Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 81
Yıllar önce insanoğlunun hayal bile edemeyeceği olayları, günümüzde kısmen de olsa görmek artık mümkün. Star Wars filmi çekildiği zaman seyirciler hayret içinde kalmışlardı. Gemilerin uzayda akıl almaz hareketleri, robotların günlük hayattaki yerini almaları ve en önemlisi de, lazer teknolojisinin ileri bir boyutta kullanılıyor olması, seyirci üstünde büyük bir etki uyandırmıştı. Belki, biraz da o filmin etkisiyle süper güçler, bu tür olayların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini araştırmaya başladılar. Yerden atılan bir füze aynı anda uzaydaki bir istasyondan ateşlenen bir lazerle yok edilecekti. Son derece büyük yatırımlar, bu büyük düşünce için ortaya kondu. Yüzlerce bilim adamı, bu konu üstündeki projelerini denediler. Çalışmalar son derece gizli tutuldu. Önemli dosyalar gizli servisler tarafından korunmaya alındı. İşte böyle gerçekçi bir hikayeyi oyun haline getirmek artık kaçınılmaz bir hale gelmişti. Nitekim Cardinal Of Kremlin böyle bir oyun. Yarı strateji sayılabilecek olan bu oyun, son derece gerçekçi hazırlanmış. Oyunun ilk başında iki süper gücün uzay çalışmaları ve bu konudaki bilgilerin gizliliği anlatılmakta. Daha sonra oyunu baştan sona yürüteceğiniz stratejik kontrol merkezine geleceksiniz. Buradaki ikonlardan lazer çalışmalarını, Sovyet Rusya'nın bu konudaki araştırmalarını ve araştırma sonuçlarını görebilirsiniz. Ayrıca CIA, FBI ve KGB gibi gizli kuruluşların bünyelerindeki her türlü bilgiyi yine buradan sağlayabilirsiniz. İster Amerika'nın, ister Rusların askeri gücünü ve bilgilerini arttırabilirsiniz.
Bütün bu olaylar içinde Afganistan'ın stratejik konumu da eklenmiş. O yüzden menülerde bu ülkenin adına rastlarsanız şaşırmayın. Ayrıca gizli örgütteki adamlarınızın özelliklerini ve başarılarını tek tek inceleyip seçebilmeniz mümkün. Uzay mekiği üzerinde de değişiklik yapıp istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
Cardinal Of Kremlin'de Üçüncü Dünya Savaşı'nı çıkarıp çıkarmamak sizin elinizde. Tam anlamıyla profesyonelce oynanabilecek bir oyun. Tabii oyunu oynayabilmek için iyi derecede İngilizceye sahip olmak gerekiyor. Keza oyunun çoğunluğunda buna ihtiyacınız bir hayli fazla oluyor. Yine de bu tür oyunlardan hoşlananların kaçırmaması gereken bir oyun. Hepinize bol şans..
Uzun zamandan beri kardeşlerimiz için oyun gelmemişti. İşte beklenen an geldi. Küçük Amiga'cılar için hazırlanmış bir oyun ülkemizde satışa sunuldu. Bu oyunun programını, grafikleri ve müzikleri TURRICAN'i yapan ekip tarafından hazırlanmış. Bu oyuna ne kadar da çocuk oyunu desek de, büyükleri de bilgisayar başında tutuyor. Ehh, ben de bayağı uğraştım yani. Neyse bu oyunu küçüklere tavsiye ederek başlıyoruz.
Oyunumuz klasik run'n jump tarzı bir oyun. Bunun anlamı oyunda koşup zıplamaktan başka bir şey yapmıyoruz. Bazı platformların üzerinde toplayacağınız nesneler bulunuyor. İşte bu nesneleri almadan sakın ilerlemeyin. Nesneler özellikle alınması güç yerlere konulmuş. Zıplayarak aldığınız nesneleri muhakkak toplayın. Bu işleri yaparken de yakalanmamaya çalıştığımız bazı düşmanlar mevcut. Bu düşmanların hepsi öyle korkunç yaratıklar değil tabii ki. Bazıları sevimli kediler ve kurbağalardan oluşuyor. Birçok oyundan alınma, bir sürü tipe, QUICK&SILVA’da rastlayabilirsiniz. Oyunda TURRICAN'de kullanılan bazı canavarlar da var tabii ki. Özellikle sudan çıkan balıklar ve korkunç canavarların hepsi TURRICAN'den alınmış. Oyun esnasında özellikle uçan canavarlara dikkat etmeniz gerekiyor; aksi takdirde bu canavarlara yakalanmak içten bile değil. Basıldığı zaman kaybolan platformlar da var. Kademenin değişik yerlerinde, bize fazladan özellikler kazandıran nesneler bulunuyor. Bu nesneleri toplarsanız, extra silahlar ve extra özellikler kazanabilirsiniz.
