Commodore sayı 12, sayfa 15

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 15

En geç bu aşamada bilgisayar dersiyle ilgili soruların en önemlisiyle karşı karşıya gelinir: Bu soru programlamanın da öğretilmesinin gerekip gerekmediği ve eğer gerekiyorsa bunun hangi programlama dilinde gerçekleştirileceği sorusudur. Çünkü uygulanan derslerden bunlardan biri dikkate alınmazsa ötekinin de iyi işlemediği bu arada anlaşılmıştır. Bu konuda söylenebilecek en geçerli söz şudur: Bilgisayarın temel işleyişinin somut ve dolaysız bir tarzda kavranmasında hiçbir şey öğrencinin ona kendi talimatlarıyla herhangi bir şey yaptırmayı denemesi kadar etkili olamaz.

Yalnızca programlama dillerinin kullanımıyla değil işletim sistemlerine ilişkin kavramlarla, bu sistemlere yapılacak müdahalelerle ve sonuç olarak bunların kuramıyla uğraşan bilgi işlem ve bilgi işlem teknolojisi birer bilimsel disiplin olarak genel okul eğitimi çerçevesine giremezler. Girememelerinin nedeni ise bu disiplinlerin çok “üst düzeyde” özel karmaşık olmaları değildir yalnızca, aynı zamanda da bu alandaki bilgilerin son derece “geçici” olmasıdır. Bir başka neden de bu disiplinlerin bilgisayardan yararlanma konusundaki önemlerini gittikçe yitiriyor olmalarıdır. (Bu durum güç bela konuya vakıf olmuş bazı pedagogları incitmekte ve kızdırmaktadır.)

Ama sorun orta öğretimin ikinci aşamasında da pek açıklığa kavuşmuş sayılmaz: Lise son sınıflarda Fransızca öğrenilmekte ama Latinceden türemiş diller edebiyatı (Romanistik) öğretimi görülmemektedir. Bunun gibi bilgisayar kullanımları alanında “derinleşemedikten” sonra bilgi-işlem dersine öğrenci neden yazılmak zorunda kalsın? Temel bilgisayar eğitiminde ikinci bir bölüme, yani mesleki temel bilgisayar eğitimine imkân tanınması bilgi-işlemden, bilgi-işlem teknolojisinden ve bilgisayar uzmanlık eğitiminden daha önemli gibi geliyor bana.

Bu yolla öğrenci en yeni biçimlerin ana nitelikleri ve kapasiteleri ile yüzyüze gelecek ve yeni teknik ona belli mesleklerin ya da meslek gruplarının bakış açısından açıklanacaktır.

Bu yolla aynı zamanda mesleklerin hattâ çalışma koşullarının değiştirilmesi de açıklanabilecektir. Bu yapılırken çıkış noktası olarak da her tekniğin ilk amacının işi bütünüyle ya da kısmen araçlara, makinelere, otomatlara aktarmak suretiyle çalışmayı kolaylaştırmak ya da daha iyi çalışmak koşullarını gerçekleştirmek olduğu yollu basit hakikat temele alınabilir. Bu noktada zorunlu olarak bir uyarıda bulunmam gerekiyor: Bilgi-işlem ve iletişim teknolojisine ilişkin eğitim konusunda hiç kimse çok yüksek beklentilere kapılmamalıdır. Bilgisayar eğitimi eğitim sistemine ne muhafazakâr ne de devrimci bir kimlik kazandıracaktır. Bilgi-işlem dersine her öğrenciye genellenebilecek bir değer atfedilmemelidir. “Bundan dolayı okul içinde karmaşık bir sorunun ağırlık noktasını problematikleştirme ve sorgulama yöntemleri değil, tersine her şeyden önce temel bilgilerin aktarılması oluşturulmalıdır. Çünkü eğer çocuklarımız kendi gelecekleriyle başa çıkmak zorunda iseler o zaman okul onlara her şeyden önce bilgisayarla ikame edilemeyen ama bir toplumu insanca kılan yetenekleri ve bilgileri aktarmalıdır. Bu konuda herhalde yeğenim Volker'in de bir itirazı olmayacaktır.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.