Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 18
Karar Destek Sistemleri
Yöneticiler için tasarlanmış ve fikir işlem paketlerine kıyasla daha çok taninan İkinci bir program öbeği ise “karar destek sistemleri” diye adlandırabilecegimiz programlar. Bugün bunlatın en tipik örnekleri, ya da ünlü Lotus dizisi gibi “spreadsheet” programları Spreadsheet temelde satır ve sütunlardan oluşan dev bir tablodur. Bu tablonun her sayı, formül, tarih ya da bir isim, bir başlık girebilir. Girilmiş sayı ya da formüllerden herhangi birinin degiştirilmesi, bütün tabloda o sayı ya da formüle bağlı olan bütün diğer değerleri de otomatik olarak değiştirecektir. Böylelikle, herhangi bir yönetici belli bir konudaki tüm bilgileri kendi istediği herhangi bir format içerisinde görebileceği gibi. koşullu bazı öngörülerde bulunabilir, belli seçimlerin, faaliyet planlarının olası sonuçlarının neler olacağını görebilir. Bu, spreadsheet programlarının klasik biçimi. Bugünlerde karar destek sistemleri giderek tümleşik programlar biçimini alıyor. Örneğin Symphony. Framework gibi programlar spreadsheet imkânlarını, metin işlem, veri tabanı işletimi ve grafik olanaklarla birarada sunuyorlar. Ama karar destek sistemlerinde asıl büyük sıçrama, daha gelecekte: Uzman sistemler, Şimdilik uzman sistemleri uygulamaları, tıbbi teşhis, elektronik devre tasaçözümlenmesi, toprak katmanlarının incelenmesi gibi alanlarla sınırlanmış durumda. Ama yakın bir gelecekte bunla- Tın büro hayatına da uyarlanması gerekebilir. Örneğin. çeşitli altkademelerle ilgili bilgilerin ana noktalarını İçeren bir uzman sistem üst düzeydeki bir yöneticinin çok işine yarayabilir. Ya da çeşitli vergi yasa ve düzenlemeleriyle ilgili bir uzman sistem, yöneticiyi danışmanlara bağımlılıktan kurtarabilir.
Randevuler, Randevuler
İyi bir sekreterden beklenen belki de en çileli iş, randevuları ayarlamaktır. Unutkan patronlar, çıkarken randevu defterini de birlikte götürenler bir dertse, biri kendilerinde, biri sekreterlerinde iki defter tutanlar başka bir derttir
Tek bir bilgisayarın kullanıldığı bir büroda, elektronik bir tande- VU defteri tutmak, sekreterin işini hatırı sayılır ölçüde kolaylaştırabilir. O kadar ki, herhangi bir randevu istendiğinde, bilgisayar boş zamanları tarayarak randevuyu kendiliğinden Fakat diğer mümkün uygulamalarda olduğu gibi, bu uygulamada da, bilgisayarın dönüştürücü niteliği asıl bilgisayar teknolojisi, iletişim teknolojisi ile birleştiğinde ve bilgisayar şebekeleri kurulmaya başlandığında ortaya çikiyor, Buraya kadar saydığımız örneklerin çoğu, bürolarda zaten yapılmakta olan işlerin yapılmasını kolaylaştıran uygulamalar. Kimi işleri makinelere devretseler de, bürodaki işlerin dağılımını, temel işbölümünü etkilemiyorlar. Muhasebe servisi artık. tek bir muhasebe programı ve operatöründen ibaret olabilir, ama yine de, diğer servislerden bağımsız bir muhasebe servis varolmaya devam etmektedir. Oysa bilgisayar şebekelerinin kurulması ve işlerlik kazanması ile birlikte, bürodaki işlerin akışının tamamen dönüşmesi, yeni sınıflandırmaların, iş gruplaşmalarının ortaya çıkması muhtemeldir. Yine randevu ve toplantıların düzenlenmesi örneğimize dönelim. Çalışanların çeşitli terminallerin (iş istasyonlarının) başında çalıştığı bir büroda, aynı program hem çalışma mesailerini kaydedip gerekli fazla mesai ücretlerini hesaplayabilir, hem