Röportaj
Birliği yaptığımız bu gençlerin bir kısmı girdikleri fakültelerde bilgisayardan faydalanmaya devam etmekteler. Bir kısmı ise firmalarda programcı veya analist olarak çalışma hayatına atılmışlardır. Mezun olanların bir bölümü çalıştıkları meslek kollarında firmalarına bilgisayar sistemini yerleştirmeye muvaffak olmuşlardır. Bizim gençlerimiz bilgisayar konuları sebebi ile içlerine kapanmamakta aksine zeki ve yetenekli arkadaş çevresini genişletmektedir. Kars'ın bir ilçesine mecburi hizmet için giden genç doktor arkadaşımız Türkiye ve dünya ülkelerinden mektup ve telefon arkadaşlığı sonunda bulduğu yüzlerce programı bizlere ilk sunanlardan biri olmuştur. Gençlerin çoğu ödediklerin bilgisayar bedelinin yarısını yabancı program satışlarından geri toplamaktadırlar.
C> Dergisi: Çocuklarına bilgisayar alan aileler, eğitimde yardımcı olsun diye aldıklarını söylüyorlar. Bazıları da çok oyun oynadıklarından şikayet ediyorlar. Bilgisayar ile eğitimden faydalanabiliyorlar mı?
BİLÇAĞ: Bazı aileler çocuklarının ders eğitiminde faydalı olsun diye alıyorlar ve görevlerinin bittiğini sanıyorlar. Aldıkları bilgisayarların eğitim programları var mı? Yok mu? Hiç araştırmıyorlar bile! Ders eğitimi için eğitim programlarını seçerken de kalitesini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bazı aileler de eğitim kalitesine bakmadan fiyatlarını kaset sayısına bölerek karlı olduğunu düşündüğü eğitim programlarını satın alıyorlar. Bu konuda rastladığım en feci örnek; annesi ile fuarda gezen öğrencinin biri gereksinim duyduğu eğitim paketini beğendiği halde, annenin “Eğitim programları yerine oyun alalım, babanla birlikte oynarsınız” diyenidir. Oyun oynamak düşünceyi geliştirir ve araştırıcılığa sevk eder ama yanlış yere de aileleri yönlendirmemelidir. Yanlış tarafa yönlenen aileler yine olursa; yetenekli çocukları tarafından yol göstereceğine inanıyorum.
C> Dergisi: Eğitimde fırsat eşitliğinden ne anlıyorsunuz? Bilgisayar eşitliğinde fırsat eşitliğini nasıl etkiler? Doğal yeteneklerini geliştirebilir mi?
BİLÇAĞ: Benim eğitimde fırsat eşitliği kavramına makro açıdan cevap vermem çok zor. Gönül arzu eder ki, devletimizin olanakları artsın ve yurdun her köşesindeki okullarda eğitim kalitesini iyileştirsin. Okulların eksiklikleri maddi olarak teorik ve kısa sürede tamamlansa bile, iyi yetişmiş ve deneyimli öğretmen kadrosunu beş-on yıldan önce hazırlayamaz. Her eksiğin tamamlandığını düşünsek de; sınıflarda, doğal yetenekleri olan geçeceklerdir. Klasik eğitim veren okullarda farklılaşan öğrencilere sen biraz kenarda kal, diğer arkadaşların sana yetişsin demek de fırsat eşitsizliğini yaratmaz mı? Farklılaşan bu öğrenciler önleri açılırlarsa geleceğin Türkiyesi'nin yöneticileri, sanatkarları ve bilim adamları olacağı ihtimali yükselir. Bu öğrencilerin gelişmesi için farklı araçlara olacaktır. Araçlar konusunda da en ekonomik çözüm yine bilgisayardır. Dünyada bilgisayarlar tarafından okunabilen yüz binlerce manyetik kitap yazılmıştır. Her bir manyetik kitap hem bilgi hem de öğretmendir. Bu manyetik öğreticileri hakkındaki gerçek bir öğretmenin ellerine emanet ettiğimizde, öğrencisini yetiştirmedeki mutluluğuna katkıda bulunabiliriz.
