Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 24
(DENİZ mıştır ve bir çoğumuz için, başkalarının hayatlarını iyileştirebilmemizi mümkün kılmıştır. Ama bazı problemlere çare bulmazsak eğri artık tersine dönmeye başlayacaktır. Artık teknolojinin gelişmesinin bu her iki amacın birlikte gerçekleşmesini gittikçe daha az mümkün kıldığı bir noktaya varıyoruz. Ahlâken iyi hayatlar ve ilginç hayatlar arasında sevimsiz bir tercih yapmamız gerekebilir.
BİLGİSAYARIN KÖY DOKTORLARINA SUNDUĞU:
Teknoloji yeni bilgi kaynakları sundukça, bireysel faaliyetlerimize geçmişte yön veren standartlar geçersizleşiyor. Mesela bir köy doktorunun durumunu ele alın. Bugün daha değerli ve anlamlı hayatlar sürmek için küçük kırsal yerleşimlerde doktor olmayı seçen ve kârlı şehir pratiğini terk eden övülmesi gereken doktorlar var. Erdemleri çok sık dile getirildiği için bir de benim aynı şeyi sürdürmem gerekmez. Bu doktorlar hastalarını iyi tanırlar; kişisel, karmaşık ve yakın bilgileri, cemaatlerinden birine teşhise, tedaviye veya tavsiyeye gittiklerinde çok işlerine yarar. Ama iyi de olsalar kötü de olsalar bu doktorların nesli tükenmektedir. Teknoloji onların tedavi tarzını geçersiz kılmanın eşiğindedir ve geçersiz oldukları için ahlâken savunulmaları da zordur. Teşhis için uzman sistemler ulaşılabilir olduğunda, bu doktorlar da yeni teknolojiden yararlanıp yararlanmamaya karar vereceklerdir. Düşüncelerinizi tamamlamak için varsayalım ki sistem, savunucularının öngördüğü gibi sahiden de ortalama bir doktorun karşılayabileceği tıbbi vakaların geniş çeşitliliği içinde hızlı, güvenilir ve kesin teşhis koymayı sağlayabilsin. Eğer sahiden böyleyse doktorların vicdanen tercih hakkı kalmayacak, yeni uzman sisteminden yararlanmak zorunda kalacaklar. Kat'i teşhis sağlayan mevcut en iyi aracı kullanmayı seçmemeleri görevlerini vahim bir biçimde ihmal ettikleri anlamına gelecek. Tıpkı romantik bir kapris yüzünden telefon kullanmaktan kaçınmaya ya da hasta turlarını atla dolaşarak yapmaya ya da ameliyattan önce röntgen filmlerine bakmayı reddetmeye benzeyecek. Ölüm-kalım meseleleri olmadığı zaman şirinlikler kabul edilebilir ama çok az kişi özellikle de ciddi ve kaçınılabilir bir yanlış teşhis ve yanlış tedavi riski söz konusu olduğunda eski moda yöntemler kullanan bir doktora itibar edecektir.
Doktorlar her zaman tıptaki gelişmelerin gerisinde kalmamaya mecbur tutulmuşlardır ve bu mecburiyetle tıp dergilerini izleyerek ya da bilgi tazeleyici kurslar alarak baş etmişlerdir. Bu enformasyon kuşağı son zamanlarda başa çıkılmaz hale gelmeye başlamıştır. Köy doktorları bugüne kadar, şehirli meslektaşlarının sorumlu tutuldukları her şeyi bilmek zorunda değillerdi. İnsanın kafasında taşıyabileceği şeylerin ne de olsa bir sınırı var.
Ama bugün artık böyle sınırları geçersiz kılacak bir teknoloji vaat ediliyor. Tek yapacağınız iş kamyonetinizin içine modern ve tuşlu bir telefon yerleştirmek. Böylece, parmaklarınızın ucunda günde 24 saat uzman danışmanlardan oluşan saygın bir topluluk olacak. Böyle bir sisteme güvenmeye direnirseniz gerçekten de oldukça tuhaf bir ahlâk anlayışınız var demektir. Bu güzellikte yeni bir bilgi kaynağına; size bağlı, ellerinize bırakılmış hayatlar söz konusu olduğunda ve yapabileceğiniz en bilgili teşhisi yapmanızı sağlayabilecekken nasıl sırt çevirebilirsiniz? En izole kırsal bölgelerdeki doktorların bile hoşgörülebilir cehaletlerinin standartları değişecektir ve yepyeni standartlarla baş etmek için doktorların pratiklerini değiştirmeleri gerekecektir. Nasıl şimdi doktorların an-
ERE
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 25
eleceğin
doktoru uzman sistemlerin bir aleti haline gelince, herhalde artık tıbbın sanat mı bilim mi olduğu tartışması da sona erecek.
tiseptik uygulama standartlarına uymaları bekleniyorsa bütün doktorların bu yeni teknolojiyi kullanmaları beklenecektir.