her çalışanın üretkenliğini izleyebilir, hem de çeşitli çalışanların boş zamanlarını denkleştirerek büro toplantılarının zamanlarını tespit edilebilir. Batı'da son birkaç yıldır yaygınlaşmaya başlayan bu tür uygulamalar, ülkemiz için daha gelecekte görünüyor. Bu tür bir uygulamaya geçilebilmesinin ön koşulu her düzeyden çalışanların bilgisayar şebekesinin iş istasyonlatina bağlanması. Türkiye'deyse bizim haberdar olduğumuz birkaç bilgisayar şebekesi uygulaması, henüz başlangıç aşamalatında, muhasebe ve stok kontrol servislerini doğrudan doğruya idareye bağlamakta kullanılıyor. DO
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 19
Mikro bilgisayarınızın klavyesini kullanarak bir program yazmaya başladığınızda ya da bir programı kullanarak komutlar girdiğinizde, genelde bir işletim sistemi ile iletişim kurduğunuzu söyleyebiliriz. Hesaplama biçimleri için işletim sistemlerinin bir temel yapı oluşturduklarını belirtmek yanlış olmaz. İşletim sistemleri, bilgisayar sisteminin tümünü kullanıcılar için yararlanabilir ve erişilebilir kılarlar.
İşletim Sistemlerinin
Yapısı
Bilgisayar kullanıcısı için yazılımın önemi herkesçe bilinmektedir. Donanım özellikleri ise, bir bilgisayarın kendine özgü potansiyel gücünü ve kapasitesini belirler. Kullanıcının donanım üzerindeki gerçek denetimini, işletim sistemi yardımıyla bilgisayar programları sağlar. Bu başlık altında “İşletim Sistemi”, “İşletim” ya da “Monitör” (İng. Operating Systems) adı verilen özel sistem programlarını ele alacağız. Bir işletim sistemi, bir bilgisayarın doğru ve verimli çalışması için zorunlu yazılımlardan (program topluluklarından) biridir. Diğer yandan işletim sistemleri, bir bilgisayarda kullanılabilecek programlama dillerine destek sağlarlar. Ayrıca kullanıcının klavye aracılığıyla (daha genel olarak söylendi-
Ekim BANGER ğinde terminal) yazdığı değişik komutları alır, yorumlar ve işlerler. Bir işletim sistemi, değişik görevleri yerine getiren çok sayıda, küçük programlardan ve bunları birbirine bağlayan mantıksal düzenden oluşur. Bu programların her birinin işleyiş sırasında ayrı ayrı görevleri bulunmaktadır. Bu görevler, özel amaçlı uygulamalardan çok, bilgisayar sisteminin doğası ile ilgilidir. Sistemin genel yapısı içinde, bu programların düzenli ve ilişkili çalışması sağlanmıştır. İstenilen görevlerin yerine getirilebilmesi için işletim sisteminin kullanıcı tarafından uyarılması gerekir. Uyarı işlemi, farklı görevleri yerine getiren küçük programların çalışmasını sağlamak amacıyla yapılır. Bu amaca ulaşmak için gereken komutlar, iki farklı yoldan verilebilir: 1) Komutlar, terminalden (örneğin klavyeden) girilebilir;
2) Komutlar, programlama dillerinin deyimleri kullanılarak bilgisayarın içine (belleğe) yerleştirilebilir. Kullanıcının istemi doğrultusunda değişik programları etkin (çalışır) hale getirecek olan komutlar, işletim sistemi tarafından yorumlanır ve işlenir. Bu tür işleyişin örnekleri aşağıda listelenmiştir: 1) Terminalden (örneğin klavyeden) verilerin alınıp belleğe yerleştirilmesi, 2) Dış bellekten (örneğin diskten) bilgi okunması, dış belleğe bilgi yazılması, 3) Bellekten alınan bilginin dış ortama (örneğin bilgiyazara) aktarılması, 4) Dış belleğin bir bölümünden alınan bir kütüğün bir diğer bölüme aktarılması. Yukarıda sözü edilen işlemlere benzeyen birçok işletim sistemi fonksiyonu