Commodore sayı 11, sayfa 43
Sayfanın metni

Sayfa 43

Ayşegül TARIM C-— Dergisi Eğitim bölümü/Psikolog

Tuncay TÜRKELİ Bilçağ Program Evi Ltd.

C> Dergisi: Sayın TÜRKELİ bilgisayar satışı serbest bırakıldıktan sonra ilk kurulan firmalardan birinin genel koordinatörlüğünü yürütüyorsunuz. Ev gisayarları konusunda size bilgi verecek kuruluşlar da yoktu. Siz nasıl başladınız. Bu günün gençleri ise; nasıl başlıyor ve gelişiyor.

BİLÇAĞ: Ben İTÜ'de okurken bilgisayar dersleri seçme dersti ve eğitim karatahtada ve delikli kartlarla yapılıyordu. Ben ve arkadaşlarım yaptığımız programların sonucunda bir zevk alamıyorduk. Ve fakülte bitene kadar bilgisayarı dahi görememiştik Yıllar sonra ev bilgisayarları ile tanışınca öğrenme süresinin çok kısa ve zevkli olduğunu gördük, Programlama öğ- Tenmek isteyenlerin de hazır paket programlarla işlerini düzene sokabileceğini düşündük. 41983 yılında EV (HOME) ve KİŞİSEL (PERSONEL) bilgisayarların ithali serbest bırakılın- Ca üç ortak sermaye şirketi BİL-ÇAG LTD.'yi kurduk. Önceleri İlk müşterilerimiz gelirleri yüksek, lisan bilen, bilgisayar ile tanışmış dünyadaki teknolojiyi takip eden aileler ve öğrencilerdi. Yabancı yayın eksiğimizi onlarla tamamladık. Daha sonra ortak gelir düzeyindeki aileler ve öğrenciler bilgasayar almaya başladılar. Onlar iki üç haftada prograracılığı öğrendiler ve verdiğimiz konuları işlemeye başladılar. 1983 yılının başından beri iş-

Birliği yaptığımız bu gençlerin bir kısmı girdikleri fakültelerde bilgisayardan faydalanmaya devam etmekteler. Bir kısmı ise firmalarda programcı veya analist olarak çalışma hayatına atılmışlardır. Mezun olanların bir bölümü çalıştıkları meslek kollarında firmalarına bilgisayar sistemini yerleştirmeye muvaffak olmuşlardır. Bizim gençlerimiz bilgisayar konuları sebebi ile içlerine kapanmamakta aksine zeki ve yetenekli arkadaş çevresini genişletmektedir. Kars'ın bir ilçesine mecburi hizmet için giden genç doktor arkadaşımız Türkiye ve dünya ülkelerinden mektup ve telefon arkadaşlığı sonunda bulduğu yüzlerce programı bizlere ilk sunanlardan biri olmuştur. Gençlerin çoğu ödediklerin bilgisayar bedelinin yarısını yabancı program satışlarından geri toplamaktadırlar.

C> Dergisi: Çocuklarına bilgisayar alan aileler, eğitimde yardımcı olsun diye aldıklarını söylüyorlar. Bazıları da çok oyun oynadıklarından şikayet ediyorlar. Bilgisayar ile eğitimden faydalanabiliyorlar mı?

BİLÇAĞ: Bazı aileler çocuklarının ders eğitiminde faydalı olsun diye alıyorlar ve görevlerinin bittiğini sanıyorlar. Aldıkları bilgisayarların eğitim programları var mı? Yok mu? Hiç araştırmıyorlar bile! Ders eğitimi için eğitim programlarını seçerken de kalitesini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bazı aileler de eğitim kalitesine bakmadan fiyatlarını kaset sayısına bölerek karlı olduğunu düşündüğü eğitim programlarını satın alıyorlar. Bu konuda rastladığım en feci örnek; annesi ile fuarda gezen öğrencinin biri gereksinim duyduğu eğitim paketini beğendiği halde, annenin “Eğitim programları yerine oyun alalım, babanla birlikte oynarsınız” diyenidir. Oyun oynamak düşünceyi geliştirir ve araştırıcılığa sevk eder ama yanlış yere de aileleri yönlendirmemelidir. Yanlış tarafa yönlenen aileler yine olursa; yetenekli çocukları tarafından yol göstereceğine inanıyorum.

C> Dergisi: Eğitimde fırsat eşitliğinden ne anlıyorsunuz? Bilgisayar eşitliğinde fırsat eşitliğini nasıl etkiler? Doğal yeteneklerini geliştirebilir mi?

BİLÇAĞ: Benim eğitimde fırsat eşitliği kavramına makro açıdan cevap vermem çok zor. Gönül arzu eder ki, devletimizin olanakları artsın ve yurdun her köşesindeki okullarda eğitim kalitesini iyileştirsin. Okulların eksiklikleri maddi olarak teorik ve kısa sürede tamamlansa bile, iyi yetişmiş ve deneyimli öğretmen kadrosunu beş-on yıldan önce hazırlayamaz. Her eksiğin tamamlandığını düşünsek de; sınıflarda, doğal yetenekleri olan geçeceklerdir. Klasik eğitim veren okullarda farklılaşan öğrencilere sen biraz kenarda kal, diğer arkadaşların sana yetişsin demek de fırsat eşitsizliğini yaratmaz mı? Farklılaşan bu öğrenciler önleri açılırlarsa geleceğin Türkiyesi'nin yöneticileri, sanatkarları ve bilim adamları olacağı ihtimali yükselir. Bu öğrencilerin gelişmesi için farklı araçlara olacaktır. Araçlar konusunda da en ekonomik çözüm yine bilgisayardır. Dünyada bilgisayarlar tarafından okunabilen yüz binlerce manyetik kitap yazılmıştır. Her bir manyetik kitap hem bilgi hem de öğretmendir. Bu manyetik öğreticileri hakkındaki gerçek bir öğretmenin ellerine emanet ettiğimizde, öğrencisini yetiştirmedeki mutluluğuna katkıda bulunabiliriz.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.