ŞİFRELİ BULMACA
Açıklamalar
Soldan Sağa: 1. TÜRKİYE (Tüy ve erik sözcüklerindeki harfleri kullanarak, bir ülke adı olan Türkiye sözcüğünü elde edebiliriz). 2. MUZ (Muz bir meyve Muzaffer sözcüğünün başında ve Temmuz sözcüğünün sonunda olmak üzere iki kez geçmektedir.) 3. RE (Resital'in ilk iki harfi). -İL (Vilayet sözcüğünden “ev” ve “tay” sözcüklerindeki 5 harf çıkınca, geriye gene “vilayet” anlamına gelen “il” sözcüğü kalır). 4. HALBUKİ (“Oysa”, “halbuki” demektir. “niHAL BU Kiİtaptadır” sözünde bu sözcük yer almaktadır). 5. AR (200 m²'nin yarısı 100 a. ni, Zaten, “arar”'da da iki “ar” vardır. Biz yarısını istiyoruz: -İV (Atın dört ayağı olur. Sezar, Romalıdır. Romen rakamlarıyla dört, 6. ARA (Ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in önadını “ara”'yınca, “Ara”'yı buluruz). 7. AHTAPOT (“Yanlışlık - HATA” ve “top'u ters çevirince POT” sözcüklerinin bir karışımı bize 8-bacaklı deniz hayvanı “AHTAPOT”u verir.
Yukarıdan Aşağıya: 1. TARHANA (Bir çorba türü olan “tarhana” sözcüğünün harfleriyle “anahtar” sözcüğünü yapabiliriz). 2. EAR (Shakespeare İngilizdir. İngilizcede “kulak”, EAR'dır). 3. RM (İngilizcede “Bay”, “MR.”dır. Bunun tersi ise (amuda kalkmışı) “RM”'dir). - AT (“Tay”ın anası “at”'tır. “At” sözcüğündeki harfler de sözcüğünün içinde yer alır). 4. KUMBARA (Bozuk paraların çıkarıldığı kap “kumbara”'dır ve “bu rakam” sözündeki harflerle “kumbara” sözcüğü kurulabilir.) 5. İZ (Filiz sözcüğündeki “fil”'den sonra “iz” gelir.) - AP (Amerikan Haberler Ajansı'nın kısaltması “AP”'dir; bu iki harfi, cümlenin sonundaki sözcüğünün sonunda bulabiliriz.) 6. İKİ (“İKİ MİKİ” değil de, “İki mi” sorusuna yanıt arandığına ve “Evet!” denildiğine göre, yanıt “iki”'dir.) 7. ELLİ VAT (“W”, elektrikte “vat”'ın simgesidir. İki sözcükten oluşan ELLİ VAT, “kilovat”'ın yirmide biri, bir bakıma “yavrusu”'dur). O
CAMSAN A.Ş.
Şehremini Işıklar'da eski, ulu bir ahşap yapıyla barakamsı bazı binaların arasına sıkışmış CAMSAN A.Ş. tabelasını ilk gördüğümüzde doğrusu şaşırdık. Camsan'ın Şişe Cam Pazarlama'nın Türkiye'deki yaklaşık yüzyirmi yetkili satıcısı içerisinde ilk ve tek bilgisayar kullananı olduğunu biliyorduk. Dolayısıyla daha modern bir çevre, daha teknolojik bir dekor bekliyorduk. İçeri girince üç odadan oluşan büro, uzaktan uzağa eski bir avukat yazıhanesi çağrıştırıyordu. En iç odada, masalardan birinin üzerinde, pek de öyle göze çarpmayan bir yerde bir COMMODORE 8290 duruyordu; yazarın ise nerede durduğunu keşfetmek için iyice etrafa bakmamız gerekti. Bir an için C-8290'ın daha çok gösteriş için alınmış, alındıktan kısa bir süre sonra da unutulmuş makinelerden biri olabileceğini düşündük. Ta ki, şirketin genel müdürü Atilla Ulugeçit konuşmaya başlayıncaya kadar.
