Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 65
Tüm uçuş simülasyonu hastaları, merhaba. Bu ayki oyunumuz hem çok yeni değil, hem de daha önce dergimizde açıklanan bir oyun. Ancak oyunun detay ve taktik zenginliğini göz önüne alarak kapsamlı ve yeni bir açıklama yapmayı uygun gördük.
Lucasfilm, Star Wars filmlerinin yapımcısı George Lucas'ın şirketlerinden biri. Çok geniş bir program paleti olmamasına rağmen, yaptığı kaliteli programlarla dikkati çeken bir şirket. Battlehawks 1942, bu şirketin uçuş simülasyonlarına ilk girişi oldu. Bu oyunda en önemli özellik, uçakların vektörlerden değil de normal Sprite'lardan oluşmasıydı. Daha sonra ise Battle of Britain çıktı. 1942'de gözüken tüm aksaklıkların giderildiği, bugün piyasada bulunan oyunlardan hava savaşı atmosferini en iyi veren, en çok taktik gerektiren, en sürükleyici oyun. Evet sıkı durun başlıyoruz.
Hitler'in yönetiminde Almanya, 1939 Eylülünde Fransa ve İngiltere tarafından desteklenen Polonya'yı Luftwaffe adı verilen hava kuvvetlerinin ezici üstünlüğü ile bir ayda ele geçirdi. Hitler Almanya'sı bir süre oyalandıktan, tam 9 defa saldırısını erteledikten sonra Belçika ve Hollanda üzerinden Fransa'ya girdi. 1940 baharı sonlarında Almanlar İngiltere hariç tüm Avrupa kıtasına üstünlüğünü kabul ettirmişti. Hitler'in kafasında öteden beri Rusya'yı dize getirmek vardı. Ancak İngiltere'ye son bir darbe vuracak zamanı olduğuna inanıyordu. İngiltere çıkarması (kod adı Operation Sea Lion, Deniz Aslanı Harekatı) için temel şart, hava üstünlüğünün ele geçirilmesi idi. Hitler Hava kuvvetleri komutanı Göring'e Eylül ortasına kadar zaman tanıdı. Zira bu zamandan sonra hava kapsamlı bir deniz çıkarması için uygun olmayacaktı. İngiltere savaşı veya Battle of Britain, iki hava kuvvetinin yani Luftwaffe ve RAF'ın havada üstünlük mücadelesi idi. Savaşın kaderi, bir avuç denebilecek kişinin elinde idi. O adamlar için Winston Churchill şunları söylemiştir: "Tarihte hiçbir zaman bu kadar çok insan, bu kadar az insana borçlu olmamıştır."
Oyunumuz Battle of Britain iki diskette geliyor, bir disketi ise kendiniz data disketi olarak kullanıyorsunuz. Oyunu ilk disketten çalıştırınca, doğrudan oyuna giriyorsunuz. İkinci disketten çalıştırınca ise oyunun görev hazırlama programı olan Mission Builder'e giriliyor. Oyun 512 Kb ile de çalışmasına rağmen, tadına varmak için 1 Mb gerekiyor (512 Kb'ta ses çıkmıyor).
Oyunu birinci disketten yüklüyoruz. Bir süre sonra ana menü ile karşılaşıyoruz. Buradaki seçenekleri kısaca görelim: - Fly Training Flight: Bu seçenekle oyunda bulunan her uçak ile tecrübe kazanabileceğiniz temel görevlerde uçabilirsiniz. Burada amaç, sizi Battle of Britain'de bulunan temel görevlere alıştırmaktır.
- Fly Combat Flight: Oyunun içinde, tarihsel bir olaya az çok dayanan çeşitli görevler mevcut. Çok değişik karşılaşmaların bulunduğu bu görevleri uçarak, adamlarınızı geliştirmeniz şart.
- Fly Custom Mission: Çoğu oyunun görevleri bittiği zaman yeni mission disketleri beklemekten başka çareniz kalmaz. Battle of Britain Mission Builder programı ile, her türlü görevi kendiniz dizayn edebilirsiniz. Bu görevlerde uçabilmek için bu seçeneği kullanmanız gerekecek.