Oyunun müziği, CHRIS HULSBECK tarafından yapılmış oldukça güzel bir müzik.
Bu ay kardeşinize güzel bir oyun almak istiyorsanız, bu oyunu rahatlıkla alabilirsiniz. Oynanması kolay ve kocaman anlaşılabilir grafiklere sahip. Başarılar.
Gemiyi yönetirken ateş tuşunu devamlı basılı tutarsanız, gemi ateş püskürtüyor. Bu ateş sayesinde birçok meteoru aynı anda yok edebilirsiniz.
Biraz ilerilerde dev meteorlarla karşılaşacaksınız. Bu meteorların bazılarını yok edemiyorsunuz.
Genel açıdan shoot'em up sevenlerin hoşuna gidebilecek bir oyun. Tek kusuru grafiklerinin kötü olması. Eğer bu ay gelen shoot'em up'ların bütün hepsini bitirdiyseniz, bir de bunu deneyin. Mega başarılar!
Bu ay Türkiye'ye oldukça çok shoot'em up geldi. Bu shoot'em up'ların birçoğu güzel, ama içlerinde özelliği olmayan shoot'em up'lar da mevcut. İşte bu oyunlar arasına SCI-FI de giriyor. Ama oyun, alınmayacak kadar kötü değil. Oyunun kötü olan tek tarafı, grafikleri. Aslında grafiklere biraz daha özen gösterilseydi, daha iyi bir sonuç elde edilirdi. Neyse biz oyunumuza geçelim.
Düşman istilasına uğrayan gezegenimizi kurtarmak için kurulan birliğe seçildik. Amacımız, kötü düşman birliklerini ve üslerini yok etmek. Bu düşmanlar arasında birçok yaratık mevcut. İlk olarak meteor yağmuruna tutuluyoruz. Burada hemen dikkatinizi çeken şey, vurduğumuz bazı meteorlardan mavi yuvarlakların çıkması olacak. Bunların ne olduğunu merak etmeyin anlatıyorum. Bu mavi nesneler para yerine geçiyor. İlerilerde karşılaşacağınız arkasında 'SHOP' yazan bayraklı gemilere dokunup girebiliyorsunuz. Bu silah dükkanlarından her türlü silahı ve extra gücü satın alabilirsiniz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 80
Fizyon reaktörleri sınırsız kullanılabiliyor, ancak kendilerini şarj edebilmek için zamana ihtiyaçları var. Şarj edilmesi için devreden çıkarmanız yetecek.
Mutlaka yedekte biraz enerjiniz olsun (ani ihtiyaçlarınız için), ihtiyacınız yoksa, enerji bankalarını devreden çıkarın, özellikle pilleri. Oyuna bir fizyon reaktörü ve bir enerji pili ile başlıyorsunuz (normal kullanımlarda bu reaktör sizi idare ediyor, ama aniden büyük bir robot size ateş ediyor; hemen F2 ve pil devrede, nişan al ateşşşş).
Sırt Çantası: On altı aleti taşıyabilirsiniz. Sonik anahtar çalışmadığı zamanlarda en üst ortada sırt çantanızda taşıdıklarınızı simgeleyen görüntüler olacaktır. , ve . tuşları ile bunlardan istediğinizi seçebilirsiniz (ortaya iki gri çizginin arasına getirerek). Boşluk tuşu ile aleti atabilirsiniz (bu bazen çalışmasına sebep olur, mesela kamera). Herhangi bir şeyi alabilmek için iki gri çizgiyi boş bir yere getirin, yanıp sönen simgeyi alabilmek için boşluk tuşuna basmanız yeter. Bazı aletler için anahtar ile kod girilmeli.
