Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 17
İşte yeni bir utility daha; bu seferki gayet kullanışlı ve kısa bir text editörü. Asm olarak çalışan bu editörü kısalığından dolayı c directory'sine atabilirsiniz. Tabii WorkBench'in editöründen kat kat iyi. Bu yüzden tavsiyem WorkBench'in editörünü hemen çöp tenekesine fırlatın (Trashcan!!!) ve yerine de bunu kopyalayın. Startup-sequence, mountlist gibi ufak tefek editleme işlerinizi de bundan sonra bu ufacık programla daha rahat yapabilirsiniz. Dilerseniz artık hemen programın menülerine geçelim... Programda beş temel menü bulunmakta. Bunlardan ilki her zamanki gibi Project. Burada disketten yükleme işlemlerini yapabileceğimiz Open (<sağ Amiga>+O), diskete kayıt işlemleri için Save (<sağ Amiga>+W) bulunmakta. Insert (<sağ Amiga>+L) yardımıyla o an çalıştığımız dosyaya disketten yükleyebileceğimiz ikinci bir ASCII dosyasını ekleyebiliriz. Ekleme işlemi cursor'un son bulunduğu pozisyondan sonrasına uygulanmakta. Kursorun altında başka satırlar da varsa, bunlar gerektiği kadar aşağıya kaydırılır. Save As (<sağ Amiga>+A) yardımıyla o an yüklü file'ı başka bir isimle tekrar diskete kaydedebilirsiniz. New (<sağ Amiga>+N) ve Erase (<sağ Amiga>+E) fonksiyonları yüklü olan dosyayı hafızadan silerler. Print fonksiyonu yardımıyla yüklü olan ASCII dosyasını yazıcıya gönderebilir ve basılmasını sağlayabilirsiniz. Bu menüdeki son fonksiyon da hepinizin yakından tanıdığı Quit (<sağ Amiga>+Q) programdan çıkmanızı sağlar. İkinci menü olan Edit, iki alt başlık altında toplanmakta. Bunlardan ilki blok üzerinde edit işlemlerinizi yapmanızı sağlar. Mark (<sağ Amiga>+B) ile yüklü olan ASCII dosyasının belli bir kısmını seçebilirsiniz. Seçme işlemini mouse'u başlangıç karakterine getirerek başlatıyorsunuz, mouse tuşunu bırakmadan mouse işaretçisini bitiş karakterine getirdikten sonra mouse'u bırakıyorsunuz. Bu işlemle başlangıç ve bitiş karakterleri arasında kalan tüm karakterler invers (negatif) olarak ekranda gözükür. Bu, o karakterleri seçtiğiniz anlamına gelir. Bundan sonra Copy (<sağ Amiga>+C) yardımıyla karakterleri hafızadaki buffer'a kopyalayabilirsiniz. Cut (<sağ Amiga>+X) ise, bu karakterleri buffer'a kopyalar ve ardından da ekrandan işaretlenen kısmı siler. Insert (<sağ Amiga>+V) yardımıyla buffer'da bulunan karakterleri kursorun bulunduğu yerden sonrasına yerleştirebilirsiniz. Edit menüsünün ikinci alt başlığının altında yer alan fonksiyonlar kursorun üzerinde bulunduğu satırı etkiler. Delete Line (<sağ Amiga>+K) yardımıyla bu satır
Tanımı: Ufak tefek yazım işlerinizi yapabileceğiniz ASCII bir text editörü.
Bulunduğu disketler: Zero Defects Imploded Disk One silinir ve kursor bir sonraki satırın üzerine yerleşir. Del to EOL (<sağ Amiga>+<E>) ile, kursorun üstünde bulunduğu karakter ve o satırın sonuna kadar olan tüm karakterler silinir. Delete word (<sağ Amiga>+<W>), kursorun üzerinde bulunduğu kelimeyi siler. Programda boşluk işaretleriyle ayrılmış her karakter dizisi, bir word olarak algılanır. Bu yüzden bu fonksiyonu kullanırken dikkat edin. Un-delete (<sağ Amiga>+<U>) ile son işlemde silmiş olduğunuz karakteri ya da karakter dizisini tekrar yerine koyabilirsiniz. Join (<sağ Amiga>+<J>) yardımıyla peşpeşe gelen iki satırı birleştirebilirsiniz. Bu, aynı satırın sonuna gelip <DEL> tuşuna basmak gibidir. Split kursorun sağında yer alan karakter dizisini bir sonraki satırda yer alacak şekilde ayırır. Insert (<ENTER>) yardımıyla da kursorun sağında bulunan karakter, her karakter eklenişinde bir sağa kaydırılarak otomatik olarak yer açılır. Bu mod zaten programın çalışma modu olduğundan, bence bunu fonksiyon olarak eklemek biraz abartı gibi olmuş, hadi neyse,
