Ejderha Kulesi

Ejderha Kulesi'nden herkese merhaba. Bu ay Zoltan'ın Büyücülük Kursu gene devam ediyor. Maceracılar Tavernası'nda ise Phlan'dan gelen birkaç konuğumuz var. Onların, ülkelerini Bane'in gazabından nasıl kurtardıklarını okurken ürpereceksiniz. Böylece siz de Pools of Darkness'ta başarılı olabileceksiniz. Ve bu arada sorunlarınız köşemizde Zoltan'a selamlar, saygılar yollayan okurumuz Yaman Yılmaz'a Zoltan'ın selamlarını iletelim. Bütün gün Zoltan ile beraber Astral yolculuklar üzerinde çalışmıştık. Phlan'dan gelen maceracılar, yanlarında Elminster'in yazdığı Astral yolculukları anlatan 'Efynyrrfeweard' adlı kitabı da getirmişlerdi. Zoltan ile beraber kitabı inceleyip oradaki bilgileri bizimkilerle birleştirmeye çalışmıştık. Her neyse sonunda geç oldu ve ben tavernaya inip meşhur Bard'ımız Alex Quicksilver'ı dinlemeyi düşünüyordum. Ama sanırım biraz geç kalmışım. Alex o geceki son şarkısını çalıyordu. Bu çok hüzünlü şarkıda bir Silver Dragon ile bir insanın acıyla biten aşk hikayesini anlatırken tavernadakiler sessizce onu dinlemekteydi. Alex şarkıyı özellikle çok duygulu çalıyordu, hatta kullandığı büyülü enstrümanlardan bile daha etkileyiciydi. Birkaç yıl önce Alex de bir Silver Dragon'a, daha doğrusu onun Elf formuna aşık olmuştu ama Sir Karl ve Maya'nın öyküsünü bildiği için zorlukla da olsa kendini bu aşktan kurtarabilmişti. Şarkısı bitince ateşin kenarında oturan 6 tip gözüme ilişti. Bunlar Phlan'dan gelen maceracılardı! Bu arada bir an Prenses Nacacia'yı Alex'in peşinden kulenin üst katlarına çıkarken gördüm. Acaba Zoltan bana bir Philter of Love vermez mi diye düşünürken, maceracılardan magic user olduğu belli olan biri hikayelerini anlatmaya başladı. 'Aslında bütün bunlar olmadı. Bane tam amacına ulaşmak üzereydi ama başaramadı ve bütün bunlar zaman değiştiği için olmadı. Ama bu olayların hepsi gerçektir. Elminster de bunlara şahit oldu. Biz olanları unutmadık, çünkü o sırada bu boyutta değildik. Her şey Bane'in yardımcıları Thorne, Tanetal, Kalistes ve Gothmenes'i yollamasıyla başladı. Phlan'ın bulunması gereken yere gittiğimizde, bir kraterle karşılaştık. Buranın kuzeyinde Dragon Horn Gap's Steading'e gittik. Devlerle bir önemsiz çarpışma sonucu Verdirgi kraterinin yakınlarında yeryüzüne ulaştık. Dağların arasında, batıda bir girinti bulduk. Ama aslında burası Dragonlar ile kaynayan bir yerdi. Thorne ile burada karşılaştık. Bane'in en zayıf hizmetkarını halletmek kolay oldu. Daha sonra Drow muhafızların koruduğu Zhentil Keep'e devam ettik. Zhentil Keep... Tüm kötülükler bir kez Zhentil Keep'in yollarından geçmiştir. Lord Manshoon ve Drow hizmetkarları burayı yönetiyordu. İnsanlar vagonlara doldurulup Manshoon'un Kulesi'ne götürülüyor ve bir daha hiç kimse onları görmemekteydi. Manshoon'un Kulesi'ne girmenin iki yolu vardır. İlki doğrudan kapıdan girmektir. Diğeriyse şehrin doğusundaki dik yolun kuzey duvarıyla birleştiği yerdeki gizli kapıyı kullanmaktır. Manshoon'un Kulesi'nin ön avlusundan bir odaya girilir. Burada vagonların aşağı indirildiği bir yer vardır. Ancak siz buradan aşağı inemezsiniz. Batıdaki odaları incelediğinizde, aşağıya bir yol bulursunuz. İşte biz bu yoldan geçerek Drow gardiyanların insanlara eziyet ettiği, örümceklerle dolu bir yere geldik. Bu bölgenin sonunda bir Drow tapınağı

"bulduk.