GÜVENLİLİĞİ SAYIYA
DÖKMEK
Kendimizi tanıtır tanıtmaz Atilla Ulugeçit büyük bir şevkle bilgisayarın başına geçti ve bize makineyle neler yaptıklarını göstermeye başladı. Kullandığı, her muamele hakkında yaklaşık 60 kelime bilgi kaydetmesini mümkün kılan bir veri tabanı (database) programı. Daha sonra aleti alırken kendisinin özel olarak bu programı ısmarladığını, bunun için günlerce TELETEKNİK A.Ş. Yönetim Kurulu üyelerinden Yusuf Biton'un kapısını aşındırdığını, istediği programı elde edebilmek için, kendi deyimiyle “Yusuf'u camcılık konusunda eğittiğini” öğrenerek, bilgisayardan ne istediğini gerçekten bilen bir işadamı ile karşı karşıya olduğumuzu anlayacağız. “Ne yararı mı dokundu bana COMMODORE'un? Bakın her yönetici şirketinde neler olup bittiğini anında bilmek ister. Ne kadar yakından takip ederse olanı biteni, o kadar çok kontrol edebilir çünkü. Şimdi bizim biri Zonguldak, diğeri Adapazarı'nda iki tane şubemiz var. Sadece düz camda 200 tane toptancı bizden mal alıyor; bunun bir de ısıcamı, kavanozu var. Şimdi ben burada bir tek çıktıda her müşterinin ne kadar mal aldığını, bize ne kadar borcu olduğunu, aylık hatta günlük cirosunu çıkarabilirim; şubelerin müşteriyle ilişkilerini doğrudan doğruya denetleyebilirim.” Gerçekten göz kamaştırıcı bir kontrol imkânı. AMA bir an için bu kontrolün sadece bir duygudan mı ibaret olduğunu yoksa gerçekten somut, maddi bir kazanıma tercüme edilebilip edilemediğini merak ediyoruz: “Peki bu bilgisayar size somut bir çıkar, bir tasarruf sağladı mı?” “Sağlamaz olur mu?! Bakın şöyle bir örnek vereyim: Şimdi bizim fiyatlarımız bazen piyasa fiyatlarının 20-30 lira üstünde oluyor. Peki, oluyor bu? Adamlar aptal değil ya! Niye bize 20-30 lira daha fazla versinler. Güvenilir bir firma olduğumuz için. Bunu nasıl yapıyoruz? Şimdi bazen piyasada bir mal, ne bileyim 4 mm.lik cam kıtlığı başlar. Bu maldan bizim depolarımızda bulunur. Bu arada biri gelip de o maldan almak istese, ben önce bilgisayardan bakarım, bizden hangi sıklıkla mal alıyor diye; ancak sürekli ve güvenilir bir müşteriye veririm kıt maldan. Tabii daha somut örnekler de verebilirim: Mesela şu halde normal ola-
CAMSAN'da kullanılan sistemin kurucusu ve programın yazarı Yusuf BİTON karar-uygulama aşamalarını anlattı: Bir Cam Pazarlama bayii olan Camsan'a uygun bir program piyasada mevcut olmadığından, gereken bilgisayarın cinsi ve kapasitesi ile, yazılan programın özelliklerinin uyumlu olması gerekiyordu. Bu nedenle Almanya'da çok popüler olan, ülkemizde ise nedense pek tanınmayan Commodore 8296D bilgisayarını ve Superoffice programını uygun buldum. 8296D, 128 Kilobyte bellek kapasitesine ve 2 Megabyte disket sürücü kapasitesine sahip bir bilgisayar. Superoffice ise, aynı anda üç kütüğü hafızasında tutabilen ve programlama özelliği bulunan bir veri kayıt tabanı. Superoffice programının programlanabilir özelliğini kullanarak, Teleteknik'te halen kullandığımız stok kontrol/cari hesaplar programını daha evvel yapmıştım. Camsan için de, o sektörün özelliklerini öğrenerek aşağıda kısaca kullanılışını açıkladığım programı yaptım. Önce Superoffice programının disketi Drive 0'a konup, SHIFT ve RUN/STOP tuşlarına aynı anda basılıyor. Böylece database programı bilgisayara yükleniyor. Ondan sonra 0 ve 1 no.lu drive'lara program ve data disketleri takılıyor. İki kere RETURN tuşuna basılarak kullanılacak programa geçiliyor. Burada karşınıza bir ANA MENÜ geliyor.