RESMİYETE TESLİMİYET
Uzman sistemlerin doktorlara daha iyi bir tıp uygulaması sağlayacağını düşünebiliriz ama bu sistemleri kullanabilmek için daha önceki icraatlarında övündükleri bazı uygulamaları terk etmeleri gerekecektir. Şimdilerde köy doktorları hastaları hakkında bilgi toplamak için çeşitli ve enformel bir yola başvururlar. Eğer İhtiyar Sam iyi gözüküyorsa, yılın bu zamanında her zaman nasılsa gene öyleyse ve yeni bir şeyden şikayeti yoksa doktor onu bırakıp gidebilir. Ayrıca İhtiyar Sam'ın sahiden yeni bir derdi de olsa, bu dert bu aşamada köy doktorunun teşhis koyması için fazla ezoterik fazla belirsizdir. Köy tıbbı ne de olsa Massachusetts Genel Hastanesi değildir. Ama uzman sistemler bütün bunları değiştirecek. Doktorlar bütün hastalarına eskiden hiç sormaya gerek duymadıkları bir yığın soru sormaya mecbur tutulacak (zaten eskiden sorsalar da cevaplarını ne yapacaklardı ki). Ayrıca daha önce yapmalarına hiç gerek olmayan bir dizi genellikle basit testleri uygulamak zorunda kalacaklar. Öyle yapacaklar çünkü uzman sistemleri bu tür bilgilerle beslemenin değerli sonuçlara ulaşmayı sağladığı kabul ediliyor. Sözgelimi tedavi edilebilir kanserin daha yüksek yüzdeyle erken teşhisini sağlıyor. Bu iki yolla bilgi sağlamak, soru sormak ve basit testler uygulamak, mümkün olduğu kadar basit, açık ve sarih olacak. Hatta prosedür mümkün olduğu kadar rutin olacak çünkü ne kadar rutin olursa uzman sistemleri beslemek de o kadar bir örnek olacak ve dolayısıyla yanlış bilgilendirme şansı da o kadar azalacak. Böylelikle “teşhis sanatı” ve bir hastanın “tarihini kaydetme sanatı” mümkün olduğu kadar sanatın yerini sadece emirlere uyma kapasitesinin aldığı bir tatbikata indirgenecek. Bu sistemlerin yaratıcı ve sanatçı bir araştırma ve teşhisi bilinçli olarak bastırmaya yöneldiklerini söylemek istemiyorum. Yalnız bu tip faaliyetler sadece doktorlar mecburi soruları sorduktan ve mecburi testleri uyguladıktan sonra kalan alanın içine devredilecek. Tıpta (ve genel olarak teknolojide) “ilerleme” sanatın yerini mecburi uygulamaların almasıyla gelişir. Dolayısıyla ne zaman herhangi bir sanatı yöneten ilkeler yeterince anlaşılır ve kodlanabilir hale gelirse o zaman söz konusu sanat teknolojikleşebilir. Bu yüzden tıp teşhisi teknolojisi başarıya ulaştıkça ve doktorları onu uygulamaya mecbur tutulacak kadar güvenilirlik kazandıkça, bu alanda kullanılan tıp pratisyenlerinin düzenli günlük katkılarını azaltarak olacaktır. Kırk yılda bir sanatkâr doktor için öyle bir an gelebilir ki, sanatını uygulama fırsatını bulabilir ve hatta teknolojinin bir açığını kapatarak bir hayat kurtarabilir ama bu fırsatlar teknoloji ilerledikçe seyrekleşecektir. Bir doktor türünün soyu da böylelikle tükenecektir ve onları gittikçe daha çok teşhis sorumluluklarını uzman sistemlere bırakan ve bunu miskinliklerinden ya da ahmaklıklarından ötürü değil, sistemlere başvurmadan da aynı derecede iyi teşhis koyabileceklerini savunmaları güçleştiği için böyle yapan yeni bir tür gelişecek. Bizi terk etmekte olan bu pratisyen türü için gözyaşı dökmeli miyiz? Eğer doktorların kendi bakış açılarını benimsersek böyle bir gelişmeyi niye lerine sindiremediklerini anlayabiliriz: Kendi hayatlarını daha az heyecanlı daha az elzem hale getirecek, sadece bir arabulucu rolüne düşmeye başlayacaklar: Kendi doğrudan gözlemlerini makinanın okuyabileceği semptomatolojiyle pekiştiren ve sistemin teşhis emirlerini uygulayan hasta ve sistem arasındaki canlı araçlar... Sosyal rollerin soyunun tükenmesi tarihte çok tanıdık bir süreçtir. Artistler, hattatlar, çömlekçiler ve terziler eskiden kendi toplumları için bugünküne göre çok daha vazgeçilmezdiler. Hâlâ artistler için böyle bir rol kaldıysa bu artık lüks bir roldür; bazı insanlar bu özel kişisel artistik hüner için fark ödemek istiyorlar ama el yapmanın makina malına üstün olduğu alan, eski statüsüne göre sadece temsili ve hatta mistik bir kalıntıya dönüştü. Çömlekçilerin şansı, hâlâ el yapımı çanak-çömleği sahiplenen yeterince insan olduğu için, mesleklerini sürdürebilmeleridir ama çömlekçilerin sosyal konumu kaçınılmaz bir biçimde yara almıştır. Artık eskiden olduğu gibi vazgeçilmez değillerdir. Bugün çömlekçi olmak hâlâ birçok mesleğe göre iyi bir hayat sürmek anlamına gelebilir çünkü işin kendisi fazlasıyla tatmin ve zevk sağlamaktadır. Ama artık eskisi gibi kifâyet verici değildir. Biraz kafa yoran çömlekçi fark etmelidir ki toplumun gittikçe azalan bir kesimini hoşnut ederek yaşamaktadırlar. Doktorların bu kadar şansı bile olmayacak çünkü aklı başındayken kim tıpkı anneannesininki gibi el yapımı ve şirin bir tıbbi bakım isteyebilir?