Tüm tapınağı temizledikten sonra Kalistes'in boyutumuza geçmek için kapılar bulduğunu gördük.”

Kate Novak and Jefi Grubb

Burada büyücünün sözlerini kesmek zorunda kaldım. Aklıma bizim kuleye mektup yazan Yaman'ın bir sorusu gelmişti. Drow Temple'da Oracle'ın söylediği üç şey nedir? Büyücü bu soruyu şöyle cevapladı: Guard. our. Lady. Guard the hands that open doors.'. Yani kapıları kapatmak için 'HANDS' yazmalısınız. *Kalistes'in ülkesine doğru giderken önce Elminster'in Limbo'daki kampına uğradık. Elminster daha önce Kalistes ile karşılaşmıştı. Bizi uyardıktan sonra tüm büyülü eşyalarımızı bırakmamız gerektiğini anlattı. Kalistes'in ülkesine sadece Drow eşyalarıyla gitmek mümkündü. Burada başımızdan şimdi anlatmaya vaktimiz olmayan türlü olaylar geçti. Kalistes ile karşılaşmamız sırasında çok zorlandık. * Bu sırada Zoltan yavaş yavaş merdivenlerden indi. Tavernadaki diğer maceracılara dönerek taktikler anlatmaya başladı. Herkes can kulağıyla Zoltan'ı dinliyordu. *Büyücülerin önemli bir karşılaşmadan önce şu büyüleri yapmaları yararlı olur: 1. Mirror Image: Böylece yanınıza gelen bir düşman hemen size vuramaz. 2. Haste: Kesinlikle çok önemli bir büyüdür. Hareket kabiliyetinizle beraber saldırılarınız da iki katına çıkar. Saldırı sayınız ne olursa olsun 4 tane ok atabilirsiniz. 3. Dimension Door: Her ihtimale karşı düşmanlardan uzaklaşmak için ezberde bulunmasında fayda vardır. 4. Fire Shield (Flame type cold): Size vuran rakiplerinizin zarar görmesi açısından çok faydalıdır. Ayrıca flame type olarak cold seçmekten amaç, birçok yaratığın ateşe olan dirençlerine karşı bir alternatif geliştirmektir. 5. Fire Touch: Bir adamınızı alevle kaplarsınız. Böylece o adam rakibe her vurduğunda vuruşun yanı sıra alev zararı da verir. En iyisi ok ve yay kullanan adamlarınıza bu büyüyü yapmanız. Böylece HASTE sayesinde 4 ok atan adamınız ayrıca 4 alev zararı da verecektir. Üstelik rakiple temasa girmeden. 6. Lighting Bolt: Iron Golem'lerin olduğu yerlerde geziyorsanız, Lighting Bolt ile onları yavaşlatabilirsiniz. 7. Globe of Invulnerability: Tüm hazırlık büyüleri bittikten sonra bu koruyucu küreyi oluşturun. Ama bunu en son yapmayı unutmayın. Cleric büyülerinden şunlar faydalıdır: Resist Fire, Resist Cold, Prayer,Protection from Evil 10' Radius. Ranger da kendi üzerine Protection from Fire büyüsü yapmalıdır. Bu bir Druid büyüsüdür. Eğer büyüyü yapan bunu kendine yap: 12hpxLevel kadar ateş zararını absorbe edebilir. Bu miktar aşılınca büyü etkisini kaybeder. Zoltan bu ki dersinden sonra dinlenmek üzere kulenin üst katlarındaki odaşına doğru