- Play Campaign: Oyunda belli bir tecrübe kazandıktan sonra, asıl hedefiniz bir Campaign yöneterek zafere ulaşmak olacaktır. Bu sayede herhangi bir tarafın hava kuvvetlerini yöneterek oyuna başlıyorsunuz, saldırıları ve savunmaları organize ediyorsunuz ve üstüne üstlük hazırladığınız savunma veya hücumda bir uçağı kullanıyorsunuz.
- Review Combat Records: Adamlarınızın durumlarını incelemek için kullanılan bir seçenek.
- Review Combat Film: Oyun sırasında kaydedeceğiniz ve saklayacağınız görüntüleri buradan izleyebilirsiniz. Bir filme, en fazla 100 saniyelik görüntü kaydedebiliyor.
- Exit From Program: Oyundan çıkış. Gelelim oyunumuza... Oyunda 3 ayrı türde 8 değişik uçağın, toplam 13 değişik versiyonu mevcut. Bu uçakları tanıyabilmek için önce ana türler hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir.
Avcı uçakları: Bu uçaklar, Messerschmitt Bf-110 dışında tek kişilik ve tek motorlu sadece öne ateş edebilen hızlı uçaklardır. Savaştıkları yere göre bu uçaklar düşman uçaklarını karşılama, bombardıman uçaklarını koruma ve serbest av devriyelerini gerçekleştirirler. Savaşın ilerlemesi ile Alman avcı uçaklarından bazıları bomba taşıyabilecek hale getirildiler ve bombardı-
F. Kağan GÜRKAYNAK man görevlerinde bulundular. Ağır bombalar bu uçakların performansını hücum öncesi kesmesine rağmen, bombalarını bıraktıktan sonra asıl görevleri olan avcı rolünü üstlenebilecek hale gelirler. Bunlara Almanca av bombardıman isminden kısaltılarak Jabo ismi verilmiştir. Bu sınıfta yer alan uçaklar şunlardır:
1. Supermarine Spitfire: RAF'ın ilk tüm metal avcı uçağı, aynı zamanda bu savaşın en hızlı uçağı. Birçok bakımdan Alman rakibi Bf-109'a benzer özellikler göstermesine rağmen bu iki uçağın değişik alanlarda birbirlerine üstünlükleri vardı. Spitfire daha hızlı olmasına rağmen, Bf-109 daha kıvrak bir uçaktı. İngiltere halkı bu uçağı yapılan yaygın propagandada ön plana çıkarıldığı için daha çok sevmiş, hatta İngiltere savaşı ile özdeşleştirmişti. Spitfire'ın metal gövdesi, yara alan bir uçağın yerde tamirini olumsuz yönde etkilemişti. Bu uçağın silahı 8 adet .303 inch'lik Browning Makinalı tüfeğidir. Uçağın kokpitinde gösterilen kalan mermi sayısı, İngiliz uçaklarında mermi sayısını değil 8'li atış sayısını göstermektedir, dolayısıyla attığınız tek atış sekiz merminin birden gitmesi demektir. Bu makinalılar belirli bir mesafede kesişecek şekilde ateş ederler. Bu kesişme mesafesi yakındır. Ateş ederken düşman avcı uçağını tam arkadan gördüğünüzde düşman uçağının kanatları, nişan almak için kullandığınız vizörden taşmaya başlamış, hatta kuyruk kanadı vizör kenarına erişmiş olmalıdır. Bombardıman uçaklarında ise kesişme noktası, düşmanın size ateş etmeye başladığı mesafenin 2/3'ü kadardır. Söylediklerim sizi yanıltmasın; bu menzilin dışından da pekala isabet ettirilebilir. Deneyince göreceksiniz; bu isabetlerin etkisi, tam menzil isabetlerinin yanında komik kalacaktır. Her ne olursa olsun, kanatlar vizürü doldurmadan hiçbir şekilde isabet kaydedemezsiniz.