Anot koparak... tota kapladığını görebilirsiniz. Deneyleri öğrenciye yaptırarak sonuç alabilir. Kılavuz öğretmen sınıftaki bütün öğrencilere ayrı sayılar vererek birbirinden farklı ama doğru sonuçlar aldırabilir. Öğrencilere ezberletmeden sınayabilir. Öğrencileri bilgili öğretmenlere duyuyoruz. Hazırladığımız şekilli test programlarımız bir tanesi 1 ay sürerse; simülasyon resimli ve uygulamalı eğitim programların bir adedi bile 4 ay kadar sürebiliyor.
bulmaca çözdürür gibi yarıştırabilir. Tekrar tekrar bilgisayar öğrenciye öğretebilir.
- Dergisi: Türkiye'ye bu güne kadar on civarında EV BİLGİSAYARI girdi. Siz niçin bütün ev bilgisayarlarına eğitim paketlerinizi yapmıyorsunuz?
Konuyu erken öğrenen FARKLILAŞAN yetenekli öğrenciler başka bir bilgisayar ile program ile yeni bir konuda çalışarak yetenekleri ölçüsünde ilerler, lisan, resim, müzik, teknik, hp v.b. konularda araştırma yapabilir. Normal hızda ilerleyen öğrencilerden de geride kalmış öğrenciler ise; ders saatleri dışında bilgisayar başında (öğretmensiz) eğitimlerini pekiştirerek arkadaşlarına yetişebilirler.
C- Dergisi: Bilgisayar ile ders eğitimi öğrencisi nasıl eğitilir? Kitap veya video ile eğitimden farklılığı nedir? Türkiye'nin her köşesinde kolaylıkla kullanılabilir mi?
Aynı eğitim programları ve bilgisayar İstanbul'daki bir okulda da, Hakkari'deki bir okulda da hiçbir farklı uygulama olmadan kılavuz öğretmenlerle kullanılabilir.
BİLÇAĞ: Öğrenciler dan ve testlerden faydalanırken okuyup anlayarak soruları çözmeye çalışır. Testlerde ise cevap şıklarından doğrusunu işaretlemeye çalışır. Doğru ve yanlış bulduğunu o an bilemez. Sonradan doğru olduğunu görmekle yetinir. Sıkıldığı an kitabı bir kenara bırakır. Video ile eğitimde ise; filmdeki öğretmen veya öğrenci rolü oynayan artistler, sınıfta, laboratuvarda veya stüdyoda dersleri sırası ile anlatır. Öğrenciler anlamadığı bir anda soru soramaz. Sorusuna cevap alamaz. Ancak kasedi başa sarar ve yeniden izler. Monolog şeklinde izleyenler arasında uyuklayanlar olabildiği gibi arka sırada amiral battı oynayan öğrenciler de olabilir. Bilgisayar ile eğitimde her şeyden önce programın kalitesine bağlılık vardır. Ama genel olarak bilgisayar ekranı karşısında tek başına bir uygulama yaparken uyuklayamaz, çünkü bilgisayar da uyuklar (durur). Eğitim programları özelliklerine bağlı olarak konunun tanıtımını şekille, yazıyla veya sesle yapabilir. Sonra deney yapabilir. Örneğin: elektrokimyada elektronun gidişini, partiküllerin
Dergisi: Niçin daha çok fen konularına eğitim programları hazırlıyorsunuz ve ne kadar sürede bir paket oluşuyor? Bu kadar geniş eğitim paketini geniş bir grupla hazırladığınızı biliyoruz. Sizlere kimler yardımcı oluyor?