giderken, maceracılardan savaşçıya benzeyen biri, büyücü Marcus ile ilgili maceralarını anlatmaya başlamıştı. “Marcus'un kulesinin üst katlarına çıkınca bir Wizard Gate'e geldik. Burayı aştıktan sonra kalan tüm katları temizlemek gerekti. Çünkü en üst kattaki odasında olması gereken Marcüs'a başka türlü ulaşmak mümkün olmuyordu. Marcus'u hallettikten sonra Temple of Transformation'a gittik. Orada Moander'in aracına Shal'in yardımıyla binerken kule şiddetle sallanıyordu ve biz biraz uzaklaşınca yerle bir oldu. Moander'in aracı, havada asılı kalmıştı. Daha sonra Elminster aşağı bir ip uzattı. Bu arada Phlan şehrinin bu kulenin altında gizli olduğunu ö i Moander, tanrılardan biriydi. Ancak Elfler tarafından çok büyük ve büyülü bir ok ile vurulmuş ve bir boyuta hapsedilm şi Moander burada uyurken Bane'in adamları onun etlerini parçalar halinde bizim boyutumuza taşımaya çalışıyorlardı. Moander'den kopan parçalar, ateşe dayanıklı ve normal saldırılardan da az zarar gören Bit O'Moander adlı canavarlara dönüşüyordu. Ayrıca Bane'in baş adamlarından biri olan Tanetal, bu boyutta bir yerdeydi. Moander'in sol kolundaki bir yarıkta Aeghwat ile karşılaştık. Kendisine yardım edince, bize iki değerli potion verdi. Bunları aldıktan sonra Moander'in saçları arasında kendilerine Moander Cultist diyen fanatik rahiplerin kovaladığı bir kadına yardım ettik ve burada bir amfora bulduk. Moander'in kültüne sadık bu fanatikler çok tehlikelidir. Yakın mesafede ilk yaptıkları büyü Blade Barrier olur. Amforayı Moander'in ağzından aşağı attığımızda, kalbi yavaşladı. Bu arada kulak ve göz bölgesinde de ilginç karşılaşmalarımız oldu. Sonunda çok eski bir yaradan Moander'in kalbine girmeyi başar-dık. Bu sırada müzik dışında hiçbir işte ustalaşmamış herşeyden, ama HERŞEYDEN biraz anlayan Alex yüzünde rahatlamış bir ifadeyle tavernada belirdi. Herzamanki gülümseyen ifadesiyle konuşmaya başladığında, doğal olarak herkes dönüp O'nu dinlemeye başlamıştı. “Uzun yıllar önce, Elflerin meclisi Moander'in bu boyutta sonsuza dek hapis kalması için bir gözcüyü de bu boyuta göndermişti. Sanırım kendisine The Watcher diyen bu Elf'e, Moander'in kalbinde rastlamış olmalısınız.” Büyücü hiç şaşırmadan devam etti. *Evet, Watcher bize çok yardımcı oldu. Tanetal ile ilk karşılaşmamızda Talisman of Bane yardımıyla bizden kurtuldu. Ama biz daha sonra bu tılsımı O'nun elinden düşürmeyi başardık. Bunu nasıl yaptığımızı şimdi anlatmayacağım. Çünkü oldukça uzun bir hikaye bu. Ama Aeghwat'ın verdiği o iksirler olmasaydı, kalbe hiç gire: dik. Tanetal'i de hakladıktan sonra elimizde Thorne'dan ele geçirdiğimiz