmişti: “Düşlerimizi, bir not defteri büyüklüğünde kişisel bir dinamik “medium” tasarımlanması idesi üstünde billurlaştırmıştık. Herkes ona sahip olabilmeliydi ve bu aygıt, sahibinin tüm bilgi gereksinmesini karşılayabilecek güçte olmalıydı.”

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.