Amiga Dünyası sayı 22, sayfa 35

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 35

'Fantastique Voyage' filminin zamanında bizi nasıl şaşkına çevirdiğini hepimiz hatırlarız. Küçükken televizyonda bu filmi gördüğümde içim içime sığmamış, kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu. Olaylar bambaşka bir dünyada geçiyordu. Bu dünya, yazarın kafasında canlandırdığı ve beyaz perdeye sunduğu, insanoğlunun iç dünyasıydı. Burada micro denizaltınızla damarların içinde dolaşıyor, kalbe giriyor, akciğerlerde tırmanış yaptıktan sonra beyin damarlarındaki tümöre karşı savaş veriyordunuz. Bu filmin güzel bir örneği daha sonra 'Inner Space' ismiyle piyasaya sunuldu. Filmi seyrederken insanın kendi yarattığı bir dünyada dolaşırken nasıl bir zevk alacağını hayal ediyordum. Daha sonra Video Scape programıyla tanıştım. Programda ilk yaptığım şey, hazır objelerden biriyle uğraşmak oldu. Objenin etrafında dönüyor ve istediğim açıdan bakabiliyordum. Bu bana sonsuz bir haz vermişti, kendimi filmdeki denizaltıda gibi hissetmiştim. Eğer bu programcık bunu becerebiliyorsa, gelişmiş programlar neleri becerirdi kimbilir... Gelgelelim daha sonra Sculpt 4D üzerinden aktarma yaparak Imagine denilen bir programla tanıştım. John Lennon'ın şarkısını dinledikten sonra Imagine'in başına oturan bir insanın, yaratamayacağı bir dünya olmadığına karar verdim. Imagine, şu ana kadar Amiga için yazılmış en iyi Raytrace prog-

Doğan Türküler diyorsanız, işte size fırsat, kendi reklam filminizi kendiniz çevirin. Digitize edilmiş görüntüleri bir kürenin etrafına yapıştırıp küreyi döndürmeye başlayın, o sisler içinde dönmeye devam ederken birden camdan bir dünyaya dönüşsün. Bunun sonucunda cam küre erisin ve füme camdan Reklamlar yazısına dönüşsün, bu ekranın önünden geçerken patlasın ve yok olsun. Veya varsayalım mimarsınız. Bir ev dizayn ettiniz, müşterinize bunu göstermek istiyorsunuz. Ancak müşteri planlara sağdan bakıyor, soldan bakıyor ve normal olarak hiçbir şey anlamamış olmanın verdiği mutsuzlukla, olmamış diyor. Bu durumda ona evi gezdirmeye ne dersiniz, takın Imagine'i. Tutun müşterinizin elinden, önce evin etrafında bir tur atın. Nasıl müşteri gördüklerine inanmaya başladı değil mi? Bunun şokunu atlatmadan, evin içine girin ve salonda dolaştırıp, odaların gündüz ışığını nasıl aldığını gösterin. Buna rağmen evi elden çıkaramazsanız, zaten mimarlıkla ilgili bazı sorunlarınız var demektir. Bunlarla yetinmediyseniz, size birkaç örnek verelim. STAR'da gördüğünüz, camdan HABERLER ve SİNEMA yazıları, Imagine ile çok kolay ve zorlanmadan yapılabilecek yazılar. Ayrıca TRT televizyonlarındaki üç boyutlu animasyonların hepsi, Imagine ile aynı kalitede yapılabiliyor. Şimdi diyeceksiniz ki, madem aynı kalitede yapılabiliyor da niçin millet ramı olmanın avantajını elinde tutarken, bunun yanında Silicon Graphics gibi sistemlerde kullanılan ve TDI firmasının bir ürünü olan Explore programıyla yarışacak seviyede. En son çıkan 2.0 versiyonunda birçok hatası düzeltilmiş, bunun yanında kullanıcıya kolaylık sağlayacak yepyeni fonksiyonlar eklenmiş. İşin teorik yönünü merak edenler AMIGA DÜNYASI'nın Şubat 92 sayısından bakabilirler tabii; ama yine de iyi güzel de, bu Imagine neyin nesidir diyenleriniz mutlaka olacaktır.

Imagine, yaratıcılığın doruğunu zorlamak için yapılmış bir program. Bu programla kendi yarattığınız dünyalara yolculuk yapabilir, oluşturduğunuz evin merdivenlerinden çıkıp, balkonunda otururken, portakal gözlü bir kolibrinin size uzattığı çayı içip, yine sizin yarattığınız gökyüzünde uçan filleri seyredebilirsiniz. Bunlar bana yetmez derseniz, Amerika'dan Grand Kanyon'u evinize getirebilir, yeni tasarlanmış olan F-23 model uçağınızla bunun içinde dolaşabilirsiniz. Eğer ben ciddi uygulamalarla uğraşmayı seven bir insanım, yaptıklarımın karşılığını görmek isterim gidip Silicon Graphics'e yüzmilyonlarca lira para yatırıyor. Sorun şu: Amiga'yı Türkiye'de doğru dürüst temsil edebilecek bir kuruluş yok. Amiga bilgisayar Türkiye'de sadece satılıyor, satıştan sonra tam bir hizmet yok ve gerekli olan Amiga paketi şimdiye kadar oluşturulamadı. Düşünün ki, Amiga 500 ile Amiga Dünyası dergisi (piyasa şartlarına göre iddialı ve kaliteli) hazırlanıyor, ama hâlâ masa üstü yayıncılık yapan bilgisayarlar kategorisine sokulamıyor. Yanlış pazarlama politikalarından dolayı Amiga piyasada oyun bilgisayarı olarak tanınıyor. Bu yanlış tutumun çerçevesi içinde, bu yıla kadar Amiga için Türkiye pazarında hiçbir gelişme olmadı. Ancak geçen ayki fuara gidenleriniz bazı şeyleri farketmişlerdir. İlk kez üçüncü parti dediğimiz yan birimler (Harddiskler, Hızlandırıcı kartlar, Scannerlar, Broadcast sistemleri) fuarda tanıtıldı. Bu bir tabunun ve bir tekelin yıkılışını gösteren bir zaferdir. Yurt dışında, bilhassa Amerika'da televizyon stüdyolarının, Broadcast ve MultiMedia sistemi olarak Amiga'yı tutmuş olması (stüdyoların yüzde 78'i Amiga'yı Broadcast elemanı olarak kullanmaktadır), bu konuda Amiga'nın kalitesini ve ciddiyetini göstermektedir. Amiga için Broadcast sistemleri ve kartları üreten firmalarla şimdiden anlaşmalar yapılmıştır. Sonuç olarak birçok televizyon şirketinin açılmakta olduğu piyasada, Amiga destekli Broadcast sistemleri çok iyi ve ucuz bir pazar oluşturacaktır. Bunun devamı olarak da Amiga'yı ve Imagine'i kullanmayı bilen kalifiye elemanlara ihtiyaç duyulacaktır.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.