Horn of Doom, Kalistes'ten aldığımız Crystal Ring ve Tanetal'in düşürdüğü Talisman of Bane vardı. Ancak Gothmenes henüz ortada yoktu ve O'na ulaşmanın yolunu bilmiyorduk. The Black City of Mulmaster'a gidip oradaki arenada savaştık ve kazandık. Bunun sonucu olarak bir beholder bizim Arcam ile görüşmeye hak kazandığımızı söyledi. Arcam ile mağarasında karşılaştık. Manshoon'u haklamamız için bize gems teklif etti. Kabul edip Zhentil Keep'e gittik. Manshoon'un Kulesi'nin üst katlarında Manshoon'u kıstırdık. Ancak Manshoon bir yaratık summon etti. Bu arada yaratık Manshoon'a kızdı ve derhal saldırıya geçti. Kulenin üstünü yıkmaya başladı Manshoon, yıkıntılar arasından kaçmayı başardı. Tavanlar üstümüze çökmeye devam ederken hızla merdivenleri indik ve Zhentil Keep'i derhal terkettik. Mulmaster'da Arcam ile ikinci karşılaş- Arcam denen o alçak Beholder öldürmeye — kalktı. Düzinelerce Beholder'ı hakladıktan sonra Arcam'ı da halletik. Bu mağaranın bir kenarından ayrı bir bölüme giriliyordu. Bu bölümde birkaç çarpışmadan sonra bir kapıya geldik. Kapı Talisman of Bane'i tanıdı ve Gothmenes'in ülkesine bir kapı açılmış oldu. Gothmenes'in ülkesi tanıdığımız bir yerdi. Ama aslında hiç bilmediğimiz daha doğrusu bilmeyi istemediğimiz bir yerdi. Orası Dark Phlan'dı. Harita olarak Phlan'in aynısıydı. Ancak türlü kötülüklerle dolu sokaklarında Undead yaratıkların dolaştığı ve bir Lich'in hükmettiği bir yerdi orası. Her macerada bir kez kurtardığımız Sasha'yı bu macerada da bilmem kaçıncı kez kurtardıktan sonra, Dark Phlan'ın sonundaki büyülü demir duvara ulaştık. Gothmenes'in bu duvarın arkasında bir yerde olduğunu biliyorduk. Duvarı yıkmak için Horn of Doom'u altı kere çalmak yeterli oldu. Böylelikle Gothmenes'in merkezine aştık. Ama Gothmenes'in kendine ulaşkolay olmadı. Hain Rakshasalar bize türlü oyunlar oynadı. Sonunda Gothmenes Limbo'ya gidip Elminmster'i yakaladı, Bu arada biz Gothmenes'in Crystal Orb'unu ele geçirmiştik. Elminster kıvrak bir hareketle kurtulup Gothmenes ile mücadeleye girdi. Biz de bilmem kaç tane canavarla başbaşa kaldık. Büyük zorluklarla onları tepeledikten sonra, bu sefer Gothmenes'in sadık hizmetkarı Xoham the Beholder kendine bağlı Beholder birliğiyle saldırıya geçti. Onları da hakladıktan sonra Elminster'in yenildiğini ve karanlıklar havuzunun dibine doğru uzaklaştığını gördük. Tüm büyülerimiz elimizden alındığı halde Gothmenes ve birkaç Bane Minion ile karşılaştık. Son yaratıkta yere düşünce herşey bitti. Hiçbirşey olmadı. Ve biz felaketlerin başlamasından hemen önceki zamana döndük. Ve bu felaketler hiç Tçekleşmedi.