*
ANA MENÜ
GÜNE BAŞLARKEN 2 / HESAP HAREKETLERİ 3 / STOK HAREKETLERİ 4 / İRSALİYE VE FATURA 5 / DİSKETİN DURUMU 6 / BAŞKA PROGRAMA GEÇİŞ 7 / AKŞAM KOPYASINI ALMA Buradan istediğinizin numarasını yazarak, seçiminizi yapıyorsunuz. Örneğin Stok Hareketleri'ni seçmişseniz, Stok Hareketleri'ne ait bir alt menü geliyor ekrana.
STOK HAREKETLERİ MENÜSÜ
1 / STOK KARTONU AÇMAK (mm'ler için)
2 / STOK KARTONU AÇMAK (buzlu, renkli, telli, ısıcam, kavanoz) 3 / STOK KARTONUNU ÇAĞIRMAK 4 / STOK KARTONUNDA DEĞİŞİKLİK YAPMAK 5 / MAL ALIŞ FİYATLARINI DEĞİŞTİRME 6 / MAL ALIŞI 8 / ANA MENÜ'YE DÖNÜŞ. Hesap Hareketleri'ni seçmişseniz, onun alt menüsü gelir ekrana.
HESAP HAREKETLERİ MENÜSÜ
1 / HESAP KARTONU AÇMAK 2 / HESAP KARTONU AÇMAK
3/HESAP DEĞİŞİKLİK YAPIMI 41 MÜŞTERİ KARTONUNA ÇEK/SENET
ÖDEMESİ İŞLEMEK
5 / MÜŞTERİ KARTONUNA ÇEKİSENET İA-DESİ İŞLEMEK 6 1 HESAP HAREKET FİŞİNİ İŞLEMEK 7 1 GENEL HESAP RAPORLARI 8 / ÖZEL HESAP RAPORLARI 9 MENÜ'YE DÖNÜŞ Görüldüğü gibi, | amı kullananın, daha önce bilg olması gerekmiyor. Yapılacak tek şey, ekranda çıkan yazıl 1 takip « bilgisayara ne yapmak istediğinizi söylemek. kontrol ve müşteri takibi entegre i ok program olarak çalışmı tadır. .Örneğin bir fatura kesildi bu faturadaki mallar stol “tura tutarı müşter “mek tedir. Müşter ebede “Müşteri sapları” bölü. biralt he: ka: yit, zar > de olmaktadır. pla:
mizanlarını alabilmeli, stok envanteri çıkarılmaktadır. Yukarıda belirttiğim gibi 2 MB'lik disket kapasitesi olduğundan, her bir disket 4000 hareketi kaydedebilmektedir. Ayrıca, disketlerdeki bakiyeler, yeni ve boş disketlere aktarılabilmektedir.
sonlarında
“Tak benim şuranın muhasebe işleri için sekiz kişiye ihtiyacım olurdu. Şimdi içerde iki kişi var. Üstelik biri de üniversite öğrencisi; arada bir okula gitmesi gerekiyor.” Gözlerimiz parlıyor; meselenin candamarına geldik. Çünkü Batı'da bilgisayarların çeşitli işletmelere girişi hep bilgisayarlara rağmen oluyor; bilgisayarların, krizden ötürü zaten yüksek olan işsizliği arttırdığı iddia ediliyor. Tam COMMODORE'un kaç kişinin işten çıkarılmasına yol açtığını sorma-
'nın usturuplu bir yolunu arıyoruz ki Atilla Bey devam ediyor: “Yanlış anlamayın, biz kimseyi işten çıkarmadık. Artık yeni bir alışkanlık gelişiyor: Part-time iş alışkanlığı. Gerçi bir aile şirketiyiz; muhasebeci tutmaya gerek kalmıyor. Vergi beyannamesi zamanlarında kayınpeder yardım ediyor. Ama ilkece işimizi artık part-time muhasebecilerle de görebiliriz.”
