Amiga Dünyası sayı 15, sayfa 75

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 75

Bir trene saldırmadan önce etrafı iyice araştırın.

The Lost Dutchman Mine'ı oynayanlarınız burada yabancılık çekmeyecektir.

Vahşi Batı'da

gece hayatı.

BILLYtheKID

nanan masaya gidin. Kendinizi birdenbire dörtlü bir poker karşılaşmasının içinde bulacaksınız. Kartlar dağıtıldıktan sonra, önünüze oyunu kontrol edeceğiniz menü gelecektir. Burada geçen konuşmalar tam bir poker dilinde yapılmış. Özellikle sizin tam karşınızda oturan kumarbaza çok dikkat etmeniz gerekiyor. Elinize gelen kağıtlara göre, masadaki parayı RAISE yardımıyla arttırabilirsiniz. İstediğiniz anda QUIT yardımıyla oyundan çıkıp eski yerinize dönebilirsiniz.

Kasabada yürürken klik ettiğinizde, önünüze Leave Town seçeneği gelecektir. Bu seçenek yardımıyla, yine dağlık genel görüntüye geri dönebilirsiniz. Bütün kasabalarda olanları anlatmaya kalkışsak, inanın derginin tümünü bu oyuna ayırmamız gerekir. Hem bu yüzden, tabii biraz da oyunun tadı kaçmasın diye, kasabaların isimlerini vermeden, sadece karşınıza çıkabilecek birkaç olayı kısaca anlatmak zannedersem yeterli olacaktır. Kasabalardan birinde silahşörlerle kanlı bir çatışmaya gireceksiniz. Aslında buraya kasaba yerine kamp desek daha doğru olur. Burada yapacağınız çatışmada, ekran üstündeki hedef noktasına göre ateş etmeniz mümkün olacak. Kayaların arkasına saklanan rakiplerinizi kaçırdığınız an, size zarar vereceklerdir. Diğer bir bölgede bu sefer silahlar yerine yumruklarınız konuşacak. Burada rakibiniz, size sandalye bile atabilirken siz, sadece yumruklarınızı kullanmak zorundasınız. Buradaki esprilere de oldukça güleceğinizi tahmin ediyorum. Bir diğer kasabanın barına girdiğinizde, masada oturan bir bayana rastlayacaksınız. Karşılıklı bir diyalog kurmayı başarırsanız, bir sürprizle (!) karşılaşacaksınız. Bazı kasabalardaki dostlarınız çok meşgul olduklarını ve daha sonra tekrar gelmenizi istediklerini söyleyeceklerdir. Aynı yerlerde gireceğiniz çatışmalarda, su deposunun üstündeki adama dikkat etmeniz gerekiyor. Bu adamın öldükten sonra aşağı düşmesi de bir hayli enteresan. Bunun yanında oyunun ilerleyen bölümlerinde silah da alabiliyorsunuz.

Tabii bu yaptığınız başarılara göre mümkün olacaktır. Bundan sonra isterseniz, yukarıdan sürekli geçen trene bir şeyler yapabilirsiniz.

Kasabalardaki kavgaları kazandıktan sonra, silah seçimi yapmanız da mümkün olacak. Ekranın sağına doğru ilerlediğinizde, siyah bir bant göreceksiniz. Kısa bir yüklemeden sonra önünüze silahlar gelecektir. Bu silahlardan birini almanız, oyunun ilerleyen bölümlerinde size büyük bir fayda sağlayacaktır. Bir sonraki ekranda ise, kuşbakışı üç tane atlıyı idare etmek durumunda kalacaksınız.

Kasabalardaki her şeyin düşünülmüş olması, doğrusu oyunun kalitesini oldukça yükseltmiş. Bar ve otellerin yanında doktor bile bulmanız mümkün. Oyunu yüklerken eğer hiçbir yere basmazsanız, Billy The

Kid'in hikayesini konu alan bir demoyu görebilirsiniz. Buradaki olayların anlatımı, insanın aklına tipik kovboy filmlerini getiriyor. Oyunun grafikleri ise konu ağırlığına göre bir hayli canlı tutulmuş. Özellikle salonlardaki dizayn bir hayli etkileyici.

Eğer yaz tatili nedeniyle bol vaktiniz varsa bu oyunu kaçırmayın. Çünkü önümüzdeki günlerde adından bir hayli söz ettirecek olan bu oyun, süperler listesine girebilecek nitelikte. Hepinize mutlu bir ay diliyorum.

OCEAN 512Kbyte/3 DİSKET GRAFİK ………………………..: %70 SES…... ………………………..: %65 OYNANABİLİRLİK ..…………..: %75 GENEL. ………………………..: %70

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.