Oyuna başlarken elinizde fizyon reaktörü (yuvarlak, beyaz, yeşil), bir enerji pili (kırmızı, ortası yeşil), bir plasma topu (kırmızı, yuvarlak) ve bir sabit kamera (Beyaz ortası mavi) var.
Dolaşırken: En başta her kapının belli bir anlamı var (mesela kırmızı-yeşil aşağı doğru ok başı gibi olan kapılardan robotlar çıkıyor). Rasgele gezmek, bazen şansına birtakım şeyler kazandırsa da, sistemli dolaşmak en iyisi. Kameralarınız bilinmeyen yerleri sizin için gözleyecektir. Bu arada amacınızı unutmayın. İpuçları arayın (mesela kodlar). Adımınıza dikkat edin, altınızda yer birden bitebilir.
Robotların yapay zekaya sahip olduğunu belirteyim, rasgele gezmiyorlar ve taktikleri var; size gittikçe daha çok alışacaklardır. En önemlisi, onlar Cybercon'un robotları. Hareketlerinizden amacınızı anlayabilirler ve tam geldim diye sevinirken, bir ordu robotla karşılaşabilirsiniz. Sağda solda aletleri kurcalamanız robotların dikkatini çekecektir. Ondan sonra (11) her robot oraya doluşacaktır. Robotlar birbirlerinin düşürdüğü parçaları toplayarak, kendilerini geliştirebilirler.
Ne olursa olsun paniğe kapılmayın, acele hareketler çok hızlı olarak sizi bir robotun altına atacaktır.
Oyun yüklemek ve kaydetmek: Oyunda, Esc tuşu ile oyunu durdurursunuz. Burada Restore seçeneği, önceden kaydettiğiniz bir oyunu yüklemenizi sağlayacaktır (kayıt disketi df0:'da olmalı!, sorun değil, çünkü program disketine gerek yok).
Kaydetmediğimiz oyunu yükleyemeyeceğimiz aşikar. Oyun kaydetmek o kadar kolay değil. Bir kere haberleşme odalarından birini bulmanız gerekiyor (gri üzerine siyah tekerlek kapılı). Bilgisayarı çalıştırarak disket resmini görünce kayıt disketini takıyoruz (formatsız olabilir, evet her diskete bir oyun). İşte bu kadar.
Savaşlarda az ateş ederek rakibinize hasar verdirmeyi hedefleyin. Hızlı savaşlar rakibinizin birden yok olması ile sonuçlanacaktır. İsabet alan bir robot durumu kötü ise, üzerindekileri atacaktır (genelde enerji pilleri ve plasma topları). Altın fırsat değerlendirin. Bu tür fırsatları kaçırmamak için, fazla ateş etmemeniz gerekiyor (Çok ağır ateş altında robot birden patlıyor).
Kayıt odalarından çıkarken ve oyuna başlarken kod girmeniz gerekiyor, buraları geçebilmek için NMD yazarak, joystick'in ateş tuşuna sıkça basın kapı açılacaktır. İlk denemelerinizde başarısız olacaksınız peşinen söyleyeyim, biraz zor ama fazla kullanılmıyor (D'yi yazar yazmaz otomatik ateşiniz varsa açıp kapayın, en kolay yolu bu. Ama çok seri ateşe basarak da aynı sonuca varırsınız).