Biz üsteliyoruz: “Peki, bütün muhasebe işlerini COMMODORE'a devretmek mümkün değil mi?” “Vallahi, kanuni olarak mühürlü falan defter-i kebiri tutmak zorundasınız. O yüzden bilgisayara devretmek mümkün değil. Bilgisayar bu kanuni işlerde daha çok bir sağlama yapıyor. Hem muhasebeci de daha rahat ediyor; biliyorsunuz kanuni yükümlülüğü var, aynı sonuç bilgisayardan da çıkınca kendine güveni artıyor.”
Artık aklımıza Atilla Bey'in bu işe nasıl kalkıştığını, neden COMMODORE aldığını sormak geliyor. “Benim kardeşim Belçika'ya bir iş gezisine gitmişti. Orada biri bahsetmiş, senin 5-10 kişilik işini tek bir Commodore 64 görür demiş. Sonra burada Commodore furyası çıkınca, bizim aklımıza onun söyledikleri geldi. O yüzden biz bu işe önce Commodore 64'le başladık. Çok da memnunduk makinadan ama hafızası yetersizdi. Bütün müşterilerimizi, bütün muamelelerimizi aynı diskette toplayamıyorduk. İkide bir her disketteki toplamları sonra bir de elle toplamak zorunda kalıyorduk. Bakın demin Commodore'un ne tasarruf sağladığını sordunuz? Şimdi Anadolu'da falan bunu bulmazlar. Bu Commodore aslında çok iyi bir yatırım, Özal'ın sağladığı vergi indirimleriyle aslında maliyetin yarısını zaten hükümet karşılıyor. Bakın size açıklayayım.” Bu noktada Atilla Bey ayağa fırlıyor, çizerek bize açıklamaya başlıyor. Şimdi diyelim ki, 10.000.000 kârınız var. Bildiğiniz gibi hükümet kurumlar vergisi falan olarak %50'sini alıyor. Halbuki 4.000.000 liraya bir bilgisayar alsanız, hükümet bunu kârdan düşmenize izin veriyor. O zaman beş milyon yerine üç milyon vergi vermiş oluyorsunuz. Ama tabii biz cam pazarlayan yetkili satıcılar arasında bir numarayız. Mesela bizim müşterilerimiz bu makinayı alamaz, çok gelir. Onların 1.000 tane falan müşterisi vardır. Ama bir Commodore 64 onlar için ideal olur. O programıyla bizim bile neredeyse bir yıl boyunca işimizi gördü.”
DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ Mİ?
Bütün bunları dinledikten sonra artık kendimiz bir sorun, bir bit yeniği keşfetmeye çalışmaktan vazgeçip, “Peki hiç mi sorununuz yok?” diye sorabiliyorum, “İntibak süresince hiç mi güçlük çekmediniz?”. “Olmaz olur mu?” diyor Atilla Bey, “Mesela daha Yusuf'un bizim için hazırladığı program tamamen bitmedi.” “Ne gibi sorunları var?” Bize göstermek üzere Atilla Bey programı çalıştırıyor. Bir kayıt çağırıyor ama program READ ERROR veriyor. Atilla Bey bize “gördünüz mü” derken fotoğrafçı arkadaş disket sürücünün açık olduğunu işaret ediyor. Atilla Bey kendi yaptığı yanlışa kahkahalarla güldükten sonra birden ciddileşiyor. “Evet, ama işte en büyük eksiğimiz bu” diyor. “Şimdi siz burada olmasaydınız, bu sonucunda ben telefona sarılıp Yusuf'u arayacaktım. Çünkü yeterince bilgili değiliz bu konuda. Bize Türkçe bilgiler veren kaynaklar lazım. Adama bunu askere anlatır gibi adım adım anlatmak lazım.” Bu manual üzerinde, bir süre daha bilgilenme olanaklarının, danışmanlık hizmetlerinin eksikliğinden konuştuk. Bizim de gözlemleyebildiğimiz kadarıyla yönetim düzeyinde den azami ölçüde yararlanılmakla birlikte henüz büronun gündelik yaşamına girmemiş. Genel Müdür'le arada bir yardımcı gelen kardeşi dışında kimse kullanmayı bilmiyor. Kendisine part-time olarak da olsa bir programcı istihdam etmeyi düşünüp düşünmediğini soruyoruz. “Programcılar kıymetli”. Ayrıca Atilla Bey bilgisayarı çok açıkça tanımlanmış belli bir işlevi, mal akışını ve muhasebe hesaplarını kontrol etmek üzere almış. İzin isteyip ayrılıyoruz. Uzaklaşmadan dönüp Camsan A.Ş.'ye bir kez daha baktığımızda, lake yüzeyleri, alüminyum ışıltıları, elektronik sesleri çağrıştıran Commodore'un bu evcimen ve tanıdık ortam içerisinde kendisine ne kadar rahat bir yer edinmiş olduğunu düşünüp esnekliğine bir kere daha şaşmaktan kendimizi alamıyoruz. O
ÇİZGİ! Turhan SELÇUK
Hazır programlarda joystickten yararlanmaya artık hepimiz alıştık. Ama ekran üzerindeki işaretimizi, yeni bir program olmaksızın kendimiz joystickle hareket ettirebilir miyiz? Bu konuda Commodore el kitabı yetersiz kalıyor. Verilecek on BASIC satırı, belki de kullanışlı bir menü için zemin oluşturabilecektir.
