Amiga Dünyası sayı 15, sayfa 76

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 76

Yepyeni bir oyunumuz var sizlere. Cybercon III (herhangi bir oyunun üçüncü versiyonu değil, adı öyle)'de, vektör grafik sevenler kendilerini uzak bir gelecekte, dünyayı sömüren bir bilgisayar kompleksine karşı savaşırken bulacaklar (Vektör grafik sevmeyenler ekranda bir sürü kaba (?!) şekil görüp, dıt dıt sesleri duyacaklar). Bu oyunun en güzel taraflarından biri, strateji uzmanı bir bilgisayara karşı savaş vermeniz. Sadece kaba bir dolaşma ve bulma oyunu değil Cybercon. Gerektiğinde planlı saldırılar için stratejiler geliştirmenizi, yeri geldiğinde bir İkinci Dünya Savaşı bombardıman uçağının kuyruk topçusu gibi ateş etmenizi isteyen bir oyun.

İlk kavga, belki biraz yiyecek için çıkmıştı. Sebepler, sorunlar, haklar, doğrular, yanlışlar, uygarlık, hepsi bir kavgadan sonra ortaya çıktı. Havadaki taş oldu, sopa oldu; kılıç, süngü oldu ama yere düşen sadece kırmızı kan oldu. O ilk kavga insanlığın kavgası oldu, bugüne kadar bitmedi ve sürdüğü sürece insanlık ayakta kalacak.

Bir sabahın erken saatlerinde pek az insanın yerini bildiği bir askeri üste (kalan ender üslerden biri) Çavuş Mc Millan anlatıyor; yaşı 40-45 ama çok daha fazla gösteriyor. Kelimeler tane tane dökülüyor ağzından. Başı önde, genelde yere bakarak konuşuyor sizinle:

"Sana anlatacaklarımı iyi dinle, zira bu hikaye senin hikayendir, bu günlere gelişinden bahsedecektir sana:

İnsanlar yiyecek için savaşmayı çok eskilerde bıraktılar, kendilerine daha iyi amaçlar buldular. Bulunan sadece yeni amaçlar olmadı, amaçları koruma uğruna her gün yeni silahlar bulundu. İnsanlar kanatlandılar, yüzdüler, daldılar ama her zaman öldürdüler. Ancak Oppenheimer'ın oyuncakları insanları ilk defa gerçek katliamla karşılaştırdı: Nükleer bombalar.

Neler olduğunu görüp anlatabilen çok az oldu, ama kısa sürede herkes ne olabileceğini anladı. İnsanlar uzun süreden beri ilk defa kendilerini korumasız hissettiler, korunabilmek için birleştiler, geldiler. Bir arada, kendilerine zarar gelmesin diye nükleer silahlar arzuladılar ve her zamanki gibi elde ettiler. Bunun doğal bir sonucu olarak, ortaya birçok birlik çıktı. İnsanlar diğer birliklere karşı bombalarla korudular kendilerini. Korku, hırs ve belirsizlik insanları daha öldürücü yaptı.

Cybercon'un gelişimi, iki büyük birliğin arasındaki rekabetten doğdu: Demokratik Birlik Federasyonu ve Kutsal Ülkeler Birliği (Güney Paktı). Federasyon'un bilim adamları, Federasyon'un Orta Avrupa'daki yenilgisinden sonra savunma sistemlerinin, modern savaş teknikleri için çok yavaş olduğunu gördüler. Klasik emir komuta zincirleri, modern savaşın milisaniyeler seviyesindeki hassas gelişimini değerlendirmekten çok uzaktı. Bilim adamları Federasyon'un resmi haberi olmadan çalışmalara başladı. Yapay zeka uzmanları, robot tasarımcıları, yazılım uzmanları ve strateji dehalarından oluşan büyük bir ekip, savunmaları için gerekli olan merkezi bir sistem tasarlamaya başladılar. Senelerce çalışmanın ve birçok başarısız deneylerin sonucunda Cybercon ortaya çıktı. Cybercon, kısa sürede savunma sistemini denetimi altına alabilecek hale geldi. Yeni silahlar tasarladı. Kendine bağlı fabrikalarda üretim yapan robotlarla korkunç bir ordu oluşturdu. Taktikleri ve sürdürdüğü savaşlar insanoğlunun karşı koyabileceği cinsten değildi. Nitekim Güney Paktı'nın orduları dakikalar içinde dağıldı.