Phlan'a geri geldiğimizde, kütüphanede Elminster ile karşılaştık. Elminster kurtulmayı başarmıştı. Limanda bizi bekleyen bir gemi olduğunu söyledi. Oysa limanda iki gemi vardı. Biri, bizi bir daha geri dönmemek üzere bir yere götürecek güzel bir gemiydi. Ve o gemide Gothmenes'in ülkesine gitmeden önce Elminster'e bi-

Elde bıraktığımız eşyalarımız vardı. Bunları geri aldıktan sonra diğer gemiye döndük. Bu dökülen bir gemiydi. Kaptan eğer istersek bizi bir adaya götüreceğini, ama geriye dönüş olmadığını söyledi. Biri bize meydan okuyordu. Bu ölümüne bir savaş olacaktı. Hepimiz birbirimize baktık. Thorne, Kalistes, Tanetal, Gothmenes, Manshoon, Arcam, Marcus ve birçok yaratık karşımızda duramamıştı. Şimdi bu meydan okuma da neyin nesiydi? Ancak adaya vardığımızda rakibi hafife almakla çok büyük bir hata yaptığımızı anlamıştım. Sonra neler olduğunu anlatmayacağım. Neden siz kendiniz gidip ne olduğunu görmüyorsunuz?

ZOLTAN'IN BÜYÜLER KİTABI BÖLÜM 6

6. DÜZEY MAGIC USER BÜYÜLERİ: Bundan sonra yüksek düzey büyülerinden fazlasını anlatmayacağım. Çünkü sizin büyülü diskleri bir yarığa sokarak ve bir çeşit kristal küreye bakarak (öyle ki bu tam bir küre bile değil, ama ilginç) yaşadığınız maceralarda bu büyülerden başkası yok. Ve sanırım bazı büyüler asla varolmayacak. Mesela Wish gibi. Death Spell: Düşmanlarınızı anında ve bir daha geriye kazanılmayacak şekilde öldürür. Bu büyü kuvvetli tek bir düşmandan çok birkaç zayıf düşmanı öldürecektir. Disintegrate: Beholderlar bu büyüyü çok kullanır. Bazı büyüye dirençli yaratık- İar bundan etkilenmez, âncak birçok yaratık bir saving throw yapmak zorundadır. Disintegrate bir hedefi moleküllerine ayırır. Ve bu hedef artık dead değildir. Ona artık gone denir. Ancak gene de bir Resurrect büyüsüyle gone olmuş birisinin bedeni geri getirilebilir. Ama tüm eşyalar bir daha geri gelmemek üzere kaybolmuştur. Flesh to Stone ve Stone to Flesh: Bunlar birbirinin tersi büyülerdir. Biri hedefi taşa çevirir, diğeri taş olmuş hedefi eski haline getirir. Globe of Invulnerability: Minor Globe'tan daha güçlüdür. 4. düzey büyülerine karşı da korunma sağlar. Yani o sürekli Ice Storm atan Drow büyücülerden kurtulmanızın için birebirdir. | 7. DÜZEY USER BÜYÜLERİ Delayed Blast Fireball: En harika bi yülerden biridir. Verdiği zarar, Fireball gibi hesaplanır. Sonra kaç tane 6'lık zar atıldıysa o kadar HP eklenir. Ayrıca anında devreye giren bir büyüdür ve Golbe of Invulnerability'den bile geçer. Secret of the Silver Blades oyununda ise bunu bir saatli bomba gibi kullanmak mümkündür. Belirli bir segment sonunda patlar. Her el 10 segment sürer. Buna göre plan yapıp adamlarınızı etkilemeden bu büyüyü kullanmak mümkün olabili cak daha sonra bu seçenek gereksiz gö dü ve diğer oyunlarda kullanılmadı. Sanırım bir okurumuzun sorusu da böylece yanıtlanmış oldu.

Mass Invisibility: Bu aynı Invisibility büyüsü gibidir.Ama birçok hedefi etkiler. Power Word, Stun: Bir hedefi dondurur. Hedef hiçbirşey yapamaz. Fakat bu hedef HELD anlamına gelmez. Hedef ne kadar zayıfsa o kadar uzun süre durur.

SORUNLARINIZ:

JOURNAL ENTRY'LERİ SİZDEN BULABİLİR MİYİM? Bana gelen her mektupta bu soru muhakkak var, Evet, bu sorunu çözmeye çalışıyorum. En azından son çıkan oyunların JE'lerini toparlayıp size ulaştırmak istiyo- Tum. Ama bu konuda siz de bana yardımcı olmalı ve fikir vermelisiniz(Herhalde benim yüzlerce fotokopi çektirip yollayabileceğimi düşünmüyorsunuz.). Mesela JE'lerin olduğu bir DOC Disk oluştursak nasıl olur? Hem kopylanması hem da postalanması kolay olacaktır. Önerilerinizi bekliyorum. — | NEDEN 10. DÜZEY BÜYÜLERİ YOK? Çünkü orjinal AD&D'de 10. düzey büyüleri yok. Sakın gelecek oyunlarda 10. düzey büyü olduğunu sanmayın. MU büyüleri 9 düzey, Cleric büyüleri 7 düzeydir. Yakında Zoltan Cleric büyülerini de anlatmaya başlayacak. Evet, bu aylık da bu kadar. Yerim fazla olmadığı için meraklı arkadaşların isim ve adreslerini gelecek ay yayımlayacağım. Kusura bakmayın. Bir başka macerada buluşmak üzere...