Spitfire'ı, mümkünse avcı uçaklarına karşı kullanın ve klasik olarak Bf-109'larla kapıştırın. Zira bu uçaklar Bf-109'dan sonra, en az hasar kaldırabilen avcı uçağıdır. Bu yüzden bombardıman uçaklarına saldırmak için Hurricane'i tercih edin. Spitfire'ın iki modeli olan Mk I ile Mk II arasında özel bir fark yok. Sadece Mk II'nin motoru farklı olduğundan biraz daha hızlıdır.
2. Hawker Hurricane: RAF'ın gerçek yükünü çeken uçaktır. Spitfire'a göre performansını her bakımdan daha düşüktür. Ancak hem uçuşu ve bakımı daha kolay hem de daha dayanıklı bir uçaktır. Bunun temel sebebi gövdesinin tahta olmasıdır. Bu uçağın silahları Spitfire ile aynıdır. Ancak Hurricane uçanlar, biraz daha fazla cephaneye sahip olacaklardır. Bu uçağın temel kullanım alanı düşman bombardıman uçaklarını durdurmaktır. Bir Bf-109'a karşı kullanılmaları durumunda hem daha yavaş kalacak (arkadan bir uçağa yetişemeyecek), hem de tırmanış ve yatış manevralarını takip edemeyecektir. Buna rağmen belirtmek gerekir ki, maharet uçakta değil pilotta. Oyundaki iç görünüşü Spitfire ile aynıdır.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 64
ortada olursa normal, aşağıda olursa hızlı bir şekilde topa vurulmuş olur.
Chalk cue: Burada ıstakanızı tebeşirleyebilirsiniz, yani bilardo deyimiyle smokilemek.
Top spin: Topa verilecek spin ayarlanır. Eğer topun üstündeki artı işareti en üstteyse, vurduğunuz top diğer topla çarpıştığında dümdüz bir yol alacaktır. Burada iyi ayarlama yapmanız gerek, aksi halde sizin topunuz da deliğe girebilir.
Side spin: Burada topa sol tarafa doğru falso verdirebilirsiniz. Bu ikona basıldığında topun ortasındaki artı işareti o yöne gidecektir.
Take shot: Bu ikona bastığınızda topa vurmuş olursunuz, ikona bastıktan sonra mouse'un sol tuşuyla veya klavyeden "Q" tuşuna bastığınızda, topu sanki arkasında bir kamera varmış gibi gittiği her yere doğru izleyebilirsiniz.
Back spin: Bu ikona bastığınızda topun üstündeki artı işareti aşağı doğru inecektir. Bunu ne kadar aşağı indirirseniz, vurduğunuz top geriye doğru o oranda bir tepkime gösterecektir. Ayrıca vurulan top deliğin önünde değilse, kendiliğinden falso alacaktır.
View line: Bu ikona basarsanız, topun önünde bir çizgi oluşacaktır. Bu çizgiye bakarak diğer toplara daha iyi vuruşlar yapabilirsiniz.
View ball: Bu ikona sol tuşla basarsanız, masa 180 derece döner. Sağ tuşla basarsanız, bakış açınızı genişletir.
Cue left: Bu ikona bastığınızda da, masayı 360 derece döndürebilirsiniz. Eğer mouse'un sağ ve sol tuşlarına aynı anda basarsanız, masa hızlı bir şekilde dönecektir.
Cue right: Bu sefer masayı sağ tarafa 360 derece döndürebilirsiniz. Screen type: Bu ikona basıldığında, yukarıda bulunan ikonların hepsi sol tarafa geçer.
View angle: Burada masaya bir tilt görünüşü gibi veya tam bir göz hizasında bakabilirsiniz. Bunları yukarı ve aşağı ok tuşlarıyla ayarlayabilirsiniz.
Plan view: Bu ikona birkaç defa basıldığında, masanın duruş planı değişecektir.
Information: Buraya sol tuş ile basarsanız, score tablosunu görebilirsiniz. Sağ tuş ile basarsanız, otomatikman bilgisayar sizin için atış pozisyonu ayarlar ve son vuruşu size bırakır. Bence bu mükemmel bir özellik, çünkü bir bilardo oyununda sizin topunuzun gidip duracağı öyle saçma yerler var ki. İşte artık bu ikon sayesinde bu dertten kurtulmuş oluyorsunuz.