Öncelikle, joystickle yönlendireceğimiz işaretin ne olacağını saptamamız gerekiyor. Dikkatimizi asıl bu işaretin nasıl joystickle yönlendirileceği meselesinde yoğunlaştıracağımızdan, işaret olarak basit bir negatif basılmış boşluk karakteri kullanacağız. Öncelikle joystick'i bilgisayara bağlayan kapının değerine ihtiyacımız var. Eğer ikinci joystick girişini (Port 2) kullanıyorsak bu değer 56320. bellek hücresindedir. Port 1 kullanılsaydı, adres 56321 olacaktı. Ekran üzerinde yönlendirme yapabilmemiz için, ekranın başlangıç (1024, sol üstte) ve bitiş (2023, sağ altta) adresleriyle, ekrandaki her noktanın rengini kontrol edecek renk belleğine ihtiyacımız var; bu her ekran noktasına 54272 eklenerek bulunur. O halde programımız, 10 PO=56320:EKRAN=1024:RENK=54272 satırıyla başlayacaktır. Bundan sonra işaretimizi ekrana getirebilmemiz için kullanılacak işareti PEEK ile okuyoruz ve ME değişkenine aktarıyoruz. Sonra kodu 160 olan işaretimizi POKE ile ekrana yazıyoruz. İşletim sistemi ise ekranın mevcut rengini 646. bellek hücresine yazıyor; buradan bizim bu değeri PEEK ile okumamız mümkündür. 20 ME=PEEK(EKRAN):POKE EKRAN,160:POKE EKRAN+RENK,PEEK(646)
FF
Şimdi sıra joystick'e geliyor. 30 JS=PEEK(PO):HAREK=0 HAREK, Joystick'ten gelen komutlara bağlı olarak, işaretimizin nasıl hareket etmesi gerektiğini hesaplarken kullanacağımız değişkendir. Joystick kapısında bir bayt bulunmaktadır. Bu bayttan bizi ilgilendiren kısım ilk 5 bittir. Dolayısıyla bir AND işlemcisi ile bitlerin teker teker ayrılması gerekiyor. Eğer joystickten bir komut gelmişse, bu komutun yönüne bağlı olarak bu bitlerden biri 0 değerini alır; hareketsizlik durumuna ise 1 karşılık gelir (Dikkat, işin püf noktası burada). Ekranda yukarı doğru bir hareket oluşturmak için, işaretin şimdiki pozisyonundan 40 çıkarılır. 40-70 satırları joystickten gelen komutlara bağlı olarak işaretin gitmesi gereken yeni pozisyonu hesaplar.