(<ESC>) ile, istediğimiz bir CLI komutunu çağırabilir; Run Macro (<sağ Amiga>+<R>) ile, tanımlanmış bir makroyu çalıştırabilir; Search (<sağ Amiga>+<S>) ile, ASCII yazı dosyası içerisinde bir karakter dizisini arayabilir; Replace (<sağ Amiga>+<F>) ile, aranarak bulunan bu karakter dizisini başka bir karakter dizisiyle değiştirebiliriz. Tab Size (<sağ Amiga>+<T>) ile her <TAB> tuşuna bastığımızda kursorun kaç karakter ilerleyeceğini tanımlayabiliriz. Rgt Margin (<sağ Amiga>+<M>) ile ekranın sağ kısmına eklenecek olan marjini tanımlayabiliriz. Color (<sağ Amiga>+<->) ekran renklerini tanımlamamızı sağlarken, Show EOL (<sağ Amiga>+<>) kursorun üstünde bulunduğu satırın sonuna gelerek satırın son kısmının görülmesini sağlar. Bu, 78 karakterden uzun satırlarda oldukça yararlı; zira satırın ilk 78 karakterden sonrası ekranda görülemez. Son menümüz ise Options ismini taşımakta. Burada bazı yardımcı opsiyonları açıp kapayabilirsiniz. Bu opsiyonlar da kısaca şöyle: Overstrike (<sağ Amiga>+<1>)
İnceleyeceğimiz üçüncü menü, Cursor ismini taşıyor. Bu menüde kursoru hızlı hareket ettirmek için kullanılan fonksiyonlar bir araya getirilmiş ve iki alt başlık altına yerleştirilmiş. İlk alt başlık Shift/Cursor isminde. Burada bulunan fonksiyonlar sırayla Prev Page (bir önceki sayfa), Next Page (bir sonraki sayfa), Prev Word (bir önceki kelime) ve Next Word (bir sonraki kelime)'dur. Bu fonksiyonları kursor tuşlarıyla kullanabilmek için <SHIFT> ve kursor tuşlarına basmak gerekir. Alt/Cursor alt başlığı altında bulunan fonksiyonlar da sırayla şöyle: Top of File (dosya başı), End of File (dosya sonu), Beg of Line (satır başı) ve End of Line (satır sonu)'dır. Bunları da <ALT> tuşuyla kursor tuşlarına beraber basarak kullanabilirsiniz. Mark Spot (<sağ Amiga>+<M>) yardımıyla dosya içindeki belirli bir yeri markalayabilir ve daha sonra da gerektiğinde Go to Spot (<sağ Amiga>+<.>) ile de buraya geri dönebilirsiniz. Go to Line (<sağ Amiga>+<G>) yardımıyla da satır numarasını belirteceğiniz bir satıra doğrudan gidebilirsiniz. Tools menüsünde, adından da anlaşılacağı gibi bazı yardımcı fonksiyonlar bulunmakta. Bunlardan ilki olan Cmd Line
(<1>), edit etme sırasında kursorun sağında kalan karakterlerin itilmemesini sağlar. Bu sayede kursorun üstünde bulunduğu karakter silinerek yerine yeni bastığınız karakter yazılır. Word wrap (<sağ Amiga>+<2>) ile, düz yazı yazarken satır sonuna ulaşıldığında yarım kalan kelimenin alt satıra aktarılmasını ve böylece satır sonlarında kelime bölünmesinin engellenmesini sağlamakta. Case sensitive (<sağ Amiga>+<3>) ile, search/replace işlemleri büyük/küçük harfe dikkat eder. Bu opsiyon açık olduğunda, belirttiğiniz karakter dizisinin aynısı aranır. Oysa kapalı durumdayken karakter dizisinde harflerin büyük ya da küçük olmaları bir anlam taşımaz. Append Save (<sağ Amiga>+<4>) diskete yapılan kayıtların bir öncekinin peşine eklenmesini sağlar. Backup files (<sağ Amiga>+<5>) yardımıyla, her kaydedilen dosyanın bir de kopyası yaratılır. Bu şekilde orjinali yanlışlıkla silinse ya da bozulsa bile elinizde bir kopyası daha bulunur. Ehh, başlangıçta belirttiğim kadar basit değil mi? Artık size tekrar hoşçakalın demekten başka bir şey kalmıyor. Öyleyse başka bir utility'de görüşmek üzere hoşçakalın ...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 16
Türkiye'de bütün çevre felaketlerinden daha büyük bir felaket yaşanıyor... Çevre duyarlılığı bireyin önce kendini fark edecek beyinsel aşamaya ulaştıktan sonra kazanacağı bir yetenek... Oysa Türk toplumu uzunca bir süredir aşamanın anlamını her konuda yitirmiş durumda... Son on yıllarda büyüttüğümüz soy ağacında elimizi attığımız her dalda cehalet, özensizlik, tepkisizlik ve teslimiyet var... Cehalet... Çünkü nüfusu 70 milyona varan Türkiye'de kitaplar ortalama 2000 adet basılıyor ve istisnalar dışında yıllarca raflarda tozlanıyor... Başka ülkelerde bazı sanatçılar daha da uca giderek, normal bir düşünce seyiri çizen toplumlarından kopar giderler... Anlaşılan ve anlaşılmayan