Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 10
bunu yazmıştı. Ne sebeple çık- mış olursa olsun çok tutuldu ve ardı ardına yeni virüsler yazıl- dı. Bazıları zararsız, bazıları İse çok tehlikeliydiler. Bu küçük programcıklar muazzam hız- da yayılıp büyük zararlara yol açtılar. Her ne kadar gerçek orijinalleri bilinmese de kesin- likle bilinen bir şey vardı, bu vi- rüsler korsan programlarla ya- yılıyorlar ve orijinal program- larda kesinlikle bulunmuyor- lardı. Hâlâ cracker'ları destekliyor- sanız bir de şunu dinleyin. Türkiye'nin ilk strateji oyunu Hançer yaklaşık altı aylık yo- ğun bir çalışma sonucunda bitirildi. Gerçekten piyasanın iyi firmaları ile boy ölçüşebile- cek düzeyde iyi hazırlanmıştı ve de Türkiye piyasasında İlk olmanın avantajıyla piyasaya çıktı. Gerçekten de beklenen olmuş oyun hak ettiği ilgiyi gör- müştü. Satışlar oldukça iyi gi- diyordu hatta birçok yabancı oyunu geride bırakmıştı. Fakat neden bilinmez bu bazılarına rahatsız edici geldi. Bu kişiler gerçekten kaliteli olan bu oyu- na Avrupa yapımı benzerleri- nin yarısı fiyatı bile çok gördü- ler. Böyle iyi niyetle yapılmış bir oyunu çok makul bir ücret ödeyerek desteklemektense köstek vurmaya kalktılar. Ama bunu bile beceremediler ve kırılması için oyunu yurt dışına yolladılar. Oyun kırılmış, için- den bazı özellikleri atılmış ve tek diske indirilmiş halde geri döndü ve tekrar, bu sefer kor- san olarak satılmaya başlan- dı. Kopyasının ne kadar sattı- ğını bilmiyoruz ama bin cıva- rında bir satışa ulaştığını duy- duk, Bu programı benim iki arka- daşım; Volkan ve Tolga hazır- ladılar. Altı aylık bir çalışmanın sonunda ellerine bu programı dağıtanlardan bile az para geçti. Şimdi kendinizi bu in- sanların yerine koyun, kötü ni- yetli birkaç kişi yüzünden böy- le bir emeğiniz boşa gitse ne yapardınız? Tabii bir de kolay yoldan para kazanmayı ilke edinen taşlaşmış bir zihniyet hakim ül-
kemizde. Örnek mi istiyorsunuz? Bir etrafınıza bakın. Bütün bil- gisayar dükkanları oyun sat- mak için telef oluyor. Aman Al- lahım! Bu hırsızlığın öyle ilginç, öyle traji-komik yöntemleri var ki aklınız durur. Oyunları beşbinden disketlerini yirmibinden satıyor. Veya ilk disket beşbin ikinci ve ondan sonrası üçbin. Fark mı niye? Eee ne de olsa utility disket- lerinin kopyalanması drivola- rı daha zorluyor, ayrıca ilk dis- keti kaydettikten sonra drive ısınmış oluyor böylece ikinci disketi daha kolay kaydediyor olsa gerek. Bir başkası tutuyor 'Şu: saat- te gelene oyun bedava' diyor. Gerçekten merak ediyorum bu fiyatları nereden bulup, oyunlara neye göre değer bi- çiriyorlar? Hadi bunu geçtik nasıl olup da başkasının yap- tığı ve kendisinin en küçük bir emek bile sarfetmediği oyun- lardan pay çıkarabiliyorlar? Gönrdüğüm kadarıyla bu İş onları hiç de rahatsız etmiyor. Mesela utanmadan yirmibin liraya sattıkları Dpaint4 demo- sunun neden Save etmediği- ni çok basitçe Bu daha demo versiyonu asıl program daha sonra çıkacak' diye yanıtlaya- biliyorlar. Programların ne işe yaradı- ğını açıklasalar yine bir iş yap- mış olurlar, Ama nasıl yapsın- lar, programın ne işe yaradı- ğını kendileri de anlamıyorlar ki? Aslında bunlar da şu aralar oldukça rahatsız. Sebebi de kızışan rekabet nedeniyle bir dükkanın fiyatları sıfıra indir- mesi. Diğer dükkanlar sinek avlarken burası dolup dolup taşıyor. Neden mi? Çünkü bu- rada disket alana oyun beda- va. Kendi değimleri ile 'Sifır li- ra', Zaten oyun çekerken bir masrafı olmuyor ki oyun için para alsın, o üçbinden aldığı disketleri oyunlar sayesinde al- tibinden satıp parasını kazanı- yor. Bu oyunları yazan firmaların temsilcileri gelip bu durumu,
yani oyunlarının disket satışını arttırmak için fazladan verilen etiketlerden bile ucuza (bu eti- ketleri de para ile satıyorlar) gittiğini görseler kriz geçirirler bence, İşte böyle bir ortamda biri çı- kıp bir dergide 'Kopyaya hayır” diyor ve büyük tepki ile karşılaşıyor. Neden? Alan memnun, satan memnun bu işe Çomak sokmanın alemi ne? Şimdi siz gelin de bu insan- lara bu işin hiç de görüldüğü gibi olmadığını, bugün kaza- nılacak bu küçük paraların ül- kemizde yeni yeni gelişmeye başlayan rogramcılık sektörü- ne, daha da önemlisi bu alan- da gerçekten yetenekli genç- lerimizin azimlerine büyük za- rarlar vereceğini ve bunun herkes için zararlı olacağını anlatın. Ne bizlerin bunu anla- tabilmemize ne de onların an- lamasına şu an için imkan yok. Peki ne yapılabilir? Bence bu İşten kurtulmak için en büyük adım bilgisayar programlarının telif yasası kapsamına alınması ile baş- lar. Bu sistem bir kez oturunca bu sefer de korsanlığa yüksek yaptırımlar uygulanır. İşte o za- man bu programları “Sifir liraya” biraz zor satarlar. Bilgisayarınızı seviyorsanız “KOPYAYA HAYIR” deyin.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 11
AMIGA Terimleri S 7 | HEH e EN
Bu yazımızda, AMIGA ile ilgili terimler üzerinde duracağız. Eminim çoğunuz bu terimlerin birçoğunu yakından tanıyordur, fakat her geçen gün aramıza yeni AMIGA kullanıcıları katıldığından ve bilgisayar dünyasına henüz girmiş olduklarından, bilgisayar terimleri oldukça anlamsız gelecektir. Belki de bunların birçoğu pek işinize yaramayabilir. Önemli değil, fazla bilgiden rahatsız olacağınızı sanmam. Ayrıca bunlar her zaman bu sayfalarda sizi bekleyecekler. Gerek olduğunda elinizin altında olması sanırım hoşunuza gider.
