Commodore Amiga sayı 8, sayfa 16

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 16

vered with blood. * Your hemerroids are flaring up again, eh? — got the courage and skill of a master swordman. * | would be in real trouble if you ever used them. — There are no clever moves thath can help you now. * Yes there are but you never learned them. — | hope you've a bout ready for a gulck es- cape. * Why, did you want to barrow one? Sword Master'ı yenmeyi başarabildiyseniz size bunun bir anı ve kanıtı olarak yüzde 100 pamuk T-shirt verecektir. Birinci görevimizi başarıyla tamamladık. Sıradaki görev hırsızlık- taki başarımızı göstermekte (Gerçi bunu oyun içinde pekçok yerde gösterdik ama bir kere daha göstermekten zarar gelmez). Şimdi şe- hire dönün ve hapisaneye (jail) gidin. İçerdeki tutukluyla konuşun. O sizden naneli ciklet iste- yecektir. Markete gidin ve satıcıyla konuşun (orda yoksa zile basın). Ondan bir altın karşılı- ğında bir paket breath mints alın. Şimdi hapi- saneye geri dönün ve adama breath mints ve- rin. Size teşekkür ediyor ve niye hapisaneye girdiğini anlatıyor. Tam Sheriff Shinetop'tan bahsederken, şerif içeri giriyor. Neyseki bize o kadar çok kızmıyor (henüz). Şimdi valinin şatosuna gidin. Köpekler geçmenize izin ver- miyor. Tutuklu adam bize ormandaki sarı Çi- çekleri kopardığı için içeri aldığını söylüyordu. Bu çiçekler evin önündeki köpekleri uyutuyor- muş. Ormana geri dönün ve sarı çiçeklerden alın. Sonra USE ile ete çiçekleri sürün ve ze- hirleyin. Şimdi valinin şatosuna geri dönün ve zehirli eti köpeklere atın. Burada köpekleri öl- dürmüyoruz. Avrupa ve Amerika'da hayvanla- rı koruma çok önemli olduğu için yapımcılar köpekleri sadece uyuttuğumuzu açıklıyorlar. Kapıyı açın ve şatoya girin. Karşınıza çıkan ilk kapıyı açın ve yine içeri girin. Şimdi Guybrush kendi başının çaresine bakacak. Sonuçta ge- rekli heykelciği buluyoruz ama almamız için bir eğe gerekli. Haaa! Bu arada da şerife der- sini veriyoruz (Matematik) Har Har Har! Şimdi şatodan çıkın ve hapisaneye gidin. Dostumu- za konaktan aldığımız farelere karşı spreyi ve- rin. Buna karşı o da size havuçlu kek veriyor. USE ile keki yemeye kalkıştığınızda birkaç dişi- nizi tehlikeye atıyorsunuz ama bir eğe kazanı- yorsunuz. Aptal dostumuz havuçlu kek sev- mediği için yememiş ve sonuçta eğeyi de bu- lamadığı için hapisten kaçamamış. Şimdi şato- ya geri dönün ve çıktığınız delikten içeri girin. Kahramanımız heykelciği alıp dışarı çıkıyor (uçuyor). Tam gitmeye hazırlanırken şerif uya- nıyor ve bizi enseliyor. Ona valinin bize izin verdiğini söyleyin. Aksiliğe bakın, vali o sırada çıkageliyor. Aman yarabili! Vali pek güzel bir kadınmış. Neyseki bizi affedip şerifi bir güzel azarlıyor. Şerif kızgın bir şekilde dışarı çıktık- tan sonra valiyle aramızda çok elektrikli bir ko- nuşma geçiyor. Elektrik voltajı o kadar yüksek ki konuşamıyoruz. Hay Allah, bir yerlerden ka- dınlarla konuşmayı öğrenmemiz gerek (Merak etmeyin bu bir görev değil). Şimdi kapıdan dı- şarı çıkın. Yine mi sen, Shinetop? Bu sefer bi- letimizi harbiden keseceksin galiba? Herneyse

o kadar önemli değil heykeli belimize bağlayıp bizi denize atıyor. Ama hangi aklıperişan bizi öldüreceğini düşünebilir ki? Biz nefesimizi 10 dakika tutabiliriz. Bu rekoru geliştirmeye kalk- mayıp en iyisi işimize bakalım. Pick Up ile idol'ı alın ve merdivenlerden yukarı çıkın. O sı- rada vali bizi kurtarmak üzere iskeleye geliyor. Oo00! Kadınlarla konuşmayı ne kadar da ça- buk öğrendik? Burada bir aşk sahnesi yaşıyo- ruz. Hemen sevinmeyin, belden aşağı değil. Vali bizi görevlerimizi bitirdikten sonra konağı- na bekliyor. Sıra üçüncü ve son göreve geldi. Ormana gidin ve biraz araştırma yapın. Bir sü- re sonra geniş bir yere geleceksiniz. Bunrada ile işaretli yeri küreğinizle kazın. Amanın! İşte kayıp hazineyi bulduk. Üstümüze uyma- yan bir T-shirt, üstelik yüzde 100 pamuk bile değil. Zaten o kadar süre gömülü kalmış bir şeyden son moda olmasını bekleyemezdik, ama en azından üstümüze uygun bir şeyler bı- rakabilirlerdi. Şimdi şehire geri dönün. Ola- maz... Hayatımızın kadını kaçırılmış... (bUnu oradaki nottan anlıyoruz.). Kaçıran ise LeC-

huck adlı sefil bir korsan (hayalet korsan). Şimdi Scumm Bar'a gidin ve bütün mug 'ları toplayın sonra ağlayan(!) ahçıyla konuşun. Ah- çı bize bütün korsanların korkup kaçtığını ve birilerinin valiyi kurtarmak için Monkey adasına gitmesi gerektiğini söylüyor. Bir yerlerden ge- mi bulmalıyız. Evet, Stan'den alabiliriz. Hemen Used Ship's Emporium'a gidin. Karşınızda eli- ne koluna hakim olamayan bir satıcı var (Eline koluna hakim ol yoksa öcüler yer seni). Eh ar- kada duran ve adı 'Monkey' olan gemiyi satın alın (almaya çalışın). Stan bize bu gemiyi bu kadar paraya satamayacağını söylüyor. Ken- disinden kredi almak istediğimizde bize bu İş- leri çoktan bıraktığını ancak kasabadaki mar-

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.