30 1F (IS ANDI)-0 THEN HAREK - HAREK—40
50 IF (IS AND 2)-0 THEN HAREK - HAREK * 40
60 1F (JS AND 4) -0 THEN HAREK - HAREK—İ
70 1F (İS AND8)-0 THEN HAREK - HAREK 4 1
Bu yöntemle, diyagonal hareketler de sağlanabilir. Örneğin sola doğru hareket -39 değeriyle gerçekleşir. Geldik ateşleme düğmesine! Bu düğmede basıldığında programın sona ermesini istiyoruz. Bu sırada doğal olarak, kursorumuzun altındaki işaretimizi yeniden üretiyoruz. 80 IF (JS AND 16)=0 THEN POKE RESİM,ME:END Ekrandan dışarı “taşmamak” için, HAREK'in değerlerinin 1024 ile 2023 arasındaki alanda bulunup bulunmadığının denetlenmesi gerekiyor. 90 IF HAREK<1024 OR EKRAN+HAREK>2023 THEN HAREK=0 Artık sıra HAREK'in hesaplamış olduğumuz değerine göre işaretimizi, dolayısıyla hesaplanmış hareketleri ekran adresine eklememize geliyor. Son yapılacak iş, işaretimizi ekranda hareket ettirebilmek için 20 satırına geri dönüşü sağlamaktır: 100 POKE RESİM,ME:EKRAN=EKRAN+HAREK:GOTO 20
Oyun kolunu Port 1'e takmak istersek, yalnızca 10 satırında bir değişiklik yapmamız gerekir. Bu da adresin 56321 olmasıdır. Yani, 10 PO=56321.
İki oyun kolunu aynı anda kullanmak istiyorsak, değiştirilmesi
gereken satırlar şunlardır:
10 Pl — 56321:P2 — 56320:RE — 1024.
30 J1- PEEK(P1):)2—
HAREK-0
NOT(NOT J1 OR 12):
* SYS 64738 yapıldığında, bilgisayar açılış durumuna döner ve içindeki her şey silinir.
* POKE 650,255 komutundan sonra bütün tuşlar, boşluk tuşu gibi basıldıkları sürece kendilerini tekrarlarlar. POKE 650,0 ile eski hale dönülür. POKE 650,64 ile de tüm tuşların tekrarı ortadan kalkar.
Ğ
* POKE 649,0 ile basılan tuşlar ekranda görünmez. RUN STOP/RESTORE ile eski duruma geri dönülür.
hş
GE
e Eğer kimi programlarınız Turbo ile yüklendikten sonra çalışmıyorsa şöyle yapabilirsiniz: Önce programı kasetten yükleyin. LIST ederek ilk satırdaki SYS adresini bir yere not edin. Sonra SYS 64738 vererek bilgisayarı açılış durumuna getirin. Şimdi de not ettiğiniz SYS komutunu yazarak (satır numarasız) programı başlatın.
* Bir NEW ile veya bir RESET tuşu ile veya SYS 64738 ile silinen programınızı aşağıdaki satırları, tabi ki satır numarası kullanmadan, yazarak tekrar geri çağırabilirsiniz. Ancak bu işlemi yapmadan önce hiç değişken kullanmamış ve program satırı yazmamış olmanız gerekir!
POKE 46, PEEK 45, PEEK(55)*
247:CLR (return)
POKE PEEK (44)*2564 PEEK (43)4T, PEEK
(44) (return)
63999 (return)
FOR 1- PEEK (44)*2564 PEEK (43) TO PEEK
(46)*256 4 PEEK (45):1F PEEK (2) OR PEEK
(24 1) OR PEEK 2) THEN NEXT (return)
POKE 45, 3) AND 255:POKE 46, (74 3)/
256:CLR (return)
Bu işlem hem C64'de hem de VC 20'de
işlemektedir.
© POKE 56325,5 ile cursor artık bir jet hızı ile hareket etmeye başlayacaktır. POKE 56325,255 ile de çok yavaşlayacaktır.
* Aşağıdaki satırla, programınızı ve değişkenleri kaybetmeden RESET yapabilirsiniz: POKE 648,4:SYS 64789:SYS 58451:SYS 58784 e POKE 775,1 komutundan sonra program artık LIST edilemez.
POKE 774,226: POKE 775,252 verdikten sonra, LIST yapmaya kalkışıldığında, bilgisayar açılış durumuna döner.
e POKE 801,0:POKE 802,0:POKE 818,165 ile SAVE İşlemi çalışmaz hale gelir.
e POKE 818,226:POKE 819,252 verdikten sonra, SAVE yapmaya kalkışıldığında, bilgisayar açılış durumuna döner.
* POKE 53265,80 ile cursor'un ve yazının renginin birbirinden değişik olması sağlanır.