İnsan yeni bir oyun aldıktan sonra ilk denemelerinde başarısız olunca, çabuk soğuyor oyundan. Size tüm bu anlattıklarımı göstermek ve ilginizi taze tutmak için biraz gezdireyim:
Oyunun en başında batı kapısındayız, bir köprünün üzerinde. Sistemlerimizi devreye sokalım. Önce fizyon reaktörü (F1, muhtemelen), sonra GDB'yi sonra da yardımcı sistemler (zırha daha gerek yok) ve en sonunda da iletişim sistemleri (sol-sağ ile seçip yukarı ile çalıştırıyoruz). Yardımcı sistemde ilk kademe (9 ve 3 ile değiştiriliyor) ve en alttaki seçeneği (7-1) seçiyoruz, anahtar. Kapıyı açıyoruz (NMD ve sık ateş). Soldaki odaya şöyle bir bakıyoruz. Kapı açılıyor, ama o da ne, o kapının iki yanında acayip bir şeyler var. Hemen kameramızı seçiyoruz (, ve . ile) ve içeri atıyoruz (Space). Bu arada yardımcı sistem otomatik olarak ikinci kademeye gelmiş olmalı. Kamerayı yönetmek için üçüncü kademeye alıyoruz (3). F5 ile görüntü tüm ekrana geliyor, kamerayı döndürüyoruz, evet kapının iki yanında toplar var (arada da biz varız). Burası tekin değil. Kademe bir (3) seçenek dörtten farklı olsun. Yukarıda kamera yanıp yanıp sönüyor, Kamera orada kalmasın alıp (Space) devam ediyoruz. Tam karşıdaki kapıdan girince düz bir koridor görüyoruz. Odaya girmeden kalkanı devreye sokalım. İçeride ikisi karşıda beş kapı var (biri, bizim geldiğimiz). Soldakine gidelim. O da ne, dopler radarı çapraz arkamızda bir şeyler var diyor. Yardımcı sistem, kademe bir, seçenek bir, (9-3 ve seçenek için 7-1) silah hazır, dönüyoruz, kafayı biraz eğelim (ateşi basık tutarak joystick aşağı) ve ateş. Nerede kalmıştık? Sol odaya girdik. Burada yeşil küreye yaklaşalım. Belki enerji alabiliriz diye, yardımcı sistemde Kademe 1, seçenek 3, evet yanıp yanıp sönüyor. Biraz enerji transferi iyi gelir. Şimdi girdiğimizde (hala enerji transferi yaptığımız odadayız) sağda kalan odaya girelim, burası ufacık. Sarı kapıdan girmek için koda ihtiyacımız olabilir (Kademe 1, seçenek 4), bakalım bilgisayar bulabilecek mi (F9), buralarda hep çalışıyor. Kapı açılıyor ve biniyoruz. Bu bir asansör. Duvarlardaki kodların en üsttekini yazarak, en yukarı çıkalım. İnince hemen karşıda kayıt odası var. Bu yerdekiler işinize yarar mı? Önce soldaki odaya girin, burada papağanı bulacaksınız. Ve çıkınca karşıdaki oda size ipucu mu veriyor, yoksa, o sadece bir harita mı, belki Cybercon'un bir oyunu? En iyisi burada bir kaydetmek. Şimdi papağanı deneyelim, evet mükemmel çalışıyor. Eh, gerisi artık size kalmış (şu beş kapılı odanın iki kapısından sağda olanından devam edin, aşağı inin, bir kaç kapı sonra görelim bakalım ne kadar iyisiniz).
Cybercon III, zamanında INTERPHASE'i yazmış bir ekibin çalışması. Oyun belli bir seviye ve ilgi istiyor, bunu peşinen kabul edelim; Cybercon öyle CABAL veya TEST DRIVE yerine alınabilecek bir oyun değil. Kullanımı oldukça zor, insanın alışması gerekiyor. Ama kolay adventure'lardan sıkılan, gerçekten hırslı oyuncuları uzun süre esir edebilir. Bunun yanında, vektörel grafikli adventure ve araştırma oyunlarını sevenler de bu oyunla uzun süre ilgilenecektir, buna eminim. INFESTATION, CORPORATION, DAMOCLES türü oyunları zevkle oynayanlar, işte sizin yeni oyununuz.
Oyunda müzik yok. Efektler kısıtlı ama yeterli denilebilecek düzeyde (vektör grafikleri olan programlar, bu özelliklerinden dolayı az yer kaplıyorlar. Program tek parça bile yapılabiliyor. Yer kaplayan dijitize sesler, vektör grafikli oyunlarda gerçek bir lüks olarak kabul ediliyor. Onun yerine hesaplanan parametrik sesler kullanılıyor. Bunlarla da öyle alıştığımız müzikleri bulamıyoruz).
Bazı robotların (tekerlekler değil) çok detaylı animasyonları görülmeye değer. Arada sırada tekdüze gelmesine rağmen, vektörlerde son derece başarılı ve oyun hızlı. Birçok seveni olacağına inandığım bir oyun.
The ASSEMBLY LINE & U.S. GOLD
Grafik ................................... :%85 Müzik (Ses).......................... :% 50 Oynanabilirlik ....................... :% 90 Genel ................................... :% 90