bulunmaktadır. Bunların tümünün amacı, bilgisayarın kullanıcı tarafından daha etkin ve daha verimli kullanılmasıdır. İşletim sistemi, bilgisayar sisteminin elektronik, elektromekanik ya da mekanik yapısı üzerinde kullanıcının egemenlik düzeyinin aktarılmasıdır. Anlaşıldığı gibi işletim sistemi, bilgisayarı oluşturan fiziksel birimlerin doğrudan denetlenmesini sağlar. Donanımın donanım tarafından fiziksel olarak denetlenmesi ise bilgisayar yapımcısı tarafından belirlenir. Kısaca özetlemek gerekirse işletim sistemi, 1984'ün yazarı George Orwell'in deyimiyle bilgisayarın ağabeyi'dir. Tüm bilgisayar donanımı, işletim sisteminin denetimi altında çalışır. Belirli bir mikro bilgisayar düzenlemesi için hazırlanmış bir işletim sistemi, farklı bir donanım ile birlikte çalışmayabilir. Örneğin yalnızca disk ortamı ile çalışmak üzere hazırlanmış bir işletim sistemi, manyetik şerit (kaset teyp) ortamına destek sağlamaz. Çünkü manyetik şerit ortamı adı geçen işletim sistemi için tanımlanmamıştır. Gerçekte bir işletim sistemi, bir bilgisayar programından (daha doğrusu bir bilgisayar programları örgüsünden) başka bir şey değildir. Bu nedenle, her program için söz konusu olduğu gibi, bir işletim sisteminin de genel kullanıma sunulmadan önce sağlıklı bir deneme sürecinden geçmiş olması gerekir. İşletim sistemleri genellikle, alt düzey diller grubuna giren diller kullanılarak yazılırlar. Bu dillerin tercih edilmesindeki temel etken, işlem hızının yüksekliği ve minimum bellek alanının harcanmasıdır. Dolayısıyla bir işletim sistemini oluşturmanın ya da ona destek verici yeni programlar yazmanın, belirli bir donanım-yazılım uzmanlığı düzeyini gerektirdiği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Birçok bilgisayarda (örneğin Commodore 64'te) işletim sistemi komutlarını yerine getiren programlar, ROM (salt-oku bellek, İng. Read Only Memory) adı verilen bellek üzerinde saklanırlar. Genellikle bu tür işletim sistemlerinde, sistemin özellikleri ve komutları, yüksek düzeyli bir programlama dili ile (örneğin C-64'te BASIC yorumlayıcı dili ile) iç içe geçmiş durumdadırlar. Deneyimsiz ya da amatör bir kullanıcı çoğu zaman bir ana programla karşı karşıya olduğunu kavrayamaz. Disk kullanan bilgisayar sistemlerinde ise genel eğilim, işletim sisteminin diskin özel alanlarına yazılarak saklanmasıdır. Bilgiler, genel olarak disk dediğimiz ortama manyetik olarak kaydedilirler. Kayıtlar (İng. records), iz (İng. track) denilen ve manyetik olarak belirlenmiş halkalar ve bunların bölünmesiyle oluşan iz parçaları, sektörler (İng. sector) üzerine yazılırlar. Disk özellikli işletim sistemlerinde, işletim sistemine ilişkin bilgileri depolamak amacıyla diskin (sert diskin ya da disketin) bazı izleri ayrılır. Kullanıcı bu izleri kendi bilgilerini koymak amacıyla (en azından olağan koşullarda) kullanamaz. Bu izlerde depolanmış işletim sistemine ilişkin bölümler, gerek duyulduğu zamanlarda diskten belleğe kopya edilerek kullanılır. Çoğu zaman işletim sistemi, ROM bellek ve disk üzerinde paylaştırılmış olarak bulunur. Disk üzerindeki sistem izleri, bu gibi durumlarda ROM'daki ve diskin üzerindeki diğer işletim sistemi programlarını etkin hale getirmek ya da işletim sistemini başlatmak (İng. boot) üzere kullanılır. Özetleyecek olursak: Bir işletim sistemi, bilgisayarınızı açtığınızda ilk ve kapatırken son kullandığınız programdır.