Game control: Oyunun ilk yükleniş ekranına döner.
Ayrıca screen type'a bastığınızda, altta iki ikon daha çıkar. Bunlar, zoom in ve zoom out.
Zoom in: Topun olduğu yere yaklaşma Zoom out: Topun bulunduğu yerden uzaklaşma
Evet ikonların açıklaması kısaca bu kadar. Şimdi de oyun hakkında bazı kısa bilgiler:
* Oyuna başlamadan önce, mutlaka practice yapın ve oyuna önce bir ısının.
* Oyunda sıkıştığınız bir pozisyon olursa, hemen sağ tuşla information ikonuna basın. Böylece bilgisayar size en müsait pozisyonu ayarlayacaktır. Tabii bilmiyorsunuz diye her şeyde bu ikonu kullanmayın, oyunun tadı kaçar.
* Top seçeceğiniz zaman, mutlaka en yakınınızdaki topu seçin. Bu arada renkli topların iyi puan verdiğini unutmayın.
* Topa vururken hiza çizgisini açın, böylece bilardo deyimiyle topu daha iyi ince veya kalın görebilirsiniz (topun ince veya kalın görülmesi, iki yanda bulunan vuruş bölgeleridir. Mesela topun sağ tarafını ele alalım; pozisyon icabı topu ince göreceksek, bu tarafta bulunan vuruş bölgesinin en uçlarına vurmalıyız).
* Oyunu sakin oynayın, yani birden gaza gelip topu hızlı yollamayın. Aksi takdirde hem kendi topunuzun, hem de diğer topların deliğe girmesine sebep olursunuz. Tabii yanlış topu deliğe sokarsanız, gitti sayılar.
* Pozisyon alırken mutlaka vuracağınız topu da hesaba katın, yani vuracağınız top sizin göz hizanızda olsun.
* Deliklerin önünde duran toplara çok dikkat edin. Bunlara vururken back spin ikonunu kullanın ve topun üzerindeki artı işaretini en alta getirin.
* Topa sık sık tebeşir sürün; çünkü oyun o kadar gerçekçi yapılmış ki, gerçek bir bilardo oyununda olan topa vuramama bu oyunda da var. Gerçek bir bilardo oyununda ıstakaya 5 elden sonra tebeşir (bilardodaki adıyla smoki) sürmezseniz, atışta mutlaka bir aksaklık çıkıyor.
Oyunda kullanılan tuşlar ise şunlar: + : Istakanın vuruş hızını artırma - : Istakanın vuruş hızını eksiltme c : Istakanın ucunu tebeşirleme u : Topa yukarı falso m : Sola falso j : Sağa falso n : Aşağı falso F10 : İki kişilik alıştırma yaparken atıştan sonra aynı atışı bir daha yapma p : Masayı iki planlı şekilde sıra sıra gösterme v : Topla birlikte 2 hiza çizgisi oluşturma w : Ekran şeklini değiştirme Esc : Başlangıç ekranına dönme Q : Topu takip etme (left mouse) ? : Score tablosu s : Computer atışı yaptırma return : Topa vurma Bunlardan başka, ok yön tuşlarıyla masayı sağa sola döndürebilir veya aşağı yukarı indirip kaldırabilirsiniz. Klavyede bulunan sayı tuşları ise, herhangi bir renkli topu seçmenizi sağlar.
Evet, bir mükemmel oyunun daha sonuna geldik. Bence, Amiga'da gelmiş geçmiş en iyi bilardo oyunu. Diğer bilardo oyunlarındaki bir takım eksiklikler bu oyunda giderilmiş. Vektörler gayet smooth ve hızlı. Özellikle topa vurduktan sonra aynı topu arkasından izleme olanağı mükemmel yapılmış. Üstelik bu kadar şeyi bir kişinin yapmış olması da oldukça şaşırtıcı. Tek disket olan bu oyunu kaçırırsanız gerçekten çok yazık olur. Bu arada oyuna ismini veren Jimmy White'ın dünyanın en iyi snooker bilardocusu olduğunu bilmenizi isterim. Hepinize bol ıstakalı bol falsolu günler. Ben her ay buradayım efendim, beklerim.