Commodore sayı 12, sayfa 14

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 14

Bu az sayıda kişiden oluşan kapalı topluluklarda yapılanlara gelince bunlar bütünüyle bilgi-işlem öğrenimine bilimsel bir hazırlık oluşturmaya yönelikti. Bu uğraş tıpkı bir müzik öğretmeninin olağanüstü yetenekli virtüöz öğrencilere verdiği özel dersler kadar dışlayıcıydı ve öyle olmaya da devam ediyorlar. Bunun temel bilgisayar eğitimiyle ya da “Genel Bilişim” ile hiçbir ilgisi yoktu ve yoktur.

Elbette bilgisayar sahnelerinin genç yıldızları, kitle iletişim araçlarının manşetlerine geçenler, dünya çapında genç araştırmacıların katıldıkları yarışmaları kazananlar ve kendilerine soy metalden disketler sunulmuş olan şaşaalı öğrenciler bu grupların içinden çıkmıştır. Ama bunların sayısı saç tuvaleti konusunda dünya şampiyonluğunu kazanmış olan gençlerden daha fazla değildir. Bu yüzden bunların varlığı eğitim politikasında temel bazı karışıklıklara yolaçmıştır. Tabii ki genç insanların büyük bir çoğunluğu için araştırma ve geliştirmeye yönelik parlak bir kariyerden büsbütün başka şeyler de vardır. Eğer okul eğitiminin görevi doğal ve teknik çevremizdeki olguları mesleki yararlardan bağımsız olarak aydınlatmak ise o zaman gençlerin bilgisayar konusunda bilgilendirilmesi de hiç kuşkusuz okulun görevleri arasına girer. Bilgi-işlem tekniğinin kullanımı yalnızca mesleklerle sınırlı olmadığından günlük yaşamın biçimlendirilmesini ve dinlenme etkinliklerini de (önceleri her ikisine birden “boş zaman” deniyordu) kapsadığından bütün öğrenciler için bilgisayar dersi gerekli bir dal olmuştur. Bu nedenle bilgisayar dersinin bir bölümü ilk öğretime, bir bölümü de orta öğretime dağıtılmalıdır. Bu derste öğrenciler bakımından varılmak istenen hedef iki noktada özetlenebilir: — İşlevleri açıklamak ve değerlendirmek; — İşleyişi göstermek ve tanıtmak. O halde burada bir bilişsel (cognitiv ile “Yetiştirme” olarak da etiketlendirilebilir bu) bir eleştirel bileşen (buna “Eğitim” adı verilebilir) sözkonusudur. Ancak her ikisi birden “Bilgisayar Temel Eğitimi”ni meydana getirir. Bilgi-İşlem tekniği ile ilgili her eğitimden önce insan tabii ki ilkin bu bilgilerden nasıl yararlanacağını öğrenmek zorundadır. Bu tür bir eğitim hiçbir ön-bilgiye ve hiçbir uzmanlık alanına bağlı değildir. İlkokuldan itibaren başlatılması mümkün daha doğrusu zorunludur. Bütün ilkokul pedagogları da bu görüşü paylaşmaktadırlar. Teknik bilgilere ilişkin temel eğitim ise ilkokulu izleyen yıllarda yani (en geç) orta öğretimin ilk basamağında sunulmalıdır. Eğer bu görev matematik öğretmenlerine verilecekse bu temel eğitimin matematik dersinde çoğun sözkonusu olan bir duruma düşmemesi, yani öğrencinin dışında olup bitmemesi için öğretmenlerin özel bir eğitime tâbi tutulmaları gerekir.

DENİZ BİLGİN

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.