Federasyon, Cybercon'dan çok memnun kaldı. Cybercon, insanoğlunun hayal bile edemeyeceği özelliklere sahipti ve günden güne gelişiyordu. Bilim adamları yeni programlar ve düzeltmelerle Cybercon'u mükemmele yaklaştırıyordu. Güney Paktı'nın orduları, dağılmış olmalarına rağmen direnmeyi altı sene sürdürdüler. Bilim adamları bu süre içinde savunma sistemlerinin güvenliğine önem vermeye başladılar. En büyük korkuları Cybercon'un bir sabotaja veya saldırıya uğramasıydı. Bu tarihten sonra, Cybercon, insanlar için bir sis perdesinin arkasına itildi. Koruyucu sistemleri geliştirildi ve yeni programlar yazıldı. Bu çalışmanın sonunda, Cybercon, gelişiminin ikinci safhasına geldi: Cybercon II. Cybercon II, federasyonu tehdit edebilecek her şeyi, her tehlikeyi arıyor, yok etme yolları araştırıyor, gerekli silahları üretiyor ve tehditleri yok ediyordu. Kendi kendini geliştirerek daha etkili kontrole sahip oldu. İnsanların bakımına ihtiyaç duymuyordu, istediğini kendi yapabiliyordu. Artık Cybercon III doğmuştu.

Federasyon, tüm güvenliğini Cybercon'a teslim etmenin rahatlığını yaşıyordu. Artık bilim adamları da Cybercon'la ilgilenmiyordu, çünkü bu işi de Cybercon üstlenmişti. Federasyon olası düşmanlarının birer birer yok olmasından memnundu, ta ilk saldırıya kadar ....

Meclis normal çalışmasını sürdürüyordu. Birden acil mesajlar alınmaya başlandı. Federasyon topyekün nükleer bir saldırıya maruz kalmıştı. Büyük şehirler birbiri ardına haritalardan silindi. Herkes saldırının nereden ve kimden geldiğini öğrenmek istiyordu. Cybercon, bu saldırıyı nasıl hesaplayamamıştı, saldırgan Cybercon'u nasıl alt etmişti? Az sonra istediklerini öğrendiler: Cybercon. Federasyon'un son düşmanını yok ediyordu, kendi insanlarını. Cybercon, Federasyon'un kalan son düşmanı olarak insanlarını kendisini görmüştü, çünkü insanlar bencilce istekleri ve çıkarları uğruna beraberliklerini tehlikeye sokabiliyorlardı. Saldırıyı, Cybercon Federasyon'un kendi üslerinden başlatmıştı. Kısa süre sonra üsleri de yok etti. Amacı insanların buradaki teknolojiden faydalanmalarını engellemekti.

Felaket tüm yerleşimleri yıktı. İnsanların pek azı saldırıdan kurtulabildi. Saklanabilmek için dağlara çıktılar. Hayat kolay değildi: Her şeyden önce nükleer silahlar havayı, suyu kirletmişlerdi. Yiyecek bulmak neredeyse imkansızdı. Ancak kurtulanlar oldu.

Yaraların sarılması ve örgütlenme bir nesil sürdü. Cybercon, canlı kalan herkesi takip etmek için robotlarını dünyaya salmıştı. İnsanlar ilk zamanlarındaki ilkellik ile, bu devlere karşı yaşam savaşı veriyorlardı. Bir bakıma cezalarını çekiyorlardı, kendi yarattıkları makine, uygarlıklarının temel prensipleri ile çalışıyordu ve çözümü insanlığın yok oluşunda bulmuştu. Teknolojiye olan kör güvenlerinin, hırslarının kurbanı olmuşlardı.

Federasyon'un eski savunma birimi dünya çapında bir örgütlenme yoluna gitti.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.