* POKE 646, sayı ile yazı yazdığınız rengi değiştirebilirsiniz.
e Eğer ekranın belli bir noktasına bir yazı yazmak istiyorsanız: POKE 214, satır: POKE 211, kolon: SYS 58640:
e Programlarınızı RUN yazmadan da başlatabileceğinizi biliyor muydunuz? Önce bir harf yazın, sonra da (tabii arada return tuşuna basmadan) SHIFT ve RUN/STOP tuşlarına aynı anda basın. Bilgisayar kendiliğinden RUN yazacak ve programınızı işletmeye başlayacaktır.
* Eğer birbirine eklemek istediğiniz iki BASIC programınız varsa şu işlem ile onları birbirine ekleyebilirsiniz. Önce satır numaraları daha küçük olan programı doldurun. Sonra da PRINT PEEK (43), PEEK (44) komutu ile öğreneceğiniz iki sayıyı bir yere not edin. Şimdi de POKE 43, (PEEK (45) 4 256*PEEK (46)-2 verin. Sonra da POKE 44, (PEEK 256*(PEEK(46)-2) /255 yapın. Artık ikinci programı doldurabilirsiniz. Yükleme bitince de biraz önce not ettiğiniz sayıları alın ve şunları yapın: POKE 43, birinci sayı: POKE 44, ikinci sayı Artık her iki program da arka arkaya hafızada bulunmaktadır. Üstelik bu yöntem hem kaset, hem disket, hem de turbo-kaset ile çalışmaktadır.
e POKE 56335,2 verince, bilgisayar kasetten programı doldurup kendiliğinden RUN vererek çalıştırır.
* Aşağıdaki POKE emirleri, programınızı bozacaktır. Programı kullanmasını bilmeyen birine karşı bir ceza vermek istediğinizde kullanabilirsiniz. POKE 776,1 POKE 777,1 POKE 770,0 e PRINT PEEK (152) ile o anda OPEN ile açılmış olan kanalların sayısını öğrenirsiniz.
© SYS 65511 ile o anda açık olan tüm kanallar kapanır.
e VC 20 ile kullanılan VC 1515 yazıcısını C64 ile kullanmak için iki POKE komutu gerekir. Yazıcıya bir şey göndermeden önce, POKE 53265,11 ve yazma işlemi bitince de POKE 53265,27.
e VC 20 ile kullanılan VC 1540 disk sürücüsünü C64 ile kullanmak için iki POKE komutuna ihtiyaç vardır. Örneğin doldurma işleminden önce:
Bu sayfamızı, her sayıda bir dizi yarışma sorusu yayınlamak amacıyla ayırdık. Soruların, farklı düzeylere hitap etmesine çalışaca- İlk sayımızda iki sorumuz var. Birinci soruyu bilenler arasında çekilecek kura sonucu 10 kişiye birer adet oyun kaseti, ikinci soruyu bilenler arasında çekilecek kura sonucu yine 10 kişiye Easy Script, Superbase ve Practicalc programlarından oluşan bir disket paketi vereceğiz. Şimdi sorulara geçelim.
Klavyeden girilecek herhangi bir sözcüğün ekranda tersten görüntülenmesi isteniyor. Ama sorun işi tek satırda halletmek. ralıraşaB 2- Bu soruda sizden Türkiye Birinci Futbol Ligi için puan cetveli hazırlaya: cak bir program yazmanızı istiyoruz. Ligde 19 takım olduğunu düşünerek. her haftanın maç sonuçları girildiğinde hafızadaki puantajı işleyecek prog- Tam, her takım için şu haneleri içermeli: Oynadığı maç sayısı (0). galibiyet sayısı (6), beraberlik sayısı mağlubiyet sayısı (M), attığı gol sayısı (A) yediği gol sayısı (Y). toplam puan (P) ve averaj (Av.). Siz biliyorsunuzdur ama, biz yine de hatırlatalım: Galibiyete iki, beraberlikte bir puan alınıyor. Averaj, yenilen golün atılan golden çıkarılmasıyla hesaplanıyor, elbette eksi averaj da sözkonusu. İki takımın averajı aynı ise, daha çok gol atan, bir üst sırada yer alıyor.