BİLÇAĞ: BİLÇAĞ 1983 yılından beri yüzlerce yetenekli “LAŞMIŞ” gençlerle koordinasyon halindedir. Ve bu gençler Türkiye piyasasına girmiş veya girmemiş bütün bilgisayarları hobby olarak araştırırlar ve BİLÇAĞ gençleriyle tartışırlar, bilgi verirler. Biz bu bilgilerle ticari, eğitim ekibi ve BİLÇAĞ gençleri ile bilgisayarları ve ana satıcıları kritik ederiz. Bilgisayarlarda; * Program yapmadaki esnekliği, * Dünyadaki ve Türkiye'deki oyun, utility ve eğitim listesindeki programların fazlalığı, * Orijinal programların, Türkiye'deki kullanıcılara ucuza maliyetini, * Gençlerin takas veya amatörce satışlarında para kazanabilme şansına, * Yan donatımlarının yeterli
BİLÇAĞ: Okullarımızda fen konularında laboratuvar, eğitim filmleri fazla olmadığı gibi deneyimli fen konuları öğretmenleri bu sayıca yeterli değildir. Öğrenciler fen konularını zorlanarak öğrenmektedir. TANINMIŞ okulların öğretmenleri, öğrencilerinin büyük çoğunluğunu tıp ve mühendislik fakültelerine yerleştirmek çabaları sonucu bize başvurmuş ve danışmanlığını yapmışlardır. Danışmanlar eğitim ekibimiz ve BİLÇAĞ gençleri ile ortak çalışmaları sonucu kaliteli eğitim programlarımız ortaya çıkmıştır. Fen konularının programlanması, zor olduğu kadar zevklidir. Ve şekillerle eğitim yapmaya elverişlidir. Gençlerin zevkleri çok sağlıklı ve yalnız zevk aldıkları konulara enerjilerini verebiliyorlar. Zevk almadıkları konularda program yaptırmak zor olmaktadır. Tarih, coğrafya, Türkçe v.b. konularda adventure tipi eğitim programları yapmayı düşünüyoruz. Ama! bu konularda ilginç senaryolar yazabilecek tipte ve ucuza * Mevcut modeller gelecek modellerin uyumlu olmasına, * Modellerin başka modellerdeki bilgisayar ve donanımlarla uyumuna, Satıcı ana firmalarda; * Teknik & Software servisinin (bir arada dahi olsa) yeterli bilgiye sahip olması, * Bilgisayarlarına program yapan firmaları desteklemesine, * Eğitim programlarının genel dağıtımcılığını üstlenecek kadar ciddiyette olmasına, * Bilgisayardan anlayan bayilerinin çok olmasına, * Bayi sayısının çokluğu değil, bayi başına bilgisayar satışının yüksek olmasına. özelliklerinin optimal bir puanı tutması halinde BİLÇAĞ ekibi ve iş programlarını yapmaya karar verirler.
C - Dergisi: Milli Eğitim Bakanlığı bilgisayar ve program yazılımı konusunda okullara destek veriyor mu? Program evleri de desteklenebiliyor mu?
BİLÇAĞ: Geçen yıl Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara bin adet bilgisayar ihale açarak aldığını gazetelerden duymuştuk. Bilgisayarı klasik liseler, meslek liseleri ve İmam Hatip liseleri arasında pay ettiler. Bu sene de açılacak ihalede büyük miktar bilgisayar alacaklarını duyduk. Ama M.E.B.'nın program çalışmaları yapıp yapmadığını bilemiyoruz. Programı olmayan hiçbir bilgisayarın ışığın kırılması farkında ışıkta tanecik modeli olduklarını biliyoruz. Örneğin yerli veya lüks otomobiliniz olsa da benzin olmadığında otomobiliniz garajda çürüyecek demektir. Yedek parça ve tamirciye dahi gereksinimi kalmayacaktır. M.E.B. belki zamanla program evlerini destekleyebilir. Şu anda, Dalgalar menlerinin yardımı gibi: Eğitim Dalgalar ve Işık programlarımızdan faydalanmak iyi bir fakülteyi kazanan Hakkari'li bir öğrencinin duyduğu mutluluk benim ve ekibimin en büyük desteğidir. Konularında spesifik 40 soru verilmekte, sorular 5 cevap şıklıdır ve grafik desteklidir.
Yanlış cevap verildiğinde çözüm gösterilmektedir
Dergisi: BİLÇAĞ eğitim program ekibinizin yaptığı programları bize tanıtabilir misiniz?
(ORTAOKUL)
Öğrencinin aynen sınıfta kara tahta üzerinde çalıştığı gibi, adım adım, simülasyon tekniğiyle hazırlanmıştır. Konuyu yeterince anlatacak örnek mevcuttur. Bu, öğrencinin bu paketteki tüm konuları iyice anlayıp anlamadığını ortaya koyar. Eğer başarı oranınız düşükse, hatalı olduğunuz soruları ilgilendiren konuları tekrar çalışın.
Matematik Uygulama
E.K.O.B.