dehalar olurlar... Oysa Türkiye'de toplum, toplu olarak kör bir kuyunun içinde yaşama sanatından kopmuş durumda... Bu insan, bir yıl sonrasının, bir ay bir hafta sonrasının katranlı sorunları içinde... Yakın çevresinde hayat ışığı alacağı sevgileri, dostlukları yok... Radyosundan, televizyonundan çok nadir duyar umutlu şarkıları.. Bu insanın -belki şartları gereği- sabahları yüzünü yıkamak, dişlerini fırçalamak, doktora gitmek, temiz giysiler giyme alışkanlığı yok... Şaka etmiyorum, en aşağıdan en yukarıya mağara devri gibi bir dönem yaşıyoruz... Dikkat etmiyor musunuz, sokaklarda insanlar boşlukta gibi, amaçsız, şaşkın ve duyarsız deviniyorlar... Ağır bir hastalıktan kalkmış hastalar gibi, önlerine ne konursa konsun tepkisiz yiyorlar, hazmediyorlar... Bu insan, burnunu karıştırır, sokaklara tükürür, işer... Çünkü "böyle gelmiş, böyle gider" bir çoğunluk yaratılmış. Bu büyük çoğunluğun dışındaki, düşünebilen daha duyarlılar ise, bu ülkede beyinsel ve gönülsel değerlerin beş para etmediğini göre göre kendilerini önce bilinçli, sonra yozlaşmanın debisinde kalınlaştırıp, kabın şeklini alarak düşleyemeyeceği makamlara ulaşıyorlar... Bu tam bir kısır döngüdür... Toplum kendi yozluğu içinden çıkarttığı yöneticilerle daha da yozlaştırılıyor.. Bu kısır döngüye her şeyin dışında kalabilmiş bir beyin "dur" demedikçe, kalite kaçınılmaz bir şekilde her geçen gün daha da düşecek ve geri gidiş bir çığ haline dönüşecek... Çevreciler ne bu insanın zevklerine uygun davul zurnalı eylemlerle, ne de akademik takılmalarla Türkiye'de hiçbir yere varamazlar... Tabii, toplu bilinç yaratılmaksızın, birkaç termik santralın yapımını, birkaç parkın yıkımını durdurmayı başarı sayıyorlarsa, o zaman başka... Sokağa tükürebilen, burnunu atabilen, işeyebilen adama ozondaki deliği ve sonuçlarını anlatmanın bir yolu -şimdilik- yok...
Farkında olduğu veya daha kötüsü farkında olmadığı,; kendi felaketi içindeki adamı torunlarının torunlarının yaşa;
yacağı çevre felaketi ne kadar ilgilendirir?..
Yaşamın zenginliğini, güzelliğini kendi hayatında yakalar; 6 yamamış bir insan, türleri yok olan canlılara ne kadar Üzülür?. 11Geleceğe, beyinsel değerlerin kesin üstünlüğüne; 2evgiyebyöhelik:hiçbir ışık vermeksizin, ilkokuldan parahın ve ne şekilde olursa olsun,” .
değerleri aşarak kazanılması gerektiği düşüncesine hapsettiğimiz çocuklar bugün toplumu şekillendiriyor.
Varsa, onlar, hata bireyler oluyor... Birçoğu bugün yönetici konumunda... Bu insanlar toplumu hangi ulvi değerler için harekete geçirebilirler?.. Ola ki, bir şekilde katastrof'tan korunabilmiş insanlar farklı bir şeyler, yükselen cilâlı dışında, daha hassas, daha derin bir şeyler... Sokağa tükürebilen bir adamı ne kadın, gece, kendinden ve yaşadıklarından yastığa koyup, sabah, inançla, umutla, dostuna hasretle kalkıyorsa, yakın çevresinde şakrak değerinin ayırdına varabiliyorsa, kendi çevresindeki hayatın, canlıların, doğanın değeri, Yeşil'i gerçekten sahip insanların; kendi öz değerlerini ve bu güzelim, özüm insana yakışır bir hayat yaşayabilmesi için başkalarının, doğanın ne kadar önemli olduğunu bilir. Hayat sevgisinin keyfine derinlemesine! Yeşiller'in yaptığı toplu eylemler mantığını kullanma hareketinden öteye... Son zamanlarda "yeşil" fikrinde sevindirici haber, ilkokuldan başladığı oldu... En sonlara koyacakları umutları ormanlarımızla, yok olmalarla, fokla, balinayla doldururlar!
canlıların, doğanın, hayalde korundukları rollerinin önemini anlar... Bu kıvılcımlar, mutluluklar büyüyerek gider. İnsanlar, birbirleriyle; nasıl bir bütünlük içinde olduklarını sezdiklerinde, değerleri daha hassas. Sanatta, siyasette, dostlukta... Aşkın kıvrımlarına yetecek kadar derini de birlikte mi akacak? "Her şeyin yanlış öğretildiği, yalanlarla dolu bu çağda hala doğruyu arayıp, geçirse arayıp, kurtarmak için kullanabilecekleri köprüler kurulmalı.
2 uğ