Artık meraklarınızı giderebilir ve aradığınızı bulabilirsiniz.
Ana başlıklar altında toplanmıştır ve genel bilgisayar terimlerinin yanı sıra sadece AMIGA'ya özel bilgiler de içermektedir. Bu nedenle bunların her bilgisayarda geçerli olamayabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
Donanım
68000: Motorola firması tarafından hazırlanan ve AMIGA'da (bunun yanında Atari ST ve Macintosh'larda) kullanılan merkezi işlemci birimi. BUS: Bilgisayar işletim sisteminin çeşitli bölgeleri arasında data iletişimini sağlayan birim. AMIGA'da merkezi işlem birimiyle yardımcı işlemciler, disk sürücüler ve diğer yan birimleri birleştirir. A500 ve A1000 dışarıdan BUS genişleme yuvasına sahiptirler. CHIP RAM: AMIGA'da ilk 512K'ya verilen isim. Bazı modellerde 1MB chip ram olabilir. Bu bellek 68000 merkezi işlemcisi ve yan işlemcilerin anında ulaşabildiği bellektir. YARDIMCI İŞLEMCİ: Merkezi işlem birimine yardımcı olmak üzere tasarlanmış yan birimlerdir. Örnek olarak matematik yardımcı işlemcisi olan 68881 verilebilir. AMIGA'da standart üç yardımcı işlemci vardır: audio, grafik ve dış ortam kontrol yardımcı işlemcileri. Bunlar sayesinde ana işlemci üzerinden biraz yük alınır ve bilgisayarın hız kaybetmesi engellenir. KILOBYTE: 1024 (2^10) byte. Genellikle 1000 byte olarak tanımlanır. 256K = 256000 byte. MEGABYTE: Yaklaşık bir milyon byte (1024 x 1024). M ya da MB olarak gösterilir. MODEM (MOdulator/DEModulator): Bilgisayarın dijital sinyallerini analog telefon sinyaline çeviren ve tersini de yapabilen bir cihaz. İki bilgisayar arasında telefonla bağlantı sağlayabilmek için her iki tarafta birer tane modem bulunmalıdır. MOUSE PORT: Mouse'un, Joystick'in ve benzeri dış kontrol birimlerinin takıldığı giriş/çıkış portu. PARALEL PORT: AMIGA'nın arkasında, öncelikle yazıcı bağlamak için kullanılan 25 pinli porttur. Paralel adını, bir karakteri oluşturan sekiz biti eşzamanlı olarak göndermesinden alır. RAM (rastgele ulaşımlı bellek): Bir bilgisayarın işlemcisinde bulunan, herhangi bir parçası okunabilen veya tanımlanmamış bir yolla tekrar yazılabilen bellek. Bu bellek bölümünün hızı istenildiği yerine anında erişim sağlanabilmesinden gelir. Bu bellek bilgisayara yüklenen programların çalıştırılmasında ve bilgilerin tutulmasında kullanılır. ROM (sadece okunabilir bellek): Belleğin RAM gibi bir parçasıdır. Ancak sadece okunur, üzerine yazılmaz. Değişmesi gerekmeyen sistem rutinlerinin saklandığı bölgedir. RS232C: Eşuyumlu olmayan seri iletişimi sağlamak için kullanılan bir standart. AMIGA'yı bir seri yazıcıya veya RS232 uyumlu başka bir cihaza bağlamak için kullanılır. SERIAL PORT: AMIGA'nın arkasındaki 25 uçlu bağlantı. Eşuyumlu olmayan seri iletişimde kullanılır. Seri terimi ard arda sırayla gönderildiğini gösterir. Eş uyumlu olmama durumundaysa, sinyal belirli aralıklarda olmak zorunda değildir. Bu tip bağlantılar, çoğunlukla modem ve yazıcı hatalarında kullanılır.