Bu sonuçlara göre oluşan puan cetveli şöyle:
Futbolla pek fazla ilgilenmeyen okuyucularımızın da ödül kazanmak isteyebileceklerini düşünerek, hayali maç sonuçlarına göre hazırlanmış örnek bir puan cetveli veriyoruz. Fenerbahçe 1 1 0 0 4 2 2 4 2 Gençlerbirliği 1 1 0 0 3 1 4 2 4 2 Eskişehirspor 1 1 0 0 2 0 2 4 2 Fenerbahçe 4 Ankaragücü 2 Galatasaray 1 Orduspor 1 Bursaspor 1 1 0 0 1 0 2 4 1 Beşiktaş 9 Malatyaspor 0 Denizlispor 1 0 1 0 3 3 1 0 Altay 5 Zonguldakspor 2 Samsunspor 1 0 1 0 3 3 1 0 Eskişehirspor 2 Sakaryaspor 0 Orduspor 0 Kocaelispor 1 Sarıyer 2 Galatasaray 1 0 1 0 1 1 4 1 0 Samsunspor 3 Denizlispor 3 Malatyaspor 0 Bursaspor 3 Rizespor 0 Beşiktaş 1 0 1 0 0 0 4 7 0 Trabzonspor 4 Gençlerbirliği 3 Kocaelispor (Kayserispor bu hafta maç yapmamıştır) Rizespor 1 Ankaragücü 0 2 Trabzonspor 1 0 0 1 1 3 0 2 Sakaryaspor 1 0 0 1 0 2 0 2 Umarız sorularımıza gelecek doğru Zonguldakspor 1 0 0 1 1 2 5 0 2 cevap sayısı, bizim değerlendirme için özel program hazırlamamızı Kayserispor 1 0 0 1 0 0 0 9 0 gerektirecek kadar çok olur...
Bilgisayar Kullananlar,
Arayanlar, Değiştirmek İsteyenler, Bilgisayarcı Arayanlar, Hizmet Sunanlar
Herhangi bir yeni eşyanın, yeni ürünün gündelik hayatımızın gerçekten kalıcı bir unsuru haline geldiğinin en önemli göstergelerinden biri, kullanıcıların bu ürün için kendi kendilerine bir dolaşım-değişim sistemi, bir pazar oluşturmalarıdır. İşte, parasız olarak küçük ilanlar yayınlayacağımız bu sayfalar, özellikle Commodore'lar ve genel olarak ev bilgisayarları, çevresel gereçler, hazır programlar vb. için böyle bir pazar olma amacını güdüyor.
Yani, bu sayfaları, ana ürünü bilgi ve bilgi işleyen gereçler olan bir mahalle pazarı biçiminde değerlendirmek mümkün. Ama ürünümüz bilgi olduğuna göre, bu pazardan çok daha farklı ve yaratıcı bir çerçevede yararlanmak da mümkün. Kafanızı meşgul eden bir sorunla karşılaştığınız ya da çözüm için yardıma gereksinim duyduğunuz bir konuya takıldığınız zaman bu köşeye ilan vermeniz akılcı olacaktır. Çünkü, ürünün ya da bilginin kendiliğinden gelmesini beklemek yerine, onu çağırabilme avantajını kullanmış olacaksınız.
Dahası, bizim edindiğimiz izlenime göre, şu anda bilgisayar kullanmakta olan, bu pazardan yararlanması olası kişi ve firmaların en büyük ihtiyacı danışmanlık hizmetleri ya da genel olarak bilgisayarlardan anlayan personel. Bu yüzden, full-time, part-time ya da geçici olarak bilgisayarcı ve programcılara ihtiyacı olan firmaları, aynı türden hizmetleri sunabilecek kişileri bu sayfaya ilan vermeye çağırıyoruz.
Son olarak da kendi sunacağımız bir hizmete değinelim. Elinizde, pazarlamayı düşündüğünüz, bu sayfaların yetmeyeceği kadar çok sayıda kendi yazdığınız ya da bir yerden bulduğunuz hazır program olabilir. İstediğiniz takdirde, bunları nasıl pazarlayabileceğiniz hakkında, TELETEKNİK çalışanlarından
Ayşegül Tarım'ın yardımına başvurabilirsiniz.